Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
Çocukların Şiddete Yönelmesinde Aile, Medya ve Adalet Eksikliği Etkili
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Cumhuriyet
Özet
Son dönemde artış gösteren okul saldırıları ve çocukların suça bulaşması, biyolojik etkenlerin yanı sıra aile yapısı, medya yayınları ve ekonomik eşitsizliklerle tetikleniyor. Uzmanlar, çocuklardaki ani davranış değişikliklerinin erken fark edilerek vakit kaybetmeden uzman desteği alınması gerektiğine işaret ediyor.
Öne çıkanlar
Sevgi görmeyen ve şiddetin ödüllendirildiği ortamlarda büyüyen çocuklarda saldırganlık eğilimi artıyor.
Gelir adaletsizliği ve fırsat eşitsizliği çocukları çetelere ve tehlikeli yollara sürüklüyor.
Şiddet içerikli medya ve kontrolsüz oyunlar gençlerin davranışlarını olumsuz etkiliyor.
Haberin Detayı
Toplumda peş peşe yaşanan okul saldırıları ve gençlerin şiddet sarmalına dahil olması, uzmanların incelediği en acil sorunlar arasında yer alıyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrı Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, bu tür olayların tek bir nedene bağlanamayacağını, biyolojik altyapının yanı sıra psikolojik ve çevresel faktörlerin de davranışları şekillendirdiğini belirtiyor. İlgiden yoksun büyüyen bireylerde ruhsal sorunlara ve saldırganlığa yatkınlık daha fazla görülürken, çevredeki kabalığın cezasız kalması da sorunu büyütüyor.
Gençlerin geleceğe umutla bakamaması, eğitim ve çalışma hayatında adil bir düzen görememesi onları alternatif yollara yöneltiyor. Adalete olan güvenin sarsılması, çocukların kendi adaletlerini sağlamak amacıyla çetelere sığınmasına zemin hazırlıyor. Gelir eşitsizliği ve ekonomik sıkıntılar, çocukları bahis sitelerine veya lüks yaşam vaat eden suç örgütlerinin tuzağına düşmeye açık hale getiriyor.
Medya kanallarında ve dijital platformlarda şiddetin bir güç ve statü sembolü olarak yansıtılması, genç zihinleri olumsuz etkiliyor. Mafya figürlerinin sempatik gösterilmesi, sınırsız sosyal medya kullanımı ve şiddet içeren bilgisayar oyunları saldırganlığı normalleştiriyor. Ayrıca aile içinde yaşanan şiddet ve çocuk yetiştirme hataları da okullardaki zorbalık vakalarının temelini oluşturuyor.
Ebeveynlerin çocuklardaki saldırganlık belirtilerini görmezden gelmesi ve psikiyatrik sorunları örtbas etmesi durumu daha da kötüleştiriyor. Uzmanlar; ani öfke patlamaları, içe kapanma, silahlara aşırı ilgi ve günlük rutinlerin bozulması gibi sinyallerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Okullarda rehberlik servislerinin aktif rol alması, siber zorbalıkla mücadele edilmesi ve çocukların sanat ile spor gibi alanlara yönlendirilmesi çözüm önerileri arasında bulunuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan'ın değerlendirmeleri, okullarda yaşanan şiddet olaylarının sadece münferit birer disiplin sorunu olmadığını, aksine derin bir toplumsal çürümenin sonucu olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Özellikle ekonomik eşitsizliklerin ve adalete olan inanç kaybının çocukları suç örgütlerinin kucağına itmesi, devlet politikalarının eğitim ve refah ekseninde acilen gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor. Ailelerin "benim çocuğum yapmaz" savunmasından vazgeçerek dijital bağımlılık ve davranış değişikliklerini erkenden fark etmesi hayati önem taşıyor.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Eskişehir Kazım Karabekir İmam Hatip Ortaokulu, geliştirdiği kütüphane otomasyon yazılımıyla ulusal düzeyde ikincilik kazandı. Çağlar Özdolap'ın koordinatörlüğünde hazırlanan proje, yenilikçi yaklaşımıyla jürinin beğenisini topladı.
Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü yarışmasında derece elde edildi.
OKU Okul Kütüphane Uygulaması projesi yazılım ve kodlama kategorisinde yarıştı.
Proje koordinatörlüğünü öğretmen Çağlar Özdolap üstlendi.
Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Kazım Karabekir İmam Hatip Ortaokulu, eğitim alanındaki teknolojik üretkenliğini taçlandıran önemli bir başarıya ulaştı. Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen 2026 Başarılı Örnekler Sergisi kapsamında, kurumun geliştirdiği özgün çalışma, jüri üyelerinden tam not almayı başardı.
Okul bünyesinde görev yapan proje koordinatör öğretmeni Çağlar Özdolap liderliğinde tasarlanan OKU Okul Kütüphane Uygulaması, Kurumsal Kapasite ve Akademik Gelişim tematik alanında derecelendirildi. Yazılım, Kodlama, Yenilikçi Fikirler, Teknolojik Üretim kategorisinde yarışan bu dijital kütüphane projesi, Türkiye ikincisi olarak büyük bir gurur yaşattı.
Elde edilen bu derecenin ardından İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri okul yönetimini, sürece katkı sunan öğrencileri ve öğretmen Çağlar Özdolap'ı kutladı. Eğitimde dijitalleşme adımlarının hız kazandığı bu dönemde, okulların kendi yazılım çözümlerini üretmesi gelecekteki benzer çalışmalar için ilham kaynağı oluşturuyor.
Öğrencilerin teknolojiye olan ilgisini artırmayı ve kütüphane yönetimini modernize etmeyi hedefleyen uygulamanın, diğer eğitim kurumlarında da yaygınlaştırılması öngörülüyor. Yerli ve yenilikçi fikirlerin milli eğitim çatısı altında desteklenmesi, genç beyinlerin kodlama alanındaki potansiyelini gözler önüne seriyor.
AI YORUMU
Eskişehir Kazım Karabekir İmam Hatip Ortaokulu'nun Çağlar Özdolap koordinatörlüğünde geliştirdiği OKU projesi, okulların sadece tüketen değil üreten konuma geçebileceğini kanıtlıyor. 2026 Başarılı Örnekler Sergisi'nde alınan bu ikincilik derecesi, erken yaşta kodlama ve yazılım eğitiminin ne denli meyve verebileceğini göstermesi açısından oldukça kıymetli. Önümüzdeki dönemde bu tarz dijital projelerin artması, hem akademik gelişimi hızlandıracak hem de kurumsal kapasiteyi, milli eğitim standartlarının üzerine taşıyacaktır.
İstanbul'daki bir davanın duruşma salonunda çekilen gizli görüntüleri internette yayan kişiler hakkında hukuki süreç başlatıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yetkisiz kayıtların sosyal medya platformlarında paylaşılması üzerine harekete geçti.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmalarda çekilen görüntüler incelendi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili resen soruşturma başlattı.
İşlem, Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesi kapsamında yürütülüyor.
Yargı mercilerinde görülen bazı davalara ait duruşma salonu içerisinden yansıyan gizli kayıtlar adli birimleri harekete geçirdi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde gerçekleştirilen yargılama faaliyetleri esnasında kaydedilen bazı video ve fotoğrafların dijital mecralarda yayıldığı saptandı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen incelemeler neticesinde, 15 ile 16 Ekim tarihlerindeki oturumlar sırasında hukuka aykırı şekilde çekim yapıldığı belirlendi. Toplamda 436 sanığın yargılandığı kapsamlı dosyanın duruşmalarından elde edilen materyallerin internet ortamında paylaşılmasına tepki gösterildi.
Adli makamlar, mahkeme salonlarındaki ses ve görüntü kayıtlarının izinsiz şekilde alınmasını veya nakledilmesini yasaklayan kanun maddesini hatırlattı. Yapılan tespitlerin ardından ilgili şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesi uyarınca resen soruşturma süreci işletilmeye başlandı.
AI YORUMU
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 436 sanıklı devasa bir dosyada yürütülen yargılama sürecine dair izinsiz paylaşımlar için TCK 286. maddeyi işletmesi, adli gizliliğin korunması adına elzem bir adımdır. Mahkeme salonlarının sosyal medya etkileşimi uğruna dijital birer sahneye dönüştürülmeye çalışılması, hem yargının saygınlığını hem de davanın adil yürütülme hakkını doğrudan zedelemektedir. Bu tür ihlallerin önlenmesi için sadece soruşturma açılması yetmez, aynı zamanda cezaevlerindeki duruşma salonlarında güvenlik tedbirlerinin sıkılaştırılması şarttır.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB davası oturumlarında kaydedilen ses ve görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine resen soruşturma başlattı.
Soruşturma, 15-16 Ekim 2026 tarihlerindeki duruşmaları kapsıyor.
İşlemler Türk Ceza Kanunu'nun 286. maddesine dayandırılıyor.
Dosya kapsamında 53'ü tutuklu toplam 436 sanık bulunuyor.
İstanbul'da yürütülen yargı süreçlerinden biriyle ilgili adli makamlar harekete geçti ve duruşma salonunda çekildiği tespit edilen kayıtlar incelemeye alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan hukuki süreç, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içindeki duruşma salonunda gerçekleştirilen oturumları hedef alıyor.
Söz konusu paylaşımların internet ortamında yayılması üzerine, yetkisiz kayıt yapılması ve bu materyallerin nakledilmesi gerekçesiyle yasal işlem düğmesine basıldı.
Mahkeme salonundaki faaliyetlerin yasal olmayan biçimde kaydedilip sanal ağlarda paylaşılması, adli mercilerin ilgili maddeleri gereğince doğrudan soruşturma konusu yapıldı.
AI YORUMU
Yargılama süreçlerinde adli disiplinin korunması ve duruşma salonu kurallarına uyulması açısından TCK 286. maddesinin uygulanması hukuki sınırların korunması adına atılmış bir adımdır. Özellikle 436 sanıklı devasa bir dosyada, mahkeme salonundan dışarı sızan veya paylaşılan her türlü materyal davanın seyrini ve tarafsızlık algısını zedeleyebilir. Önümüzdeki süreçte bu paylaşımları yapan kişilerin tespitiyle birlikte sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Kylian Mbappe, bu paylaşımıyla ilgili yorum yaparak konuşmayı gündeme taşıdı. Paylaşım, futbol dünyasında geniş yankı uyandırdı.
Arda Güler Real Madrid forması
Fotoğraf Zidane ile çekildi
Mbappe yorumuyla sosyal medyada gündem oldu
Arda Güler, Real Madrid formasıyla sosyal medya hesabında paylaştığı bir fotoğrafla dikkatleri üzerine çekti. Fotoğrafta, efsane futbolcu Zinedine Zidane ile birlikte görülen genç yetenek, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da büyük yankı uyandırdı.
Bu paylaşımın ardından Kylian Mbappe, Güler’in fotoğrafına ilişkin bir yorum yaptı. Mbappe’nin yorumunun içeriği, sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çekti ve konuyu gündeme taşıdı.
Fotoğrafın ve yorumun ardından ilgili paylaşımlar, futbolseverler arasında geniş bir tartışma başlattı. Güler’in Real Madrid’teki rolü ve geleceği konusunda merak artarken, Mbappe’nin yorumunun ne kadar etkili olduğu da konuşuluyor.
Görüşlerin hızlı yayılması, sosyal medyanın spor haberlerinde ne denli hızlı ve geniş kitlelere ulaşabildiğinin bir örneği. Böyle paylaşımlar, genç oyuncuların kariyerlerini ve kamuoyundaki algılarını şekillendirme potansiyeline sahip.
Bu olay, aynı zamanda futbol dünyasında sosyal medya stratejilerinin önemine işaret ediyor. Ünlü oyuncuların ve kulüplerin sosyal medya üzerinden doğrudan iletişim kurma yeteneği, taraftar etkileşimini artırıyor.
Güler’in gelecekteki performansları ve kariyer kararları, bu tür paylaşımlarla birlikte daha fazla medya ve fan ilgisi çekebilir.
Bu gelişme, genç yeteneklerin sosyal medya üzerinden kendilerini tanıtma stratejilerinin bir parçası haline gelmesini gösteriyor.
Futbol dünyasında bu tarz etkileşimlerin, oyuncu değerleri ve transfer süreçleri üzerinde de dolaylı etkileri olabileceği göz önünde bulundurulmalı.
AI YORUMU
Bu olay, sosyal medyanın spor haberlerinde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Arda Güler’in popülaritesi, gelecekteki transfer konuşmalarında önemli bir etken olabilir. Mbappe’nin yorumuyla yaşanan bu etkileşim, genç oyuncuların medya stratejilerinin önemini bir kez daha vurguluyor. Takipçiler, bu tür paylaşımların oyuncuların kariyer yolculuklarını nasıl etkileyebileceğini gözlemlemeye devam etmeli.