PİYASA
Teknoloji

NVIDIA RTX 5090 ekran kartları Çin tesislerinde yapay zekâ sunucusuna dönüştürülüyor

NVIDIA RTX 5090 ekran kartları Çin tesislerinde yapay zekâ sunucusuna dönüştürülüyor Fotoğraf: FreeMediaKid! · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Oyuncuların bulmakta zorlandığı RTX 5090 ekran kartlarının Çin'deki tesislerde sökülerek yapay zekâ sunucularına uyarlandığı ortaya çıktı. Üretim hattını andıran bu modifikasyon işlemleri nedeniyle piyasadaki stoklar erirken fiyatlar 8.500 ile 10.000 dolar arasında değişen seviyelere fırladı.

Öne çıkanlar

  • RTX 5090 kartların GB202 yongaları ve GDDR7 bellekleri sökülerek yapay zekâ sunucularına aktarılıyor.
  • Modifiye edilen bu tüketici sınıfı donanımlar yaklaşık 8.500 ile 10.000 dolar arasında alıcı buluyor.
  • ABD'nin ihracat kısıtlamalarına rağmen binlerce kartın Çin pazarındaki tesislere ulaştığı bildiriliyor.

Haberin Detayı

Piyasaya sürüldüğü günden bu yana oyuncuların radarında olan ancak stok sorunlarıyla anılan RTX 5090 modeli, şimdi de bambaşka bir endüstriyel operasyonun merkezinde yer alıyor. Çin merkezli tesislerden sızan görüntüler, en üst düzey oyuncu donanımlarının kişisel bilgisayarlardan koparılıp kurumsal sunucu raflarına yerleştirildiğini gözler önüne seriyor. HKEPC tarafından paylaşılan kareler, bu değişimin basit bir ev kullanıcı modifikasyonundan çok daha ötede, organize bir üretim hattı mantığıyla yürütüldüğünü net bir şekilde gösteriyor.

Ekran kartı bileşenleri ve baskı devre yapısı Fotoğraf: Shixart1985 · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Ortaya çıkan bilgilere göre operasyon sırasında ASUS, GIGABYTE, PNY gibi dev üreticilerin yanı sıra ROG Astral ve NVIDIA Founders Edition serisine ait yüzlerce kart parça parça ediliyor. Kartların üzerindeki değerli GB202 grafik yongaları ve 32 GB kapasiteli GDDR7 bellek modülleri dikkatle çıkarılıyor. Ardından bu bileşenler, yoğun sunucu altyapılarına tam uyum sağlayan çift slotlu ve blower fan tasarımlı özel baskı devre kartlarına monte ediliyor. Montaj aşaması tamamlanan dönüştürülmüş donanımlar, FurMark ve 3DMark Fire Strike Extreme gibi zorlu testlerden geçirilerek yeniden kutulanıyor.

Bu olağanüstü çabanın arkasında yatan en temel etken, tüketici segmentindeki bu güçlü donanımların yapay zekâ hesaplamalarında profesyonel hızlandırıcıları aratmayacak düzeyde performans sunması. Kurumlar ve yapay zekâ geliştiricileri, binlerce dolar daha pahalı olan kurumsal çözümler yerine bu yolu tercih ederek maliyet avantajı elde etmeyi amaçlıyor. Modifiye edilmiş özel sistemlerin serbest piyasada yaklaşık 8.500 ile 10.000 dolar arasında alıcı bulduğu öne sürülürken, bu durum kartların kar marjını garip bir boyuta taşıyor.

Öte yandan, en güçlü tüketici kartlarının Çin bölgesine bu denli büyük hacimlerle nasıl sokulduğu hâlâ büyük bir soru işareti yaratıyor. ABD yönetimi tarafından uygulanan sıkı ihracat kısıtlamalarına rağmen yüzlerce kartın ilgili tesislere ulaşabilmesi, farklı ülkelerdeki perakendeciler üzerinden toplu alımlar yapılıp bölgeye sevk edildiği ihtimalini güçlendiriyor. Bu kaçak akış zinciri, kartların normal tedarik kanallarından tamamen koparak doğrudan kurumsal projelere akmasına zemin hazırlıyor.

Yaşanan bu gelişmeler, oyuncu ekosistemi açısından son derece olumsuz bir tabloyu beraberinde getiriyor. Halihazırda erişilmesi zor olan RTX 5090 stoklarının yapay zekâ sektörüne kayması, piyasadaki fiyat etiketlerinin tırmanmasına yol açıyor. Kimi hazır sistemlerin fiyatının tek bir ekran kartından bile daha ucuz hale geldiği ifade edilirken, üretici şirketin bu kaçak dönüştürme döngüsünü durdurmak adına henüz somut bir müdahalede bulunmadığı görülüyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Tüketici odaklı en tepe model ekran kartlarının kurumsal yapay zekâ sistemleri için bu denli agresif biçimde sökülmesi, donanım pazarındaki dengeyi tamamen altüst ediyor. Şirketlerin binlerce dolarlık profesyonel kartlar yerine 8.500 ile 10.000 dolar bandındaki oyuncu bileşenlerini tercih etmesi, arz krizini tetikleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Oyuncular açısından bakıldığında, piyasadaki mevcut stokların bu şekilde eritilmesi hem fiyatların düşmesini engelliyor hem de en üst düzey oyun deneyimine erişimi imkansız kılıyor. Eğer bu tedarik zinciri sızıntıları engellenemezse, ilerleyen dönemde benzer donanımların sıradan kullanıcılar için tamamen hayal olması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Merlin'in Kazanı
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Donanım
    • ShiftDelete
    NVIDIA RTX Spark işlemciler oyunlarda DLSS 4.5 performansını katlıyor
    Fotoğraf: P1898

    NVIDIA, Windows dizüstü bilgisayarlar için geliştirdiği Arm tabanlı RTX Spark işlemcilerle oyun dünyasında yeni bir dönem başlatıyor. Call of Duty ve Cyberpunk 2077 gibi yapımlar, yeni nesil yapay zeka teknolojileri sayesinde çok daha yüksek kare hızlarında çalışacak.

    • RTX Spark, 20 çekirdekli Grace işlemci ve Blackwell tabanlı RTX ekran kartını tek yongada birleştiriyor.
    • Call of Duty: Modern Warfare 4, DLSS Super Resolution ve Dynamic Multi Frame Generation desteğiyle çıkış yapıyor.
    • Cyberpunk 2077 ve Phantom Blade Zero gibi popüler yapımlar DLSS 4.5 sürümüne güncelleniyor.

    Teknoloji devi NVIDIA, oyun dünyasında yapay zeka tabanlı görüntü işleme teknolojilerinin kullanım alanını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda yayımlanan güncellemelerle birlikte pek çok iddialı yapım, GeForce RTX ve yeni nesil RTX Spark cihazlar üzerinden çok daha akıcı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Şirket ayrıca Advanced Shader Delivery destekli taze bir Game Ready sürücüsünü de kullanıcıların erişimine açtı.

    Windows 11 işletim sistemli dizüstü bilgisayarlar için tasarlanan RTX Spark, Apple'ın MacBook modellerindeki mimari yaklaşımı anımsatan Arm tabanlı bir yonga yapısı taşıyor. En güçlü konfigürasyonda 20 çekirdekli Grace işlemci ile Blackwell mimarili entegre RTX ekran kartı aynı silikon üzerinde yer alıyor ve belleği ortak kullanıyor. Ancak bu donanım, Windows platformunun geniş oyun kütüphanesini ve NVIDIA'nın Reflex ile DLSS gibi özel teknolojilerini harmanlayarak bilgisayar oyuncularına rekabet avantajı sağlıyor.

    Çıkışını bugün gerçekleştiren Call of Duty: Modern Warfare 4, Kuzey Kore'nin başlattığı işgal senaryosunu işleyen hikaye modu ve çok oyunculu altyapısıyla raflardaki yerini aldı. Oyunun tüm modlarında devreye giren DLSS Super Resolution kare hızlarını yukarı çekerken, RTX 40 serisi sistemlerde Frame Generation, RTX 50 serisinde ise 6X değerine varan Dynamic Multi Frame Generation teknolojisi aktifleşiyor. Ayrıca NVIDIA Reflex entegrasyonu sistem gecikmesini en aza indiriyor.

    Güncelleme alan bir diğer yapım olan CD PROJEKT RED imzalı Cyberpunk 2077 ise DLSS 4.5 Dynamic Multi Frame Generation desteğine kavuştu. S-GAME tarafından geliştirilen Phantom Blade Zero ise 28 Ekim tarihinde benzer yapay zeka teknolojileriyle oyuncularla buluşacak. 29 Ekim'de çıkacak Crimson Desert Enhanced ile Planet Zoo 2, NBA 2K27 ve THE FINALS gibi oyunlar da aldıkları güncellemelerle performanslarını artırıyor.

    Yeni sürücüyle birlikte kullanıma sunulan Advanced Shader Delivery teknolojisi, donanım yapılandırmasına uygun önceden derlenmiş shader dosyalarını doğrudan indiriyor. Bu sayede ilk açılışta karşılaşılan uzun bekleme ekranları ortadan kalkarken oyun içi takılmalar da belirgin ölçüde azalıyor. Oyuncular söz konusu güncellemeleri NVIDIA app veya resmi web sitesi üzerinden kolayca sistemlerine kurabiliyor.

    AI YORUMU

    Donanım pazarında Arm tabanlı yonga setlerinin payı artarken, NVIDIA'nın Windows ekosistemine entegre ettiği bu hibrit yaklaşım oyun dünyasında taşları yerinden oynatabilir. Özellikle bellek paylaşımı ve yapay zeka birimlerinin aynı silikonda buluşması, taşınabilir cihazlarda masaüstü düzeyinde kare hızlarına ulaşılmasını sağlıyor. Önceki nesil mobil çözümlerle kıyaslandığında, DLSS 4.5 ve Dynamic Multi Frame Generation gibi yazılımsal destekler olmadan bu düzeyde bir akıcılık elde etmek donanımsal olarak oldukça zordu. Şirketin bu hamlesi, oyuncuların ince ve hafif dizüstü bilgisayarlardan ödün vermeden en yeni yapımları en yüksek ayarlarda deneyimlemesine zemin hazırlıyor.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Donanım
    • Pasquale Pillitteri
    Intel, 160 GB bellekli yeni yapay zeka hızlandırıcısını duyurdu
    Fotoğraf: devopstom

    Intel, yapay zeka modellerini çalıştırmak için tasarladığı Crescent Island kod adlı GPU D-series kartını resmen tanıttı. Yeni donanım, 160 GB LPDDR5X bellek ve 350 watt güç tüketimiyle doğrudan sunucu raflarını hedefliyor. Test süreçleri başlayan kartın bağımsız performans sonuçları ve nihai fiyatı henüz açıklanmadı.

    • Intel D-series, 160 GB LPDDR5X bellek ve 1,3 petaflops FP8 performansı sunuyor.
    • Kart 350 watt güç tüketimiyle hava soğutmalı sunucularda kolayca çalışabiliyor.
    • Numune dağıtımı başlasa da kartın resmi satış fiyatı ve çıkış tarihi belirsiz.

    Yarı iletken devi Intel, yapay zeka çıkarım süreçlerine odaklanan yeni PCIe hızlandırıcısı GPU D-series ailesini OCP Global Summit etkinliğinde tanıttı. Crescent Island kod adıyla bilinen ve amiral gemisi modeli D270 olarak adlandırılan kart, bünyesinde tam 160 GB LPDDR5X bellek barındırıyor. Şirket, test süreçleri kapsamında donanım üreticilerine ve kurumsal müşterilere numune gönderimlerinin başladığını duyurdu.

    Teknik özellik tarafında kart, 1,3 petaflops FP8 işlem gücü ve saniyede 1,5 TB bellek bant genişliği sağlıyor. Kartın 350 watt seviyesindeki güç tüketimi, mevcut veri merkezlerinin sıvı soğutma yatırımı yapmadan standart hava soğutmalı sistemleri kullanmasına imkan veriyor. Nvidia ve AMD tarafındaki 600 watt sınırına dayanan alternatiflere kıyasla Intel, altyapı maliyetini düşük tutmayı amaçlayan bir yol haritası çiziyor.

    Bellek mimarisinde ise pahalı ve tedariki zor olan HBM yerine mobil cihazlarda yaygınlaşan LPDDR5X tercih edilmiş durumda. Bu tercih kapasiteyi yukarı çekerken, bant genişliğinin AMD Instinct MI350P gibi üst düzey hızlandırıcıların sunduğu 4 TB/s seviyesinin oldukça gerisinde kalmasına yol açıyor. Uzmanlar, tekil kullanıcılarda hızın, çoklu kullanıcıya eşzamanlı hizmet veren sistemlerde ise geniş bellek kapasitesinin belirleyici olduğunu vurguluyor.

    Intel etkinlikte yeni hızlandırıcının yanı sıra raf başına 46.000 çekirdeği aşabilen Xeon 6 tabanlı sunucu çözümlerini de sergiledi. Şirket, Meta'nın Muse Glimmer gibi modellerine doğrudan destek vereceğini belirtirken, Linux sürücülerinin açık kaynak ortamında geliştirilmeye devam ettiğini bildirdi. Ürünün piyasada gerçek bir başarı yakalayıp yakalamayacağını ise kart başına belirlenecek etiket fiyatı ve bağımsız performans testleri belirleyecek.

    AI YORUMU

    Intel'in HBM bellek çılgınlığından kaçıp LPDDR5X mimarisine yönelmesi, dev veri merkezlerinden ziyade bütçesini düşünen orta ölçekli şirketleri kurtaracak mantıklı bir kumar. Sıvı soğutma masrafına girmek istemeyen sunucu yöneticileri için 350 watt tüketim makul görünse de bant genişliğinin 1,5 TB/s sınırında kalması büyük dil modellerinde darboğaz yaratabilir. Şayet Intel kart başına biçtiği fiyatı agresif tutmazsa, bağımsız testler gelmeden bu donanımın pazarda kalıcı bir üstünlük kurması imkansız.

    Kaynak: Pasquale Pillitteri Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • Pasquale Pillitteri
    Mistral, ekran kartı istemeyen sayı tahmin yapay zekâsı Timestral'ı tanıttı
    Fotoğraf: Hay Kranen

    Mistral, zaman serilerini ekran kartı gerektirmeden sıradan bir CPU üzerinde tahmin edebilen Timestral model ailesini duyurdu. Fransız şirket, Hugging Face üzerinden indirilmeye açılan bu yeni yazılımla birlikte kapasite planlaması ve finansal öngörülere odaklanıyor.

    • Mistral, ekran kartı istemeyen Timestral zaman serisi tahmin modellerini 15 Ekim 2026'da yayımladı.
    • Dört farklı model, 5 ila 209 milyon parametre aralığında ve sıradan bir işlemcide çalışıyor.
    • Model, tek bir sayı yerine olası değer aralığını gösteren 21 farklı kantil çıktısı üretiyor.

    Yapay zekâ alanında sohbet botları ve dil modelleriyle tanınan Mistral, bu kez alışılmışın dışında bir hamle yaparak zaman serilerini öngören Timestral model ailesini görücüye çıkardı. Günlük satışlar, enerji tüketimleri veya sensör okumaları gibi zamana bağlı sayı sütunlarını analiz eden bu yapı, metin üretmek veya soruları yanıtlamak yerine verinin nasıl devam edeceğini hesaplıyor. Fransız şirket tarafından 15 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan seri, 5 ila 209 milyon arasında değişen parametre sayılarına sahip dört farklı sürümden meydana geliyor.

    Geliştirilen bu temel model, pahalı ekran kartlarına ihtiyaç duymadan doğrudan sıradan bir CPU üzerinde çalışabiliyor. Ağırlıkları Hugging Face platformundan indirilebilen modellerin kullanım kodu ise GitHub üzerinde paylaşılıyor. Python 3.10 ve PyTorch 2.4 sürümleriyle çalışabilen sistem için herhangi bir ücretli hesap zorunluluğu bulunmuyor.

    Timestral, geçmişten en fazla 32.768 nokta kabul ederek birden fazla seriyi aynı anda değerlendirebiliyor. Tek bir sabit rakam vermek yerine 21 kantil üzerinden olası değer aralığı döndüren model, karar vericilerin doğru stok seçimi veya risk yönetimi yapmasını kolaylaştırıyor. Sanayi alanında pompaların olağandışı davranışlarını fark edebilen yazılım, finans sektöründe ise nakit akışları, hacimler ve piyasa oynaklığı gibi kritik verilerin tahmin edilmesinde rol oynuyor.

    Sistem, Decoupled Horizon Forecasting adı verilen teknik bir çekirdekle çalışarak gelecekteki değerleri bağlam görevi gören geçmişten ayrı tutuyor. Mistral'in 8 iş parçacıklı bir sunucu işlemcisinde gerçekleştirdiği testlere göre, 2.000 noktalık geçmiş veriden yola çıkarak bir gün sonrasını tahmin eden 5 milyon parametreli sürüm 10 milisaniyede, 209 milyon parametreli en büyük sürüm ise 140 milisaniyede yanıt veriyor. 28 milyon parametreli modelin en büyük sürümden beş kat daha hızlı çalıştığı belirtiliyor.

    AI YORUMU

    Mistral'in donanım maliyetlerini sıfırlayan bu yaklaşımı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zekâ tabanlı tahmin araçlarına erişimini kökten değiştiriyor. 5 ila 209 milyon parametre arasındaki modeller, pahalı sunucu yatırımları gerektirmeden standart işlemcilerde çalışarak şirketlere esneklik kazandırıyor. Özellikle 21 kantil üretebilmesi, klasik tekil tahminlerin yarattığı belirsizliği ortadan kaldırarak operasyonel riskleri en aza indiriyor. Karşılaştırıldığında, 209 milyonluk sürümün 837 MB dosya boyutu sunması ve rakip sistemlerin gigabaytlarca alan gereksinimine kıyasla oldukça hafif kalması, yazılımın edge cihazlarda bile yaygınlaşmasının önünü açıyor.

    Kaynak: Pasquale Pillitteri Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    Türkiye, Yerli Navigasyon Uygulamasını 2027’de Sunacak
    Fotoğraf: Votpuske

    Türkiye, 2027 başından itibaren telefonlarda kullanılacak yerli harita ve navigasyon uygulamasını geliştirmek için çalışmalarını hızlandırıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, projeye TOGG ve Başarsoft gibi firmaların katılacağını ve veri güvenliğinin ön planda tutulacağını belirtti. Uygulamanın kesin çıkış tarihi ve özellikleri henüz açıklanmadı.

    • 2027 başından itibaren yerli navigasyon kullanılacak
    • TOGG, Başarsoft, BVB projeye katılıyor
    • Veri güvenliği stratejik öncelik olarak vurgulanıyor

    Türkiye, yerli harita ve navigasyon teknolojisi alanında yeni bir adım atıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 22 Ekim 2026’da Bursa Teknik Üniversitesi açılışında yaptığı açıklamada, 2027 yılı başından itibaren telefonlarda yerli ve milli navigasyon uygulamasının kullanılmasını hedeflediğini duyurdu. Bakan Kacır, projeye otomotiv firması TOGG’un da katkı sunduğunu ve konum ile harita verilerinin veri güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirtti.

    Uygulamanın, otomobil içi navigasyon sistemleriyle uyumlu çalışması hedefleniyor ve bu sayede akıllı mobilite uygulamalarının geliştirilmesine olanak sağlanması amaçlanıyor.

    Veri güvenliği, projenin en önemli vurgulanan noktalarından biri. Bakan Kacır, konum ve harita verilerinin yönetiminde yerli teknoloji kapasitesini artırmanın hedeflerinden biri olduğunu ifade etti. Ancak, verilerin tamamen Türkiye’de saklandığını veya her koşulda daha güvenli olduğunu garanti etmiyor; bu konuda uygulamanın veri işleme politikalarının açıklanması bekleniyor.

    Yapay zeka ve büyük veri teknolojileri de projede kullanılacak. Yapay zeka, trafik yoğunluğunun analiz edilmesi ve alternatif rotaların hesaplanması gibi alanlarda rol alacak. Harita verilerinin güncel tutulması, yol çalışmaları, yeni bağlantı yolları ve trafik düzenlemelerinin hızlı biçimde sisteme aktarılmasıyla doğruluk sağlanacak.

    Türkiye’nin dijital teknolojilerde yerli çözüm hedefi, konum tabanlı yazılım ve harita teknolojilerindeki yetkinliğini artırmayı amaçlıyor. Uygulamanın Google Maps ve Apple Haritalar gibi hizmetlere alternatif olabilmesi için harita kapsamı, trafik verilerinin güncelliği, çevrim dışı kullanım ve arama sonuçlarının doğruluğu gibi kriterlerin karşılanması gerekecek. Bu hedef, Türkiye’nin yerli navigasyon altyapısının uzun vadeli başarısını belirleyecek.

    AI YORUMU

    Yerli navigasyon projesi, Türkiye’nin dijital bağımsızlığını artırma çabalarının somut bir örneği. 2027 başındaki hedef, veri güvenliğine vurgu yaparak, kullanıcı verilerinin yurtiçi ortamda işlenmesini sağlamayı amaçlıyor. Bu, mobil kullanıcıların gizlilik endişelerini azaltırken, aynı zamanda otomotiv sektörüne entegre bir sistem sunma potansiyeli taşıyor. Rakip uygulamalara kıyasla, yerli sistemin güncel harita verileriyle eşleşme yeteneği henüz netleşmedi ancak yapay zeka entegrasyonu sayesinde trafik yoğunluğunu gerçek zamanlı analiz etme kapasitesi rekabet avantajı oluşturabilir.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler