Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Dünya
Gazze'de yaklaşık 3 yıl sonra enkazdan çıkarılan 75 kişinin cenazesi defnedildi
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: Yeni Şafak
Özet
İsrail ordusunun 2023 yılı aralık ayında Gazze'nin Derec Mahallesi'ne düzenlediği bombalı saldırılarda yaşamını yitiren 75 kişinin naaşı, uzun süren bekleyişin ardından enkaz altından çıkarıldı. Yakınlarını kaybeden Filistinliler, zor şartlar altında gerçekleştirilen toplu cenaze töreninin ardından kaybettiklerini Şeyh Rıdvan Kabristanı'na defnettiler.
Öne çıkanlar
Aralık 2023 saldırılarında yıkılan binaların enkazından 75 kişinin naaşı çıkarıldı.
Cenazeler Derec Spor Kulübü önündeki meydanda düzenlenen törenle uğurlandı.
Arama kurtarma çalışmaları ağır iş makinelerinin yokluğunda kısıtlı imkanlarla yürütülüyor.
Haberin Detayı
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlarının ilk döneminde hedef aldığı Derec Mahallesi'nde, sivil yerleşim yerlerinin hedef alındığı trajik olayların üzerinden uzun bir süre geçti. Bölgedeki sivil savunma ekiplerinin başlattığı özel arama çalışmaları neticesinde, yıkılan binaların altında kalan çok sayıda sivilin kalıntısına nihayet ulaşılabildi. Kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 75 kişinin naaşı, mesai harcanan enkaz alanlarından titizlikle çıkarıldı.
Gün yüzüne çıkarılan cenazeler, saldırının gerçekleştiği mahallede Filistin bayraklarına sarılarak yan yana dizildi ve üzerleri taze çiçeklerle süslendi. Uzun yıllar boyunca sevdiklerinden haber alamayan aile fertleri, kayıplarıyla son kez vedalaşırken derin üzüntü yaşadı. Ailelerin yaşadığı travma, enkaz altından gelen bu acı haberle yeniden tazelendi.
Törene katılan aile yakınları ve bölge sakinleri, yaşanan kayıpların büyüklüğünü dile getirerek yaşadıkları çaresizliği anlattı. Muhammed Ataullah ve Rıdvan Hudri gibi yakınlarını kaybeden vatandaşlar, tüm zorluklara rağmen topraklarını terk etmeyeceklerini vurguladı. Sivil Savunma yetkilileri ise bölgedeki ağır ablukadan ötürü iş makinesi ve ekipman eksikliği yaşadıklarını, tüm imkansızlıklara rağmen arama faaliyetlerine devam ettiklerini belirtti.
Derec Spor Kulübü meydanında toplanan kalabalığın kıldığı cenaze namazının ardından, naaşlar Şeyh Rıdvan Kabristanı'na taşınarak toprağa verildi. Sivil Savunma Müdürlüğü tarafından yürütülen özel projeyle, kayıp kişilerin ailelerine ulaşılması ve onurlu bir cenaze töreni yapılması amaçlanıyor. Ancak devam eden çatışmalar ve malzeme yetersizliği, yürütülen insani çalışmaları son derece güçleştiriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yıllar sonra gelen bu cenazeler, bölgedeki trajedinin boyutlarını ve arama kurtarma faaliyetlerinin ne denli zor şartlar altında yürütüldüğünü gözler önüne seriyor. 75 kişinin kimliklerinin tespit edilip defnedilmesi aileler için bir nebze teselli olurken, bölgedeki altyapı yetersizliği ve devam eden ambargo benzer süreçlerin ne kadar yavaş ilerleyeceğinin açık bir göstergesidir. Uluslararası toplumun bu tür insani krizlerde ekipman desteği sağlamaması, enkaz altındaki diğer kayıpların da yıllarca bulunamaması riskini doğuruyor.
Kaynak:
Yeni Şafak
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlar sonucunda son iki günde altı Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı. Sağlık yetkilileri, bölgedeki toplam can kaybı bilançosunu ve enkaz altındaki kayıplara dair son durumu kamuoyuyla paylaştı.
Son kırk sekiz saatte altı kişinin cenazesi hastanelere ulaştırıldı.
Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı yetmiş dört bin 469'a ulaştı.
Adli Tıp Kurumu incelemeleriyle kimliği doğrulanan 67 kişi kayıplara eklendi.
Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, bölgedeki insani kriz derinleşmeye devam ediyor. Son kırk sekiz saatlik zaman diliminde gerçekleştirilen bombardımanlar neticesinde altı sivilin yaşamını yitirdiği, kırk üç kişinin ise yaralanarak tedavi altına alındığı bildirildi.
Bölgede devam eden gerilimin başlangıç tarihi olan Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybedenlerin genel dökümü de güncellendi. Yapılan resmi açıklamalara göre, toplam can kaybı rakamı yetmiş dört bin 469 seviyesine çıkarken, yaralı miktarı da yüz yetmiş beş bin 492 olarak kayıtlara geçti.
