İçeriğe geç
PİYASA
Dünya

Raam Partisi, Başbakanlık İçin Eisenkot'u Öneriyor

Raam Partisi, Başbakanlık İçin Eisenkot'u Öneriyor

Özet

Raam Partisi, Cumhurbaşkanı Herzog'a başbakanlık için Gadi Eisenkot'un ismini sunacak. Partinin bu hamlesi, 120 sandalyeli mecliste hükümet kurma eşik sayısına ulaşamayan blokların arasındaki dengeyi değiştiriyor.

Öne çıkanlar

  • Raam, yarınki görüşmede Eisenkot'u tavsiye edecek
  • Eisenkot bloğu 48, Netanyahu bloğu 53 vekilde
  • Hükümet için gereken 61 vekil sınırına kimse ulaşamadı

Haberin Detayı

İsrail'de siyasi karmaşanın derinleştiği günlerde, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Raam Partisi kritik bir hamle yaptı. Parti yetkilileri, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile yarın yapılacak istişare toplantısında, Gadi Eisenkot'un başbakanlık görevi için önerileceğini resmen duyurdu. Bu karar, meclisteki sandalye dağılımındaki belirsizliği ortadan kaldırmak yerine, koalisyon aritmetiğini daha da karmaşık bir hale getirdi.

27 Ekim'de gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından siyasi tablo netlik kazanmadı. Sonuçlara göre, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğu 53 milletvekili kazanırken, Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot'un başını çektiği muhalefet kanadı 48 milletvekili elde etti. Her iki taraf da 120 sandalyeli İsrail Meclisi'nde hükümet kurmak için zorunlu olan 61 milletvekili çoğunluğuna ulaşamadı. Bu durum, dengeyi gözetleyecek partilerin elini güçlendirdi.

Raam Partisi'nin lideri Mansur Abbas, Mart 2021 seçimlerinden bu yana İsrail siyasetinde kritik bir rol üstleniyor. Daha önce Bennett-Lapid Değişim Hükümeti'nin kurulmasında belirleyici olan parti, 4 milletvekiliyle koalisyona katılarak ülke tarihinde bu yapıya dahil olan ilk Arap partisi unvanını almıştı. Şu anki süreçte de 8 milletvekiliyle sandalye dağılımındaki en önemli denge unsuru konumunda bulunuyor.

Haaretz gazetesinin aktardığı bilgilere göre, Eisenkot'un olası bir hükümet kurma sürecinde 48 milletvekilinin desteğini alması bekleniyor. Buna karşın Netanyahu'nun 46 milletvekilinin desteğini alacağı öngörülüyor. Diğer yandan Yashar, Birlikte, Demokratlar ve İsrail Evimiz partileri de başbakanlık için Eisenkot'un ismini Herzog'a ileteceklerini açıkladı. Ultra-Ortodoks kesimlerin temsilcisi Birleşik Tevrat Yahudiliği ise henüz tarafını belli etmedi.

Mevcut durumda iki ana blok arasındaki fark yalnızca 5 sandalye civarında seyrediyor. Raam Partisi'nin Eisenkot'u destekleme kararı, muhalefet cephesinde birliğin pekişmesine yol açarken, Netanyahu tarafında henüz açık net bir ittifak oluşmamış görünüyor. Siyasi gözlemciler, önümüzdeki günlerde Ultra-Ortodoks partilerin vereceği kararın da sonuca doğrudan etki edebileceğini belirtiyor. Hükümet krizinin ne zaman çözüleceği ise belirsizliğini koruyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Raam'ın Eisenkot'a desteği, Netanyahu'nun 53 vekille kazanmış olmasına rağmen hükümet kurma şansını ciddi şekilde zora sokuyor. 48 vekilli Eisenkot bloğu, Raam'ın 8 vekiliyle 56'ya yükselerek 61 eşiğine oldukça yaklaşıyor. Bu denge, siyasi pazarlıklarda Raam'ın elini güçlendirirken, Netanyahu'nun koalisyon ortağı arayışlarını hızlandırabilir. Eğer Ultra-Ortodoks partiler de Eisenkot tarafına geçerse, 120 sandalyeli mecliste çoğunluk tek hamlede sağlanabilir; aksi halde İsrail yeniden seçim masasına dönmek zorunda kalabilir.

AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    Arap partileri İsrail meclisinde 19 sandalye kazanarak rekor kırdı

    İsrail'de yapılan genel seçimlerin ardından oyların yüzde 93'ü sayılırken Filistinlileri temsil eden Arap partileri 19 sandalye kazanarak tarihi bir başarı yakaladı. Seçim sonuçlarına göre ne 53 sandalyeli iktidar bloku ne de 48 sandalyeli muhalefet grubu hükümet kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşamadı.

    • Arap partileri milletvekili sayısını 16'dan 19'a çıkararak meclis rekoru kırdı.
    • Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku oyların yüzde 93'üyle 53 sandalyede kaldı.
    • Hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye iki blok da ulaşamadı.

    İsrail'de gerçekleşen parlamento seçimlerinin ardından sandıkların ezici bir çoğunluğu açıldı ve oy sayımında son aşamaya geçildi. Açılan sandıklardan çıkan ilk verilere göre İsrail vatandaşı Filistinlileri parlamentoda temsil eden siyasi oluşumlar tarihi bir başarı elde etti. Toplam 120 sandalyeli İsrail Meclisinde temsil hakkı kazanan Arap partileri, sandalye sayılarını belirgin şekilde artırmayı başardı. Bu tablo, ülke siyasetinde dengelerin yeniden şekillendiğini ve meclis içi güç dağılımının değiştiğini açıkça ortaya koyuyor.

    Seçim kurulları tarafından yürütülen oy sayım sürecinde yüzde 93 sınırının aşılmasıyla birlikte partilerin meclisteki genel sandalye dağılımı da netleşmeye başladı. Başbakan Binyamin Netanyahu yönetimindeki iktidar bloku, sandıkların büyük bölümü açıldığında 53 sandalye elde ederek yarışı önde sürdürdü. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot önderliğindeki muhalefet bloku ise toplamda 48 milletvekili çıkararak iktidar ittifakını takibini sürdürdü. Her iki ittifakın da aldığı sandalye sayıları, meclis çoğunluğunu sağlamak açısından yetersiz kaldı.

    Siyasi partilerin tekil sandalye dağılımları detaylı biçimde incelendiğinde iktidardaki Likud Partisi ön plana çıkıyor. Binyamin Netanyahu'nun liderlik ettiği Likud Partisi 26 milletvekili çıkararak seçimde birinci parti olma konumunu korumayı başardı. Diğer taraftan eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi ise sandalye dağılımında 21 milletvekili elde ederek meclisin en büyük ikinci siyasi gücü haline geldi. İki ana partinin aldığı bu oylar, seçmenin iki ana kutup arasında bölündüğünü gösteriyor.

    İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden siyasi partiler açısından bu seçim sonuçları tarihi bir dönüm noktasına işaret ediyor. Bir önceki genel seçimlerde mecliste 16 sandalye kazanan Arap temsilciler, bu seçimde sandalye sayılarını 3 adet daha artırmayı başardı. Milletvekili sayısını 19'a yükselten Arap partileri, İsrail parlamentosu tarihinde şu ana kadarki en yüksek temsil seviyesine ulaşmış oldu. Bu artış, meclisteki kritik oylamalarda ve olası koalisyon senaryolarında söz konusu bloğun ağırlığını artırıyor.

    İsrail'deki seçim mevzuatına göre 120 sandalyeli parlamentoda bir hükümetin güvenoyu alabilmesi için en az 61 milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyuluyor. Ancak açıklanan son verilere göre ne 53 sandalyede kalan Netanyahu liderliğindeki iktidar bloku ne de 48 sandalyeye ulaşan Eisenkot öncülüğündeki muhalefet grubu tek başına hükümet kurma imkanına sahip. Bu durum, 61 kişilik çoğunluk eşiğine ulaşabilmek için meclisteki bağımsız veya kilit partilerle pazarlık yapılmasını zorunlu kılıyor.

