Sakarya Üniversitesinde düzenlenen açılış dersinde yapay zeka çağında temel bilimlerin rolü ele alındı. Prof. Dr. Mehmet Burçin Ünlü, sorgulayıcı düşünme ve temel bilim eğitiminin önemini vurguladı.
Öne çıkanlar
Prof. Dr. Mehmet Burçin Ünlü açılış dersinde temel bilimlerin önemini anlattı.
Yapay zeka modellerinin olasılıklara dayalı yanıtlar ürettiği vurgulandı.
Etkinlik sonunda konuşmacıya plaket ve hediye takdim edildi.
Haberin Detayı
Sakarya Üniversitesi Fen Fakültesinde yeni akademik yıl dolayısıyla özel bir açılış dersi gerçekleştirildi. Kariyer Geliştirme Koordinatörlüğü ile Fizik Öğrenci Topluluğunun katkılarıyla organize edilen program yoğun bir katılımla tamamlandı. Etkinlikte üniversite yönetiminden isimler de yer aldı.
Programda kürsüye gelen Özyeğin Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Burçin Ünlü öğrencilere seslendi. Yapay zeka teknolojilerinin getirdiği dönüşümleri değerlendiren Ünlü, bu imkanların doğru şekilde ele alınması gerektiğini belirtti. Temel bilimlerin ve analitik düşünme yeteneğinin değerini koruduğunu ifade etti.
Yapay zeka sistemlerinin genellikle olasılık hesapları üzerinden yanıt verdiğini hatırlatan Ünlü, elde edilen her bilginin doğrudan doğru kabul edilmemesi gerektiğini söyledi. Bilgiyi sorgulamanın ve doğruluğunu test etmenin kritik bir aşama olduğunu dile getirdi. Güçlü bir temel eğitim altyapısının bu süreçte yol gösterici olacağını aktardı.
Teknolojinin araştırma ve öğrenme süreçlerinde destekleyici bir araç olarak konumlandırılması gerektiğinin altı çizildi. Konuşmanın ardından öğrenciler merak ettikleri soruları konuk uzmana yöneltti. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından başarılı geçen dönemin hatırasına çekilen fotoğraflarla sona erdi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yapay zeka araçlarının yaygınlaşması, bilgiye ulaşma maliyetini düşürürken teyit mekanizmalarını zayıflatma riski barındırıyor. Prof. Dr. Ünlü'nün işaret ettiği olasılıksal üretim yapısı, ezberci yaklaşımların yerine analitik sorgulamayı koyan bir eğitim modelini zorunlu kılıyor. Sadece teknoloji tüketen değil, mekanizmayı sorgulayan bireyler yetişmezse hata payı yüksek çıktılar gerçeğin yerini alabilir.
Kaynak:
Sakarya Üniversitesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Avusturya'da yaşayan Efrinli Feyruz Reşid, yapay zeka teknolojisini kullanarak çocuklara Kürtçe öğreten Mamoste Mîmî karakterini hayata geçirdi. Kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşan videolar, dünyanın dört bir yanından yoğun ilgi görüyor.
Mamoste Mîmî videoları Instagram'da bir haftada 854 bini aşkın takipçiye ulaştı.
Proje, Viyana'da yaşayan Efrinli Feyruz Reşid tarafından ev ortamında geliştirildi.
Videolar Çin'den Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyadan olumlu geri dönüşler alıyor.
Yapay zeka teknolojisinin sunduğu imkanlar, çocuklara yabancı dil ve ana dil öğretiminde yepyeni yöntemlerin önünü açıyor. Efrin kentinden olan ve savaşın ardından yaşadığı yer değiştirmelerle Polonya ile Kilis'te eğitim gören Feyruz Reşid, şu an yaşamını Viyana'da sürdürüyor. Halep Üniversitesi öğrencisi olan Reşid, evinin bir odasını tamamen çocuklara yönelik dijital eğitim projelerine tahsis etti.
