Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
İngiltere'de otobüslerde yüksek sesli müzik dinleyenlere ceza geliyor
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
iFotoğraf: Tilman2007 · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
İngiltere'de toplu taşıma araçlarında kulaklıksız müzik dinleyenler ve rahatsız edici davranışlarda bulunanlar para cezasına çarptırılacak. Uygulama kapsamında gürültü yapan, çöp atan ve çevreyi tehdit eden yolculara 100 sterlin ceza kesilecek.
Öne çıkanlar
Otobüslerde gürültü ve yüksek sesli müzik dinlemenin cezası 100 sterlin olarak belirlendi.
Düzenleme; video izleme, sigara içme ve çöp atma gibi antisosyal davranışları kapsıyor.
Benzer bir uygulama 2005 yılından bu yana trenlerde yürürlükte tutuluyor.
Haberin Detayı
İngiltere Ulaştırma Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni rehber, toplu taşımadaki rahatsız edici davranışlara karşı önlemleri artırıyor. Buna göre şehir içi otobüslerde kulaklık kullanmadan yüksek sesle müzik dinleyen veya video izleyen yolcular idari yaptırımla karşılaşacak. Belirlenen kurallara uymayan kişilere 100 sterlin tutarında para cezası uygulanacak.
Yeni düzenleme sadece gürültü yapanları değil, aynı zamanda sigara içen, otobüslere çöp atan ve diğer yolcuları tehdit eden hareketlerde bulunanları da hedef alıyor. Bu kuralların sahada uygulanması ve denetlenmesi ise tamamen yerel yönetimlerin ile ilgili ulaşım otoritelerinin sorumluluğuna bırakıldı.
Uygulamanın detaylarını kamuoyuyla paylaşan Başbakan Andy Burnham, toplu taşıma yolculuklarında yaşanan rahatsızlıklara dikkat çekti. Burnham, özellikle trende veya otobüste seyahat ederken yüksek sesle telefon kullanan kişilerin diğer yolcuların huzurunu kaçırdığını belirterek, kulaklık kullanımının zorunluluğuna vurgu yaptı.
Ulaştırma alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları yeni kararı memnuniyetle karşıladı. Daha İyi Bir Toplu Taşıma Kampanyası yöneticisi Michael Solomon, bu tür olumsuz davranışların özellikle engelli bireylerin toplu taşıma araçlarını tercih etmesini zorlaştırdığını ifade etti. Transport Focus yöneticisi Alex Campbell ise yolcuların yüzde 40'ının bu tarz eylemler yüzünden kendini güvensiz hissettiğini aktardı.
İngiltere'deki tren hatlarında 2005 yılından beri benzer bir antisosyal davranış önleme politikası yürütülüyor. Trenlerde kuralları ihlal eden yolcular taşıttan indirilebilirken, cezalar 1000 sterline kadar çıkabiliyor. Otobüslerde hayata geçirilen yeni adımın, yolcu deneyimini iyileştirmesi ve toplu taşıma kullanım oranını artırması hedefleniyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Toplu taşıma araçlarında bireysel özgürlüklerin sınırının nerede bittiği sorusu, 100 sterlinlik yeni idari yaptırımlarla birlikte pratik bir zemine oturtuluyor. Yaklaşık 6 bin 600 liralık bu caydırıcı tutar, özellikle günlük yolculuklarında gürültü kirliliğine maruz kalan sıradan yolcuların konforunu korumayı amaçlıyor. Trenlerde halihazırda 1000 sterline kadar varabilen daha sert cezaların bulunması, otobüs hatlarındaki bu yeni kararın kademeli olarak genişletileceğinin sinyalini veriyor. Yerel yönetimlerin denetim yetkisini nasıl kullanacağı, uygulamanın başarısını belirleyecek temel unsur olacak.
Kaynak:
NTV Dünya
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İngiltere'de otobüslerde kulaklıksız sesli medya izleyen yolculara ceza uygulanacak. Ulaştırma Bakanlığı rehberine göre yasakları uygulamak yerel yönetimlere bırakıldı.
Otobüslerde yüksek sesli müzik ve videolara 100 sterlin ceza kesilecek.
Trenlerdeki benzer kurallar nedeniyle 1000 sterline varan cezalar uygulanabiliyor.