    Oyların kalan yüzde 7'lik kısmının sayımı devam ederken kesin sonuçların kısa süre içerisinde resmi olarak duyurulması bekleniyor. Sayımın tamamlanmasının ardından parti liderleri koalisyon kurma yetkisini almak üzere resmi temaslarına başlayacak. Mevcut sandalye dağılımı göz önüne alındığında, meclisteki hiçbir bloğun tek başına çoğunluğu sağlayamaması nedeniyle hükümet kurma sürecinin oldukça karmaşık ve uzun süreli bir pazarlık maratonuna sahne olacağı öngörülüyor.

    AI YORUMU

    İsrail meclisindeki 120 sandalyenin hiçbir blok tarafından tek başına kontrol edilememesi, ülkeyi derin bir siyasi kilitlenmeye sürüklüyor. İktidar blokunun 53, muhalefetin ise 48 sandalyede kalması, hükümetin kurulabilmesi için 61 olan kritik eşiğe ulaşmayı neredeyse imkansız hale getiriyor. Bu tablo, seçim sonrası süreçte küçük siyasi grupların ve kilit partilerin pazarlık gücünü aşırı derecede artıracaktır. Önceki dönemdeki 16 sandalyelik varlığını 19 milletvekiline çıkaran Arap partilerinin yakaladığı bu rekor temsil, meclis içi dengeleri ve yasa tasarılarının kaderini doğrudan etkileyecek bir boyuta ulaşmış durumda. Eğer mevcut bloklar uzlaşma zemini bulamazsa, ülkede yeni bir erken seçim senaryosu kaçınılmaz hale gelebilir.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'dan seçim sürecinde İran'a saldırı çıkışı

    İsrail'de seçim sandıkları açılırken Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran'a yönelik operasyon planlarında kararlı olduklarını duyurdu. Katz, askeri yetkililerle siyasi irade arasında görüş ayrılığı olduğu iddialarını reddederek ordu içindeki koordinasyonun tam olduğunu savundu.

    • Savunma Bakanı Katz, İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırı planlarına hazır olduğunu belirtti.
    • Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Netanyahu'yu güvenlik bürokrasisini siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.
    • İsrail basınında ordu komuta kademesi ile Başbakan Netanyahu arasında anlaşmazlık yaşandığı öne sürülmüştü.

    İsrail'de hükümeti ve yeni parlamentoyu belirlemek için yapılan seçimlerin ardından oy sayım işlemleri devam ederken, Savunma Bakanı Yisrael Katz'dan İran'a yönelik sert bir mesaj geldi. Katz, ABD merkezli X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun İran'a yönelik saldırı planlarında ABD ile tam bir ortaklık içinde hareket ettiğini vurguladı. Bakan, ordu birimlerinin bugün yapılan görüşmelere katıldığını ve alınan askeri kararların sahada büyük bir kararlılıkla uygulanacağını ifade etti.

    Bakanın açıklamaları, seçim süreciyle eş zamanlı olarak kamuoyuna yansıyan ordu ile hükümet arasındaki fikir ayrılıklarına dair iddiaları doğrudan hedef aldı. Katz, bu tür spekülasyonların gerçeği yansıtmadığını ve güvenlik bürokrasisi ile siyasi irade arasında bir çatışma bulunmadığını iddia ederek tartışmaları sonlandırmaya çalıştı.

    Partisinin genel merkezinde destekçilerine seslenen Eisenkot, Netanyahu'nun mevcut halk desteğini yitirdiğini ve fiilen geçici bir başbakan statüsünde olduğunu belirtti. Eisenkot'un bu çıkışı, hükümetin seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla ülke güvenliğini bir araç olarak kullanabileceği endişesini tetikledi.

    Eisenkot, konuşmasında ordu komutanlarına seslenerek her türlü siyasi baskı girişimine karşı durmaları gerektiği çağrısında bulundu. Komuta kademesine devletin ve vatandaşların güvenliğini öncelemelerini hatırlatan Eisenkot, Netanyahu'nun kişisel siyasi ihtiyaçları için güvenlik kurumlarını zorlamaması gerektiğini vurguladı. Eski Genelkurmay Başkanı, askeri yetkililerin sadece kamu çıkarlarına hizmet etmesi gerektiğini ifade ederek siyaset ve ordu arasındaki çizginin korunmasının hayati olduğunu ifade etti.