Sosyal medyada teknoloji içerikleri üretirken hedef kitlesinin yetişkinlerden oluştuğunu fark eden Reşid, küçük yaş grupları için ne yapabileceğini sorgulayarak Mamoste Mîmî fikrini geliştirdi. İnternette gördüğü benzer bir konsepti Kürt çocuklarının dil öğrenimine uyarlamak isteyen girişimci, video teknikleri konusunda kendini hızla geliştirdi. On denemeden oluşan ilk içerik setini tamamladıktan sonra isim arayışına geçti.
Yapay zeka araçlarının önerileri ile kendi fikirlerini harmanlayan geliştirici, çocukların kolayca sevebileceği Mamoste Mîmî isminde karar kıldı. Instagram, TikTok ve YouTube platformlarında hesaplar açarak içerik yayımlamaya başlayan Reşid, ilk paylaştığı videonun ilk gün içerisinde dört milyon izlenme rakamını gördüğünü belirtti. Binlerce mesaj ve olumlu yorum alan proje, hızla küresel çapta bir trend haline geldi.
Dünyanın farklı bölgelerinden binlerce mesaj aldığını belirten Reşid, Çin, Amerika ve Avrupa ülkelerindeki Kürt ailelerden projeyi devam ettirmesi yönünde ısrarlı talepler alıyor. Maliyetlerini tamamen kendi imkanlarıyla karşılayan girişimci, içeriklerin kesintisiz sürebilmesi adına Kürdistan'daki kurum ve yetkililerden sponsorluk desteği talep ediyor.
AI YORUMU
Dijital içerik üretiminde yapay zeka araçlarının bireysel kullanıcılar tarafından yaratıcı eğitim projelerine dönüştürülmesi, dil koruma çalışmalarının maliyetini büyük ölçüde düşürüyor. Bir haftada ulaşılan 854 bin takipçi ve ilk günden gelen 4 milyonluk izlenme, niş kitlelere hitap eden eğitici içeriklerin doğru tekniklerle küresel ölçekte karşılık bulabildiğini net biçimde gösteriyor. Sponsor desteği sağlanamaması durumunda bireysel bütçeyle yürütülen bu tür projelerin sürdürülebilirliği tehlikeye girebilir; ancak elde edilen erken başarı, benzer girişimler için model niteliği taşıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaokul ve liselerdeki ortak yazılı sınavlarda soruların yüzde sekseninin yapay zeka tarafından oluşturulacağı yeni bir sistem hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk döneminde başlaması öngörülen uygulama, öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yetkilerinin kısıtlanacağı yönünde tartışmalara neden oldu.
Sınavlardaki 10 sorudan 8'i yapay zeka tarafından hazırlanacak.
LGS ve YKS hazırlığındaki 8 ve 12'nci sınıflar uygulama dışı tutulacak.
Eğitimciler sistemin öğretmenlerin mesleki özerkliğine zarar vereceğini savunuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim alanında dijital dönüşüm adımları kapsamında yeni bir ölçme ve değerlendirme modelini devreye sokmaya hazırlanıyor. Planlanan düzenlemeye göre, ortaokul ve liselerde gerçekleştirilecek ortak yazılı sınavların soru havuzu merkezi ve yapay zeka temelli bir altyapıyla oluşturulacak.
Yeni modelin 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren uygulanmaya başlanması öngörülüyor. Buna göre on sorudan oluşan bir yazılı sınavda öğretmenler yalnızca iki soru belirleme yetkisine sahip olacakken, kalan sekiz soru teknolojik altyapı tarafından otomatik olarak üretilecek.
Uygulama kapsamına ortaokullarda beş, altı ve yedinci sınıflar dahil edilirken; liselerde ise dokuz, on ve on birinci sınıflar yer alacak. Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, din kültürü ve İngilizce dersleri bu sistemle yürütülecek temel alanlar olarak belirlendi. Ancak merkezi sınavlara hazırlanan sekizinci ve on ikinci sınıf öğrencileri kapsam dışı bırakıldı.