Ateşkes sürecinin başladığı duyurulan Ekim 2025 tarihinden bu yana ise bin 511 kişinin hayatını kaybettiği ve beş bin 375 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Bu zaman zarfında yıkılan binaların enkazından 838 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.
Yetkililer, Adli Tıp Kurumunun yürüttüğü detaylı çalışmalar sonucunda kimlik tespiti tamamlanan 67 kişinin daha resmi kayıplar listesine dahil edildiğini belirtti. Harabeler altında halen binlerce sivilin bulunabileceği ihtimali, arama kurtarma faaliyetlerinin sürdürülmesini zorunlu kılıyor.
AI YORUMU
Paylaşılan 74 bin 469 gibi devasa rakamlar, bölgede yaşanan yıkımın boyutlarını ve insani trajedinin sivil halk üzerindeki kalıcı tahribatını net biçimde gözler önüne seriyor. Ateşkes süreçlerine rağmen devam eden kayıplar, sahadaki kırılgan dengenin ne kadar tehlikeli olduğunu ve uluslararası toplumun buradaki yardımları kesintisiz sürdürmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte enkaz altındaki binlerce kişinin akıbeti ve kimlik tespiti çalışmaları, insani krizin en hassas başlıkları arasında yer almaya devam edecektir.
İsrail ordusunun ateşkes mutabakatına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü saldırılarda bir sivil daha hayatını kaybetti. Gece saatlerinde gerçekleştirilen bombardımanlarda çok sayıda kişi yaralanırken, sivil yerleşim yerleri ve çadır alanları hedef alındı.
Şeyh Rıdvan Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda Mahmud el-Medhun yaşamını yitirdi.
Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana 1505 kişi öldü.
Ekim 2023'ten beri süren toplam can kaybı 74 bini aştı.
Bölgeden gelen son bilgilere göre, resmi uzlaşılara ve ateşkes kararlarına rağmen İsrail birlikleri abluka altındaki bölgede operasyonlarına devam ediyor. Yerel kaynakların aktardığı detaylara göre, sivil alt yapı ve konutlar sistematik bir şekilde hedef alınarak kullanılamaz hale getiriliyor.
Son olarak gece saatlerinde kentin batısındaki Şeyh Rıdvan semti bombaların hedefi oldu. Bu saldırılarda altı kişinin yaralandığı, tedavi altına alınan yaralılardan Mahmud el-Medhun'un tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı kaydedildi.
Aynı zamanda askeri unsurların doğu bölgelerindeki binaları uzaktan kumandalı patlayıcılarla yerle bir ettiği belirtildi. Orta kesimde yer alan Bureyc Mülteci Kampı ağır silah ateşi altında kalırken, güneydeki Refah ve Han Yunus'ta da çadırkentlerin denizden ve havadan vurulduğu bildirildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı bilanço, sahadaki sivil kayıpların boyutunu gözler önüne seriyor. İlgili verilere göre, taraflar arasında varılan mutabakatın başlangıç tarihi olan 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 1505'e yükselirken, yaralı sayısı ise 5 bin 332 olarak açıklandı.
Uzun soluklu çatışmaların genel bilançosu ise insani krizin derinliğini ortaya koyuyor. Ekim 2023 döneminden bu yana devam eden askeri operasyonlar neticesinde toplam 74 binden fazla sivil yaşamını yitirirken, yaralı vatandaş sayısının 175 bini geçtiği resmi makamlarca duyuruldu.
AI YORUMU
Varılan mutabakatlara rağmen sahadaki şiddetin durmaksızın devam etmesi, diplomatik çabaların kalıcı bir huzur ortamı sağlamakta yetersiz kaldığını net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, sadece anlık can kayıplarına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge halkının temel insani yardımlara ve güvenliğe erişimini tamamen imkansız hale getiriyor. Uluslararası toplumun sessizliğini koruması, sahadaki trajedinin her geçen gün daha da derinleşmesine zemin hazırlıyor.
Akciğer operasyonunun ardından taburcu edilen Papa 14. Leo, Aziz Petrus Meydanı'na bakan ofisinin penceresinden halka seslendi. Sağlık ekibine teşekkür eden Papa, duaların desteğiyle yavaş yavaş görevlerine döneceğini belirtti.
Papa 14. Leo, 13 Ekim tarihinde Gemelli Hastanesi'nde akciğer operasyonu geçirdi.
Yapılan histolojik incelemelerde akciğer adenokarsinomu tanısı doğrulandı.
Cerrah Prof. Stefano Margaritora, Papa'nın kasım ayındaki Latin Amerika seyahatine engel olmadığını açıkladı.
Roma'daki Gemelli Hastanesi'nde operasyon geçiren Papa 14. Leo, tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından taburcu edilerek ilk kez kalabalığın önüne çıktı. Vatikan'ın Aziz Petrus Meydanı'na bakan penceresinden geleneksel pazar duasını gerçekleştiren din adamı, sağlık ekibine ve destek veren herkese minnettarlığını dile getirdi.
Geçirdiği bu sağlık sorununun kendisini hastalara daha da yakınlaştırdığını belirten ruhani lider, duaların yardımıyla mesaiye kademeli olarak döneceğini aktardı. Operasyonu yöneten Prof. Stefano Margaritora ise müdahalenin hiçbir komplikasyon olmaksızın başarıyla tamamlandığını ve iyileşme sürecinin olumlu ilerlediğini basına aktardı.
