Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Yapay Zeka
Akinrobotics, Yerli İnsansı Robotu Akinci-5 Modellerini 2027 Yılında Piyasaya Sürecek
•1 dk okuma
Paylaş
HYapay Zeka
Fotoğraf: ssbulten.com.tr
Özet
Konya merkezli Akinrobotics, motorlarından yazılımına kadar tamamen yerli imkanlarla geliştirilen AKINCI-5 insansı robotunu 2027 yılı sonunda ticari pazara sunmaya hazırlanıyor. 128 santimetre boyunda ve 42 kilogram ağırlığındaki yeni model, endüstriyel alanlarda insanlara yardımcı olmayı hedefliyor.
Öne çıkanlar
AKINCI-5 robotu tamamen yerli imkanlarla Konya'da tasarlandı ve üretildi.
Cihaz 128 cm boyunda olup 42 kg ağırlık taşıyor.
Otuz dakikalık şarjla bir buçuk saat kesintisiz çalışabiliyor.
Haberin Detayı
Türkiye'nin robotik teknolojileri alanındaki öncü isimlerinden Akinrobotics, tamamen yerli mühendislikle geliştirilen yeni nesil insansı robotu AKINCI-5'i görücüye çıkardı. Motor tasarımlarından redüktörlere, elektronik devre kartlarından güç sistemlerine kadar her aşaması yerli imkanlarla üretilen bu gelişmiş sistem, ülkenin ileri imalat kapasitesindeki ilerlemeyi gözler önüne seriyor.
Teknik özellikleri incelendiğinde 128 santimetre boya ve 42 kilogram ağırlığa sahip olduğu görülen AKINCI-5, dinamik denge kontrolü ve dahili yapay zeka altyapısıyla donatıldı. Otuz dakikalık hızlı şarj döngüsü sayesinde bir buçuk saate varan çalışma süresi sunan robot, endüstriyel ortamlarda ve zorlu operasyonlarda aktif rol alabilecek kapasitede tasarlandı.
Üretici firmanın açıklamalarına göre yeni model; ağır, tekrara dayalı veya tehlikeli iş kollarında insan çalışanlara destekçi olacak. Bu sayede üretim hatlarındaki iş güvenliğinin artırılması ve operasyonel verimliliğin en üst düzeye çıkarılması amaçlanıyor.
Küresel pazarda rekabet gücünü artırmayı hedefleyen bu tür projeler, ülkenin teknolojik egemenlik ve tedarik zinciri dayanıklılığı hedefleriyle de doğrudan örtüşüyor. Tamamen uçtan uca yerli üretim kabiliyetiyle geliştirilen AKINCI-5 modelinin, 2027 yılının son çeyreğinde ticari olarak piyasaya sürülmesi planlanıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Konya merkezli firmanın 128 santimetre boyundaki AKINCI-5 ile sergilediği uçtan uca yerli üretim yaklaşımı, otomasyon çağında ülkenin teknolojik bağımsızlığı açısından stratejik bir eşiktir. Motor ve yazılım gibi kritik bileşenlerin dışa bağımlı olmadan üretilmesi, geleceğin endüstriyel ekosisteminde yerli aktörlerin elini güçlendirecektir. Bu tür robotik yatırımların sadece fabrika zeminlerinde değil, savunmadan sağlığa pek çok farklı dikeyde de benzer yerlileştirme hamlelerini tetiklemesi beklenebilir.
Kaynak:
ssbulten.com.tr
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Konya merkezli AKINROBOTICS, motorundan yazılımına kadar tamamen yerli imkanlarla geliştirilen yeni nesil insansı robot AKINCI-5'i seri üretime geçirmeye hazırlanıyor. On dokuz eklemli yapısı ve otonom kontrol özellikleriyle öne çıkan robotun, 2027 sonunda satışa sunulması planlanıyor.
AKINCI-5, 128 santimetre boyunda ve 42 kilogram ağırlığında tasarlandı.
Harici bulut sistemine ihtiyaç duymadan yerleşik bilgisayarlarla otonom yönetiliyor.
Yarım saatlik şarj ile 1,5 saat kesintisiz işlem yapabilme kapasitesine sahip.
Türkiye'nin robot teknolojileri alanındaki öncü girişimlerinden biri olan AKINROBOTICS, uzun soluklu AR-GE faaliyetlerinin ardından yeni nesil insansı modeli için seri üretim aşamasına geçti. Konya'daki üretim tesislerinde tasarlanan sistem, mekanik aksamından yapay zeka altyapısına kadar tamamen yerli mühendislik birikimiyle hayata geçirildi. Şirket yetkilileri, motor ve redüktör gibi kritik bileşenlerin dahi kendi bünyelerinde üretilmesinin operasyonel bağımsızlık açısından büyük bir avantaj yarattığını vurguluyor.
Daha önceki serilerde elde edilen deneyimlerin üzerine kurulan bu yeni model, 19 serbestlik derecesine sahip eklem sistemi sayesinde oldukça akıcı ve dengeli hareket kabiliyeti sergiliyor. Toplamda 128 santimetre boyunda ve 42 kilogram ağırlığında üretilen insansı makine, iki ayaklı yürüyüş dinamiklerini başarıyla yerine getirebiliyor. Değiştirilebilir batarya mimarisi ise endüstriyel sahalarda veya farklı iş süreçlerinde kesintisiz mesai yapabilmesine olanak tanıyor.
Klasik robotik yaklaşımlardan farklı olarak dışarıdaki sunucu ağlarına bağımlı kalmayan bu teknoloji, doğrudan kendi dahili bilgisayarları üzerinden komuta ediliyor. Yapay zeka eğitimleri yine yerli tesislerde tamamlanan sistem; dans etmek, spor faaliyetlerine katılmak veya insan gücü gerektiren tehlikeli görevleri üstlenmek üzere programlanabiliyor. Üretici firma, yorucu ve tekrara dayalı iş kollarında insanlara yardımcı olması hedeflenen bu ürünün 2027 yılının sonuna doğru pazara sunulmasını öngörüyor.
AI YORUMU
Tamamen yerli kaynaklarla geliştirilen 19 eklemli bu insansı robot projesi, Türkiye'nin endüstriyel otomasyon ve yapay zeka alanında dışa bağımlılığı azaltma hedefi açısından somut bir kilometre taşı oluşturuyor. Harici bulut sistemlerine gerek duymadan otonom karar alabilme yeteneği, veri güvenliği ve kesintisiz çalışma senaryoları bakımından ticari sahada elini güçlendirecektir. 2027 sonuna kadar planlanan seri üretim takviminin tutması, yerli robotik endüstrisinin global puan tablosundaki yerini doğrudan tayin edecek.
Araştırmacılar, güneş paneli temizleme robotlarının zorlu kirlenme koşullarında yönlerini daha hassas belirleyebilmesi amacıyla 6.200 görüntüden oluşan açık erişimli yeni bir veri seti oluşturdu. Bu çalışma sayesinde robotların üzerindeki düşük işlem gücüyle çalışan yapay zekâ modellerinin referans çizgilerini daha doğru tespit etmesi hedefleniyor.
Açık erişimli yeni veri seti toplam 6.200 görüntüden oluşuyor.
Görüntüler robotun önündeki kamera ile 320x240 piksel çözünürlükte kaydedildi.
Test aşamasında laboratuvar ortamında kirletilmiş panellerden elde edilen 200 görüntü kullanıldı.
Yenilenebilir enerji kaynakları arasında büyük önem taşıyan güneş panellerinin verimli çalışması, düzenli temizlik gerektiriyor. Bu süreci otomatikleştiren temizlik robotları ise özellikle yoğun kir ve ışık yansımalarının bulunduğu yüzeylerde yön bulma konusunda zorluklarla karşılaşabiliyor. Temiz panellerde başarılı olan yapay zekâ algoritmaları, kir birikintileri ve yansımalar arttığında aynı istikrarlı performansı gösteremeyebiliyor.
Bilim insanları bu sorunun üstesinden gelmek adına robotların yön bulma kabiliyetlerini artıracak özel bir görsel veri tabanı hazırladı. Temizlik robotunun önüne monte edilen geniş açılı bir kamera sistemiyle toplanan veriler, donanım kısıtlamaları göz önünde bulundurularak düşük işlem gücüyle analiz edilebilecek çözünürlüklere indirgendi.
Oluşturulan veri setinin temelini, elle etiketlenen 800 temiz panel görüntüsü oluşturuyor. Bu karelerde yer alan güneş hücreleri arasındaki boşluklar ile çerçeve sınırları yapay zekâ için referans çizgileri olarak belirlendi. Ardından bu görüntüler üzerine su lekeleri, kuş pislikleri, toz ve yansımalar gibi çeşitli kirlenme faktörleri simüle edilerek yapay zekânın farklı senaryolardaki başarısı test edildi.
Toplamda 6.200 görsel barındıran bu büyük koleksiyonun 4.800 parçası eğitim ve doğrulama süreçleri için ayrılırken, geri kalan bölümü simülasyon dışı laboratuvar testlerinde kullanıldı. Araştırmacılar ilerleyen süreçte bu veri setini daha da zenginleştirerek otonom robotların konum belirleme yeteneklerini ataletsel ölçüm birimleriyle desteklemeyi planlıyor.
AI YORUMU
Yenilenebilir enerji tesislerinin bakım maliyetlerini düşüren otonom sistemler için yazılım tarafındaki bu tür iyileştirmeler büyük önem taşıyor. Özellikle zorlu saha koşullarında robotların hatasız çalışması, panellerin ömrünü ve enerji verimliliğini doğrudan etkiliyor. Donanım ve yazılım entegrasyonunun bu denli detaylı simülasyonlarla desteklenmesi, endüstriyel robotik alanındaki pratik çözümlerin hızla gelişeceğini gösteriyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, ortaokul ve liselerdeki ortak yazılı sınavlarda soruların yüzde sekseninin yapay zeka tarafından oluşturulacağı yeni bir sistem hayata geçirmeye hazırlanıyor. 2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk döneminde başlaması öngörülen uygulama, öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yetkilerinin kısıtlanacağı yönünde tartışmalara neden oldu.
Sınavlardaki 10 sorudan 8'i yapay zeka tarafından hazırlanacak.
LGS ve YKS hazırlığındaki 8 ve 12'nci sınıflar uygulama dışı tutulacak.
Eğitimciler sistemin öğretmenlerin mesleki özerkliğine zarar vereceğini savunuyor.
Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim alanında dijital dönüşüm adımları kapsamında yeni bir ölçme ve değerlendirme modelini devreye sokmaya hazırlanıyor. Planlanan düzenlemeye göre, ortaokul ve liselerde gerçekleştirilecek ortak yazılı sınavların soru havuzu merkezi ve yapay zeka temelli bir altyapıyla oluşturulacak.
Yeni modelin 2026-2027 eğitim öğretim yılının birinci döneminden itibaren uygulanmaya başlanması öngörülüyor. Buna göre on sorudan oluşan bir yazılı sınavda öğretmenler yalnızca iki soru belirleme yetkisine sahip olacakken, kalan sekiz soru teknolojik altyapı tarafından otomatik olarak üretilecek.
Uygulama kapsamına ortaokullarda beş, altı ve yedinci sınıflar dahil edilirken; liselerde ise dokuz, on ve on birinci sınıflar yer alacak. Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, fizik, kimya, biyoloji, felsefe, din kültürü ve İngilizce dersleri bu sistemle yürütülecek temel alanlar olarak belirlendi. Ancak merkezi sınavlara hazırlanan sekizinci ve on ikinci sınıf öğrencileri kapsam dışı bırakıldı.
Süreçte açık uçlu sorulara da yer verileceği ve öğretmenlerin öğrencilerin aldıkları puanları dijital sisteme ayrı ayrı gireceği aktarılıyor. Farklı okullar arasında standart sağlamak amacıyla kurgulanan bu yöntem, eğitim camiasında farklı tepkilerle karşılandı. Özellikle okullar arasındaki fiziki ve imkan farkları göz önüne alınmaksızın aynı ölçütlerin kullanılacak olması eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan eğitimci Özgür Bozdoğan, ülkenin dört bir yanında okullar arasında ciddi imkan eşitsizlikleri bulunduğunu vurguladı. Ankara'nın Mamak ilçesindeki bir okul ile ekonomik koşulları farklı bir bölgedeki okulun aynı kriterlerle değerlendirilmesinin sakıncalarına dikkat çeken Bozdoğan, öğretmenlerin hazırlık sürecine dahil edilmemesinin mesleki özerkliği zedelediğini ifade etti. Bakanlık kanadından ise teknik detaylar ve resmi takvime dair henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.