Süreçte açık uçlu sorulara da yer verileceği ve öğretmenlerin öğrencilerin aldıkları puanları dijital sisteme ayrı ayrı gireceği aktarılıyor. Farklı okullar arasında standart sağlamak amacıyla kurgulanan bu yöntem, eğitim camiasında farklı tepkilerle karşılandı. Özellikle okullar arasındaki fiziki ve imkan farkları göz önüne alınmaksızın aynı ölçütlerin kullanılacak olması eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan eğitimci Özgür Bozdoğan, ülkenin dört bir yanında okullar arasında ciddi imkan eşitsizlikleri bulunduğunu vurguladı. Ankara'nın Mamak ilçesindeki bir okul ile ekonomik koşulları farklı bir bölgedeki okulun aynı kriterlerle değerlendirilmesinin sakıncalarına dikkat çeken Bozdoğan, öğretmenlerin hazırlık sürecine dahil edilmemesinin mesleki özerkliği zedelediğini ifade etti. Bakanlık kanadından ise teknik detaylar ve resmi takvime dair henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
AI YORUMU
Yapay zeka temelli soru hazırlama mekanizması, eğitimde standart sağlama iddiası taşısa da okullar arasındaki derin imkan eşitsizliklerini göz ardı etme riski barındırıyor. On soru içerisinde sadece iki soruya müdahale edebilen öğretmenlerin, sınıflarının gerçek ihtiyaçlarına göre esneklik göstermesi zorlaşacaktır. Özgür Bozdoğan'ın da belirttiği gibi, Mamak'taki bir öğrenci ile dezavantajsız koşullardaki bir öğrencinin aynı yapay zeka süzgecinden geçmesi adil bir ölçme ortamı yaratmayabilir. Kararın uygulanma aşamasında sahadan gelecek geri bildirimler sistemin geleceğini belirleyecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026‑2027 eğitim‑öğretim yılının ilk döneminde ortak yazılı sınavda soruların yüzde seksenini yapay zekâ destekli hazırlamayı planladı. Öğretmenler her sınavda iki soruyu kendileri belirlerken kalan sekiz soruyu yapay zekâ üretecek. Uygulama ortaokul ve liselerde belirli sınıfları kapsayacak, ancak 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS adayları dışarıda bırakılacak.
Sınav sorularının %80'i yapay zekâ ile hazırlanacak
Ortaokul 5‑7, liseler 9‑11 sınıfları ortak sınavda yer alacak
8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS sınavları bu sistemden hariç tutuldu
Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim‑öğretim yılında ortak yazılı sınav modelini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu modelde, sınavların büyük bir kısmı yapay zekâ tarafından oluşturulacak ve öğretmenlerin sorumluluğu sadece iki soruyu seçmekle sınırlı kalacak. Böylece sınav hazırlık sürecinde dijital bir altyapının kullanılması hedefleniyor.
Ortaokul seviyesinde 5., 6. ve 7. sınıflar için Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din‑kültür‑ahlak ve İngilizce dersleri ortak sınav kapsamına alınacak. Liselerde ise 9., 10. ve 11. Bu kapsam, öğrenci performansının daha tutarlı ölçülmesini amaçlıyor.
Sınavda açık uçlu sorulara da yer verilecek ve öğretmenler, her bir sorudan elde edilen puanları dijital sisteme ayrı ayrı işletecek. Bu sayede soru hazırlanmasından öğrenci yanıtlarının analizine kadar tüm süreç tek bir platformda yürütülerek değerlendirme farklılıkları azaltılacak. Ancak 8. sınıf öğrencileri için uygulanan LGS ve 12. sınıf öğrencileri için YKS sınavları bu sistemin dışına bırakıldı, çünkü bu sınavların mevcut yapısı farklı bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyuyor.
Bakanlık, ortak sınavların okullar arasındaki ölçme‑değerlendirme farklarını azaltarak daha standart bir ölçme sistemi oluşturacağını belirtiyor. Dijital ortamda yürütülecek bu süreç, hem öğretmenlerin iş yükünü hafifletmeyi hem de sınav güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yeni modelin tam olarak ne zaman hayata geçirileceği ve uygulama sürecindeki olası teknik sorunlar ise ilerleyen dönemde netleşecek.
AI YORUMU
Sınav sorularının %80'inin yapay zekâ ile üretilmesi, ölçme‑değerlendirme sürecinde tutarlılık sağlamayı amaçlıyor ve öğretmenlerin soru hazırlama yükünü hafifletebilir. Ortaokul ve lise öğrencileri bu yeni modele doğrudan etkilenecek, ancak LGS ve YKS adayları dışarıda kalıyor, bu da sınav eşitliği konusunda yeni tartışmalara yol açabilir. Uygulamanın dijital altyapısının sorunsuz çalışması, veri güvenliği ve soru kalitesi açısından kritik olacak, ilerleyen yıllarda sistemin genişletilmesi ya da iyileştirilmesi beklenebilir.
ServiceNow hisseleri, yapay zeka teknolojilerini iş süreçlerine başarılı şekilde entegre etmesi sayesinde piyasa analistlerinin dikkatini çekti. Şirketin büyüme potansiyelini artıran bu gelişmeler sonucunda analistler yeni hedef fiyatı 266 dolar olarak belirledi.
ServiceNow için belirlenen yeni hedef fiyat 266 dolar seviyesine ulaştı.
Yapay zeka benimseme oranları şirketin büyüme görünümünü doğrudan destekliyor.
Piyasa analistleri firmanın gelecekteki performansına yönelik iyimser beklentiler paylaşıyor.
İş süreçleri yönetimi ve bulut tabanlı çözümleriyle bilinen ServiceNow, yapay zeka alanındaki stratejik hamleleriyle finans dünyasında ses getirmeye devam ediyor. Şirketin platformuna eklediği yeni yapay zeka yetenekleri, kurumsal müşterilerin iş akışlarını daha verimli yönetmesini sağlıyor. Bu durum, piyasa analistlerinin şirkete yönelik değerlendirmelerini yukarı yönlü revize etmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır.
Yapay zeka teknolojilerinin benimsenme hızı, şirketin uzun vadeli büyüme beklentilerini güçlendiren en temel unsurlar arasında yer alıyor. Kurumsal müşterilerin bu araçlara gösterdiği yoğun ilgi, finansal sonuçlara da olumlu yansımaya başladı. Analistler, bu teknolojik dönüşümün şirketin gelir modelini sürdürülebilir kıldığını ve pazar payını genişlettiğini vurguluyor.
Tüm bu gelişmelerin ardından önde gelen finans kurumları ve analistler, şirket hisseleri için yeni beklentilerini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan son değerlendirmelerde 266 dolarlık rekor bir hedef fiyat belirlenmesi, yatırımcılarca olumlu karşılandı. Şirketin piyasadaki bu güçlü konumu, önümüzdeki çeyreklerde de teknoloji sektörünün odak noktalarından biri olacağını gösteriyor.
Teknoloji sektöründe rekabetin kızıştığı bu dönemde, ServiceNow'ın yapay zeka odaklı büyüme stratejisi sektördeki konumunu sağlamlaştırıyor. Gelişmiş otomasyon araçları sunan platform, şirketlerin operasyonel maliyetlerini düşürürken verimlilik artışı sağlamalarına olanak tanıyor. Bu somut kazanımlar, analistlerin iyimser fiyat tahminlerinin arkasındaki temel gerekçeyi oluşturuyor.
AI YORUMU
Yapay zeka entegrasyonlarının finansal değer yaratabilmesi için sadece vaat sunması yetmez; somut iş verimliliğine dönüşmesi gerekir. ServiceNow hisseleri için açıklanan 266 dolarlık bu hedef, teknolojinin kurumsal tarafta karşılık bulduğunun net bir göstergesidir. Kurumsal yazılım pazarındaki bu rekabet, şirketlerin maliyetleri düşürürken veri güvenliği maliyetlerini nasıl dengeleyeceğini belirleyecektir.