Yolcuların yüzde 40'ı gürültü yüzünden kendini güvensiz hissediyor.
Toplu taşıma araçlarında yaşanan gürültü kirliliğini önlemek amacıyla İngiltere'de yeni yasaklar devreye sokuluyor. Ulaştırma Bakanlığı tarafından hazırlanan rehber doğrultusunda, otobüslerde kulaklık kullanmadan müzik dinleyen veya video oynatan kişilere yasal yaptırım uygulanacak. Bu kapsamda ihlalde bulunan yolcular 100 sterlin para cezası ile karşı karşıya kalacak.
Yeni düzenleme sadece yüksek sesli medyayı değil, otobüs içindeki diğer rahatsız edici davranışları da kapsıyor. Yolculuk sırasında sigara içmek, etrafa çöp bırakmak, gürültü yapmak ve çevredeki insanları tehdit eden eylemlerde bulunmak yasak listesine eklendi. Söz konusu kuralların sahada uygulanması ve denetlenmesi yetkisi ise doğrudan yerel yönetimler ile ilgili ulaşım otoritelerine devredildi.
Uygulamanın duyurusu için hazırlanan tanıtım videosunda, toplu taşımadaki gürültünün yarattığı rahatsızlıklara dikkat çekildi. Sivil toplum kuruluşları ve ulaşım alanında faaliyet gösteren gruplar alınan kararı olumlu karşıladı. Yapılan değerlendirmelerde, yolcuların önemli bir kısmının gürültülü eylemler yüzünden kendilerini huzursuz hissettiği vurgulandı.
Demir yolu hatlarında 2005 yılından bu yana benzer kuralların yürürlükte olduğu biliniyor. Trenlerde düzeni bozan yolcular taşıttan indirilebilirken, kural ihlallerinin mali boyutu 1000 sterline kadar yükselebiliyor. Otobüslerdeki yeni düzenlemenin de benzer bir caydırıcılık yaratması hedefleniyor.
AI YORUMU
Toplu taşımada kişisel alan ihlallerine karşı mali yaptırım getirilmesi, yolculuk kalitesini doğrudan artıracak bir hamledir. İngiltere genelindeki ankete katılanların yüzde 40 oranında şikayetçi olduğu gürültü problemi, ancak 100 sterlinlik caydırıcı rakamlarla kontrol altına alınabilir. Trenlerde 2005 yılından beri uygulanan 1000 sterline varan cezalarla kıyaslandığında otobüslerdeki 100 sterlinlik sınır başlangıç için makul bir eşiktir. Denetimlerin yerel yönetimler tarafından nasıl yürütüleceği, uygulamanın başarı oranını belirleyecektir.
İngiltere, Yemen kaynaklı Husi saldırılarına karşı Suudi Arabistan hava sahasına savaş uçakları ve askerî danışmanlar sevk etme kararı aldı. 20 Ekim 2026 tarihli planlamayla Riyad yönetiminin kritik altyapısı ve şehirleri koruma altına alınacak.
İngiltere, Suudi Arabistan'a hava savunma görevleri için Typhoon savaş uçakları konuşlandıracak.
22 Eylül 2026 tarihinde Voyager tanker uçağıyla sağlanan havada yakıt ikmali desteği genişletiliyor.
Atlas A400M nakliye uçakları ve askerî danışmanlar savunma lojistiğine katkı sağlayacak.
İngiltere, Yemen merkezli Husilerin füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini artırmak üzere harekete geçti. Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait Eurofighter Typhoon savaş uçakları, ülkenin hava sahasında ve kritik tesislerinde savunma amaçlı devriye görevleri üstlenecek. Savunma Bakanlığının 20 Ekim 2026 tarihinde duyurduğu stratejik karar, son dönemde artan tehditlerin ardından alındı.
Yapılan açıklamaya göre Londra yönetimi tarafından sağlanan askerî destek yalnızca savaş uçaklarıyla sınırlı kalmayacak. Envanterde yer alan Atlas A400M nakliye uçakları, savunma malzemelerinin ülke içinde güvenli bir şekilde nakledilmesine katkı sunacak. İngiliz askerî danışmanlar ise Suudi yetkililere savunma operasyonlarının planlanması ve koordinasyonu aşamasında rehberlik edecek.
İngiltere Savunma Bakanlığı, görevlendirilen Typhoon uçaklarının Yemen'deki Husi hedeflerine yönelik herhangi bir taarruz operasyonuna katılmayacağını net bir şekilde belirtti. Savaş uçaklarının temel sorumluluğu, havadan gelebilecek tehditlerin önceden tespiti ve etkisiz hale getirilmesi olacak. Konuşlandırılacak toplam uçak sayısı, üs noktaları ve görevin başlangıç tarihi gibi operasyonel detaylar ise henüz paylaşılmadı.
İki ülke arasındaki askerî iş birliği daha önce de benzer adımlarla güçlendirilmişti. Bakanlık, 22 Eylül 2026 tarihinde yaptığı bildirimle Suudi Arabistan'ın talebi doğrultusunda Voyager tanker uçaklarıyla havada yakıt ikmali desteği verildiğini aktarmıştı. Başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı ile enerji tesislerinin hedef alınması, sivil koruma önlemlerini güvenlik gündeminin en üst sırasına taşıdı.
İngiltere'nin bölgedeki varlığını artırması, Körfez'deki güvenlik dengelerinin yanı sıra enerji arz güvenliği ve uluslararası ticaret yollarının korunması açısından da kritik bir rol oynuyor. Londra yönetimi, Typhoon uçaklarının doğrudan savunma odaklı sınırlarını çizerken Körfez bölgesindeki operasyonel angajmanını lojistik ve danışmanlık faaliyetleriyle genişletmiş durumda.
AI YORUMU
Londra'nın bu hamlesi, Körfez bölgesindeki artan hava tehditlerine karşı Batılı müttefiklerin savunma odaklı ortaklıklarını doğrudan sahaya yansıttığını gösteriyor. 20 Eylül ve 22 Eylül tarihlerindeki önceki yakıt ikmali desteklerinin ötesine geçen bu karar, uçakların taarruz görevlerinde kullanılmayacak olmasıyla sınırlı bir caydırıcılık çerçevesi çiziyor. Yemen'deki denklemin karmaşıklığı göz önüne alındığında, lojistik ve danışmanlık unsurlarının Suudi Arabistan'ın erken uyarı kapasitesini ne ölçüde rahatlatacağı operasyonun sahadaki uygulama başarısına bağlı olacak.
İngiltere'de eylül ayı sonuna kadarki üç aylık dönemde açık iş pozisyonları önemli ölçüde azaldı. Düşüşün arkasında ise artan işçilik maliyetleri nedeniyle alımları askıya alan küçük ölçekli şirketler yer alıyor.
Açık iş pozisyonları 21 bin azalarak 691 bine geriledi.
İşsizlik oranı ağustosa kadar olan üç ayda yüzde 4.7 oldu.
Genç işsizliği yüzde 15.6 seviyesinde kaydedildi.
İngiltere genelinde yeni personel arayışları yılın başından bu yana en sert gerilemeyi kaydetti. Resmi makamların paylaştığı verilere göre, eylül ayını kapsayan üç aylık dönemde toplam açık pozisyon sayısı önemli ölçüde azaldı.
Ulusal İstatistik Ofisi yetkilileri, bu düşüşün temel kaynağının küçük işletmeler olduğunu vurguladı. Artan enerji faturaları, asgari ücret düzenlemeleri ve sigorta primlerindeki artışlar küçük ölçekli iş yerlerinin personel maliyetlerini yukarı çekti.
Buna karşın, ağustos ayına kadar olan üç aylık süreçte genel işsizlik oranı yüzde 4.7 seviyesine gerileyerek son bir yılın en düşük düzeyine indi. İstihdam oranında ise sınırlı bir kıpırdanma gözlemlendi.
Hükümet kanadından yapılan değerlendirmelerde iş gücü piyasasının genel dayanıklılığına dikkat çekilirken, genç nüfus arasındaki işsizlik oranının yüksek kalması kaygı yaratmaya devam ediyor. Özellikle 16 ila 24 yaş arasındaki gençlerde oranın yüzde 15.6 olması yetkilileri harekete geçirdi.
Ekonomistler, işletmelerin karşı karşıya kaldığı maliyet baskısının kısa vadede hafiflemesini beklemezken, işe alım iştahının bir süre daha düşük seyredeceğini öngörüyor. Yeni bütçe açıklaması öncesinde gelen bu veriler ekonomi yönetiminin önündeki en büyük sınavı oluşturuyor.
AI YORUMU
Küçük işletmelerin üzerindeki finansal yük kalkmadığı sürece istihdam piyasasındaki daralma kalıcı hale gelecektir. Artan asgari ücret ve enerji maliyetleri, özellikle kısıtlı bütçeyle ayakta kalmaya çalışan yerel girişimleri yeni eleman alımından vazgeçiriyor. Genel işsizlik oranındaki yüzde 4.7'lik iyileşme olumlu bir tablo sunsa da, genç işsizliğinin yüzde 15.6 gibi yüksek bir seviyede kalması yapısal sorunların çözülemediğini gösteriyor. Bütçe görüşmeleri öncesinde atılacak adımlar, bu dengesizliğin derinleşmesini ya da hafiflemesini belirleyecek.
İngiltere Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini yükseltme yönündeki baskıları reddetti. Hükümet yetkililerinin uyarıları ve Hazine verileri, olası bir artışın vergi gelirlerini azaltabileceğini gösteriyor.
Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini artırmayacağını açıkladı.
HMRC verilerine göre oranların artırılması Hazine gelirlerini 3,6 milyar sterlin azaltabilir.
Bakanlar kurulundaki bazı isimler gelirin adil dağılımı için vergi eşitliği savunuyordu.
İngiltere kabinesinde yer alan bazı etkili isimler, sermaye kazancı vergisi ile gelir vergisinin eşitlenmesini savunuyordu. Ancak Maliye Bakanı John Healey, bütçe öncesinde bu vergi türünde bir artışa gitmeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Şirket hisseleri veya ikincil mülklerin satışından elde edilen kârlar üzerinden alınan bu verginin mevcut oranları yüzde 18 ile yüzde 24 arasında değişiyor.
Söz konusu hamle, varlıklı bireylerin ülkeyi terk edebileceği veya varlık satışlarını erteleyebileceği yönündeki endişelerin ardından geldi. Geçtiğimiz yıl Hazine ve Gümrük İdaresi tarafından paylaşılan tahminler, yüksek oranlı vergi artışının Hazine gelirlerinde milyarlarca sterlinlik kayba yol açabileceğini ortaya koymuştu. Bu durum, vergi yükünün tabana yayılması yerine sermaye kaçışını tetikleyebileceği kaygılarını artırdı.
Kabine içindeki bazı bakanlar, çalışma gelirlerinin dezavantajlı duruma düşmesini engellemek amacıyla vergilerin eşitlenmesini talep ediyordu. Başbakanın ilk sekreteri Louise Haigh ve Savunma Bakanı Wes Streeting gibi isimler daha önce bu yönde açıklamalar yapmıştı. Buna karşın Healey, geçtiğimiz ay yaptığı konuşmada işletmelerin kâr etmesinin ve yatırım güveninin teşvik edilmesinin öncelikli olduğunu vurgulamıştı.
Muhalefet partileri ve iş dünyası temsilcileri de bütçe öncesinde atılacak adımları yakından izliyor. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, devlet harcamalarının kısılması ve borçlanmanın azaltılması çağrısında bulunurken, Liberal Demokratlar banka kârlarına yönelik ek vergi getirilmesini öneriyor. 28 Ekim tarihinde açıklanacak ilk bütçe, artan maliyetler ve savunma harcamaları dengesinde kritik bir eşik oluşturuyor.
AI YORUMU
Maliye Bakanlığının bu kararı, sermaye kaçışını önleme odaklı pragmatik bir hamle olarak öne çıkıyor. Hazine verilerine göre yüzde 10'luk bir artışın devlete milyarlarca sterlin kaybettirecek olması, siyasi söylemlerin ekonomik gerçeklikle çarpıştığını net biçimde gösteriyor. Yatırımcı güvenini koruma hedefi, dar gelirli kesimlerin vergi yükü altındaki ezilme tartışmalarını ise uzun süre gündemde tutacaktır. Borçlanma kuralları ve artan harcamalar göz önüne alındığında, hükümetin gelir artırıcı alternatifleri oldukça kısıtlı kalıyor.