    Savunma Bakanı Yisrael Katz ise Eisenkot'un bu çağrılarını ve hükümetin güvenliği siyasallaştırdığı yönündeki iddialarını gerçek dışı olarak nitelendirdi. Katz, ordu komuta kademesinin siyasi etkilerden bağımsız bir şekilde operasyonel hazırlıklarını sürdürdüğünü ve İran'a karşı belirlenen stratejik rotada bir sapma yaşanmadığını savundu. Seçim sonuçlarının netleşmeye başladığı bu saatlerde, hem askeri hem de siyasi tarafların İran konusundaki açıklamaları ülkenin güvenlik gündemini belirlemeye devam ediyor.

    İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'dan seçim sürecinde İran'a saldırı çıkışı — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    İsrail'deki iktidar mücadelesi, İran'a yönelik askeri stratejilerin seçim kampanyası malzemesi haline gelmesiyle yeni bir boyuta taşındı. Bakan Katz'ın ordu ile tam uyum mesajı, sadece dış tehdide değil, aynı zamanda Netanyahu hükümetinin meşruiyetine yönelik içeriden gelen eleştirilere karşı bir kalkan niteliği taşıyor. Eisenkot gibi eski bir Genelkurmay Başkanı'nın güvenlik bürokrasisine doğrudan müdahale çağrısı yapması, ordu üzerinde siyasi baskının tahmin edilenden çok daha yoğun olduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki günlerde kurulacak hükümetin yapısı, İran'a karşı geliştirilen saldırı planlarının sadece bir söylem olarak mı kalacağını yoksa sahada bir operasyona mı dönüşeceğini belirleyecektir.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    İsrail seçimlerinde sandık başında rekor katılım: Netanyahu için referandum

    İsrail tarihindeki en kritik seçimlerden birinde sandık başına giden seçmenler, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu yönetimini oyluyor. 7 Ekim saldırıları sonrası ilk kez düzenlenen seçimlerde katılım oranı tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, hiçbir bloğun tek başına hükümet kuracak sayıya ulaşamayacağı öngörülüyor.

    • Sandık başında bugüne kadarki en yüksek katılım oranı kaydedildi.
    • Binyamin Netanyahu ile eski askeri şef Gadi Eisenkot arasındaki yarış başa baş gidiyor.
    • Hiçbir siyasi bloğun hükümet kurmak için gereken 61 koltuk sayısına ulaşması beklenmiyor.

    İsrail halkı, 7 Ekim tarihinde gerçekleşen Hamas liderliğindeki saldırılar ve ardından başlayan savaş sürecinin gölgesinde sandık başına gitti. Seçimler, ülkenin yakın siyasi tarihindeki en büyük kırılma noktalarından biri olarak kabul edilirken, süreç büyük oranda Binyamin Netanyahu'nun görevde kalıp kalmayacağına dair bir referandum niteliği taşıyor. Gün boyu süren oy verme işlemlerinde, ülke tarihinin en yüksek katılım oranlarına ulaşıldığı rapor edildi.

    Kamuoyu yoklamaları, 1996 yılından bu yana aktif siyasetin merkezinde yer alan Netanyahu ile Gadi Eisenkot arasında kıyasıya bir rekabet olduğunu gösteriyor. Başbakanlık koltuğu için yarışan bu iki isim ve bağlı oldukları bloklar, hükümet kurmak için gerekli olan 61 sandalye sınırını geçmekte zorlanıyor. Bu durum, seçim sonrası haftalar hatta aylar sürebilecek zorlu koalisyon görüşmelerinin kapısını aralıyor.

    Seçim kampanyası boyunca güvenlik politikaları ve demokrasi tartışmaları öne çıktı. Muhalefet kanadı, 1.200 kişinin yaşamını yitirdiği ve 251 kişinin rehin alındığı 7 Ekim saldırılarını bir güvenlik başarısızlığı olarak nitelendirerek Netanyahu'yu sert şekilde eleştirdi. Başbakan ise kendisini 'Sayın Güvenlik' olarak konumlandırarak, Orta Doğu'daki stratejik hamlelerini ve ABD Başkanı Donald Trump ile olan ilişkilerini seçmenlere hatırlatmaya devam etti.

