Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Teknoloji
Mistral, ekran kartı istemeyen sayı tahmin yapay zekâsı Timestral'ı tanıttı
•2 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: Pasquale Pillitteri
Özet
Mistral, zaman serilerini ekran kartı gerektirmeden sıradan bir CPU üzerinde tahmin edebilen Timestral model ailesini duyurdu. Fransız şirket, Hugging Face üzerinden indirilmeye açılan bu yeni yazılımla birlikte kapasite planlaması ve finansal öngörülere odaklanıyor.
Öne çıkanlar
Mistral, ekran kartı istemeyen Timestral zaman serisi tahmin modellerini 15 Ekim 2026'da yayımladı.
Dört farklı model, 5 ila 209 milyon parametre aralığında ve sıradan bir işlemcide çalışıyor.
Model, tek bir sayı yerine olası değer aralığını gösteren 21 farklı kantil çıktısı üretiyor.
Haberin Detayı
Yapay zekâ alanında sohbet botları ve dil modelleriyle tanınan Mistral, bu kez alışılmışın dışında bir hamle yaparak zaman serilerini öngören Timestral model ailesini görücüye çıkardı. Günlük satışlar, enerji tüketimleri veya sensör okumaları gibi zamana bağlı sayı sütunlarını analiz eden bu yapı, metin üretmek veya soruları yanıtlamak yerine verinin nasıl devam edeceğini hesaplıyor. Fransız şirket tarafından 15 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan seri, 5 ila 209 milyon arasında değişen parametre sayılarına sahip dört farklı sürümden meydana geliyor.
Geliştirilen bu temel model, pahalı ekran kartlarına ihtiyaç duymadan doğrudan sıradan bir CPU üzerinde çalışabiliyor. Ağırlıkları Hugging Face platformundan indirilebilen modellerin kullanım kodu ise GitHub üzerinde paylaşılıyor. Python 3.10 ve PyTorch 2.4 sürümleriyle çalışabilen sistem için herhangi bir ücretli hesap zorunluluğu bulunmuyor.
Timestral, geçmişten en fazla 32.768 nokta kabul ederek birden fazla seriyi aynı anda değerlendirebiliyor. Tek bir sabit rakam vermek yerine 21 kantil üzerinden olası değer aralığı döndüren model, karar vericilerin doğru stok seçimi veya risk yönetimi yapmasını kolaylaştırıyor. Sanayi alanında pompaların olağandışı davranışlarını fark edebilen yazılım, finans sektöründe ise nakit akışları, hacimler ve piyasa oynaklığı gibi kritik verilerin tahmin edilmesinde rol oynuyor.
Sistem, Decoupled Horizon Forecasting adı verilen teknik bir çekirdekle çalışarak gelecekteki değerleri bağlam görevi gören geçmişten ayrı tutuyor. Mistral'in 8 iş parçacıklı bir sunucu işlemcisinde gerçekleştirdiği testlere göre, 2.000 noktalık geçmiş veriden yola çıkarak bir gün sonrasını tahmin eden 5 milyon parametreli sürüm 10 milisaniyede, 209 milyon parametreli en büyük sürüm ise 140 milisaniyede yanıt veriyor. 28 milyon parametreli modelin en büyük sürümden beş kat daha hızlı çalıştığı belirtiliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Mistral'in donanım maliyetlerini sıfırlayan bu yaklaşımı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yapay zekâ tabanlı tahmin araçlarına erişimini kökten değiştiriyor. 5 ila 209 milyon parametre arasındaki modeller, pahalı sunucu yatırımları gerektirmeden standart işlemcilerde çalışarak şirketlere esneklik kazandırıyor. Özellikle 21 kantil üretebilmesi, klasik tekil tahminlerin yarattığı belirsizliği ortadan kaldırarak operasyonel riskleri en aza indiriyor. Karşılaştırıldığında, 209 milyonluk sürümün 837 MB dosya boyutu sunması ve rakip sistemlerin gigabaytlarca alan gereksinimine kıyasla oldukça hafif kalması, yazılımın edge cihazlarda bile yaygınlaşmasının önünü açıyor.
Kaynak:
Pasquale Pillitteri
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Küresel teknoloji ve yatırım ekosistemini buluşturan GO! GLOBAL Türkiye Zirvesi İstanbul'da sona erdi. Beşiktaş'ta düzenlenen organizasyonda temsil edilen küresel yatırım büyüklüğü 800 milyar dolara ulaştı.
