Dünya

Suudi uçakları Taiz'de okulları ve sivil yerleşimleri vurdu

Suudi uçakları Taiz'de okulları ve sivil yerleşimleri vurdu Fotoğraf: Yakın Doğu Haber

Özet

Suudi rejimi destekli savaş uçakları Yemen'in Taiz kentinde sivillerin barındığı okulları ve yerleşim bölgelerini hedef aldı. Saldırılarda kadın ve çocuklar yaşamını yitirirken, insan hakları kurumları yaşananları savaş suçu olarak nitelendirdi.

Öne çıkanlar

  • Ceyl el-Cedid Okulu son 24 saat içinde iki kez hava saldırısına uğradı.
  • El-Maafir ilçesindeki saldırılarda dört kişi ağır yaralandı, bir sivil hayatını kaybetti.
  • Taiz'deki insan hakları ofisi saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.

Haberin Detayı

Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde askeri hareketlilik sürerken, Suudi rejimi destekli güçlerle Sanaa hükümetine bağlı birlikler arasında çatışmalar yaşanıyor. Bölgedeki cephe hatlarında altı saatten uzun süren çatışmaların yanı sıra sivil yerleşimler de ağır bombardıman altında kalıyor. Suudi savaş uçakları ve topçu birlikleri, sivillerin sığındığı noktaları ve stratejik geçiş yollarını doğrudan hedef alıyor.

Saldırıların ana hedefi olan Ceyl el-Cedid Okulu, Ensarullah kontrolündeki bölgelerden kaçarak Taiz'e sığınan sivillere barınak sağlıyordu. Okul binası iki ayrı hava saldırısıyla vurulurken, eğitim faaliyetleri tamamen durdu ve binanın bir kısmı yıkıldı. Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, okulda öğrencilerin bulunduğu sırada yapılan bombardımanın kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini bildirdi.

Bölgedeki insan hakları otoriteleri tarafından paylaşılan son verilere göre, El-Maafir ve Taizziye ilçelerinde sivil kayıplar artıyor. Neşme bölgesinde düzenlenen dört hava saldırısında bir sivil hayatını kaybederken, üçü çocuk ve biri kadın olmak üzere dört kişi ağır yaralandı. Hudran bölgesine yönelen topçu ateşi ise iki kadının ölümüne ve dört kişinin yaralanmasına yol açtı.

Şemayiteyn ve Misrah ilçeleri de hava operasyonlarından nasibini alırken, Câre bölgesindeki çiftliklerde bulunan çok sayıda hayvan telef oldu. Saada kentinin doğu kesimine de füze saldırısı düzenlendiği bildirildi. Taiz'deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi, sivil kurumların ve çocukların hedef alınmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu vurgulayarak Birleşmiş Milletler'i ve uluslararası örgütleri göreve çağırdı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Sivil altyapının ve okulların doğrudan hedef alınması, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ve çatışma hukukunun tamamen devre dışı bırakıldığını gösteriyor. Son 24 saat içinde aynı okulun iki kez vurulması, can kayıplarının artmasına ve temel insan haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlıyor. Uluslararası kurumların sessiz kalması durumunda, sivil halk üzerindeki baskı daha da katlanacak ve bölgedeki yerinden edilme dalgası büyüyecektir.

Kaynak: Yakın Doğu Haber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • KARAR
    ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'daki personeline tahliye emri verdi
    Fotoğraf: KARAR

    ABD yönetimi, Yemen'deki Husilerin saldırılarının bölgeye yayılabileceği endişesiyle Suudi Arabistan'daki zorunlu olmayan diplomatik personelinin tahliyesini istedi. Son haftalarda sivil havalimanları ve petrol sahaları hedef alınırken uluslararası hava yolu şirketleri de bazı uçuşlarını askıya aldı.

    • ABD, Riyad'daki zorunlu olmayan diplomatik personeli ile ailelerine tahliye talimatı verdi.
    • Aramco petrol sahasındaki İHA düşmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti.
    • Lufthansa ve Air France gibi hava yolu şirketleri kasım ortasına kadar Riyad uçuşlarını durdurdu.

    Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Yemen merkezli Husilerin gerçekleştirdiği son saldırı dalgasının ardından Suudi Arabistan'daki diplomatik misyonu için acil bir tedbir aldı. Bölgedeki çatışmaların yayılma riski barındırması nedeniyle zorunlu görevde bulunmayan diplomatik personel ve hükümet çalışanlarının yakınlarına ülkeden ayrılma talimatı iletildi.

    Yapılan açıklamada, Husilerin sivil havalimanlarını ve kritik altyapı tesislerini hedef almasının sivillerin ölümüne ve ulaşımda büyük aksamalara yol açtığı vurgulandı. Washington yönetimi, Amerikan hükümeti personelinin ülkedeki herhangi bir havalimanını kullanabilmesi adına özel izin alma zorunluluğu getirdiğini duyurdu.

    Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, ekim ayındaki saldırının ardından geçici olarak uçuşlara kapatılmıştı. Havacılık otoritelerinin sınırlı operasyon izni vermesiyle bazı yerel hava yolu şirketleri seferlerine dönerken, yabancı taşımacılardan Lufthansa ve Air France kasım ayının ortasına kadar bu kente olan seferlerini iptal etme kararı aldı.

    Öte yandan ülkenin güneydoğusundaki Aramco petrol tesisine yönelik insansız hava aracı saldırısında iki kişi yaşamını yitirdi, iki kişi yaralandı. Koalisyon güçleri ise Medine ve doğu bölgeleri üzerinde etkisiz hale getirilen çok sayıda İHA tespit edildiğini açıkladı.

    AI YORUMU

    Bölgesel güvenlik dengelerindeki bu ani daralma, diplomatik misyonların operasyonel kapasitesini doğrudan sınırlayan somut bir kırılmayı işaret ediyor. Diplomatik personelin geri çekilmesi kararı, yalnızca Riyad'daki büyükelçilik faaliyetlerini aksatmakla kalmayıp diğer Körfez ülkelerindeki Amerikan temsilciliklerini de güvenlik protokollerini gözden geçirmeye zorlayacaktır. Sivil havacılık ve enerji altyapısına yönelik bu tür saldırıların sürmesi halinde, uluslararası şirketlerin bölgeye yönelik sefer iptallerini daha da uzatması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.

    Kaynak: KARAR Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • BBC World
    Suudi Arabistan'daki havalimanı saldırısında iki kişi yaşamını yitirdi
    Fotoğraf: BBC World

    Suudi Arabistan'ın doğusundaki Dammam Havalimanı'na düzenlenen saldırıda iki kişi hayatını kaybetti, sekiz kişi yaralandı. Husiler son günlerde ülkedeki çeşitli tesisleri hedef aldıklarını duyurdu.

    • Dammam Havalimanı'ndaki saldırıda bir Suudi vatandaşı ve bir Hint çalışan yaşamını yitirdi.
    • Husiler son 48 saatte havalimanı dahil birçok noktaya İHA ve füze fırlattı.
    • Ekim ayından bu yana Suudi havalimanlarına yapılan saldırılarda en az 21 kişi öldü.

    Yemen'deki Husiler çarşamba akşamı Suudi Arabistan'ın doğusundaki bir havalimanını hedef aldıklarını açıkladı. Suudi makamları, Kral Fahd Uluslararası Havalimanı'nda gerçekleşen olayda sekiz kişinin de yaralandığını bildirdi. Sivil havacılık otoritesi, yaşamını yitirenlerin kimliklerini Suudi bir vatandaş ve Hindistan uyruklu bir sakin olarak açıkladı.

    Yetkililer saldırının türüne ilişkin detay paylaşmazken, İran destekli grup perşembe günü yaptığı açıklamada son iki günde bölgedeki tesislere füze ve insansız hava araçlarıyla yöneldiklerini belirtti. Enerji bakanlığı ise aynı gün sabah saatlerinde Shaybah petrol sahasındaki bir tesisi hedef alan başka bir İHA'nın düşürüldüğünü ve düşen parçalar nedeniyle iki kişinin daha öldüğünü duyurdu.