Öte yandan, 6-17 Kasım tarihleri arasında planlanan Uruguay, Arjantin ve Peru seyahatiyle ilgili de değerlendirmelerde bulunan cerrah, klinik tablonun bu seyahat için herhangi bir engel barındırmadığını ifade etti. Papa, daha önce yaptığı açıklamada doktorların bulduğu kitle sebebiyle müdahaleyi onayladığını duyurmuştu.
Vatikan tarafından paylaşılan resmi raporlarda, doksan dakikalık cerrahi müdahale sırasında sol akciğer alt lobunun video destekli yöntemle alındığı bilgisi yer almıştı. Yapılan incelemeler sonucunda adenokarsinom teşhisi kesinleşirken, dini liderin iyileşebilmesi adına ekim ayındaki tüm programları önceden askıya alınmıştı.
AI YORUMU
Novruz ayındaki Güney Amerika seyahati öncesinde yaşanan bu sağlık krizi, 90 dakikalık başarılı operasyon ve sonrasında Prof. Stefano Margaritora'nın yaptığı olumlu açıklamalarla atlatılmış görünuyor. Adenokarsinom teşhisine rağmen klinik tablonun seyahate izin vermesi, liderin temposunu kısa sürede yeniden yakalayabileceğinin işareti. Vatikan yönetiminin programları hızla askıya alarak doğru bir refleks göstermesi, sürecin kontrollü yürütülmesini sağladı.
Fransa'da hayat pahalılığı ve kamu kesintilerine karşı sokağa çıkan 500 binden fazla eylemcinin gösterileri şiddet olaylarına dönüştü. Başkent Paris başta olmak üzere birçok kentte dünyaca ünlü lüks mağazalar yağmalanırken, yüzlerce kişi gözaltına alındı. Olaylar sırasında Limoges kentindeki 143 yıllık belediye binası da ateşe verildi.
Paris'te Céline, Dior, Hermès ve Apple Store gibi mağazalar yağmalandı.
Eylemlere sendikalar ve Sarı Yelekliler dahil 500 bini aşkın kişi katıldı.
Limoges kentindeki 143 yıllık tarihi belediye binası kundaklanarak yandı.
Fransa sokakları, artan enflasyon, akaryakıt zamları ve eğitim sistemindeki aksaklıklar sebebiyle son dönemin en sert kitlesel eylemlerine sahne oluyor. Öğrencilerin başlattığı tepki yürüyüşleri, sendikaların ve Sarı Yelekliler hareketinin desteğiyle hızla büyüyerek yarım milyonu aşkın kişinin katıldığı devasa bir protesto dalgasına dönüştü. Gösterilerin gece saatlerinde kontrolden çıkması üzerine Paris, Lyon, Marsilya ve Bordeaux gibi büyük merkezlerde günlük yaşam durma noktasına geldi.
Başkentin en gözde noktalarından Avenue Montaigne üzerinde yer alan lüks giyim devi Céline'in merkez mağazası, maskeli grupların hedefi oldu. Camları kırarak içeri giren şahıslar, vitrinlerdeki lüks ürünleri alarak kayıplara karıştı. Benzer yağma girişimleri Champs-Élysées çevresinde bulunan Dior, Hermès ve Apple Store gibi küresel markaların şubelerinde de kaydedildi. Sosyal medyaya yansıyan görüntüler, güvenlik güçlerinin olayları kontrol etmekte zorlandığını gösterdi.
Fransa İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde devam eden taşkınlıklarda yüzlerce kişinin yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi. Paris Belediye Başkanlığı kent genelindeki hasarı sistemli bir tahribat olarak değerlendirirken, polis kuvvetleri toplanan kalabalıkları dağıtmak için basınçlı su ve göz yaşartıcı gaz kullandı. Mağazaların yanı sıra sokaklardaki araçlar da yakılarak kullanılamaz hale getirildi.
Şiddetin sıçradığı Limoges kentinde ise 143 yıllık geçmişe sahip tarihi belediye binası ateşe verildi ve yapı tamamen kül oldu. Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde tırmanan bu sosyal gerilim, Fransız hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı derinleştirirken lüks mağazaların bulunduğu cadde ve bulvarlarda güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı.
AI YORUMU
Avenue Montaigne gibi küresel sermayenin simgesi sayılan noktalardaki yağmalar, ekonomik krizin toplumun alt katmanlarında yarattığı öfkenin boyutunu sergiliyor. Celine ve Dior gibi lüks markaların doğrudan hedef seçilmesi rastlantı değil; derinleşen gelir adaletsizliğine duyulan hıncın bir yansıması. Limoges belediye binasının yakılması ise göstericilerin kamu otoritesini doğrudan karşısına aldığını kanıtlıyor. Elysee Sarayı güvenlik önlemlerini artırsa bile, alım gücü düşüşüne kalıcı çare üretmedikçe sokaklardaki tansiyonu düşürmesi zor görünüyor.