Ukrayna'nın güneyindeki Kamyshuvakha köyüne yönelik saldırıda en az 40 kişi hayatını kaybetti. Rus uçaklarından atılan dokuz kaydırmalı bomba, yardım dağıtımı yapan bir merkezi ve mahzeni hedef aldı. Enkaz altında 30'tan fazla kişinin kurtarılması için üçüncü günde de arama kurtarma çalışmaları sürüyor.
Öne çıkanlar
Enkaz altında 30'tan fazla kişinin bulunması bekleniyor
3.000 kilogram ağırlığında dokuz kaydırmalı bomba kullanıldı
Polis telsiz kaydı ikinci saldırıyı önceden duyuruyor
Haberin Detayı
Ukrayna Ulusal Polisi, Zaporijya bölgesindeki Kamyshuvakha köyüne yönelik saldırının kritik anlarını gösteren bir vücut kamerası kaydı yayımladı. Görüntüler, ilk bombalamanın ardından köy sakinlerinin yerin en az iki kat altına inen bir mahzene sığınma anlarını net şekilde yansıtıyor. Polis yetkilisi, telsizden gelen uyarı üzerine 'Hemen sığınağa gidin' diye bağırdığı an kameralara yansıdı.
Yetkililer, Rus ordusunun 3.000 kilogram ağırlığındaki dokuz ayrı kaydırmalı bombayı hedef bölgeye indirdiğini açıkladı. Bu bombalardan ilki, yerel bir okulda kurulan insani yardım dağıtım merkezini vurdu. İkinci dalga saldırı ise enkaz bölgesine koşan kurtarma ekipleri ve mahzende bekleyen sivilleri hedef alarak yıkımı daha da büyüttü.
Dünya liderleri arasında bu saldırıya verilen tepkinin yetersiz kaldığını belirten Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, olayı 'ciddi bir savaş suçu' olarak niteledi. Zelenski, arama kurtarma operasyonunun üçüncü gününe girildiğini ve enkaz altındaki 30'tan fazla kişiye ulaşmanın zaman alıcı olduğunu ifade etti. BBC Verify ekibi, paylaşılan görüntülerin saldırının gerçekleştiği konumla birebir örtüştüğünü bağımsız olarak doğruladı.
Sivil savunma servisleri, saldırının ardından yerin derinliklerinde oluşan dev çukurların fotoğraflarını ve videolarını kamuoyuyla paylaştı. Bölgedeki altyapı tamamen tahrip olurken, çevre köylerdeki sakinler de güvenlik endişesiyle evlerini terk etmek zorunda kaldı. Kurtarma ekipleri, zeminin kırılgan olması nedeniyle işlemleri son derece dikkatli bir şekilde sürdürüyor.
Bu saldırı, 10-11 Kasım tarihlerinde Abu Dabi'de yapılması planlanan üçlü barış görüşmeleri öncesinde geldi. Zelenski, ABD'li elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner ile yarım saatlik bir görüşme yaptığını ve savaş sonrası yeniden inşa sürecini masaya yatırdıklarını duyurdu. Analistler, Moskova'nın görüşmelerin askıya alındığı dönemde saldırı sıklığını artırmasının, müzakerelerdeki pozisyonunu güçlendirme stratejisi olduğunu öne sürüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Sivil yardım noktalarının hedef alınması, uluslararası hukukun temel ilkelerinin fiilen çöktüğünü gösteren somut bir kanıt niteliğinde. 3.000 kilogramlık bombaların kullanılması, Rus ordusunun sivil kayıpları önemsediğini değil, caydırıcılık amacıyla yıkımı maksimize ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, Avrupa'daki enerji ve gıda tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırarak enflasyonist etkileri tetikleyebilir. Eğer Abu Dabi görüşmelerinde somut bir ateşkes maddesi çıkmazsa, bu tür 'çifte darbe' saldırılarının sıklığının artması kaçınılmaz görünüyor.
Suudi rejimi destekli savaş uçakları Yemen'in Taiz kentinde sivillerin barındığı okulları ve yerleşim bölgelerini hedef aldı. Saldırılarda kadın ve çocuklar yaşamını yitirirken, insan hakları kurumları yaşananları savaş suçu olarak nitelendirdi.
Ceyl el-Cedid Okulu son 24 saat içinde iki kez hava saldırısına uğradı.
El-Maafir ilçesindeki saldırılarda dört kişi ağır yaralandı, bir sivil hayatını kaybetti.
Taiz'deki insan hakları ofisi saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.
Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde askeri hareketlilik sürerken, Suudi rejimi destekli güçlerle Sanaa hükümetine bağlı birlikler arasında çatışmalar yaşanıyor. Bölgedeki cephe hatlarında altı saatten uzun süren çatışmaların yanı sıra sivil yerleşimler de ağır bombardıman altında kalıyor. Suudi savaş uçakları ve topçu birlikleri, sivillerin sığındığı noktaları ve stratejik geçiş yollarını doğrudan hedef alıyor.
Saldırıların ana hedefi olan Ceyl el-Cedid Okulu, Ensarullah kontrolündeki bölgelerden kaçarak Taiz'e sığınan sivillere barınak sağlıyordu. Okul binası iki ayrı hava saldırısıyla vurulurken, eğitim faaliyetleri tamamen durdu ve binanın bir kısmı yıkıldı. Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, okulda öğrencilerin bulunduğu sırada yapılan bombardımanın kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini bildirdi.
Bölgedeki insan hakları otoriteleri tarafından paylaşılan son verilere göre, El-Maafir ve Taizziye ilçelerinde sivil kayıplar artıyor. Neşme bölgesinde düzenlenen dört hava saldırısında bir sivil hayatını kaybederken, üçü çocuk ve biri kadın olmak üzere dört kişi ağır yaralandı. Hudran bölgesine yönelen topçu ateşi ise iki kadının ölümüne ve dört kişinin yaralanmasına yol açtı.
Şemayiteyn ve Misrah ilçeleri de hava operasyonlarından nasibini alırken, Câre bölgesindeki çiftliklerde bulunan çok sayıda hayvan telef oldu. Saada kentinin doğu kesimine de füze saldırısı düzenlendiği bildirildi. Taiz'deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi, sivil kurumların ve çocukların hedef alınmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu vurgulayarak Birleşmiş Milletler'i ve uluslararası örgütleri göreve çağırdı.
AI YORUMU
Sivil altyapının ve okulların doğrudan hedef alınması, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ve çatışma hukukunun tamamen devre dışı bırakıldığını gösteriyor. Son 24 saat içinde aynı okulun iki kez vurulması, can kayıplarının artmasına ve temel insan haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlıyor. Uluslararası kurumların sessiz kalması durumunda, sivil halk üzerindeki baskı daha da katlanacak ve bölgedeki yerinden edilme dalgası büyüyecektir.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Washington yönetiminin ülkesini Moskova karşısında teslim olmaya zorladığını savundu. Taraflar arasındaki gerilim, ekonomik teşvikler ve cephe hattındaki hamleler nedeniyle tırmanıyor.
Volodimir Zelenski, ABD'nin Kiev'i Moskova karşısında teslim olmaya zorladığını belirtti.
ABD'nin Rusya'dan dizel yakıt alacağını açıklaması Batı yaptırımları konusunda endişe yarattı.
Putin'in önerdiği APEC zirvesi kapsamında üçlü toplantı yapılması ihtimali tartışılıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Washington'un izlediği adımların ülkesini Rusya karşısında geri adım atmaya zorladığını ifade ederek eleştirilerini sertleştirdi. İki müttefik ülke arasındaki diplomatik hat, liderlerin karşılıklı açıklamalarıyla yeni bir gerilim sarmalına girdi. Kiev yönetimi, ABD'nin savaşı hızla bitirme arzusunun kendi ulusal çıkarlarını tehlikeye attığından endişe duyuyor.
Gerilimin arka planında Washington'un Moskova'ya yönelik ekonomik teşvik politikaları ve cephedeki stratejik talepleri yer alıyor. ABD'nin Rusya'dan dizel yakıt temin edeceğini duyurması ve Kiev'den Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları askıya almasını istemesi Ukrayna'da rahatsızlık yarattı. Ukrayna tarafı, bu hamlelerin Moskova'nın savaş finansmanını kolaylaştıracağını ve Batı yaptırımlarının etkisini yitirmesine yol açacağını savunuyor.