Zirvede temsil edilen küresel yatırım büyüklüğü 500 milyar dolardan 800 milyar dolara yükseldi.
Etkinlikte yapay zeka, finansman seçenekleri ve küresel büyüme stratejileri ele alındı.
Oturumlara IBM, Apple, Google DeepMind ve OpenAI gibi dev şirketlerden uzmanlar katıldı.
GLOBAL Türkiye Zirvesi'nin ikinci günü İstanbul Beşiktaş'taki bir otelde tamamlandı. Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu etkinlik, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi Dijital Çalışma Grubu ve Endeavor Türkiye ortaklığıyla hayata geçirildi. Organizasyonda temsil edilen toplam küresel yatırım büyüklüğünün 500 milyar dolardan 800 milyar dolara ulaştığı açıklandı.
Öğleden sonraki oturumlar e2vc Genel Ortağı Enis Hulli'nin yönetimindeki yapay zeka ve yazılım paneliyle başladı. Insider One, Fal.ai ve General Atlantic temsilcileri, Türkiye'deki teknik yeteneklerin uluslararası pazarlara açılma potansiyelini değerlendirdi. Oturumda, yapay zekanın süreçleri kolaylaştırması sayesinde girişimlerin küresel rakiplerle rekabet etme stratejileri masaya yatırıldı.
Franklin Templeton Türkiye Üst Yöneticisi Erman Kalkandelen'in yönettiği finansman panelinde ise büyüme aşamasındaki şirketlerin sermaye ihtiyaçları konuşuldu. Ak Asset Management, Citi ve Morgan Stanley yöneticilerinin katıldığı oturumda girişim sermayesi, borçlanma, şirket satın almaları ve halka arz seçenekleri değerlendirildi. IBM Yapay Zeka Birimi Başkanı Ayhan Şebin'in yönettiği diğer panelde ise Harvard, Apple ve Oxford'dan uzmanlar yapay zeka araştırmalarındaki geleceği ve insan kaynağını tartıştı.
Şirketlerin operasyonlarını yapay zeka odaklı yapılara dönüştürme süreçleri katılımcılara aktarıldı. Deneme aşamasından gerçek kullanıma geçiş adımları ve bu teknolojilerin iş sonuçlarına katkısı detaylı şekilde incelendi.
AI YORUMU
Yatırım büyüklüğünün 800 milyar dolara ulaşması, yerli girişimlerin uluslararası sermayeye erişim kapasitesini doğrudan artırıyor. Küresel teknoloji devlerinde görev yapan uzmanların İstanbul'daki panellerde deneyim aktarması, erken aşama şirketler için yol haritası niteliği taşıyor. Yapay zeka alanındaki entegrasyon süreçleri hızlanmazsa, yerli yazılım firmaları küresel pazar yarışında dezavantajlı konuma düşebilir. Bu tür geniş katılımlı zirveler, finansman arayışındaki ekiplerin doğru borçlanma ve halka arz seçenekleriyle buluşmasını kolaylaştırıyor.
Türkiye'de düzenlenen Trusted Brand Awards kapsamında Samsung, ev elektroniği alanındaki ürünleriyle Altın Madalya kazandı. Marka, yapay zekâ destekli çözümleriyle tüketicilerin güvenini tazeledi.
Samsung, Trusted Brands 2026 kapsamında Altın Madalya sahibi oldu.
SmartThings ve AI Enerji Modu ile ev cihazlarında tasarruf sağlıyor.
Ev elektroniği pazarındaki çalışmalarıyla tanınan Samsung Electronics, Türkiye genelinde ilk defa hayata geçirilen Trusted Brand Awards 2026 organizasyonunda büyük bir başarıya imza attı. Beyaz eşya, televizyon ve küçük ev aletleri sektöründe birincilik kürsüsüne çıkan şirket, Altın Madalya ödülünün sahibi oldu.
Global Marketing Summit, FutureBright Group ile RepMan ortaklığında yürütülen kapsamlı araştırmada elde edilen bu derece, tüketicilerin markaya gösterdiği sadakati gözler önüne serdi.
Şirket, beyaz eşya grubunda yapay zekâ entegrasyonuna sahip Bespoke AI serisi dolap ve çamaşır makineleri ile WindFree teknolojili klimalar sunuyor. SmartThings platformu sayesinde bu cihazlar uzaktan yönetilebiliyor ve AI Enerji Modu ile kullanıcıların elektrik tüketimini optimize etmesine zemin hazırlıyor.