AI YORUMU
Yapay zeka temelli soru hazırlama mekanizması, eğitimde standart sağlama iddiası taşısa da okullar arasındaki derin imkan eşitsizliklerini göz ardı etme riski barındırıyor. On soru içerisinde sadece iki soruya müdahale edebilen öğretmenlerin, sınıflarının gerçek ihtiyaçlarına göre esneklik göstermesi zorlaşacaktır. Özgür Bozdoğan'ın da belirttiği gibi, Mamak'taki bir öğrenci ile dezavantajsız koşullardaki bir öğrencinin aynı yapay zeka süzgecinden geçmesi adil bir ölçme ortamı yaratmayabilir. Kararın uygulanma aşamasında sahadan gelecek geri bildirimler sistemin geleceğini belirleyecektir.
Çin merkezli teknoloji girişimi DeepSeek, selefine kıyasla daha az kaynak tüketen ve gelişmiş yetenekler sunan V4.1-Flash-1017 isimli yeni yapay zeka sürümünü erişime açtı. Hangzhou merkezli şirket, bu hamleyle hem yerli hem de Amerikan rakiplerine karşı yarışta elini güçlendirmeyi hedefliyor.
Yeni model V4.1-Flash-1017 adıyla web, mobil ve geliştirici platformlarında yayınlandı.
Beşeri bilimler, matematik ve fen testlerinde model 36,8 ile 42,6 arasında puan aldı.
Modelin çıkışından kısa süre önce yaşanan beş saatlik erişim kesintisi dikkat çekti.
Küresel yapay zeka pazarındaki rekabet her geçen gün kızışırken, Çinli girişim DeepSeek ürün yelpazesine yeni bir halka ekledi. Şirket, hafta sonu gerçekleştirdiği duyuruyla V4.1-Flash-1017 kod adlı güncellenmiş sürümünü teknoloji dünyasının beğenisine sundu. Geliştiriciler ve son kullanıcılar için hazır hale getirilen bu yeni versiyon, selefine kıyasla daha kısa çıktılar üretmesi ve görevleri çok daha seri bir şekilde tamamlamasıyla öne çıkıyor.
Hangzhou merkezli şirket, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımlarda yeni sürümün getirdiği teknik iyintilere odaklandı. Hugging Face üzerinde paylaşılan teknik raporda, özellikle akıl yürütme, yazılım kodlama, ajan tabanlı görevler ve görsel karşılaştırma alanlarında belirgin bir sıçrama kaydedildiği ifade edildi. Oyun geliştirme ve üç boyutlu modelleme gibi yoğun işlem gücü gerektiren alanlarda dahi yeteneklerini artıran model, eylül ayında sunulan sade versiyonun üzerine inşa edildi.
Sektördeki bu hızlı ürün geliştirme temposu, ABD merkezli tescilli yapay zeka devleri ile Çinli alternatifler arasındaki maliyet ve performans yarışını da gözler önüne seriyor. Öyle ki, eylül ayındaki ucuz fiyatlandırma hamlesi Alibaba Group Holding ve MiniMax Group gibi yerli oyuncuların hisselerinde dalgalanmalara yol açmıştı. Ancak bu agresif büyüme ve yoğun talep, altyapı üzerinde de baskı oluşturmaya başladı. Nitekim duyurudan hemen önce yaşanan beş saatlik sunucu kesintisi, artan kullanıcı trafiği karşısında hesaplama kaynaklarının sınırlarını zorladığını gösterdi.
Yayımlanan son performans verilerine göre, Humanity's Last Exam testlerinde 36,8 ila 42,6 puan aralığına ulaşan sürüm, selefinin skorlarını geride bırakmayı başardı. Şirket, yapay zekanın maliyetini düşürürken başarım oranını artırma stratejisini bu güncellemeyle sürdürüyor. Geliştiricilerin ucuz modellere olan inatçı yönelimi, pazar dengelerini değiştirmeye devam ederken, altyapı kapasitesinin bu hıza nasıl ayak uyduracağı önümüzdeki dönemin en belirleyici başlığı olacak.
AI YORUMU
Yapay zeka pazarında fiyat odaklı rekabetin ne kadar yıpratıcı olabileceği, DeepSeek'in yaşadığı beş saatlik erişim kesintisiyle somut bir şekilde ortaya çıktı. Şirketin maliyetleri aşağı çekerek geliştirdiği V4.1-Flash-1017 gibi modeller geliştiricilerden yoğun talep görürken, sunucu altyapısının bu devasa yükü ne kadar süre kaldırabileceği soru işareti yaratıyor. Sadece birkaç ay içinde milyonlarca kullanıcıya ulaşan bu ucuz alternatiflerin, dev teknoloji devlerinin pazar payını eritirken kendi operasyonel sınırlarıyla nasıl başa çıkacağı merak konusu.