Washington'daki karar alıcılar ise müzakere masasını açık tutmak ve çatışmaları dondurmak adına ekonomik dengeleri gözetmeye çalışıyor. Buna karşın Kiev, güvenlik garantileri içermeyen ve toprak bütünlüğünü riske atan herhangi bir uzlaşma girişimine karşı çıkıyor. Taraflar arasındaki bu vizyon farkı, barış tanımının ve izlenecek yol haritasının taban tabana zıt olduğunu gösteriyor.
Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in kasım ayında düzenlenecek APEC zirvesi kapsamında üçlü bir görüşme yapılması yönündeki önerisi diplomatik kulislerde hareketliliğe neden oldu. Ukrayna'nın dışarıda bırakıldığı bu olası zirve senaryosu, savaşın geleceğinin Moskova'nın koşullarına göre şekillendirilebileceği kaygısını artırıyor. ABD yönetimi hem müzakereleri sürdürme hem de müttefikinin tepkilerini dengeleme konusunda zorlu bir ikilemle karşı karşıya bulunuyor.
AI YORUMU
Diplomatik arenada beliren bu yeni kırılma, Washington ile Kiev arasındaki güvenlik önceliklerinin ne kadar farklılaştığını açıkça ortaya koyuyor. ABD yönetimi ekonomik hamlelerle masayı ayakta tutmaya çalışırken, Kiev yönetimi için bu yaklaşım doğrudan varoluşsal bir tehdit anlamı taşıyor. Eğer ekonomik teşvikler somut güvenlik garantilerine bağlanmazsa, yaptırım rejiminin bütünüyle işlevsiz kalması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.
ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Oslo'da Zelenski ile yapılan görüşmelerin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geliyor. Washington ile Kiev arasında son dönemde gerilen ilişkilerin ve güvenlik garantilerinin ele alınması bekleniyor.
ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Oslo temaslarının ardından Putin ile görüşecek.
Oslo'daki toplantıda Ukrayna'nın sunduğu yeni fikirler ve güvenlik garantileri ele alındı.
Ukrayna ile Rusya cephesinde altyapı tesislerine yönelik karşılıklı hamleler sürerken diplomasi trafiği hız kazandı. ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi ve Başkan Donald Trump'ın müzakerecisi Steve Witkoff, tarafları yeniden aynı masada buluşturmak için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Norveç'in başkenti Oslo'da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya gelen Amerikalı diplomat, bu temasların ardından Rusya lideri Vladimir Putin ile görüşmek üzere hazırlıklarını tamamladı.
Oslo'daki zirveye Norveç ve Finlandiya liderlerinin yanı sıra NATO temsilcileri de katılım sağladı. Gerçekleşen oturumlarda Ukrayna tarafının yeni öneriler sunduğu, katılımcıların Moskova ile doğrudan temas kurma konusunda ortak bir strateji belirlemeye çalıştığı ifade edildi. Temasların güvenlik garantileri, savaş sonrası ekonomik yol haritası ve geniş tabanlı bir Avrupa güvenlik mimarisi gibi kritik başlıkları kapsadığı kaydedildi.
Zelenski, Washington hattındaki son dönemde soğuyan ilişkileri onarmak amacıyla Norveç'teki buluşmaya katıldı. NATO'nun 5. Maddesi benzeri güçlü güvenlik taahhütlerini masaya taşıyan Ukrayna lideri, Amerikan desteğinin önemine vurgu yaptı. ABD Başkanı Trump ise salı günü yaptığı açıklamalarda Kiev yönetiminin savaşı sonlandırma yönünde somut irade göstermesi gerektiğini dile getirmişti.
Diğer taraftan Amerikan basınında yer alan haberlere göre Elon Musk, Ukrayna ordusunun kritik haberleşme kalemi olan Starlink uydu sistemine hız sınırlaması getirdi. Bu durum Kiev ve Washington arasında yeni bir gerilim unsuru olurken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Trump yönetimi Pentagon'un böyle bir talimat vermediğini savundu. Karşılıklı açıklamalar sürerken Witkoff'un Moskova temasları barış ihtimali açısından merakla bekleniyor.
AI YORUMU
Diplomatik kanalların yeniden açık tutulması çatışmanın tarafları için yeni bir soluk alanı yaratıyor ancak sahadaki askeri gerçeklikler masadaki kararların uygulama şansını zayıflatıyor. Özellikle güvenlik garantileri ve uydu altyapısı gibi teknik kısıtlamalar müzakere zeminini doğrudan baltalayan unsurlar arasında yer alıyor. Tarafların karşılıklı hamleleri, önümüzdeki dönemde sadece diplomatik taahhütlerle sınırlı kalmayacağını, lojistik ve teknolojik kısıtlamaların da sürece yön vereceğini gösteriyor. Savaşın maliyeti ve altyapı yıkımları derinleştikçe, arabuluculuk girişimlerinin kalıcı bir çözüme evrilmesi için tarafların taviz verme eşiğine gelmesi gerekiyor.
Washington yönetimiyle Kiev arasındaki gerilimi azaltmak amacıyla ABD temsilcileri Norveç'te devlet başkanıyla görüşecek. Oslo'daki zirveye Avrupa Birliği ile NATO yetkilileri de katılım sağlayacak.
ABD'li özel temsilciler ile Ukrayna Devlet Başkanı Oslo'da bir araya geliyor.
Oslo'daki zirveye E4 ülkeleri, Avrupa Birliği ve NATO temsilcileri katılıyor.
Amerikan haber sitesi Axios'a göre Witkoff Rusya'ya geçerek Putin ile görüşecek.
Washington ile Kiev arasında bir süredir tırmanan siyasi ve askerî gerilimlerin ardından diplomatik alanda yeni bir hareketlilik yaşanıyor. Amerika Birleşik Devletleri yönetiminden görevlendirilen iki ismin, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya gelmesi planlanıyor. Temasların adresi olarak ise Norveç'in başkenti Oslo belirlendi.
Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff yüz yüze görüşmeler için Norveç'e seyahat ederken, Trump'ın damadı Jared Kushner sürece uzaktan katılacak. Oslo'daki kritik zirvede İngiltere, Almanya, Fransa ve Polonya'dan oluşan E4 ülkelerinin yanı sıra Avrupa Birliği ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü temsilcileri de hazır bulunacak.
Norveç Başbakanı Jonas Gahr Stoere, Ukrayna tarafının ABD özel temsilcilerinin toplantılarda yer almasını özellikle talep ettiğini ve bu katılımın gerçekleşmesinden memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Zirve kapsamında Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Norveç Başbakanı Stoere de masada yer alacak isimler arasında bulunuyor. Ayrıca Zelenski'nin Oslo teması sırasında Norveç Kralı ile görüşmesi ve parlamentoyu ziyaret etmesi öngörülüyor.
Amerikan basınına yansıyan iddialara göre Steve Witkoff, Norveç'teki temaslarının ardından rotasını Rusya'ya çevirerek Vladimir Putin ile bir araya gelebilir. Öte yandan Rus lider Putin'in, savaşı sonlandırma amacıyla Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Donald Trump ile Çin'de üçlü bir zirve gerçekleştirmeyi önerdiği de öne sürülen başlıklar arasında yer alıyor.
İki ülke arasındaki ilişkiler istihbarat paylaşımı, yaptırımlar, enerji tesislerine düzenlenen saldırılar ve barış müzakereleri başlıklarında gergin bir seyir izliyor. Trump son dönemde Zelenski'yi Moskova ile uzlaşmaya yanaşmamakla eleştirirken, kasım ayındaki olası üçlü zirveye yeşil ışık yakmış durumda.
AI YORUMU
Diplomatik kanalların açık tutulması çatışmanın seyrini doğrudan etkileyen unsurların başında geliyor. Oslo'da toplanan uluslararası aktörlerin ve E4 ülkelerinin ağırlığı, müzakere masasının kapsamını genişletiyor. Liderlerin doğrudan temas kurması, enerji ve yaptırım başlıklarındaki kilitlenmeyi aşmak açısından belirleyici bir eşik oluşturabilir. Tarafların uzlaşı zeminini yakalayamaması ise küresel akaryakıt ve tedarik zincirindeki riskleri artıracaktır.