Televizyon tarafında ise Micro RGB, OLED, Neo QLED, Mini LED ve UHD ekran aileleriyle geniş bir seçenek yelpazesi sağlanıyor. Vision AI Companion teknolojisini barındıran 2026 yapay zekâlı ekran serisi, içerik keşfini doğal bir etkileşimle buluşturarak akıllı yaşam alanlarının merkezine yerleşiyor.
AI YORUMU
Tüketici elektroniğinde yapay zekâ entegrasyonunu ve ekosistem sürekliliğini yakalamayan markaların bu rekabet ortamında tutunması oldukça güçleşiyor. Şirketin SmartThings gibi tekil platformlar üzerinden enerji optimizasyonu sunması, pazar standartlarını belirleyen somut bir eşik oluşturuyor. Özellikle beyaz eşya ve ekran teknolojilerindeki 10 ile 20 yıllık pazar liderliği tecrübesi kıyaslandığında, bu ödülün tesadüfi olmadığı açıkça görülüyor. Yazılım destek süresi ve donanım uyumluluğu tüketicilerin satın alma kararında belirleyici rol oynamaya devam edecek.
Türkiye, 2027 başından itibaren telefonlarda kullanılacak yerli harita ve navigasyon uygulamasını geliştirmek için çalışmalarını hızlandırıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, projeye TOGG ve Başarsoft gibi firmaların katılacağını ve veri güvenliğinin ön planda tutulacağını belirtti. Uygulamanın kesin çıkış tarihi ve özellikleri henüz açıklanmadı.
2027 başından itibaren yerli navigasyon kullanılacak
TOGG, Başarsoft, BVB projeye katılıyor
Veri güvenliği stratejik öncelik olarak vurgulanıyor
Türkiye, yerli harita ve navigasyon teknolojisi alanında yeni bir adım atıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 22 Ekim 2026’da Bursa Teknik Üniversitesi açılışında yaptığı açıklamada, 2027 yılı başından itibaren telefonlarda yerli ve milli navigasyon uygulamasının kullanılmasını hedeflediğini duyurdu. Bakan Kacır, projeye otomotiv firması TOGG’un da katkı sunduğunu ve konum ile harita verilerinin veri güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirtti.
Uygulamanın, otomobil içi navigasyon sistemleriyle uyumlu çalışması hedefleniyor ve bu sayede akıllı mobilite uygulamalarının geliştirilmesine olanak sağlanması amaçlanıyor.
Veri güvenliği, projenin en önemli vurgulanan noktalarından biri. Bakan Kacır, konum ve harita verilerinin yönetiminde yerli teknoloji kapasitesini artırmanın hedeflerinden biri olduğunu ifade etti. Ancak, verilerin tamamen Türkiye’de saklandığını veya her koşulda daha güvenli olduğunu garanti etmiyor; bu konuda uygulamanın veri işleme politikalarının açıklanması bekleniyor.
Yapay zeka ve büyük veri teknolojileri de projede kullanılacak. Yapay zeka, trafik yoğunluğunun analiz edilmesi ve alternatif rotaların hesaplanması gibi alanlarda rol alacak. Harita verilerinin güncel tutulması, yol çalışmaları, yeni bağlantı yolları ve trafik düzenlemelerinin hızlı biçimde sisteme aktarılmasıyla doğruluk sağlanacak.
Türkiye’nin dijital teknolojilerde yerli çözüm hedefi, konum tabanlı yazılım ve harita teknolojilerindeki yetkinliğini artırmayı amaçlıyor. Uygulamanın Google Maps ve Apple Haritalar gibi hizmetlere alternatif olabilmesi için harita kapsamı, trafik verilerinin güncelliği, çevrim dışı kullanım ve arama sonuçlarının doğruluğu gibi kriterlerin karşılanması gerekecek. Bu hedef, Türkiye’nin yerli navigasyon altyapısının uzun vadeli başarısını belirleyecek.
AI YORUMU
Yerli navigasyon projesi, Türkiye’nin dijital bağımsızlığını artırma çabalarının somut bir örneği. 2027 başındaki hedef, veri güvenliğine vurgu yaparak, kullanıcı verilerinin yurtiçi ortamda işlenmesini sağlamayı amaçlıyor. Bu, mobil kullanıcıların gizlilik endişelerini azaltırken, aynı zamanda otomotiv sektörüne entegre bir sistem sunma potansiyeli taşıyor. Rakip uygulamalara kıyasla, yerli sistemin güncel harita verileriyle eşleşme yeteneği henüz netleşmedi ancak yapay zeka entegrasyonu sayesinde trafik yoğunluğunu gerçek zamanlı analiz etme kapasitesi rekabet avantajı oluşturabilir.
1Password for Agents hizmeti, yapay zeka asistanlarının parolaları doğrudan öğrenmeden kullanıcı hesabına girmesine imkan tanıyor. Kullanıcılar erişim talebini cihazından onaylayarak verilerini korurken seyahat ve alışveriş gibi işlemleri yapay zekaya devredebiliyor.
1Password for Agents, şifreleri yapay zekaya göstermeden giriş izni veriyor.
Meta Muse, Anthropic Claude Duet ve OpenAI ChatGPT Work gibi asistanları kapsıyor.
Sistem bireysel ve aile planlarında ek ücret talep etmiyor.
Parola yönetim platformu 1Password, yapay zeka asistanlarının kullanıcı adına hesaplara erişmesini mümkün kılan yeni sistemini duyurdu. 1Password for Agents adıyla sunulan bu yapı sayesinde asistanlar parolaları kesinlikle görmüyor ya da kendi hafızalarına kaydetmiyor. Süreç tamamen kullanıcının kendi cihazından vereceği onay mekanizması etrafında şekilleniyor.
Şirketin 22 Ekim tarihinde tanıttığı bu yeni hizmet, rutin dijital işlerini otomatikleştirmek isteyenleri hedefliyor. Özellikle seyahat planlaması, online alışveriş süreçleri ve masraf raporu çıkarma gibi zaman alan görevlerde yapay zekanın aktif rol oynaması amaçlanıyor. Asistanlar herhangi bir giriş ekranıyla karşılaştıklarında dijital anahtarlarıyla kimlik doğrulaması gerçekleştiriyor.
Kullanıcı tarafında ise süreç oldukça şeffaf ilerliyor; hangi hesaba ve hangi amaçla erişilmek istendiği net biçimde ekranda görünüyor. Onay verildiği takdirde 1Password gerekli parolayı veya tek kullanımlık doğrulama kodunu ilgili alana bizzat yazıyor. Böylece yapay zeka sohbet pencerelerine hassas şifrelerin yazılması zorunluluğu ortadan kalkıyor.
Bağlantı kurulan asistanlar kullanıcının tüm kasasına erişim hakkı elde etmiyor. Kullanıcı dilediği hesabı seçebiliyor ve istediği an bu bağlantıyı tamamen koparabiliyor. Meta'nın Muse, Anthropic'in Claude Duet, OpenAI'ın ChatGPT Work ve Grok Bot gibi popüler asistanlar kademeli olarak bu sisteme entegre ediliyor.
Şu aşamada 1Password.com üzerindeki bireysel ve aile hesapları için ek bir ücret yansıtılmıyor. Ancak bölgesel olarak 1Password.eu ve 1Password.ca altyapıları henüz bu kapsamda yer almıyor. Güvenlik önlemleri sayesinde şifreler gizli kalırken, asistanların hesap içindeki işlem yetkileri platformların sunduğu imkanlar çerçevesinde belirlenmeye devam ediyor.
AI YORUMU
Şifre paylaşımını ortadan kaldıran bu yöntem, yapay zeka entegrasyonlarında güvenlik açıklarını kapatmak adına uzun süredir beklenen pratik bir yaklaşım sunuyor. 22 Ekim tarihinde duyurulan sistemin Meta Muse ve Grok Bot gibi araçlarla hemen entegre olması, kullanıcıların günlük rutinlerinde bu teknolojiyi hızlıca test etmesini kolaylaştıracak. Özellikle Claude Duet ve ChatGPT Work gibi popüler asistanların da eklenmesiyle, tarayıcı tabanlı işlemlerin büyük bir kısmı otomatikleşebilir. Ancak asistanların giriş sonrasında hesap içinde yapabileceği hamlelerin platform kısıtlamalarına bağlı kalması, kullanıcıların arka plandaki işlemleri yine de denetlemesini zorunlu kılıyor.