PİYASA
Yapay Zeka

Efrinli Feyruz Reşid, yapay zekayla Kürtçe öğreten Mamoste Mîmî'yi üretti

Efrinli Feyruz Reşid, yapay zekayla Kürtçe öğreten Mamoste Mîmî'yi üretti Fotoğraf: Rudaw

Özet

Avusturya'da yaşayan Efrinli Feyruz Reşid, yapay zeka teknolojisini kullanarak çocuklara Kürtçe öğreten Mamoste Mîmî karakterini hayata geçirdi. Kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşan videolar, dünyanın dört bir yanından yoğun ilgi görüyor.

Öne çıkanlar

  • Mamoste Mîmî videoları Instagram'da bir haftada 854 bini aşkın takipçiye ulaştı.
  • Proje, Viyana'da yaşayan Efrinli Feyruz Reşid tarafından ev ortamında geliştirildi.
  • Videolar Çin'den Amerika'ya kadar geniş bir coğrafyadan olumlu geri dönüşler alıyor.

Haberin Detayı

Yapay zeka teknolojisinin sunduğu imkanlar, çocuklara yabancı dil ve ana dil öğretiminde yepyeni yöntemlerin önünü açıyor. Efrin kentinden olan ve savaşın ardından yaşadığı yer değiştirmelerle Polonya ile Kilis'te eğitim gören Feyruz Reşid, şu an yaşamını Viyana'da sürdürüyor. Halep Üniversitesi öğrencisi olan Reşid, evinin bir odasını tamamen çocuklara yönelik dijital eğitim projelerine tahsis etti.

Sosyal medyada teknoloji içerikleri üretirken hedef kitlesinin yetişkinlerden oluştuğunu fark eden Reşid, küçük yaş grupları için ne yapabileceğini sorgulayarak Mamoste Mîmî fikrini geliştirdi. İnternette gördüğü benzer bir konsepti Kürt çocuklarının dil öğrenimine uyarlamak isteyen girişimci, video teknikleri konusunda kendini hızla geliştirdi. On denemeden oluşan ilk içerik setini tamamladıktan sonra isim arayışına geçti.

Yapay zeka araçlarının önerileri ile kendi fikirlerini harmanlayan geliştirici, çocukların kolayca sevebileceği Mamoste Mîmî isminde karar kıldı. Instagram, TikTok ve YouTube platformlarında hesaplar açarak içerik yayımlamaya başlayan Reşid, ilk paylaştığı videonun ilk gün içerisinde dört milyon izlenme rakamını gördüğünü belirtti. Binlerce mesaj ve olumlu yorum alan proje, hızla küresel çapta bir trend haline geldi.

Dünyanın farklı bölgelerinden binlerce mesaj aldığını belirten Reşid, Çin, Amerika ve Avrupa ülkelerindeki Kürt ailelerden projeyi devam ettirmesi yönünde ısrarlı talepler alıyor. Maliyetlerini tamamen kendi imkanlarıyla karşılayan girişimci, içeriklerin kesintisiz sürebilmesi adına Kürdistan'daki kurum ve yetkililerden sponsorluk desteği talep ediyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Dijital içerik üretiminde yapay zeka araçlarının bireysel kullanıcılar tarafından yaratıcı eğitim projelerine dönüştürülmesi, dil koruma çalışmalarının maliyetini büyük ölçüde düşürüyor. Bir haftada ulaşılan 854 bin takipçi ve ilk günden gelen 4 milyonluk izlenme, niş kitlelere hitap eden eğitici içeriklerin doğru tekniklerle küresel ölçekte karşılık bulabildiğini net biçimde gösteriyor. Sponsor desteği sağlanamaması durumunda bireysel bütçeyle yürütülen bu tür projelerin sürdürülebilirliği tehlikeye girebilir; ancak elde edilen erken başarı, benzer girişimler için model niteliği taşıyor.

Kaynak: Rudaw Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Yapay Zeka
• Nirvana Haber
MEB Sınavlarında Soruları Yapay Zeka Hazırlayacak
Fotoğraf: Nirvana Haber

Milli Eğitim Bakanlığı, ortaokul ve liselerdeki ortak yazılı sınavlarda soruların yüzde sekseninin yapay zeka tarafından oluşturulacağı yeni bir sistem hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk döneminde başlaması öngörülen uygulama, öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yetkilerinin kısıtlanacağı yönünde tartışmalara neden oldu.

  • Sınavlardaki 10 sorudan 8'i yapay zeka tarafından hazırlanacak.
  • LGS ve YKS hazırlığındaki 8 ve 12'nci sınıflar uygulama dışı tutulacak.
  • Eğitimciler sistemin öğretmenlerin mesleki özerkliğine zarar vereceğini savunuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim alanında dijital dönüşüm adımları kapsamında yeni bir ölçme ve değerlendirme modelini devreye sokmaya hazırlanıyor. Planlanan düzenlemeye göre, ortaokul ve liselerde gerçekleştirilecek ortak yazılı sınavların soru havuzu merkezi ve yapay zeka temelli bir altyapıyla oluşturulacak.

Yeni modelin 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren uygulanmaya başlanması öngörülüyor. Buna göre on sorudan oluşan bir yazılı sınavda öğretmenler yalnızca iki soru belirleme yetkisine sahip olacakken, kalan sekiz soru teknolojik altyapı tarafından otomatik olarak üretilecek.

Uygulama kapsamına ortaokullarda beş, altı ve yedinci sınıflar dahil edilirken; liselerde ise dokuz, on ve on birinci sınıflar yer alacak. Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, din kültürü ve İngilizce dersleri bu sistemle yürütülecek temel alanlar olarak belirlendi. Ancak merkezi sınavlara hazırlanan sekizinci ve on ikinci sınıf öğrencileri kapsam dışı bırakıldı.

Süreçte açık uçlu sorulara da yer verileceği ve öğretmenlerin öğrencilerin aldıkları puanları dijital sisteme ayrı ayrı gireceği aktarılıyor. Farklı okullar arasında standart sağlamak amacıyla kurgulanan bu yöntem, eğitim camiasında farklı tepkilerle karşılandı. Özellikle okullar arasındaki fiziki ve imkan farkları göz önüne alınmaksızın aynı ölçütlerin kullanılacak olması eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan eğitimci Özgür Bozdoğan, ülkenin dört bir yanında okullar arasında ciddi imkan eşitsizlikleri bulunduğunu vurguladı. Ankara'nın Mamak ilçesindeki bir okul ile ekonomik koşulları farklı bir bölgedeki okulun aynı kriterlerle değerlendirilmesinin sakıncalarına dikkat çeken Bozdoğan, öğretmenlerin hazırlık sürecine dahil edilmemesinin mesleki özerkliği zedelediğini ifade etti. Bakanlık kanadından ise teknik detaylar ve resmi takvime dair henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.

AI YORUMU

Yapay zeka temelli soru hazırlama mekanizması, eğitimde standart sağlama iddiası taşısa da okullar arasındaki derin imkan eşitsizliklerini göz ardı etme riski barındırıyor. On soru içerisinde sadece iki soruya müdahale edebilen öğretmenlerin, sınıflarının gerçek ihtiyaçlarına göre esneklik göstermesi zorlaşacaktır. Özgür Bozdoğan'ın da belirttiği gibi, Mamak'taki bir öğrenci ile dezavantajsız koşullardaki bir öğrencinin aynı yapay zeka süzgecinden geçmesi adil bir ölçme ortamı yaratmayabilir. Kararın uygulanma aşamasında sahadan gelecek geri bildirimler sistemin geleceğini belirleyecektir.

Kaynak: Nirvana Haber Haberin tam sayfası →

Diğer
• TRHaber
MEB, 2026‑2027 Döneminde Sınav Sorularının %80'ini Yapay Zekâyla Hazırlayacak
Fotoğraf: TRHaber

Milli Eğitim Bakanlığı, 2026‑2027 eğitim‑öğretim yılının ilk döneminde ortak yazılı sınavda soruların yüzde seksenini yapay zekâ destekli hazırlamayı planladı. Öğretmenler her sınavda iki soruyu kendileri belirlerken kalan sekiz soruyu yapay zekâ üretecek. Uygulama ortaokul ve liselerde belirli sınıfları kapsayacak, ancak 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS adayları dışarıda bırakılacak.

  • Sınav sorularının %80'i yapay zekâ ile hazırlanacak
  • Ortaokul 5‑7, liseler 9‑11 sınıfları ortak sınavda yer alacak
  • 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS sınavları bu sistemden hariç tutuldu

Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim‑öğretim yılında ortak yazılı sınav modelini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu modelde, sınavların büyük bir kısmı yapay zekâ tarafından oluşturulacak ve öğretmenlerin sorumluluğu sadece iki soruyu seçmekle sınırlı kalacak. Böylece sınav hazırlık sürecinde dijital bir altyapının kullanılması hedefleniyor.

Ortaokul seviyesinde 5., 6. ve 7. sınıflar için Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din‑kültür‑ahlak ve İngilizce dersleri ortak sınav kapsamına alınacak. Liselerde ise 9., 10. ve 11. Bu kapsam, öğrenci performansının daha tutarlı ölçülmesini amaçlıyor.

Sınavda açık uçlu sorulara da yer verilecek ve öğretmenler, her bir sorudan elde edilen puanları dijital sisteme ayrı ayrı işletecek. Bu sayede soru hazırlanmasından öğrenci yanıtlarının analizine kadar tüm süreç tek bir platformda yürütülerek değerlendirme farklılıkları azaltılacak. Ancak 8. sınıf öğrencileri için uygulanan LGS ve 12. sınıf öğrencileri için YKS sınavları bu sistemin dışına bırakıldı, çünkü bu sınavların mevcut yapısı farklı bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyuyor.

Bakanlık, ortak sınavların okullar arasındaki ölçme‑değerlendirme farklarını azaltarak daha standart bir ölçme sistemi oluşturacağını belirtiyor. Dijital ortamda yürütülecek bu süreç, hem öğretmenlerin iş yükünü hafifletmeyi hem de sınav güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yeni modelin tam olarak ne zaman hayata geçirileceği ve uygulama sürecindeki olası teknik sorunlar ise ilerleyen dönemde netleşecek.

AI YORUMU

Sınav sorularının %80'inin yapay zekâ ile üretilmesi, ölçme‑değerlendirme sürecinde tutarlılık sağlamayı amaçlıyor ve öğretmenlerin soru hazırlama yükünü hafifletebilir. Ortaokul ve lise öğrencileri bu yeni modele doğrudan etkilenecek, ancak LGS ve YKS adayları dışarıda kalıyor, bu da sınav eşitliği konusunda yeni tartışmalara yol açabilir. Uygulamanın dijital altyapısının sorunsuz çalışması, veri güvenliği ve soru kalitesi açısından kritik olacak, ilerleyen yıllarda sistemin genişletilmesi ya da iyileştirilmesi beklenebilir.

Kaynak: TRHaber Haberin tam sayfası →

Gündem
• Cumhuriyet
Çocukların Şiddete Yönelmesinde Aile, Medya ve Adalet Eksikliği Etkili
Fotoğraf: Cumhuriyet

Son dönemde artış gösteren okul saldırıları ve çocukların suça bulaşması, biyolojik etkenlerin yanı sıra aile yapısı, medya yayınları ve ekonomik eşitsizliklerle tetikleniyor. Uzmanlar, çocuklardaki ani davranış değişikliklerinin erken fark edilerek vakit kaybetmeden uzman desteği alınması gerektiğine işaret ediyor.

  • Sevgi görmeyen ve şiddetin ödüllendirildiği ortamlarda büyüyen çocuklarda saldırganlık eğilimi artıyor.
  • Gelir adaletsizliği ve fırsat eşitsizliği çocukları çetelere ve tehlikeli yollara sürüklüyor.
  • Şiddet içerikli medya ve kontrolsüz oyunlar gençlerin davranışlarını olumsuz etkiliyor.

Toplumda peş peşe yaşanan okul saldırıları ve gençlerin şiddet sarmalına dahil olması, uzmanların incelediği en acil sorunlar arasında yer alıyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, bu tür olayların tek bir nedene bağlanamayacağını, biyolojik altyapının yanı sıra psikolojik ve çevresel faktörlerin de davranışları şekillendirdiğini belirtiyor. İlgiden yoksun büyüyen bireylerde ruhsal sorunlara ve saldırganlığa yatkınlık daha fazla görülürken, çevredeki kabalığın cezasız kalması da sorunu büyütüyor.

Gençlerin geleceğe umutla bakamaması, eğitim ve çalışma hayatında adil bir düzen görememesi onları alternatif yollara yöneltiyor. Adalete olan güvenin sarsılması, çocukların kendi adaletlerini sağlamak amacıyla çetelere sığınmasına zemin hazırlıyor. Gelir eşitsizliği ve ekonomik sıkıntılar, çocukları bahis sitelerine veya lüks yaşam vaat eden suç örgütlerinin tuzağına düşmeye açık hale getiriyor.

Medya kanallarında ve dijital platformlarda şiddetin bir güç ve statü sembolü olarak yansıtılması, genç zihinleri olumsuz etkiliyor. Mafya figürlerinin sempatik gösterilmesi, sınırsız sosyal medya kullanımı ve şiddet içeren bilgisayar oyunları saldırganlığı normalleştiriyor. Ayrıca aile içinde yaşanan şiddet ve çocuk yetiştirme hataları da okullardaki zorbalık vakalarının temelini oluşturuyor.

Ebeveynlerin çocuklardaki saldırganlık belirtilerini görmezden gelmesi ve psikiyatrik sorunları örtbas etmesi durumu daha da kötüleştiriyor. Uzmanlar; ani öfke patlamaları, içe kapanma, silahlara aşırı ilgi ve günlük rutinlerin bozulması gibi sinyallerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Okullarda rehberlik servislerinin aktif rol alması, siber zorbalıkla mücadele edilmesi ve çocukların sanat ile spor gibi alanlara yönlendirilmesi çözüm önerileri arasında bulunuyor.

AI YORUMU

Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan'ın değerlendirmeleri, okullarda yaşanan şiddet olaylarının sadece münferit birer disiplin sorunu olmadığını, aksine derin bir toplumsal çürümenin sonucu olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Özellikle ekonomik eşitsizliklerin ve adalete olan inanç kaybının çocukları suç örgütlerinin kucağına itmesi, devlet politikalarının eğitim ve refah ekseninde acilen gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Ailelerin "benim çocuğum yapmaz" savunmasından vazgeçerek dijital bağımlılık ve davranış değişikliklerini erkenden fark etmesi hayati önem taşıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• DonanımHaber
Meta'dan kurumsal kullanıcılara yapay zeka tabanlı yeni veri şartı
Fotoğraf: DonanımHaber

Meta, kurumsal hesapların ticari şartlarını güncelleyerek web sitelerinin yapay zeka modellerini eğitmek amacıyla otomatik taranmasına onay verilmesini zorunlu kıldı. İşletmeler platformda kalmak ile içeriklerinin taranmasını engellemek arasında seçim yapmak durumunda kalıyor.

  • Meta, Facebook, Instagram ve WhatsApp ticari şartlarını güncelledi.
  • İşletmeler web içeriklerinin yapay zeka eğitimi için taranmasına onay vermek zorunda.
  • Web yöneticileri otomatik tarayıcıları robots.txt dosyasıyla engelleyebiliyor.

Meta, bünyesindeki popüler sosyal ağlar ve iletişim platformları için geçerli olan kurumsal koşullarda radikal bir güncellemeye gitti. Şirketin devreye soktuğu yeni kurallar çerçevesinde, işletme hesaplarının web siteleri yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesi amacıyla otomatik tarayıcılara açılıyor.

Yayımlanan ticari şartlar, dijital ekosistemde varlığını sürdürmek isteyen markalar için yeni bir ikilem yaratıyor. Sosyal ağlarda aktif kalmayı tercih eden işletmeler, aynı zamanda kendi internet sitelerindeki materyallerin yapay zeka altyapısına veri sağlamasına rıza göstermek durumunda kalıyor. Platformlardan elde edilen trafiğe bağımlı olan bağımsız yayıncılar ise bu durum karşısında stratejilerini gözden geçirmek zorunda.

Konunun hukuki boyutunu ele alan uzmanlar, içerik sahiplerinin kendi yayınları üzerindeki denetim hakları ile dev teknoloji şirketlerinin pazardaki ezici üstünlüğü arasındaki dengesizliğe dikkat çekiyor. Cornell Hukuk Fakültesi'nden Profesör James Grimmelmann, kullanıcıların platform sözleşmelerini müzakere etme şansının bulunmadığını ve bu durumun telif ile veri hakları açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtiyor.

Teknik açıdan bakıldığında, web site sahiplerinin arama motorları ve botlar için kullanılan robots.txt dosyasını devreye sokarak tarama işlemlerini engelleme ihtimali bulunuyor. Ancak bu mekanizma her zaman yüzde yüz koruma sağlayan aşılmaz bir güvenlik duvarı anlamına gelmiyor; botların bu kurallara riayet etmesi büyük ölçüde geliştirici şirketlerin tutumuna endeksli kalıyor.

Söz konusu veri toplama hamlesi, şirketlerin dış bağlantılardan gelir elde etme stratejileriyle aynı döneme denk geldiği için dijital pazardaki güç dengelerini de etkiliyor. İçeriklerin yapay zeka algoritmalarına ne ölçüde dahil edileceği ve modellerin performansına nasıl yansıyacağı konusunda henüz net bir teknik detay paylaşılmış değil.

Meta'dan kurumsal kullanıcılara yapay zeka tabanlı yeni veri şartı — haber fotoğrafı
Fotoğraf: DonanımHaber
AI YORUMU

Meta'nın robots.txt gibi standart araçların ötesine geçerek ticari hesaplar üzerinden veri toplama hamlesi yapması, platform ekonomisinin geleceğini doğrudan etkiliyor. Özellikle Cornell Hukuk Fakültesi'nden James Grimmelmann'ın da işaret ettiği gibi, kullanıcıların müzakere gücünün olmaması dijital mülkiyet haklarını zedeliyor. Önümüzdeki süreçte yayıncıların ve küçük işletmelerin sosyal medya görünürlüğü ile veri gizliliği arasında daha sert tercihler yapmak zorunda kalması kaçınılmaz görünüyor.

Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler