Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Diğer
MEB, 2026‑2027 Döneminde Sınav Sorularının %80'ini Yapay Zekâyla Hazırlayacak
•2 dk okuma
Paylaş
HDiğer
Fotoğraf: TRHaber
Özet
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026‑2027 eğitim‑öğretim yılının ilk döneminde ortak yazılı sınavda soruların yüzde seksenini yapay zekâ destekli hazırlamayı planladı. Öğretmenler her sınavda iki soruyu kendileri belirlerken kalan sekiz soruyu yapay zekâ üretecek. Uygulama ortaokul ve liselerde belirli sınıfları kapsayacak, ancak 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS adayları dışarıda bırakılacak.
Öne çıkanlar
Sınav sorularının %80'i yapay zekâ ile hazırlanacak
Ortaokul 5‑7, liseler 9‑11 sınıfları ortak sınavda yer alacak
8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS sınavları bu sistemden hariç tutuldu
Haberin Detayı
Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim‑öğretim yılında ortak yazılı sınav modelini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu modelde, sınavların büyük bir kısmı yapay zekâ tarafından oluşturulacak ve öğretmenlerin sorumluluğu sadece iki soruyu seçmekle sınırlı kalacak. Böylece sınav hazırlık sürecinde dijital bir altyapının kullanılması hedefleniyor.
Ortaokul seviyesinde 5., 6. ve 7. sınıflar için Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din‑kültür‑ahlak ve İngilizce dersleri ortak sınav kapsamına alınacak. Liselerde ise 9., 10. ve 11. Bu kapsam, öğrenci performansının daha tutarlı ölçülmesini amaçlıyor.
Sınavda açık uçlu sorulara da yer verilecek ve öğretmenler, her bir sorudan elde edilen puanları dijital sisteme ayrı ayrı işletecek. Bu sayede soru hazırlanmasından öğrenci yanıtlarının analizine kadar tüm süreç tek bir platformda yürütülerek değerlendirme farklılıkları azaltılacak. Ancak 8. sınıf öğrencileri için uygulanan LGS ve 12. sınıf öğrencileri için YKS sınavları bu sistemin dışına bırakıldı, çünkü bu sınavların mevcut yapısı farklı bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyuyor.
Bakanlık, ortak sınavların okullar arasındaki ölçme‑değerlendirme farklarını azaltarak daha standart bir ölçme sistemi oluşturacağını belirtiyor. Dijital ortamda yürütülecek bu süreç, hem öğretmenlerin iş yükünü hafifletmeyi hem de sınav güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yeni modelin tam olarak ne zaman hayata geçirileceği ve uygulama sürecindeki olası teknik sorunlar ise ilerleyen dönemde netleşecek.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Sınav sorularının %80'inin yapay zekâ ile üretilmesi, ölçme‑değerlendirme sürecinde tutarlılık sağlamayı amaçlıyor ve öğretmenlerin soru hazırlama yükünü hafifletebilir. Ortaokul ve lise öğrencileri bu yeni modele doğrudan etkilenecek, ancak LGS ve YKS adayları dışarıda kalıyor, bu da sınav eşitliği konusunda yeni tartışmalara yol açabilir. Uygulamanın dijital altyapısının sorunsuz çalışması, veri güvenliği ve soru kalitesi açısından kritik olacak, ilerleyen yıllarda sistemin genişletilmesi ya da iyileştirilmesi beklenebilir.
Kaynak:
TRHaber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaokul ve liselerdeki ortak yazılı sınavlarda soruların yüzde sekseninin yapay zeka tarafından oluşturulacağı yeni bir sistem hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk döneminde başlaması öngörülen uygulama, öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yetkilerinin kısıtlanacağı yönünde tartışmalara neden oldu.
Sınavlardaki 10 sorudan 8'i yapay zeka tarafından hazırlanacak.
LGS ve YKS hazırlığındaki 8 ve 12'nci sınıflar uygulama dışı tutulacak.
Eğitimciler sistemin öğretmenlerin mesleki özerkliğine zarar vereceğini savunuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim alanında dijital dönüşüm adımları kapsamında yeni bir ölçme ve değerlendirme modelini devreye sokmaya hazırlanıyor. Planlanan düzenlemeye göre, ortaokul ve liselerde gerçekleştirilecek ortak yazılı sınavların soru havuzu merkezi ve yapay zeka temelli bir altyapıyla oluşturulacak.
Yeni modelin 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren uygulanmaya başlanması öngörülüyor. Buna göre on sorudan oluşan bir yazılı sınavda öğretmenler yalnızca iki soru belirleme yetkisine sahip olacakken, kalan sekiz soru teknolojik altyapı tarafından otomatik olarak üretilecek.
Uygulama kapsamına ortaokullarda beş, altı ve yedinci sınıflar dahil edilirken; liselerde ise dokuz, on ve on birinci sınıflar yer alacak. Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, din kültürü ve İngilizce dersleri bu sistemle yürütülecek temel alanlar olarak belirlendi. Ancak merkezi sınavlara hazırlanan sekizinci ve on ikinci sınıf öğrencileri kapsam dışı bırakıldı.
Süreçte açık uçlu sorulara da yer verileceği ve öğretmenlerin öğrencilerin aldıkları puanları dijital sisteme ayrı ayrı gireceği aktarılıyor. Farklı okullar arasında standart sağlamak amacıyla kurgulanan bu yöntem, eğitim camiasında farklı tepkilerle karşılandı. Özellikle okullar arasındaki fiziki ve imkan farkları göz önüne alınmaksızın aynı ölçütlerin kullanılacak olması eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan eğitimci Özgür Bozdoğan, ülkenin dört bir yanında okullar arasında ciddi imkan eşitsizlikleri bulunduğunu vurguladı. Ankara'nın Mamak ilçesindeki bir okul ile ekonomik koşulları farklı bir bölgedeki okulun aynı kriterlerle değerlendirilmesinin sakıncalarına dikkat çeken Bozdoğan, öğretmenlerin hazırlık sürecine dahil edilmemesinin mesleki özerkliği zedelediğini ifade etti. Bakanlık kanadından ise teknik detaylar ve resmi takvime dair henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
AI YORUMU
Yapay zeka temelli soru hazırlama mekanizması, eğitimde standart sağlama iddiası taşısa da okullar arasındaki derin imkan eşitsizliklerini göz ardı etme riski barındırıyor. On soru içerisinde sadece iki soruya müdahale edebilen öğretmenlerin, sınıflarının gerçek ihtiyaçlarına göre esneklik göstermesi zorlaşacaktır. Özgür Bozdoğan'ın da belirttiği gibi, Mamak'taki bir öğrenci ile dezavantajsız koşullardaki bir öğrencinin aynı yapay zeka süzgecinden geçmesi adil bir ölçme ortamı yaratmayabilir. Kararın uygulanma aşamasında sahadan gelecek geri bildirimler sistemin geleceğini belirleyecektir.
Deprem güvenliği kapsamında yenileme veya güçlendirme projeleri yürütülen eğitim kurumlarında ders saatleri yeniden düzenleniyor. Fiziksel yetersizlikler nedeniyle aynı binayı paylaşmak zorunda kalan okullarda ikili öğretim modeline geçiş süreci velileri ve öğrencileri zorluyor. Eğitim camiası yaşanan aksaklıkların giderilmesi için yetkililerden kalıcı çözümler bekliyor.
Deprem güçlendirmesi yapılan okullarda ikili eğitim uygulaması başlatıldı.
Fiziksel alan yetersizliği ders programlarını olumsuz etkiliyor.
Veliler ve öğrenciler yaşanan aksaklıkların çözülmesini talep ediyor.
Ülke genelinde devam eden okul binası deprem tahkiki ve güçlendirme projeleri, eğitim öğretim süreçlerinde bazı zorunlu düzenlemeleri beraberinde getiriyor. Yapısal iyileştirme çalışmaları süresince öğrencilerin güvenli ortamlarda eğitim alabilmesi amacıyla çeşitli tedbirler alınıyor. Ancak bu durum, bazı bölgelerdeki okulların aynı binayı ortak kullanmak zorunda kalmasına ve ikili öğretim sistemine geçmesine zemin hazırlıyor.
Mevcut binaların kapasitesinin iki okulun öğrenci grubunu aynı anda ağırlamaya yetmemesi, ders saatlerinin ve teneffüs sürelerinin kısalmasına yol açıyor. Sabah erken saatlerde başlayan dersler akşam karanlığına kadar uzayabiliyor, bu da özellikle küçük yaş grubundaki öğrenciler ve aileleri açısından günlük yaşamı oldukça zorlaştırıyor. Veliler, çocuklarının hem güvenliklerinden endişe ediyor hem de kısıtlı ders sürelerinin akademik başarıyı olumsuz etkilemesinden çekiniyor.
Eğitim sendikaları ve ilgili sivil toplum kuruluşları, güçlendirme projelerinin planlanan takvimde tamamlanamaması durumunda mağduriyetlerin kalıcı hale gelebileceğine dikkat çekiyor. Öğretmenler ise daralan zaman diliminde müfredatı yetiştirmekte güçlük çektiklerini ifade ederek alternatif mekân arayışlarının hızlandırılmasını istiyor. Yetkili mercilerin bu konudaki denetimleri artırması ve süreci hızlandırmak için ek kaynak yaratması bekleniyor.
AI YORUMU
Okul binalarının depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi hayati bir zorunluluk olsa da bu süreçteki planlama eksiklikleri doğrudan çocukların eğitim hakkını zetliyor. İkili öğretim gibi geçici çözümler uzun vadede hem akademik verimi düşürüyor hem de veliler üzerinde sosyal bir baskı yaratıyor. İdarecilerin inşaat takvimlerini şeffaf bir şekilde paylaşması ve alternatif bina tahsisini önceliklendirmesi şart.
Apple, uygulama mağazası kurallarını güncelleyerek yapay zeka aracılığıyla kişilerin rızası olmadan cinsel içerikli veya çıplak görseller üreten yazılımlara yasak getirdi. Yeni düzenlemeyle birlikte geliştiricilerin bu tür zararlı materyalleri proaktif biçimde engellemesi zorunlu kılındı.
App Store kurallarına yapay zeka ile sahte görüntü üretimini engelleyen maddeler eklendi.
Onay aldıktan sonra zararsız özellikleri yapay zeka ile değiştiren uygulamalar yasaklandı.
San Francisco Şehir Savcısının talebiyle izinsiz çıplaklık üreten 3 uygulama kaldırıldı.
Apple, uygulama mağazası için hazırladığı denetim yönergelerinde kapsamlı değişikliklere giderek yapay zeka tabanlı sahte içerik üreten yazılımlara karşı net bir duruş sergiledi. Şirketin 16 Ekim tarihinde yürürlüğe koyduğu güncellemeler, özellikle kişilerin rızası hilafına hazırlanan cinselleştirilmiş materyallerin ve çıplaklık içeren görsellerin dağıtımını durdurmayı amaçlıyor. İçerik denetleme kurallarına eklenen yeni maddeler, yazılım geliştiricilerine yalnızca şikayet sonrasında değil, başlangıç aşamasında da proaktif önlemler alma yükümlülüğü yüklüyor.
Yapılan düzenlemelerin ikinci ayağını ise inceleme sürecini yanıltmaya yönelik hileli yöntemler oluşturuyor. İngilizcede bait-and-switch olarak tanımlanan bu taktikte, başlangıçta tamamen masum görünen uygulamalar, mağazadan onay aldıktan sonra yapay zeka araçlarıyla kıyafet kaldırma gibi zararsız olmayan işlevler kazanabiliyordu. Yeni kurallar, bu tür sinsi güncellemeleri açıkça yasaklarken, kuralı ihlal eden geliştiricilerin hesaplarının kapatılacağını ve yazılımların anında mağazadan silineceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz dönemde X platformunun Grok aracı ve benzer teknolojiler üzerinden üretilen rızasız içerikler kamuoyunda büyük tartışmalara yol açmıştı. Temmuz ayında San Francisco Şehir Savcısı David Chiu tarafından Apple ve Google'a iletilen resmi ihtarnameler, bu alandaki baskıyı artırmıştı. İlgili süreçte Apple, bu kategoride yer alan üç uygulamayı mağazadan uzaklaştırarak geliştirici hesaplarını feshettiğini doğrularken, Google da Play Store üzerinden benzer beş uygulamayı kaldırmıştı.
Şirket tarafından paylaşılan yıllık denetim verileri, platform güvenliğinin boyutlarını da gözler önüne seriyor. Buna göre Apple, geçtiğimiz yıl güvenlik açıkları barındıran 150 binden fazla uygulamanın kullanıcılara ulaşmasını engellerken, dolandırıcılık faaliyetleri saptanan 193 binden fazla geliştirici hesabını da kapattı. Alınan son kararlar, yapay zekanın kötüye kullanımınının önüne geçilmesi noktasında dijital pazar yerlerinin denetim mekanizmalarını ne denli sıkılaştırdığını gösteriyor.
AI YORUMU
Apple ve Google gibi devlerin rızasız görsel üreten 13 uygulamaya yönelik ortak hamlesi, uygulama marketlerinin sorumluluk sınırlarını yeniden çiziyor. Özellikle San Francisco Şehir Savcısının ihtarnamesi ve WWDC 2026 protestoları gibi somut baskılar, teknoloji devlerinin zararsız görünüm altındaki kötü niyetli yapay zeka yazılımlarına karşı daha hızlı reaksiyon göstermesini zorunlu kıldı. Bu durum, sadece şikayet bekleyen reaktif modelin yerini proaktif denetim süreçlerinin alacağını net biçimde gösteriyor.
Konya merkezli Akinrobotics, motorlarından yazılımına kadar tamamen yerli imkanlarla geliştirilen AKINCI-5 insansı robotunu 2027 yılı sonunda ticari pazara sunmaya hazırlanıyor. 128 santimetre boyunda ve 42 kilogram ağırlığındaki yeni model, endüstriyel alanlarda insanlara yardımcı olmayı hedefliyor.
AKINCI-5 robotu tamamen yerli imkanlarla Konya'da tasarlandı ve üretildi.
Cihaz 128 cm boyunda olup 42 kg ağırlık taşıyor.
Otuz dakikalık şarjla bir buçuk saat kesintisiz çalışabiliyor.
Türkiye'nin robotik teknolojileri alanındaki öncü isimlerinden Akinrobotics, tamamen yerli mühendislikle geliştirilen yeni nesil insansı robotu AKINCI-5'i görücüye çıkardı. Motor tasarımlarından redüktörlere, elektronik devre kartlarından güç sistemlerine kadar her aşaması yerli imkanlarla üretilen bu gelişmiş sistem, ülkenin ileri imalat kapasitesindeki ilerlemeyi gözler önüne seriyor.
Teknik özellikleri incelendiğinde 128 santimetre boya ve 42 kilogram ağırlığa sahip olduğu görülen AKINCI-5, dinamik denge kontrolü ve dahili yapay zeka altyapısıyla donatıldı. Otuz dakikalık hızlı şarj döngüsü sayesinde bir buçuk saate varan çalışma süresi sunan robot, endüstriyel ortamlarda ve zorlu operasyonlarda aktif rol alabilecek kapasitede tasarlandı.
Üretici firmanın açıklamalarına göre yeni model; ağır, tekrara dayalı veya tehlikeli iş kollarında insan çalışanlara destekçi olacak. Bu sayede üretim hatlarındaki iş güvenliğinin artırılması ve operasyonel verimliliğin en üst düzeye çıkarılması amaçlanıyor.
Küresel pazarda rekabet gücünü artırmayı hedefleyen bu tür projeler, ülkenin teknolojik egemenlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı hedefleriyle de doğrudan örtüşüyor. Tamamen uçtan uca yerli üretim kabiliyetiyle geliştirilen AKINCI-5 modelinin, 2027 yılının son çeyreğinde ticari olarak piyasaya sürülmesi planlanıyor.
AI YORUMU
Konya merkezli firmanın 128 santimetre boyundaki AKINCI-5 ile sergilediği uçtan uca yerli üretim yaklaşımı, otomasyon çağında ülkenin teknolojik bağımsızlığı açısından stratejik bir eşiktir. Motor ve yazılım gibi kritik bileşenlerin dışa bağımlı olmadan üretilmesi, geleceğin endüstriyel ekosisteminde yerli aktörlerin elini güçlendirecektir. Bu tür robotik yatırımların sadece fabrika zeminlerinde değil, savunmadan sağlığa pek çok farklı dikeyde de benzer yerlileştirme hamlelerini tetiklemesi beklenebilir.