    Husilerin askeri sözcüsü Yahya Sarea petrol sahasındaki saldırıyı üstlenmezken, başkent Riyad'daki savunma bakanlığı karargahı ile Yanbu ve Abha havalimanlarının da hedef alındığını öne sürdü. Suudi liderliğindeki koalisyon güçleri çarşamba ve perşembe geceleri farklı bölgelerde toplam sekiz İHA'nın imha edildiğini aktardı.

    Bölgedeki çatışmalar 2014 yılından bu yana devam ederken, ekim ayındaki bir füze saldırısında 13 kişi hayatını kaybetmiş ve son on yıldaki en ölümcül olay yaşanmıştı. Husiler, söz konusu eylemlerin kendi kontrol ettikleri bölgelere düzenlenen hava saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiğini ifade ediyor.

    AI YORUMU

    Sınır ötesi hava saldırılarının sivil altyapıyı ve havalimanlarını doğrudan hedef alması, bölgesel istikrarsızlığın ekonomik ve insani maliyetini her geçen gün artırıyor. Ekim ayından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 21'e ulaşması, güvenlik önlemlerinin ve hava savunma sistemlerinin kapasitesini yeniden tartışmaya açıyor. Bu tür misilleme döngüleri devam ettiği sürece, küresel enerji tedarik zincirleri ve bölgedeki sivil yerleşimler büyük bir risk altında kalmaya devam edecek.

    Kaynak: BBC World Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • خبرگزاری مهر
    Yemen güçlerinden başkentteki Savunma Bakanlığına füze saldırısı
    Fotoğraf: خبرگزاری مهر

    Yemen Silahlı Kuvvetleri son kırk sekiz saat içinde balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla dört ayrı harekât düzenledi. Başkentteki Savunma Bakanlığı binası ve uluslararası havalimanı hedef alınırken uçuş trafiğinde aksamalar yaşandı.

    • Yemen güçleri son kırk sekiz saatte dört özel harekât gerçekleştirdi.
    • Başkentteki Suudi Savunma Bakanlığı binası balistik füzelerle vuruldu.
    • Dammam'daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı'nda uçuşlar durduruldu.

    Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Yahya Seri, askeri birliklerin son kırk sekiz saat içerisinde stratejik noktalara yönelik kapsamlı operasyonlar yürüttüğünü açıkladı. Yapılan açıklamada, hava unsurlarının ve balistik füze sistemlerinin eş zamanlı olarak kullanıldığı toplam dört ayrı harekâtın başarıyla tamamlandığı bilgisi paylaşıldı.

    Gerçekleştirilen operasyonların ilk etabında, Suudi Arabistan'ın başkentinde yer alan Savunma Bakanlığı merkez binası doğrudan hedef alındı. İkinci harekât kapsamında ise Dammam bölgesindeki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı ablukaya alınarak buradaki tüm uçuş trafiğinin askıya alınması sağlandı.

    Bölgedeki askeri hareketliliği değerlendiren Seri, karşı tarafın son yüz gün zarfında Yemen şehirlerine yönelik yoğun bir hava bombardımanı sürdürdüğünü kaydetti. Bu süre zarfında iki bin dokuz yüzden fazla füze ve hava saldırısının gerçekleştirildiği, sivil yerleşim yerlerinin de hedef alındığı aktarıldı.

    Söz konusu saldırılar sonucunda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu beş yüzden fazla sivilin hayatını kaybettiği veya yaralandığı bildirildi. Yemen cephesi, sivillere yönelik bu hamlelere karşı operasyonların süreceğini ve savunma tedbirlerinin artırılarak devam edeceğini belirtti.

    AI YORUMU

    Askeri operasyonların sivillere ve kritik altyapıya yönelmesi, bölgedeki çatışma dinamiklerinin ne denli sertleştiğini gösteren en net göstergedir. Açıklanan binlerce hava saldırısı ve beş yüzü aşkın kayıp verisi, taraflar arasındaki diplomatik çözüm ihtimalini her geçen gün zayıflatıyor. Havalimanı trafiğinin durdurulması gibi hamleler, ekonomik ve lojistik hatların doğrudan hedef haline geldiğini ve tansiyonun yakın zamanda düşmeyeceğini net biçimde ortaya koyuyor.

    Kaynak: خبرگزاری مهر Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Emek Partisi
    Mekke Anlaşması Meclis'e sunuldu: Yemen politikası tartışma yarattı
    Fotoğraf: Emek Partisi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Meclis'e sevk edilen Mekke Anlaşması, savunma işbirliği başlığı altında Yemen operasyonlarına asker gönderme ihtimalini gündeme taşıdı. Muhalefet ve Emek Partisi, bu adımı dış politika eksenli bir müdahale olarak değerlendiriyor.

    • Mekke Anlaşması, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Pakistan ve Suudi Arabistan liderleriyle imzalandı.
    • Genelkurmay başkanları, Suudi Arabistan'ın çağrısıyla Yemen'deki operasyon toplantılarına katıldı.
    • 1950 yılındaki Kore Savaşı tecrübesine atıf yapılarak dış müdahalelere karşı çıkıldı.

    Cumhurbaşkanlığı tarafından imzalanarak Meclis onayına sunulan Mekke Anlaşması, Türkiye'nin dış politika ve güvenlik stratejilerinde yeni bir döneme işaret ediyor. Pakistan ve Suudi Arabistan devlet başkanlarının katılımıyla hayata geçirilen üçlü mutabakat, resmi düzeyde savunma ortaklığı olarak duyuruldu.

    Söz konusu anlaşma henüz parlamento onayından geçmeden uygulamaya konulurken, dışişleri ve savunma bakanlıklarının yaptığı açıklamalar sürecin hızlandığını gösterdi. Suudi Arabistan'ın talebi doğrultusunda Türkiye'den genelkurmay yetkililerinin Yemen'deki çatışma ve operasyon stratejilerini görüşmek üzere toplantılara katıldığı bildirildi.

    Anlaşmanın arka planında yer alan terörsüz bölge söylemlerinin, Ortadoğu'daki askeri denklemlere dahil olma amacı taşıdığı ifade ediliyor. Bölgesel dinamiklerdeki bu değişimin, ABD ve İsrail eksenli stratejilerle doğrudan bağlantılı olduğu ve Türkiye'nin geleneksel dış politika çizgisiyle çeliştiği vurgulanıyor.

    Türkiye'nin geçmişte 1950'li yıllarda Kore'ye asker gönderme kararının yarattığı kalıcı etkiler hatırlatılarak benzer bir tablonun Yemen için de geçerli olabileceği belirtiliyor. Suudi Arabistan'a verilecek lojistik ve askeri desteğin ülke menfaatleriyle bağdaşmadığı savunuluyor.

    Emek Partisi tarafından yapılan değerlendirmelerde, halkların talebinin çatışma değil barış olduğu net bir şekilde dile getirildi. Bölgesel güç mücadelesinde taraf olmanın ve dış müdahalelere zemin hazırlamanın kabul edilemez olduğu kamuoyuyla paylaşıldı.

    AI YORUMU

    Meclis onayına sunulan savunma protokolü, Türkiye'nin Ortadoğu'daki askeri konumlanmasında riskli bir eşiği temsil ediyor. Suudi Arabistan ve Pakistan ile kurulan bu mekanizma, ülkeyi doğrudan Yemen sahasındaki çatışmaların tarafı haline getirme potansiyeli taşıyor. Karar vericiler açısından geçmişteki Kore müdahalesi gibi tarihsel örnekler göz önüne alındığında, bu tür adımların iç siyasette ve dış ticarette somut maliyetler doğurması kaçınılmazdır.

    Kaynak: Emek Partisi Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler