Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
İngiltere'de istihdam daralıyor: Küçük işletmeler alımları durdurdu
•1 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
iFotoğraf: ehnmark · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
İngiltere'de eylül ayı sonuna kadarki üç aylık dönemde açık iş pozisyonları önemli ölçüde azaldı. Düşüşün arkasında ise artan işçilik maliyetleri nedeniyle alımları askıya alan küçük ölçekli şirketler yer alıyor.
Öne çıkanlar
Açık iş pozisyonları 21 bin azalarak 691 bine geriledi.
İşsizlik oranı ağustosa kadar olan üç ayda yüzde 4.7 oldu.
Genç işsizliği yüzde 15.6 seviyesinde kaydedildi.
Haberin Detayı
İngiltere genelinde yeni personel arayışları yılın başından bu yana en sert gerilemeyi kaydetti. Resmi makamların paylaştığı verilere göre, eylül ayını kapsayan üç aylık dönemde toplam açık pozisyon sayısı önemli ölçüde azaldı.
Ulusal İstatistik Ofisi yetkilileri, bu düşüşün temel kaynağının küçük işletmeler olduğunu vurguladı. Artan enerji faturaları, asgari ücret düzenlemeleri ve sigorta primlerindeki artışlar küçük ölçekli iş yerlerinin personel maliyetlerini yukarı çekti.
Buna karşın, ağustos ayına kadar olan üç aylık süreçte genel işsizlik oranı yüzde 4.7 seviyesine gerileyerek son bir yılın en düşük düzeyine indi. İstihdam oranında ise sınırlı bir kıpırdanma gözlemlendi.
Hükümet kanadından yapılan değerlendirmelerde iş gücü piyasasının genel dayanıklılığına dikkat çekilirken, genç nüfus arasındaki işsizlik oranının yüksek kalması kaygı yaratmaya devam ediyor. Özellikle 16 ila 24 yaş arasındaki gençlerde oranın yüzde 15.6 olması yetkilileri harekete geçirdi.
Ekonomistler, işletmelerin karşı karşıya kaldığı maliyet baskısının kısa vadede hafiflemesini beklemezken, işe alım iştahının bir süre daha düşük seyredeceğini öngörüyor. Yeni bütçe açıklaması öncesinde gelen bu veriler ekonomi yönetiminin önündeki en büyük sınavı oluşturuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Küçük işletmelerin üzerindeki finansal yük kalkmadığı sürece istihdam piyasasındaki daralma kalıcı hale gelecektir. Artan asgari ücret ve enerji maliyetleri, özellikle kısıtlı bütçeyle ayakta kalmaya çalışan yerel girişimleri yeni eleman alımından vazgeçiriyor. Genel işsizlik oranındaki yüzde 4.7'lik iyileşme olumlu bir tablo sunsa da, genç işsizliğinin yüzde 15.6 gibi yüksek bir seviyede kalması yapısal sorunların çözülemediğini gösteriyor. Bütçe görüşmeleri öncesinde atılacak adımlar, bu dengesizliğin derinleşmesini ya da hafiflemesini belirleyecek.
Kaynak:
BBC Business
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İngiltere Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini yükseltme yönündeki baskıları reddetti. Hükümet yetkililerinin uyarıları ve Hazine verileri, olası bir artışın vergi gelirlerini azaltabileceğini gösteriyor.
Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini artırmayacağını açıkladı.
HMRC verilerine göre oranların artırılması Hazine gelirlerini 3,6 milyar sterlin azaltabilir.
Bakanlar kurulundaki bazı isimler gelirin adil dağılımı için vergi eşitliği savunuyordu.
İngiltere kabinesinde yer alan bazı etkili isimler, sermaye kazancı vergisi ile gelir vergisinin eşitlenmesini savunuyordu. Ancak Maliye Bakanı John Healey, bütçe öncesinde bu vergi türünde bir artışa gitmeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Şirket hisseleri veya ikincil mülklerin satışından elde edilen kârlar üzerinden alınan bu verginin mevcut oranları yüzde 18 ile yüzde 24 arasında değişiyor.
Söz konusu hamle, varlıklı bireylerin ülkeyi terk edebileceği veya varlık satışlarını erteleyebileceği yönündeki endişelerin ardından geldi. Geçtiğimiz yıl Hazine ve Gümrük İdaresi tarafından paylaşılan tahminler, yüksek oranlı vergi artışının Hazine gelirlerinde milyarlarca sterlinlik kayba yol açabileceğini ortaya koymuştu. Bu durum, vergi yükünün tabana yayılması yerine sermaye kaçışını tetikleyebileceği kaygılarını artırdı.
Kabine içindeki bazı bakanlar, çalışma gelirlerinin dezavantajlı duruma düşmesini engellemek amacıyla vergilerin eşitlenmesini talep ediyordu. Başbakanın ilk sekreteri Louise Haigh ve Savunma Bakanı Wes Streeting gibi isimler daha önce bu yönde açıklamalar yapmıştı. Buna karşın Healey, geçtiğimiz ay yaptığı konuşmada işletmelerin kâr etmesinin ve yatırım güveninin teşvik edilmesinin öncelikli olduğunu vurgulamıştı.
Muhalefet partileri ve iş dünyası temsilcileri de bütçe öncesinde atılacak adımları yakından izliyor. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, devlet harcamalarının kısılması ve borçlanmanın azaltılması çağrısında bulunurken, Liberal Demokratlar banka kârlarına yönelik ek vergi getirilmesini öneriyor. 28 Ekim tarihinde açıklanacak ilk bütçe, artan maliyetler ve savunma harcamaları dengesinde kritik bir eşik oluşturuyor.
AI YORUMU
Maliye Bakanlığının bu kararı, sermaye kaçışını önleme odaklı pragmatik bir hamle olarak öne çıkıyor. Hazine verilerine göre yüzde 10'luk bir artışın devlete milyarlarca sterlin kaybettirecek olması, siyasi söylemlerin ekonomik gerçeklikle çarpıştığını net biçimde gösteriyor. Yatırımcı güvenini koruma hedefi, dar gelirli kesimlerin vergi yükü altındaki ezilme tartışmalarını ise uzun süre gündemde tutacaktır. Borçlanma kuralları ve artan harcamalar göz önüne alındığında, hükümetin gelir artırıcı alternatifleri oldukça kısıtlı kalıyor.
İngiltere'deki destekli konaklama sisteminin bazı özel şirketler tarafından istismar edildiği ve sakinlere yeterli bakım hizmeti sunulmadığı belirtildi. BBC'nin araştırmasına göre, kamu kaynakları amacından saparken Birmingham Belediyesi yöneticileri bu durumu skandal olarak nitelendirdi.
Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı yalnızca Birmingham için bir yılda 410 milyon sterlin ödeme yaptı.
Birmingham genelinde 34 binden fazla insan destekli konaklama sisteminden yararlanıyor.
Yardım kuruluşları ve milletvekilleri, vergi mükelleflerinin parasının israf edildiğini savunuyor.
İngiltere çapında dezavantajlı grupların barınma ve bakım ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan destekli konaklama sistemi, son dönemde yaşanan tartışmalarla gündeme geldi. Eski mahkûmlar, bağımlılıkla mücadele edenler ve şiddet gören bireyler için tasarlanan modelin bazı noktalarında ciddi denetim eksiklikleri bulunduğu ifade ediliyor. Yardımların doğrudan sakinler yerine kâr amacı gütmeyen kayıtlı kuruluşlara gitmesi ve bu kurumların da özel şirketlerle çalışması finansal takibi zorlaştırıyor.
BBC Panorama ekibinin yaptığı incelemeler, bazı emlak aracılarının sosyal medya platformları üzerinden ücretsiz oda ve eğlence imkânları vadettiğini ortaya koydu. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı verilerine göre, yalnızca Birmingham bölgesindeki bu konaklama modeli için son mali yılda 410 milyon sterlinlik kaynak aktarıldı.
Bölgede destekli konutlarda yaşayanların sayısı 34 bini aşarken, yedi katından fazla nüfusa sahip Londra'da bu rakamın yaklaşık 22 bin seviyesinde kalması dikkat çekti. Birmingham milletvekili Jess Phillips, bazı yapıların kamu fonlarını almasına rağmen karşılığında gereken hizmeti vermediğini sert bir şekilde eleştirdi. Birmingham Belediye Meclisi Lideri Roger Harmer ise yaşananları kamu parasının açık bir israfı ve skandal olarak değerlendirdi.
Şiddet içeren ilişkisinden ayrıldıktan sonra barınma sorunu yaşayan Alysha adlı vatandaşın yaşadıkları, sistemin gerçek mağdurlar açısından taşıdığı kritik rolü gözler önüne serdi. Uzmanlar ve yerel yöneticiler, fonların amacına uygun harcanması için denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini vurguluyor. Gelişmeler, kamu kaynaklarının dağıtım mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi yönündeki baskıları artırıyor.
AI YORUMU
Sosyal destek bütçelerinin aracı şirketlerin kâr hırsına kurban gitmesi, kamu denetim mekanizmalarının ne denli yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor. Birmingham için harcanan 410 milyon sterlinlik devasa kaynağın yerinde denetlenmemesi, yardıma muhtaç bireylerin barınma hakkını zedelerken bazı işletmelere haksız kazanç kapısı aralıyor. Benzer toplumsal refah projelerinde şeffaflık sağlanmadığı sürece vergi mükelleflerinin parası kötü niyetli yapılara aktarılmaya devam edecektir.
Milyonlarca kayıtlı işsiz iş bulma umuduyla beklerken Türkiye İş Kurumu Antalya'da beş yıldızlı bir otelde yaklaşık 8 milyon liralık uluslararası bir konferans düzenliyor. İki gün sürecek etkinlik kapsamında lüks ikramlar, şehir turları ve yüzlerce hediye seti katılımcıları bekliyor.
İşkur'a kayıtlı iş arayan kişi sayısı Eylül 2026 itibarıyla 2 milyon 344 bin 288'e ulaştı.
Antalya'daki beş yıldızlı otelde yapılacak konferansın maliyeti 7 milyon 853 bin 600 lira olarak belirlendi.
21-22 Ekim tarihlerindeki organizasyona 170 kişinin katılacağı ve VIP araçlarla transfer edileceği açıklandı.
Ülke genelinde istihdam sorunları derinleşirken ve milyonlarca yurttaş kurum kapılarında çare ararken, kamu kaynaklarının harcandığı yeni bir organizasyon kamuoyunun tepkisini çekti. Resmi verilere göre iş arama süreci bir yılı aşan yüz binlerce insan bulunurken, kurumun lüks bir otelde gerçekleştireceği uluslararası buluşma için milyonluk sözleşmeye imza atıldı. Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak Güneydoğu Avrupa Kamu İstihdam Kurumları Konferansı için INC Turizm şirketiyle anlaşıldı.
Eylül ayı istatistiklerine göre yardım bekleyen kitlenin büyüklüğü dikkat çekerken, bu rakamın içinde emeklilik yaşını çoktan geride bırakmış binlerce vatandaşın da yer alması tablonun vehametini artırıyor. Sadece 60 yaş ve üzerindeki kayıtlı işsiz sayısının yaklaşık 33 bin olduğu bildirildi. Buna rağmen bütçeden ayrılan yüksek tutarlı ödenekle lüks otelde düzenlenecek iki günlük zirve, sosyal güvenlik ve istihdam politikalarındaki çelişkileri yeniden tartışmaya açtı.
Teknik şartnamede yer alan detaylar organizasyonun kapsamındaki harcama kalemlerini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Katılımcılar için 20 Ekim tarihinde başlayacak etkinliklerde zengin içerikli kokteyller, yöresel ikramlar ve çay-kahve servisleri yer alacak. İçeceklerin porselen ve cam bardaklarda sunulacağı, termos kullanımına izin verilmediği şartnamede özellikle vurgulandı. Ayrıca konukların havalimanı ve otel arasındaki ulaşımları için güncel model VIP araçlar tahsis edildi.
Etkinlik programı sadece resmi oturumlarla sınırlı kalmayarak sosyal ve kültürel faaliyetleri de kapsayacak biçimde tasarlandı. Konuklar için şehir içi turlar düzenlenecek, akşam yemeklerinde ise Türk musikisi dinletileri ve folklor gösterileri sahnelenecek. Tüm bunların yanı sıra konuklara dağıtılmak üzere hazırlanan ikiyüz adet hediye setinin de organizasyon bütçesine dahil edildiği kayıtlara geçti.
Fotoğraf: Sözcü Ekonomi
AI YORUMU
Yalnızca resmi rakamlara göre dahi 2,3 milyondan fazla insanın geçim derdiyle kurum kapılarını aşındırdığı bir dönemde, 7.8 milyon liralık otel harcaması kamu bütçesinin önceliklerine dair ciddi soru işaretleri doğuruyor. İş arama kuyruğundaki 60 yaş üstü binlerce yurttaşın varlığı ortadayken, VIP transferler ve zengin kokteyllerle yapılan uluslararası toplantılar kaynak dağılımındaki adaletsizliği gözler önüne seriyor. Bu tür harcamalar, istihdam yaratma iddiasındaki kurumların tasarruf tedbirlerinden ne kadar uzaklaştığını açıkça ortaya koymaktadır.
Önceki gün yaşanan sert değer kaybının ardından Borsa İstanbul güne sınırlı bir artışla başladı. Endeks seans açılışında 11.473,82 puana ulaşırken yatırımcılar küresel gelişmeleri yakından izliyor.
BIST 100 endeksi yeni güne yüzde 0,38 artışla 11.473,82 seviyesinden girdi.
Sektörler arasında en yüksek artış yüzde 0,86 ile ticaret endeksinde kaydedildi.
Piyasalarda dün izlenen satış ağırlıklı seyrin ardından Borsa İstanbul yeni işlem gününe toparlanma çabasıyla giriş yaptı. Bir önceki günü yüzde 2,49 kayıpla 11.430,14 puandan kapatan BIST 100 endeksi, günün ilk dakikalarında 43,68 puanlık artış kaydetti.
Açılış rakamlarına göre bankacılık endeksi yüzde 0,39 oranında prim yaparken holding endeksinin yatay bir çizgide hareket ettiği görüldü. Sektörel bazda incelendiğinde ticaret endeksi yüzde 0,86 artışla güne en hareketli başlayan taraf oldu.
Buna karşın finansal kiralama faktoring sektörü yüzde 5,71 oranında gerileyerek açılışın en çok değer yitiren alanı olarak kayıtlara geçti. Küresel ölçekte ise ABD ile İran hattındaki gerilimlerin yarattığı belirsizlik ortamı risk iştahını baskılamayı sürdürüyor.
Yatırımcılar taraflar arasındaki jeopolitik risklerin yanı sıra yaklaşan bilanço sezonu öncesinde şirketlerin finansal sonuçlarına odaklanmış durumda. Küresel borsa hareketleri ve şirket karlılık beklentileri, gün boyunca piyasanın yönünü belirleyecek temel etkenler arasında bulunuyor.
AI YORUMU
Küresel piyasalardaki jeopolitik risklerin ve bilanço sezonu belirsizliklerinin borsa üzerindeki baskısı, yatırımcıların temkinli pozisyon almasını zorunlu kılıyor. BIST 100 endeksinin 11.473,82 puandan açılış yapması, dünkü yüzde 2,49'luk düşüşün ardından sınırlı bir tepki alımı ürettiğini gösteriyor. Özellikle finansal kiralama sektöründeki yüzde 5,71'lik sert geri çekilme, risk iştahının zayıf olduğu dönemlerde sektörel ayrışmaların ne denli keskin olabileceğini ortaya koyuyor. Şirket bilançoları açıklanmaya başladığında endeksteki dalgalanma boyutu artacaktır.