    Netanyahu'nun seçim gününde Arap seçmenlerin yoğun katılımını 'acil durum' olarak tanımlayıp destekçilerini oy kullanmaya çağırması, sandık başında tansiyonu yükseltti. Likud partisi, oy verme süresinin uzatılması yönünde talepte bulunurken, Gadi Eisenkot'un ekibi bu adımı seçim güvenliğini zayıflatma girişimi olarak niteleyerek eleştirdi. Ülke genelinde bazı sandıklarda usulsüzlük şikayetleri yaşanmış olsa da, Merkezi Seçim Komitesi sistematik bir müdahale kanıtı olmadığını açıkladı.

    Yeni kurulan Yashar Partisi lideri Eisenkot'un öncülük ettiği 'değişim bloku', farklı ideolojik görüşlere sahip ancak Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırma ortak paydasında birleşen partilerden oluşuyor. Eski Başbakan Naftali Bennett, Avigdor Lieberman ve Yair Golan gibi isimlerin yer aldığı bu grup, Netanyahu'nun mevcut aşırı sağcı koalisyonuna ciddi bir alternatif oluşturmayı hedefliyor. Seçim sonuçları, İsrail'in gelecekteki güvenlik ve yargı reformu politikalarının nasıl şekilleneceğini belirleyecek.

    Netanyahu ise, yolsuzluk suçlamalarıyla süren davasına ve yargı sistemini değiştirmeyi hedefleyen tartışmalı planlarına rağmen, radikal sağcı ve ultra-Ortodoks partilerle ittifakını korumaya odaklanıyor. Özellikle ultra-Ortodoks Yahudi erkeklerin askerlik hizmetine alınması konusu, hükümetin Supreme Court kararlarını uygulamaması nedeniyle seçimin en kutuplaştırıcı başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Seçimlerin ardından İsrail'i bekleyen tablo, ülkenin siyasi yapısını uzun vadede kökten değiştirebilir.

    AI YORUMU

    İsrail siyaseti, 7 Ekim sonrası oluşan güvenlik zafiyeti algısı ve yargı reformu tartışmalarıyla kendi içinde bir tıkanma noktasına gelmiş durumda. Mevcut seçimlerde görülen yüksek katılım oranı, halkın mevcut yönetim biçimine karşı duyduğu tepkinin veya arayışın sandığa yansımasıdır. Hiçbir bloğun 61 sandalye hedefine ulaşamaması, ülkenin koalisyon pazarlıklarına mahkum kalacağını gösteriyor. Netanyahu'nun 'Mr. Security' retoriği ile muhalefetin 'demokrasi ve güvenlik başarısızlığı' vurgusu arasındaki fark, seçmenin güvenlik ile hukuk devleti ilkeleri arasında bir tercih yapmaya zorlandığını kanıtlıyor.

    Haberin tam sayfası →

    Dünya
    İsrail genel seçimleri: 120 sandalyeli meclis için yeni dönem başlıyor

    İsrail'de Gazze ve Lübnan'daki çatışmaların ardından gerçekleştirilecek genel seçimlerde 120 milletvekili belirleniyor. Yaklaşık 7,3 milyon seçmen, 12 bin 18 seçim istasyonunda kurulan 18 bin sandıkta oy kullanarak hükümetin geleceğini ve koalisyon yapısını tayin edecek.

    • 7,3 milyon seçmen, 120 üyeli parlamentoyu belirlemek için 18 bin sandıkta oy kullanıyor.
    • Seçim organizasyonu için 690 milyon şekel bütçe ayrıldı ve 100 bin personel görevlendirildi.
    • Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı blok ile Gadi Eisenkot'un muhalefet bloğu arasında yarış yaşanıyor.

    İsrail, Gazze Şeridi'ndeki büyük yıkım, Lübnan'ın güneyindeki işgal süreçleri ve İran'a karşı yürütülen askeri operasyonların gölgesinde sandık başına gidiyor. Ülke meclisinin 26. dönemi için yapılacak bu seçimler, sadece yeni milletvekillerini değil, aynı zamanda kurulacak hükümetin kimler tarafından oluşturulacağını da belirleyecek. İsrail Merkez Seçim Komitesi tarafından açıklanan resmi verilere göre, 7,3 milyon seçmenin oy kullanma hakkı bulunuyor.

    Seçim süreci için ülke genelinde 12 bin 18 ayrı noktada toplam 18 bin sandık kurulması kararlaştırıldı. Organizasyonun güvenliğini ve işleyişini sağlamak amacıyla 100 bin personel görev yaparken, istasyonlara güvenliği artırmak için 15 bin kamera yerleştirildi. Bu yoğun operasyonel süreç için ayrılan toplam bütçe ise 690 milyon şekel, yani yaklaşık 220 milyon dolar olarak belirlendi.

    Nispi temsil sisteminin uygulandığı ülkede, seçmenler doğrudan adaylara değil, siyasi partilere veya listelere oy veriyor. Toplam 37 farklı listenin yarışacağı seçimde, yüzde 3,25 olan seçim barajını geçemeyen partilerin oyları sandalye dağılımına dahil edilmiyor. İsrail vatandaşı olan 1,2 milyon Filistinli, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 21'ini oluşturmasına rağmen siyasi temsilde zorlu bir dengeyi temsil ediyor.

    Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan 750 binin üzerindeki İsrailli yerleşimci oy kullanabilirken, aynı bölgelerde yaşayan milyonlarca Filistinli vatandaşlık hakları olmadığı için seçim süreçlerinin dışında tutuluyor. Yurt dışında bulunan İsrail vatandaşları için ise sadece görevli diplomatlar haricinde sandık imkanı sağlanmıyor; oy kullanmak isteyenlerin bizzat İsrail'e gelmesi gerekiyor. Suriye ve Lübnan cephelerinde görev yapan askerlerin oy verme işlemi ise 20 Ekim itibarıyla başlatıldı.

    Kamuoyu araştırmaları, seçimin Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderlik ettiği aşırı sağcı koalisyon ile Gadi Eisenkot'un başını çektiği Siyonist muhalefet bloğu arasında düğümleneceğini gösteriyor. Netanyahu, aralıklarla 19 yıl süren başbakanlık kariyerini devam ettirmek isterken, muhalefet cephesi ise Eisenkot'un liderliğinde bir değişim hedefliyor. Anketlerin büyük çoğunluğu, hiçbir tarafın mecliste tek başına çoğunluğu sağlayamayacağına işaret ediyor.

    Son dönemde Benny Gantz liderliğindeki Mavi-Beyaz Partisi'nin çekilmesi ve Ahi Partisi'nin yarıştan ayrılması, siyasi dengeleri etkileyen diğer gelişmeler arasında öne çıkıyor. Netanyahu'nun, ultra-Ortodoks partilere bazı vaatlerde bulunarak desteğini konsolide etmeye çalıştığı gözlemleniyor. Seçim sonuçları, İsrail'in önümüzdeki dört yıl boyunca izleyeceği güvenlik ve dış politika stratejileri üzerinde belirleyici rol oynayacak.

    AI YORUMU

    Seçim sonuçları, İsrail'in savaş sonrası rotasını belirleyecek olmasının yanı sıra koalisyon pazarlıklarının nasıl şekilleneceğini de doğrudan etkileyecek. Anketlerin hiçbir bloğun çoğunluğa ulaşamayacağını öngörmesi, seçimden sonra uzun süren ve belirsizlikle dolu bir hükümet kurma sürecinin bizi beklediğini gösteriyor. Özellikle 37 farklı listenin yarıştığı bir ortamda, barajı geçen küçük partilerin koalisyon kurma aşamasındaki kilit rolü, siyasi istikrarı zorlayacaktır. Bu tablo, seçmenin sadece bir partiyi değil, aynı zamanda kurulacak hükümetin ideolojik sınırlarını da belirleyeceği bir sürece işaret ediyor.

    Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler