PİYASA
Otomobil

EGİAD Başkan Vekili: Türkiye elektrikli araç pazarında söz sahibi olmalı

EGİAD Başkan Vekili: Türkiye elektrikli araç pazarında söz sahibi olmalı Fotoğraf: Steven Baltakatei Sandoval · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Ege Genç İş İnsanları Derneği ve Aydem Enerji iş birliğiyle düzenlenen seminerde, elektrikli araç ekosisteminin iş dünyasına etkileri değerlendirildi. Toplantıda Türkiye'nin bu dönüşümde sadece kullanıcı değil aktif bir aktör olması gerektiği vurgulandı.

Öne çıkanlar

  • 2025 yılında küresel çapta satılan her dört yeni otomobilden biri elektrikli oldu.
  • Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin dördüncü büyük elektrikli araç pazarı konumuna geldi.

Haberin Detayı

Ege Genç İş İnsanları Derneği, Aydem Enerji ortaklığıyla İzmir merkezinde elektrikli araç ekosistemi ve yeni iş modellerini ele alan kapsamlı bir seminer gerçekleştirdi. Dernek binasında düzenlenen organizasyonda şarj altyapısı, enerji yönetimi, filo dönüşümü ve yeni yatırım alanları masaya yatırıldı. İş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği buluşmada, sektörler arası iş birliği imkanları detaylı şekilde incelendi.

Fotoğraf: Steven Baltakatei Sandoval · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Yeşil dönüşümün artık çevre hedefi olmaktan çıkıp doğrudan ekonomik rekabetin merkezine yerleştiğini belirten Hacıraifoğlu, elektrikli araçların bu değişimin en somut yüzü olduğunu ifade etti. Bu değişimin yalnızca otomotiv dünyasıyla sınırlı kalmayıp enerji, yazılım, batarya ve şarj altyapısını kapsayan geniş bir ekosistem yarattığını kaydetti.

Küresel pazar verilerini paylaşan Hacıraifoğlu, Uluslararası Enerji Ajansı rakamlarına göre 2025'te dünya genelinde 20 milyonu aşkın elektrikli otomobil satıldığını aktardı. Çin pazarındaki elektrikli araç payının yüzde 55 seviyesine ulaştığını ve küresel üretimin dörtte üçünün bu ülkede gerçekleştiğini belirtti. Türkiye tarafında ise TÜİK verilerine dayanılarak 2026 yılının ilk dokuz ayında trafiğe çıkan otomobillerin yüzde 18,6'sının tamamen elektrikli olduğu bilgisi paylaşıldı.

Türkiye'nin güçlü üretim altyapısıyla önemli fırsatlar yakaladığını söyleyen Hacıraifoğlu, asıl hedefin bu süreçte sadece hızlı bir kullanıcı kalmamak olduğunu dile getirdi. Şirketlerin batarya teknolojileri, enerji depolama ve akıllı şebekeler gibi yeni değer zincirlerinde güçlü pozisyon alması gerektiğinin altı çizildi. Aydem Enerji yetkililerinin de katıldığı oturumlarda şarj çözümleri ve enerji maliyetlerinin işletmeler tarafından nasıl yönetileceği ayrıntılı olarak ele alındı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Otomotiv ve enerji sektörünün kesişim kümesinde yer alan elektrikli araç yatırımları, yerli üreticilerin küresel rekabetteki konumunu doğrudan belirliyor. 2026 yılının ilk dokuz ayında binek otomobil pazarında yüzde 18,6 gibi dikkat çekici bir orana ulaşan elektrikli araçlar, şirketlerin filo stratejilerini baştan aşağı değiştirmesini zorunlu kılıyor. Şarj altyapısı ve yazılım ekosisteminde erken hamle yapan işletmeler maliyet avantajı yakalarken, dönüşümü geriden takip edenler pazar payı kaybı riskiyle karşı karşıya kalacak.

Kaynak: Başkent Postası Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Teknoloji
• Vietnam.vn
Wuling Macaron Elektrikli Mini Otomobil Vietnam Pazarına Girdi
Fotoğraf: Vietnam.vn

Çinli üreticinin yeni elektrikli mini aracı Wuling Macaron, iki farklı menzil seçeneği ve 279 milyon VND'den başlayan fiyatlarla Vietnam'da satışa çıktı. Araç, kentsel mini elektrikli otomobil segmentinde yerli rakibi VinFast modelleriyle doğrudan rekabete giriyor. Gelişmiş donanım ve DC hızlı şarj desteği sunan model, önceki nesline kıyasla daha yüksek bir fiyat etiketine sahip.

  • İki farklı batarya paketiyle 205 km ve 300 km sürüş menzili sunuluyor.
  • Giriş fiyatı 279 milyon VND iken üst paket 339 milyon VND seviyesinde.
  • 35 dakikada yüzde 30'dan 80'e hızlı DC şarj desteği sağlıyor.

