Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Dünya
İngiltere toplu taşımada gürültüye karşı 100 sterlin ceza getiriyor
•1 dk okuma
Paylaş
HDünya
iFotoğraf: Unknown author Unknown author or not provided · Kamu malı · Wikimedia Commons
Özet
İngiltere'de otobüslerde kulaklıksız sesli medya izleyen yolculara ceza uygulanacak. Ulaştırma Bakanlığı rehberine göre yasakları uygulamak yerel yönetimlere bırakıldı.
Öne çıkanlar
Otobüslerde yüksek sesli müzik ve videolara 100 sterlin ceza kesilecek.
Trenlerdeki benzer kurallar nedeniyle 1000 sterline varan cezalar uygulanabiliyor.
Yolcuların yüzde 40'ı gürültü yüzünden kendini güvensiz hissediyor.
Haberin Detayı
Toplu taşıma araçlarında yaşanan gürültü kirliliğini önlemek amacıyla İngiltere'de yeni yasaklar devreye sokuluyor. Ulaştırma Bakanlığı tarafından hazırlanan rehber doğrultusunda, otobüslerde kulaklık kullanmadan müzik dinleyen veya video oynatan kişilere yasal yaptırım uygulanacak. Bu kapsamda ihlalde bulunan yolcular 100 sterlin para cezası ile karşı karşıya kalacak.
Yeni düzenleme sadece yüksek sesli medyayı değil, otobüs içindeki diğer rahatsız edici davranışları da kapsıyor. Yolculuk sırasında sigara içmek, etrafa çöp bırakmak, gürültü yapmak ve çevredeki insanları tehdit eden eylemlerde bulunmak yasak listesine eklendi. Söz konusu kuralların sahada uygulanması ve denetlenmesi yetkisi ise doğrudan yerel yönetimler ile ilgili ulaşım otoritelerine devredildi.
Uygulamanın duyurusu için hazırlanan tanıtım videosunda, toplu taşımadaki gürültünün yarattığı rahatsızlıklara dikkat çekildi. Sivil toplum kuruluşları ve ulaşım alanında faaliyet gösteren gruplar alınan kararı olumlu karşıladı. Yapılan değerlendirmelerde, yolcuların önemli bir kısmının gürültülü eylemler yüzünden kendilerini huzursuz hissettiği vurgulandı.
Demir yolu hatlarında 2005 yılından bu yana benzer kuralların yürürlükte olduğu biliniyor. Trenlerde düzeni bozan yolcular taşıttan indirilebilirken, kural ihlallerinin mali boyutu 1000 sterline kadar yükselebiliyor. Otobüslerdeki yeni düzenlemenin de benzer bir caydırıcılık yaratması hedefleniyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Toplu taşımada kişisel alan ihlallerine karşı mali yaptırım getirilmesi, yolculuk kalitesini doğrudan artıracak bir hamledir. İngiltere genelindeki ankete katılanların yüzde 40 oranında şikayetçi olduğu gürültü problemi, ancak 100 sterlinlik caydırıcı rakamlarla kontrol altına alınabilir. Trenlerde 2005 yılından beri uygulanan 1000 sterline varan cezalarla kıyaslandığında otobüslerdeki 100 sterlinlik sınır başlangıç için makul bir eşiktir. Denetimlerin yerel yönetimler tarafından nasıl yürütüleceği, uygulamanın başarı oranını belirleyecektir.
Kaynak:
Yeni Şafak
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İngiltere'de eylül ayı sonuna kadarki üç aylık dönemde açık iş pozisyonları önemli ölçüde azaldı. Düşüşün arkasında ise artan işçilik maliyetleri nedeniyle alımları askıya alan küçük ölçekli şirketler yer alıyor.
Açık iş pozisyonları 21 bin azalarak 691 bine geriledi.
İşsizlik oranı ağustosa kadar olan üç ayda yüzde 4.7 oldu.
Genç işsizliği yüzde 15.6 seviyesinde kaydedildi.
İngiltere genelinde yeni personel arayışları yılın başından bu yana en sert gerilemeyi kaydetti. Resmi makamların paylaştığı verilere göre, eylül ayını kapsayan üç aylık dönemde toplam açık pozisyon sayısı önemli ölçüde azaldı.
Ulusal İstatistik Ofisi yetkilileri, bu düşüşün temel kaynağının küçük işletmeler olduğunu vurguladı. Artan enerji faturaları, asgari ücret düzenlemeleri ve sigorta primlerindeki artışlar küçük ölçekli iş yerlerinin personel maliyetlerini yukarı çekti.
Buna karşın, ağustos ayına kadar olan üç aylık süreçte genel işsizlik oranı yüzde 4.7 seviyesine gerileyerek son bir yılın en düşük düzeyine indi. İstihdam oranında ise sınırlı bir kıpırdanma gözlemlendi.
Hükümet kanadından yapılan değerlendirmelerde iş gücü piyasasının genel dayanıklılığına dikkat çekilirken, genç nüfus arasındaki işsizlik oranının yüksek kalması kaygı yaratmaya devam ediyor. Özellikle 16 ila 24 yaş arasındaki gençlerde oranın yüzde 15.6 olması yetkilileri harekete geçirdi.
Ekonomistler, işletmelerin karşı karşıya kaldığı maliyet baskısının kısa vadede hafiflemesini beklemezken, işe alım iştahının bir süre daha düşük seyredeceğini öngörüyor. Yeni bütçe açıklaması öncesinde gelen bu veriler ekonomi yönetiminin önündeki en büyük sınavı oluşturuyor.
AI YORUMU
Küçük işletmelerin üzerindeki finansal yük kalkmadığı sürece istihdam piyasasındaki daralma kalıcı hale gelecektir. Artan asgari ücret ve enerji maliyetleri, özellikle kısıtlı bütçeyle ayakta kalmaya çalışan yerel girişimleri yeni eleman alımından vazgeçiriyor. Genel işsizlik oranındaki yüzde 4.7'lik iyileşme olumlu bir tablo sunsa da, genç işsizliğinin yüzde 15.6 gibi yüksek bir seviyede kalması yapısal sorunların çözülemediğini gösteriyor. Bütçe görüşmeleri öncesinde atılacak adımlar, bu dengesizliğin derinleşmesini ya da hafiflemesini belirleyecek.
İngiltere Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini yükseltme yönündeki baskıları reddetti. Hükümet yetkililerinin uyarıları ve Hazine verileri, olası bir artışın vergi gelirlerini azaltabileceğini gösteriyor.
Maliye Bakanı John Healey, sermaye kazancı vergisini artırmayacağını açıkladı.
HMRC verilerine göre oranların artırılması Hazine gelirlerini 3,6 milyar sterlin azaltabilir.
Bakanlar kurulundaki bazı isimler gelirin adil dağılımı için vergi eşitliği savunuyordu.
İngiltere kabinesinde yer alan bazı etkili isimler, sermaye kazancı vergisi ile gelir vergisinin eşitlenmesini savunuyordu. Ancak Maliye Bakanı John Healey, bütçe öncesinde bu vergi türünde bir artışa gitmeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Şirket hisseleri veya ikincil mülklerin satışından elde edilen kârlar üzerinden alınan bu verginin mevcut oranları yüzde 18 ile yüzde 24 arasında değişiyor.
Söz konusu hamle, varlıklı bireylerin ülkeyi terk edebileceği veya varlık satışlarını erteleyebileceği yönündeki endişelerin ardından geldi. Geçtiğimiz yıl Hazine ve Gümrük İdaresi tarafından paylaşılan tahminler, yüksek oranlı vergi artışının Hazine gelirlerinde milyarlarca sterlinlik kayba yol açabileceğini ortaya koymuştu. Bu durum, vergi yükünün tabana yayılması yerine sermaye kaçışını tetikleyebileceği kaygılarını artırdı.
Kabine içindeki bazı bakanlar, çalışma gelirlerinin dezavantajlı duruma düşmesini engellemek amacıyla vergilerin eşitlenmesini talep ediyordu. Başbakanın ilk sekreteri Louise Haigh ve Savunma Bakanı Wes Streeting gibi isimler daha önce bu yönde açıklamalar yapmıştı. Buna karşın Healey, geçtiğimiz ay yaptığı konuşmada işletmelerin kâr etmesinin ve yatırım güveninin teşvik edilmesinin öncelikli olduğunu vurgulamıştı.
Muhalefet partileri ve iş dünyası temsilcileri de bütçe öncesinde atılacak adımları yakından izliyor. Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, devlet harcamalarının kısılması ve borçlanmanın azaltılması çağrısında bulunurken, Liberal Demokratlar banka kârlarına yönelik ek vergi getirilmesini öneriyor. 28 Ekim tarihinde açıklanacak ilk bütçe, artan maliyetler ve savunma harcamaları dengesinde kritik bir eşik oluşturuyor.
AI YORUMU
Maliye Bakanlığının bu kararı, sermaye kaçışını önleme odaklı pragmatik bir hamle olarak öne çıkıyor. Hazine verilerine göre yüzde 10'luk bir artışın devlete milyarlarca sterlin kaybettirecek olması, siyasi söylemlerin ekonomik gerçeklikle çarpıştığını net biçimde gösteriyor. Yatırımcı güvenini koruma hedefi, dar gelirli kesimlerin vergi yükü altındaki ezilme tartışmalarını ise uzun süre gündemde tutacaktır. Borçlanma kuralları ve artan harcamalar göz önüne alındığında, hükümetin gelir artırıcı alternatifleri oldukça kısıtlı kalıyor.
Portekiz Futbol Federasyonu, milli takım kampını terk eden yıldız oyuncu Cristiano Ronaldo'ya 30 gün hak mahrumiyeti ile 255 euro para cezası kesti. Disiplin talimatındaki en alt sınırdan uygulanan yaptırım, tecrübeli futbolcunun kasım ayındaki resmi milli maçlarda sahaya çıkmasını engellemiyor.
Ronaldo kampa izinsiz ara vermesi sebebiyle 30 gün men ve 255 euro ceza aldı.
Talimattaki 1 ila 6 aylık ceza aralığından en düşük yaptırım uygulandı.
Kampı 30 Eylül'de terk ettiği için kasım maçlarında forma giyebilecek.
Portekiz Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu Amatör Bölümü, milli takım kaptanı Cristiano Ronaldo hakkında yürütülen disiplin soruşturmasını tamamladı. Federasyon yetkilileri, Danimarka'da düzenlenen milli takım kampından habersiz biçimde ayrılan deneyimli futbolcuya yönelik resmi ceza kararını kamuoyuyla paylaştı.
Disiplin kurulu tarafından açıklanan karara göre Ronaldo, disiplin talimatının 160. maddesinin birinci fıkrasını kasıtlı biçimde ihlal etmekten suçlu bulundu. Bu gerekçeyle yıldız oyuncuya 30 günlük men cezasının yanı sıra iki buçuk hesap birimine karşılık gelen 255 euro para cezası kesildi.
Kurulun mevzuatına bakıldığında ilgili kural ihlali için bir aydan altı aya kadar men yaptırımı öngörülüyordu. Yetkililer, dosyadaki koşulları göz önüne alarak tecrübeli forvete yasal sınırın en alt basamağı olan 30 günlük süreyi ve asgari tutardaki mali cezayı tatbik etmeyi uygun gördü.
Alınan bu disiplin kararı Portekiz'in yaklaşan milli maç takvimini aksatmayacak. Kaptanın kamptan ayrılış tarihi 30 Eylül olarak kayıtlara geçtiği için 30 günlük ceza süresi dolmuş sayılıyor. Böylece Ronaldo, Portekiz'in 14 Kasım'da Danimarka ve 17 Kasım'da Galler ile oynayacağı kritik karşılaşmalarda kadrodaki yerini alabilecek.
AI YORUMU
Disiplin kurulunun kestiği 255 euro tutarındaki sembolik bedel ve alt sınırdan verilen ceza, yıldız oyunculara uygulanan kuralların kağıt üzerinde kaldığını gösteriyor. Federasyon ceza süresini altı aya kadar uzatma yetkisine sahipken 30 günlük asgari sınırı seçerek oyuncunun 14 Kasım ve 17 Kasım maçlarını riske atmaktan kaçındı. Bu durum, kulüpler ve diğer milli futbolcular nezdinde disiplin talimatlarının eşit işletilmediği hissini güçlendiriyor. Eğer kurul alt sınır yerine iki aylık bir men kararı verseydi, Portekiz sahaya en büyük kozundan yoksun çıkmak zorunda kalacaktı.
Microsoft, şebeke bağlantısındaki takvim gecikmeleri sebebiyle Nscale'in Essex'teki yapay zeka veri merkezi projesinden ayrıldı. Kararın ardından tesisin ulusal elektrik altyapısına 2030'lu yıllarda erişebileceği öngörülüyor.
Elektrik şebekesi bağlantısındaki gecikmeler Microsoft'un Essex projesinden çekilmesine yol açtı.
Proje ilk aşamada 50 megavatlık kapasite ve 23.040 Nvidia grafik işlemcisi hedefliyordu.
Nscale alternatif enerji kaynaklarını araştırarak Loughton tesisindeki çalışmalarını sürdürmeyi amaçlıyor.
Microsoft, İngiltere'nin Essex bölgesindeki Loughton yerleşkesinde sürdürülen yapay zeka altyapı girişiminden ayrılma kararı aldı. Data Centre Dynamics platformunun aktardığı bilgilere göre bu adımın temel sebebi, tesisin ihtiyaç duyduğu elektrik şebekesi bağlantısındaki takvim gecikmelerinden kaynaklanıyor. Söz konusu hamle şimdilik yalnızca tek bir tesisi ve ilgili anlaşmayı kapsıyor.
Projenin en büyük müşterisi konumundaki teknoloji devinin ayrılması, tesisin geleceğiyle ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. Ulusal şebekeden yeterli elektriğin ancak 2030'lu yıllarda alınabilecek olması, başlangıçta planlanan devreye alma hedeflerinden ciddi şekilde sapıldığını gösteriyor. Buna karşın Nscale yetkilileri, Microsoft ile olan genel iş birliğinin devam ettiğini ve Londra genelindeki diğer süreçlerin bu durumdan etkilenmediğini vurguluyor.
Geçen yıl eylül ayında yapılan resmî duyuruda Loughton yerleşkesi için oldukça iddialı rakamlar paylaşılmıştı. İlk aşamada 23.040 adet Nvidia GB300 grafik işlemcisi barındırması planlanan tesisin 2027'nin ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyordu. Tasarım planlarında 50 megavatlık başlangıç kapasitesi ve ilerleyen süreçte 90 megavata kadar büyüme imkânı da yer alıyordu.
Şirketin güncel altyapı dokümanlarında Loughton tesisi hâlâ yer alırken, sıvı soğutma ve atık ısı gibi çevre dostu teknolojiler öne çıkarılıyor. Ancak donanım yatırımlarından öte, tesisi çalışır duruma getirecek kesin açılış takviminin henüz netleşmemiş olması en büyük engeli oluşturuyor. Nscale, İngiltere'deki alternatif genişleme alanlarını ve farklı enerji çözümlerini değerlendirmeye devam ediyor.
AI YORUMU
Yapay zeka altyapı yatırımlarında donanım tedariki kadar enerji arzının da ne kadar belirleyici bir faktör olduğu bu kararla netleşti. 2030'lu yıllara sarkan şebeke bağlantı süreleri, milyar dolarlık yapay zeka projelerinin en büyük darboğazının çip değil enerji altyapısı olduğunu gösteriyor. Tesislerin planlanan 50 megavatlık başlangıç kapasitesine ulaşamaması, şirketleri alternatif enerji modellerine yönelmeye mecbur bırakıyor.