PİYASA
Yapay Zeka

KPMG ve TEİD raporu: Şirketlerin yüzde 64'ünde yapay zekâ yönetişimi yok

KPMG ve TEİD raporu: Şirketlerin yüzde 64'ünde yapay zekâ yönetişimi yok Fotoğraf: TimeBusinessNews · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Türkiye'deki kurumların etik ve uyum olgunluğunu inceleyen yeni bir araştırma, şirketlerin çoğunluğunun yapay zekâ süreçlerinde belirsizlik yaşadığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan kurumların büyük kısmı etik gündemin henüz oluşmadığını belirtirken, önümüzdeki dönemde uyum teknolojilerine yatırım planlıyor.

Öne çıkanlar

  • Kurumların yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişim çerçevelerinin belirsiz olduğunu ifade ediyor.
  • Katılımcıların yüzde 62'si gelecek 12-24 ay içinde uyum teknolojilerine yatırım yapacak.
  • Şirketlerin en çok zorlandığı konu yüzde 50 oranla üçüncü taraf ve tedarikçi risk yönetimi.

Haberin Detayı

Türkiye genelinde faaliyet gösteren kurumların etik ve uyum alanındaki dönüşüm süreçlerini masaya yatıran kapsamlı bir rapor kamuoyuyla paylaşıldı. KPMG Türkiye ve Etik ve İtibar Derneği ortaklığıyla hazırlanan araştırma, son yıllarda hızla değişen risk ortamı karşısında şirketlerin uyum kapasitelerini altı temel başlık altında inceledi. Artan regülasyonlar, finansal suçların karmaşıklaşması ve teknolojik gelişmeler uyum birimlerinin rolünü kökten değiştirirken, kurumların bu dönüşüme ayak uydurma çabaları raporda detaylı olarak yer aldı.

Fotoğraf: Sergei Magel/HNF · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Elde edilen verilere göre, uyum fonksiyonları gelişimini sürdürürken katılımcıların yüzde 30'u temel gerekliliklerin karşılandığını ancak süreçlerin henüz tam sistematik bir yapı kazanmadığını kaydetti. Finans ve bankacılık sektöründe tanımlı süreçlerin ve teknolojik desteğin payı daha yüksek çıkarken, diğer sektörlerde uyum süreçlerinin henüz oturtulamadığı görüldü. Özellikle yapay zekâ kullanımına ilişkin denetim ve etik kuralların henüz erken aşamada olduğu bulgular arasında öne çıktı.

Araştırma bulguları, kurumların yapay zekâ uygulamalarını hızla devreye almasına rağmen denetim mekanizmalarının aynı hızda gelişmediğini net bir şekilde gösterdi. Katılımcıların yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişiminin belirsiz olduğunu belirtirken, sosyal medya risklerinde ise politikaların ve onay mekanizmalarının devreye sokulduğu anlaşıldı. Algoritmik karar mekanizmaları ve veri sorumluluğu gibi başlıklar uyum ekiplerinin öncelikli gündem maddeleri arasına girdi.

Operasyonel süreçlerde uyum teknolojilerinin kullanım oranı artış gösterse de, yatırımların beklenen verimi sağlamasında bazı engellerle karşılaşılıyor. İhbar hattı, vaka yönetimi ve üçüncü taraf kontrollerinde teknolojiden aktif olarak yararlanıldığı belirtilirken, bütçe kısıtları ve üst yönetim önceliklendirmesi eksikliği en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin yüzde 62'si uyum teknolojilerine bütçe ayırmayı hedefliyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Şirketlerin yarısından fazlasının yapay zekâ yönetişiminde henüz bir çerçeve belirleyememiş olması, teknolojik entegrasyonun denetim altyapısının çok önünde gittiğini açıkça gösteriyor. Rapordaki yüzde 64'lük belirsizlik oranı, kurumların algoritmik karar mekanizmalarındaki riskleri yönetmekte yavaş kaldığını kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarını artıran ancak etik altyapısını kurmayan şirketler, veri güvenliği ve regülasyon cezalarıyla karşı karşıya kalabilir. Veri kalitesi ve kullanıcı yetkinliği sağlanmadığı sürece yapılan harcamalar beklenen etkiyi yaratmayacaktır.