Çin merkezli otomotiv markası Wuling, mini elektrikli araç pazarındaki varlığını yenilenen Macaron modeliyle Vietnam'a taşıdı. Geçmişte Hongguang Mini EV adıyla satılan modelin yerini alan araç, hem isim değişikliği hem de güncellenen teknik altyapısıyla vitrine çıktı. İki farklı donanım paketiyle kullanıcıların beğenisine sunulan otomobil, sırasıyla 279 milyon ve 339 milyon VND perakende fiyatıyla alıcı bekliyor.

Gövde yapısında 3 kapılı hatchback mimarisine geçen Wuling Macaron; 3.260 mm uzunluk, 1.510 mm genişlik, 1.580 mm yükseklik ve 2.190 mm aks mesafesi değerleriyle tasarlandı. Genç kitleyi hedefleyen yuvarlak hatlı dış gövde, beş farklı renk seçeneğiyle destekleniyor. Üst donanım paketinde LED aydınlatmalar ve kabin içi 8 inçlik multimedya ekranı standart olarak yer alıyor.

Mekanik tarafta 40 beygir güç ve 85 Nm tork üreten bir elektrik motoru barındıran mini araç, en fazla 100 km/s hıza ulaşabiliyor. Giriş seviyesindeki model 16,2 kWh kapasiteli LFP batarya ile 205 km menzil sağlarken, üst paketteki 25,1 kWh batarya tek şarjla 300 km yol vadediyor. Otomobilin bataryası, 19,4 kW DC hızlı şarj istasyonlarında yaklaşık 35 dakikada yüzde 30'dan yüzde 80 doluluğa erişebiliyor.

Güvenlik tarafında elektronik denge kontrolü (ESC), yokuş kalkış desteği, ABS, arka park sensörleri ve geri görüş kamerası gibi donanımlar sunuluyor. Buna karşın Wuling, Vietnam pazarında 285-296 milyon VND aralığında satılan ve dokuz ayda 42 binden fazla teslimata ulaşan VinFast VF 3 karşısında zorlu bir fiyat ve altyapı rekabetiyle yüzleşecek.

AI YORUMU

Wuling Macaron, 300 km menzilli paketi için belirlediği 339 milyon VND etiketle yerli rakibi VinFast VF 3'ün üzerine çıkarak riskli bir fiyatlandırma stratejisi benimsiyor. Vietnam pazarında şarj ağı altyapısının VinFast tekelinde bulunması, yabancı üreticilerin servis ve dolum maliyetlerini doğrudan olumsuz etkiliyor. Satış rakamlarında 40 bin barajını hızla aşan VF 3 ve teşviklerle 100 milyon VND seviyesine inen VF 2 gibi alternatifler varken Çinli modelin filo ya da son kullanıcı pazarında kalıcı bir pay kapması oldukça güç görünüyor.

Kaynak: Vietnam.vn Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Cumhuriyet
Eylül Ayında Elektrikli Araç Şarj Tüketimi Yüzde 14,6 Geriledi
Fotoğraf: Cumhuriyet

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre Türkiye genelinde elektrikli araç şarj hizmeti tüketimi eylül ayında 83 bin 253 megavatsaate düştü. Toplam şarj işlemi sayısı ise 3 milyon 152 bin 733 olarak kayıtlara geçti.

  • Eylül ayında toplam şarj işlemi sayısı 3 milyon 152 bin 733 oldu.
  • Şarj hizmeti piyasasındaki elektrik tüketimi 83 bin 253 megavatsaate indi.
  • Toplam şarj noktası sayısı ülke genelinde 48 bin 971 seviyesine çıktı.

Türkiye'deki elektrikli araç ekosisteminin eylül ayı performansına ilişkin detaylar netleşti. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından paylaşılan aylık rapor, şarj hizmeti piyasasındaki hareketliliğin önceki aya kıyasla yavaşladığını ortaya koydu.

Yaz döneminin son ayında kaydedilen istatistiklere göre, ağustos ayında 97 bin 469 megavatsaat olan toplam elektrik tüketimi eylül ayında yüzde 14,6 oranında bir azalışla 83 bin 253 megavatsaate geriledi. Benzer şekilde, toplam şarj işlem adedi de ağustostaki 3 milyon 527 bin 70 seviyesinden eylülde 3 milyon 152 bin 733 adet seviyesine indi.

Tüketilen elektriğin altyapı türlerine göre dağılımı incelendiğinde, hızlı şarj olarak bilinen DC noktalarının ağırlığı net bir şekilde görüldü. Toplam tüketimin 68 bin 637 megavatsaatlik kısmı DC istasyonlarında gerçekleşirken, alternatif akımlı AC noktalarından 14 bin 617 megavatsaat enerji çekildi.

Altyapıdaki genişleme hızı ise eylül ayında da kesintisiz sürdü. Ülke genelindeki toplam soket sayısı 48 bin 971'e ulaşırken, tescilli elektrikli otomobil ve araç sayısı da 491 bin 492 rakamını gördü. Öte yandan, tüketilen enerjinin önemli bir bölümünün Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti belgeli yeşil şarj istasyonlarından sağlanması çevreci ulaşım açısından öne çıkan bir detay oldu.

İllere ve işletmecilere göre yapılan dağılımda İstanbul tüketim rekorunu elinde tutarken, ağlarda Trugo liderliğini korudu. Saatlik bazda ise en yoğun elektrik çekimi akşamüstü saatlerinde yaşandı.

AI YORUMU

Eylül ayındaki tüketim düşüşü, yaz tatili sezonunun sona ermesiyle birlikte seyahat alışkanlıklarındaki olağan yavaşlamayı yansıtıyor. Ancak 491 bin sınırını aşan toplam araç parkı ve 48 binin üzerindeki soket sayısı, aylık dalgalanmalara rağmen altyapının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki aylarda özellikle kış dönemi yaklaşırken tüketim eğilimlerinin nasıl şekilleneceği, şarj ağı yatırımlarının karlılığı açısından belirleyici olacak.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Teknoloji
• DonanımHaber
Çin'de benzinli araç satışları hızla gerilerken elektrikli modeller pazarın hakimi oldu
Fotoğraf: DonanımHaber

Çin otomotiv pazarında içten yanmalı motora sahip araçların payı kısa sürede yüzde 33 seviyesine kadar geriledi. Eylül ayı istatistiklerine göre tamamen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modellerin toplam satışlardaki payı yüzde 67'ye ulaştı. Bu büyük dönüşüm, ülkenin petrol tüketiminde milyarlarca dolarlık tasarruf sağlamasına zemin hazırlıyor.

  • Benzinli araçların satış payı beş yıl içinde yüzde 90'dan yüzde 33'e düştü.
  • Tamamen elektrikli ve hibrit araçların toplam pazar payı Eylül ayında yüzde 67 oldu.
  • Trafikteki elektrikli araçlar yılda 305 milyon varil petrol tüketimini engelliyor.

Uzak Doğu'nun dev ekonomisinde ulaşım sektörü köklü bir değişim sürecinden geçiyor. Geleneksel yakıtla çalışan otomobillerin pazar payı kısa sayılabilecek bir zaman diliminde ciddi bir düşüş yaşayarak üçte bir oranına kadar geriledi. Eylül dönemi verileri, alternatif enerji kaynaklarıyla hareket eden taşıtların pazarın ezici çoğunluğunu ele geçirdiğini açıkça ortaya koyuyor.

Gerçekleştirilen son istatistiklere göre pazarın yaklaşık yarısını tamamen akülü araçlar doldururken, geri kalan önemli bir kısım ise şarj edilebilir hibrit alternatiflerden oluşuyor. İki kategorinin toplamı pazarın üçte ikisinden fazlasını kapsayacak büyüklüğe erişti. Bu durum, motor teknolojilerinde tercihin kalıcı biçimde yön değiştirdiğini ve yeni nesil taşıtların ana akım haline geldiğini kanıtlıyor.

Söz konusu teknolojik evrilme, ülkenin enerji ithalatı dengelerini ve dışa bağımlılığını doğrudan etkiliyor. Araştırma kuruluşlarının paylaştığı rakamlara göre trafikte aktif olarak yer alan milyonlarca elektrikli taşıt, devasa miktarda ham petrol ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Brent petrolün mevcut seviyeleri baz alındığında bu durum milyarlarca dolarlık finansal kaynağın ülke içinde kalmasını sağlıyor.

Günlük ve aylık ölçekte hesaplanan tasarruf rakamları, çevreci ulaşım hamlelerinin ekonomik boyutunu gözler önüne seriyor. Sadece günlük bazda devasa varil tasarrufu sağlanırken, bu durum enerji lojistiğindeki maliyetleri de aşağı çekiyor. Tanker kiralama bedelleri ve nakliye masrafları düşünüldüğünde sağlanan ekonomik avantajın boyutu daha net anlaşılıyor.

Bununla birlikte, akaryakıt talebinin azalması elektrik enerjisine duyulan gereksinimi artırıyor. Bahsi geçen araç filosunu beslemek için ciddi oranlarda enerji üretilmesi gerekiyor. Buna karşın, temiz enerji yatırımları ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen yüksek üretim oranları, ülkenin bu yükü dengelemesini ve toplam üretimin kayda değer bir kısmını yeşil enerjiden karşılamasını sağlıyor.

AI YORUMU

Otomotiv endüstrisindeki bu hızlı dönüşüm, sadece Çin iç pazarını dönüştürmekle kalmıyor; küresel petrol ve enerji piyasalarının dengelerini de kökten sarsmaya aday görünüyor. Geleneksel üreticilerin bu hıza ayak uyduramaması durumunda küresel rekabette zemin kaybetmesi kaçınılmaz hale gelecektir. Diğer ülkelerin de benzer dönüşüm süreçlerini hızlandırması, önümüzdeki yıllarda petrol talebi projeksiyonlarının yeniden yazılmasına yol açacaktır.

Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

Donanım
• DonanımHaber
Türkiye'deki elektrikli araçların yıllık petrol tasarrufu
Fotoğraf: DonanımHaber

Enerji çalışmaları yürüten Ember'in verilerine göre, Türkiye yollarındaki 509 bin elektrikli araç her yıl yaklaşık 2,87 milyon varil petrol tüketiminin önüne geçiyor. Araç sayısının gelecekte artmasıyla birlikte bu tasarruf oranının önemli ölçüde yükselmesi öngörülüyor. Güncel projeksiyonlar, 2040 yılında bu sayının 10 milyona ulaşabileceğini gösteriyor.

  • Türkiye genelinde yollardaki toplam elektrikli araç sayısı 509 bine ulaştı.
  • Mevcut filo yılda 2,87 milyon varil petrol tüketimini engelliyor.
  • EPDK verilerine göre 2040 yılında elektrikli araç sayısının 10 milyona çıkması bekleniyor.

Son yıllarda otomotiv pazarında hane halkı ve ticari kullanımda payını artıran elektrikli taşıtlar, enerji ithalatı ve fosil yakıt tüketimi dengesinde kayda değer bir rol oynamaya başladı. Enerji sektörü odaklı araştırmalar gerçekleştiren Ember tarafından paylaşılan güncel istatistikler, bu dönüşümün yarattığı somut neticeleri gözler önüne seriyor. Buna göre, ülke genelinde sayıları 509 bini bulan çevreci otomobiller ve hibrit modeller akaryakıt bağımlılığını aşağı çekiyor.

Yapılan hesaplamalara dayanarak, mevcut filonun günlük bazda yaklaşık 8 bin varil akaryakıt tasarrufu sağladığı tespit edildi. Yılın ilk sekiz ayındaki veriler ve Brent petrolün varil başına 100 dolar olduğu varsayımı üzerinden yapılan değerlendirmeler, bu durumun ekonomik boyutunu da ortaya koyuyor. Aylık ortalama 236 bin varil tüketimin önüne geçilirken, yıllık toplam tasarruf hacmi ise 2,87 milyon varil seviyesinde hesaplanıyor.

Filo büyüklüğünün gelecekteki olası senaryoları da raporun dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu projeksiyonlarına paralel olarak araç adetlerinin 10 milyon seviyesine tırmanması durumunda, yıllık tasarrufun 56,38 milyon varile çıkabileceği hesaplanıyor. Bu rakam, ülkenin toplam benzin ve motorin tüketiminin kayda değer bir kısmının artık yakıt depolarına girmeyeceği anlamına geliyor.

Çevreci otomobillerin akaryakıt tüketimini azaltmasındaki başarı, beraberinde yeni bir elektrik enerjisi talebini de getiriyor. Mevcut filonun günlük tüketiminin 3,42 GWh olduğu ve bunun yıllık bazda 1,25 TWh seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Ülkenin yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiği üretim miktarı göz önüne alındığında, şarj altyapısının elektrik üretim potansiyeliyle uyumlu şekilde büyümesi önem arz ediyor.

Uluslararası kıyaslamalarda ise Türkiye'nin tamamen elektrikli otomobil pazar payı açısından bazı ülkeleri geride bıraktığı görülüyor. Avustralya pazarındaki oranlar geçilirken, Birleşik Krallık, Almanya, Fransa ve Çin gibi büyük pazarların gerisinde kalındığı dikkat çekiyor. Pazarın gelişim hızı, önümüzdeki yıllarda bu oranların yukarı yönlü ivme kazanacağına işaret ediyor.

AI YORUMU

Ulaşımda elektrifikasyon sürecinin sadece çevresel değil, doğrudan makroekonomik ve stratejik bir enerji güvenliği meselesi olduğu net bir şekilde görülüyor. Fosil yakıt ithalat faturasını hafifleten bu dönüşümün, yerli enerji üretim kapasitesi ve şebeke altyapısıyla dengeli biçimde planlanması şarttır. Aksi takdirde, artan elektrik talebi yeni dışa bağımlılık alanları yaratabilir.

Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…