Kaynak: Fuar Dergisi Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Teknoloji
• Medyaloji
Şirketlerin yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişiminde net değil
Fotoğraf: Medyaloji

KPMG ve TEİD iş birliğiyle hazırlanan yeni araştırma, kurumların çoğunluğunun yapay zekâ yönetişim çerçevelerinin henüz belirsiz olduğunu gösterdi. Katılımcıların büyük kısmı gelecek dönemde uyum teknolojilerine yatırım yapmayı hedefliyor.

  • Kurumların yüzde 64'ü yapay zekâ yönetişim çerçevesinin belirsiz olduğunu belirtiyor.
  • Şirketlerin yüzde 62'si önümüzdeki 12-24 ay içinde uyum teknolojilerine yatırım planlıyor.
  • Üçüncü taraf ve tedarikçi risk yönetimi yüzde 50 ile en büyük zorluk olarak öne çıkıyor.

Türkiye'deki kurumların etik ve uyum alanındaki dönüşümünü inceleyen yeni bir rapor yayımlandı. KPMG Türkiye ve Etik ve İtibar Derneği ortaklığıyla hazırlanan araştırma sonuçları, şirketlerin karşılaştığı riskleri ve gelecek döneme yönelik önceliklerini altı temel başlık altında ele alıyor. Faaliyet gösterilen risk ortamının hiç olmadığı kadar hızlı değiştiği vurgulanırken, regülasyon yoğunluğu ve teknoloji kaynaklı yeni riskler uyum fonksiyonunun rolünü yeniden şekillendiriyor.

Araştırma bulgularına göre yapay zekâ kullanımına ilişkin yönetişim ve etik çerçeveler henüz erken gelişim aşamasında bulunuyor. Katılımcıların yüzde 64'ü kurumlarında yapay zekâ süreçlerine dair net bir yönetişim çerçevesinin oluşmadığını ifade ediyor. Buna karşın şirketlerin yüzde 62'si önümüzdeki bir ila iki yıl içinde uyum teknolojilerine daha fazla kaynak ayırmayı planlıyor. Sosyal medya risklerinde ise katılımcıların yüzde 25'i itibar ve uyum risklerini bütünleşik olarak yönetiyor.

Uyum teknolojilerinin operasyonel süreçlerde yaygınlaştığı görülürken, yüzde 61'lik kesim ihbar hattı ve vaka yönetiminde aktif teknoloji kullanıyor. Ancak teknolojik yatırımların beklenen değeri üretmesinde bazı engellerle karşılaşılıyor. Şirketlerin yüzde 57'si mevcut teknolojilerin sağladığı faydanın yalnızca kısmen yeterli olduğunu belirtiyor. Bütçe kısıtları, üst yönetim önceliklendirmesi eksikliği ve entegrasyon sorunları ise teknolojinin etkin kullanımının önündeki başlıca engeller arasında yer alıyor.

Şirketlerin uyum süreçlerinde en fazla zorlandığı alanların başında yüzde 50 ile üçüncü taraf ve tedarikçi risk yönetimi geliyor. Bunu yüzde 41 oranında kaynak ve yetkinlik eksikliği ile iç iletişim eksikliği takip ediyor. Rapor, uyum dönüşümünün yalnızca yazılım veya araç yatırımına indirgenemeyeceğini, organizasyonel kapasitenin ve çalışan yetkinliklerinin de aynı oranda geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

AI YORUMU

Yapay zekâ uygulamalarının iş dünyasında hızla yayılmasına karşın şirketlerin üçte ikisinin hâlâ net bir yönetişim politikası belirleyememiş olması operasyonel riskleri artırıyor. Araştırmada ortaya konulan yüzde 64'lük belirsizlik oranı, teknolojik yatırımların etik denetim altyapısından bağımsız ilerlediğini açıkça gösteriyor. Önümüzdeki dönemde algoritma tabanlı karar mekanizmalarını şeffaf biçimde yönetemeyen kurumlar, hem yasal yaptırımlar hem de itibar kayıplarıyla yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Kaynak: Medyaloji Haberin tam sayfası →

Yapay Zeka
• Ankara Haber
Yapay Zeka Çağında Ağ Değerinin Yeniden Şekillendirilmesi
Fotoğraf: Ankara Haber

Ankara Haber, yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte ağların ekonomik ve stratejik değerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu süreçte altyapı sahipleri, veri akışı ve hizmet kalitesi üzerindeki etkileri analiz ediyor. Yeniden şekillendirme, sektör yatırımlarının yönlendirilmesi ve regülasyonların güncellenmesi açısından kritik görülüyor.

  • AI tabanlı hizmetlerde veri trafiği artışı
  • Altyapı yatırımcıları yeni değerleme kriterleri belirliyor
  • Regülasyon çerçevesi güncellenerek ağ kullanım hakları düzenlenecek

Yapay zekâ uygulamalarının hızla büyümesi, geleneksel ağların yalnızca veri iletiminden çok daha karmaşık bir rol üstlenmesini zorunlu kılıyor. Uzmanlar, bu gelişimin ağların ekonomik değerini yeniden tanımlamayı gerektirdiğini vurguluyor. Ağ sağlayıcıları, işlem gücü, düşük gecikme ve güvenlik gibi faktörleri ölçüt alarak yeni bir değerleme modeli geliştirmeye çalışıyor.

Bu bağlamda, veri akışının yoğunlaştığı sektörlerde altyapı yatırımları yeniden yönlendiriliyor. Özellikle bulut hizmetleri, nesnelerin interneti ve otonom sistemler, ağ kaynaklarını daha verimli kullanma ihtiyacını artırıyor. Şirketler, ağ performansını ölçen metrikleri genişleterek, yatırımcıların ve düzenleyicilerin karar süreçlerine dahil etmeyi planlıyor.

Regülasyon otoriteleri de bu değişime paralel olarak ağ kullanım haklarını ve fiyatlandırma politikalarını gözden geçiriyor. Yeni çerçeveler, hizmet kalitesini korurken inovasyonu teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu süreç, hem kullanıcı deneyimini iyileştirecek hem de yapay zekâ ekosisteminin sürdürülebilir büyümesine zemin hazırlayacak.

AI YORUMU

Ağların değerinin yeniden tanımlanması, yapay zekâ uygulamalarının sürdürülebilir büyümesi için hayati. Altyapı yatırımcıları ve düzenleyiciler bu değişime uyum sağlarsa, hizmet kalitesi ve rekabet avantajı artacak. Ancak fiyatlandırma politikalarının şeffaflığı ve adil erişim, ilerideki tartışmaların odak noktası olabilir.

Kaynak: Ankara Haber Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• Sabah
Anthropic, Claude Modeline Kötü Davranışı Yasakladı ve Sonlandırma Yetkisi Verdi
Fotoğraf: Sabah

Anthropic, Claude adlı yapay zeka modeline kullanıcıların sürekli ve acımasızca kötü davranmasını yasaklayacağını duyurdu. Şirket, bu kurala uymayan kullanıcıların oturumu sonlandırma hakkını da ekledi. Karar, sektörde yapay zeka bilinci ve hakları tartışmasını yeniden alevlendirdi.

  • Claude modeline kötü davranış yasağı getirildi
  • Kurala uymayan kullanıcıların oturumu sonlandırılacak
  • Microsoft AI CEO'su Mustafa Suleyman eleştiri yaptı

Anthropic, son günlerde artan etik kaygıların ardından Claude adlı yapay zeka modeline yeni bir kullanım kısıtlaması getirdi. Şirket, kullanıcıların modelle "sürekli ve acımasızca" etkileşime girmesini yasaklayarak, bu davranışı tespit eden sistemin oturumu kapatma yetkisi bulunacağını açıkladı.

Bu karar, bir yazılımcının yapay zekâ modellerine matematiksel acı parametreleri ekleyerek simüle edilmiş çığlıklar elde ettiği deneyin ardından alındı. Anthropic, bu tür deneylerin modelin refahını tehdit ettiğini ve kullanıcıların da bu ortamda etik dışı davranışlarda bulunmasının önlenmesi gerektiğini savunuyor.

Microsoft AI'nin başkanı Mustafa Suleyman, yapay zekâya duygu ve hak atfetmenin mevcut yasal çerçeveyi zorlayacağını ve insan medeniyeti için ciddi riskler doğuracağını belirtti. Washington Üniversitesi'nden Prof. Emily M. Bender ve hukuk uzmanları ise "yapay zeka bilinci" iddiasının bir illüzyon olduğunu, şirketlerin sorumluluktan kaçma çabası olabileceğini vurguladı.

Bilişsel bilimciler, insanların dili bilinç göstergesi olarak algılayabileceğini ve bu tür bir eğitimle kullanıcıların manipülasyona, veri hırsızlığına ve duygusal istismara daha açık hale gelebileceğini ifade etti. New York Üniversitesi'nden Jeff Sebo gibi savunucular ise olasılık düşük olsa bile önleyici adımların alınması gerektiğini dile getirdi.

Anthropic'in bu politikası, yapay zeka hakları ve insan hakları arasındaki potansiyel çatışmalara yeni bir bakış açısı getiriyor. Şirket, etik kuralları ihlal eden davranışları otomatik olarak tespit edip oturumu sonlandırma mekanizmasıyla, benzer politikaların diğer yapay zeka sağlayıcıları tarafından da benimsenebileceğini öngörüyor.

AI YORUMU

Claude modeline getirilen kötü davranış yasağı, yapay zekâ kullanımını denetleyen yeni bir sınır çiziyor. Mustafa Suleyman'ın uyarısı, bu tür düzenlemelerin hukuki çerçeveleri zorlayabileceğini gösteriyor. Sektördeki diğer firmaların da benzer önlemler alması, kullanıcıların etik sınırları daha net algılamasını sağlayabilir. Ancak, yapay zekâya bilinç atfetme çabaları hâlâ bilimsel bir tartışma konusudur ve bu karar, tartışmanın pratik boyutunu genişletecek.

Kaynak: Sabah Haberin tam sayfası →

Yapay Zeka
• Bundle
Evdeki yapay zeka cihazlarini cocugunuzdan bir metre uzak tutun
Fotoğraf: Bundle

Evlerde sıklıkla kullanılan yapay zeka destekli akıllı cihazların çocuklar üzerindeki olası riskleri uzmanlar tarafından masaya yatırıldı. Ailelerin bu teknolojileri konumlandırırken dikkat etmesi gereken kritik güvenlik mesafesi paylaşıldı.

  • Yapay zeka cihazlarının çocuklara bir metreden fazla yaklaştırılmaması gerektiği bildirildi.
  • Ev içindeki akıllı sistemlerin yaydığı potansiyel tehlikelere karşı uyarılar yapıldı.
  • Uzmanlar ailelerin ev düzeninde güvenlik önlemlerini artırmasını tavsiye ediyor.

Günlük yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen yapay zeka temelli akıllı asistanlar ve ev aletleri, teknoloji meraklılarının evlerini hızla dönüştürüyor. Ancak bu cihazların ev içindeki konumlandırılışı, özellikle küçük çocuk sahipleri açısından yeni bir tartışma konusunu beraberinde getirdi. Gelişmiş sensörler ve ses algılama sistemleriyle donatılan bu ürünlerin etrafa yaydığı etki alanı, uzmanların dikkatini çekti.

Yapılan son değerlendirmeler, bu tür akıllı sistemlerin çocukların fiziksel ve dijital mahremiyeti ile güvenliği açısından belirli mesafelerde tutulması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle bir metrelik güvenlik sınırının altını çizen yetkililer, cihazların doğrudan çocuk odalarına veya çocukların kolayca erişebileceği noktalara yerleştirilmemesi konusunda uyarıyor.

Ev ortamında kullanılan akıllı teknolojilerin sunduğu kolaylıklar ile barındırdığı gizli riskler arasındaki dengeyi kurmak giderek zorlaşıyor. Ebeveynlerin teknoloji kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve çocukları korumak adına ev içindeki yerleşim düzenini buna göre yeniden şekillendirmesi hayati önem taşıyor.

Teknoloji şirketlerinin bu tür güvenlik uyarılarına karşı gelecekte nasıl bir donanımsal güncelleme yapacağı merakla bekleniyor. Şimdilik sorumluluk tamamen ev sahiplerine düşerken, uzmanlar bilinçli kullanımın en büyük kalkan olduğunu vurgulamaya devam ediyor.

AI YORUMU

Akıllı ev teknolojilerinin hayatımıza girmesiyle birlikte güvenlik algımızı sadece siber saldırılarla sınırlamak büyük bir yanılgı olur. Fiziksel yaşam alanlarımızda konumlandırılan bu sistemlerin çocuklarımız üzerindeki dolaylı etkilerini ciddiye almak zorundayız. Bir metrelik mesafe kuralı gibi somut kriterler, teknolojiyi hayatımıza sokarken koymamız gereken sınırların ilk adımıdır. Ebeveynler kolaylık uğruna çocukların güvenliğini riske atan bu tür cihaz yerleşimlerinden kaçınmalıdır.

Kaynak: Bundle Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…