PİYASA
Ekonomi

Elektrikli Otomobil Sayısı 2025'te Yıllık %52,4 Artışla 486 Bin 359'e Ulaştı

Elektrikli Otomobil Sayısı 2025'te Yıllık %52,4 Artışla 486 Bin 359'e Ulaştı Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

Özet

Türkiye’de eylül 2025’te trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı 486 359’a yükseldi; yıllık bazda %52,4 artış. Toplam otomobil sayısı 18 115 875’e ulaşırken elektrikli araçların pazar payı %2,68 oldu. Hibrit otomobillerin sayısı ise 915 892’ye çıktı, payı %5,06 oldu.

Öne çıkanlar

  • Elektrikli otomobiller 486 359
  • Yıllık artış %52,4
  • Hibrit araç sayısı 915 892

Haberin Detayı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, eylül 2025’te trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 18 115 875’e ulaştı. Bu sayı, önceki yıllara göre sabit bir büyüme gösteriyor. Elektrikli otomobillerin sayısı ise 2015’te 565 olan rakamdan 2025’te 486 359’a çıktı, bu da yıllık %52,4’lik bir artışa işaret ediyor.

Elektrikli araçların popülaritesi, Togg’un piyasaya sürülen yeni modelleri ve şarj altyapısının yaygınlaşmasıyla hızlandı. Bu gelişme, düşük karbon emisyonu, enerji verimliliği ve gürültü kirliliğinin azalması gibi çevresel faydalar da sağlıyor. Elektrikli otomobillerin pazar payı 2025’te %2,68 olarak ölçüldü.

Hibrit otomobiller de dikkat çekiyor; 2011’de yalnızca 23 kayıtlı araç iken 2025’te 915 892’ye yükseldi. Hibritlerin pazar payı 2025’te %5,06 oldu. Bu artış, tüketicilerin daha fazla enerji verimliliği ve düşük emisyonlu araçlara yöneldiğini gösteriyor.

Türkiye’de elektrikli ve hibrit araçların yükselen sayısı, otomotiv sektöründe bir dönüşüm sinyali olarak değerlendiriliyor. Şarj istasyonlarının yaygınlaşması ve devlet teşvikleri bu trendi desteklemeye devam ediyor. Bu gelişmeler, hem çevre hem de ekonomik açıdan önemli sonuçlar doğurabilir.

Elektrikli ve hibrit araçların artan sayısı, Türkiye’nin ulaşım sektöründeki karbon ayak izini azaltma hedefleriyle uyumlu. Ayrıca, yerli otomotiv üreticilerinin rekabet gücünü artırarak ihracat potansiyelini yükseltmesi bekleniyor.

Bu büyüme, enerji altyapısının kapasitesine, tüketici tercihlerine ve devlet politikalarına bağlı olarak devam edebilir. Şarj ağı ve batarya teknolojisindeki gelişmeler, gelecekteki büyüme hızı üzerinde belirleyici rol oynayabilir.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Elektrikli ve hibrit otomobillerin hızla yükselen sayısı, Türkiye’nin sürdürülebilir ulaşım hedeflerine ulaşmasında kritik bir adım. Bu trend, hem çevresel hem de ekonomik açıdan olumlu etkiler yaratıyor; enerji maliyetlerini düşürürken, yerli otomotiv endüstrisini güçlendiriyor. Ancak, şarj altyapısının yeterliliği ve tüketici kabulü konularında hâlâ zorluklar var. Gelecekte batarya teknolojisindeki ilerleme ve devlet desteklerinin sürekliliği bu büyümeyi sürdürebilir.

Kaynak: Sözcü Ekonomi Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Teknoloji
• Vietnam.vn
Önde Gelen Şirketler: Tedarik Zinciri ve Endüstriyel Ekosistemlerin Temel Taşı
Fotoğraf: Vietnam.vn

Vietnamlı önde gelen işletmeler, ülkenin tedarik zincirleri ve endüstriyel ekosistemlerinin yapı taşlarını oluşturuyor. Bu şirketlerin stratejik konumu, üretim süreçlerinin verimliliğini ve bölgesel iş birliğini güçlendiriyor. Çeşitli sektörlerdeki lider firmalar, yenilikçi çözümler ve sürdürülebilir uygulamalarla tedarik zincirlerini optimize ediyor. Bu gelişme, Vietnam’ın küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.

  • Önde gelen şirketler tedarik zincirini şekillendiriyor
  • Endüstriyel ekosistemlerin temelini oluşturuyor
  • Stratejik konumları üretim verimliliğini artırıyor

Vietnam ekonomisinin hızlı büyümesi, ülkenin üretim altyapısının gelişimine paralel olarak önde gelen şirketlerin rolünü öne çıkardı. Bu firmalar, tedarik zincirlerinin her aşamasında kritik bağlantı noktaları olarak faaliyet göstererek, üretim sürecinin sürekliliğini ve kalite standartlarını koruyor. İşletmeler, teknoloji entegrasyonu ve veri analitiği ile tedarik zincirlerini dijitalleştirerek maliyetleri düşürürken, süreç şeffaflığını artırıyor. Böylece, ham madde alımından son tüketiciye ulaşmaya kadar olan zincir daha esnek ve hızlı hale geliyor. Endüstriyel ekosistemler içinde, işbirliği ve ortaklık modelleri öne çıkıyor. Öncü şirketler, tedarikçi ve dağıtım ağlarıyla yakın ilişkiler kurarak, yenilikçi ürünlerin geliştirilmesini ve pazar taleplerine hızlı yanıt verilmesini sağlıyor. Son olarak, sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk da bu şirketlerin stratejilerinde önemli bir yer tutuyor. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve yeşil lojistik uygulamaları, hem ulusal hem de uluslararası standartlara uyum sağlayarak, Vietnam’ın global rekabet avantajını güçlendiriyor.

AI YORUMU

Bu gelişme, Vietnam’ın küresel tedarik zincirinde daha güçlü bir konuma gelmesini sağlayacak. Önde gelen şirketlerin stratejik yaklaşımları, sektördeki diğer firmalara da örnek teşkil edecek. Ancak, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik çabalarının devamı, uzun vadeli başarı için kritik olacak.

Kaynak: Vietnam.vn Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Onedio
Küresel Finans Piyasalarında En Çok Kazanan Şirket Açıklandı
Fotoğraf: Onedio

Dünyanın en yüksek gelir elde eden kurumu mali raporlarını paylaştı. Açıklanan verilere göre ilgili işletme üç aylık dönemde rekor bir kazanç sağladı.

  • İşletmenin üç aylık dönemdeki toplam kazancı 107,4 trilyon seviyesine ulaştı.
  • Paylaşılan mali veriler küresel ölçekte yeni bir rekoru işaret ediyor.
  • Finansal tablo uluslararası pazarlardaki ekonomik hareketliliği gözler önüne seriyor.

Uluslararası ticaret ve finans dünyasının en büyük aktörlerinden biri olan dev organizasyon, bilançosuyla sektörü salladı. Şirketin açıkladığı son mali raporlar, elde edilen gelirlerin büyüklüğünü gözler önüne sererken ekonomik dengelerin nasıl şekillendiğini de gösterdi.

Paylaşılan resmi verilere göre söz konusu ticari dev, üç aylık kısa bir zaman diliminde tam 107,4 trilyonluk kazanç elde etmeyi başardı. Bu devasa rakam, piyasa analistlerinin bile beklentilerini aşarak son dönemin en çok konuşulan finansal gelişmesi haline geldi.

Elde edilen bu olağanüstü gelir, küresel pazarlardaki sermaye dağılımını ve şirketlerin rekabet gücünü yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, açıklanan mali tablonun önümüzdeki dönemde atılacak stratejik adımları doğrudan etkileyeceğini öngörüyor.

Büyük ölçekli yatırımlarını sürdüren kurumun bu denli yüksek bir kârlılığa ulaşması, ekonomik dalgalanmalara rağmen pazar payını nasıl koruduğunu da kanıtlar nitelikte. Piyasalar, bu başarının ardından diğer büyük oyuncuların atacağı adımları yakından izlemeye koyuldu.

AI YORUMU

107,4 trilyon gibi devasa bir rakamın sadece üç aylık süre zarfında elde edilmesi, küresel sermaye akışının tek bir merkezde nasıl yoğunlaştığını net biçimde gösteriyor. Bu denli büyük bir finansal güç, küçük ölçekli oyuncuların pazardaki rekabet şansını her geçen gün daha fazla kısıtlayabilir. Önümüzdeki süreçte monopolleşme tartışmalarının artması ve regülasyon kurumlarının bu devasa bütçeleri daha sıkı denetlemesi kaçınılmaz görünüyor.

Kaynak: Onedio Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Dünya Gazetesi

Savunma Sanayii Başkanlığı, yıl sonuna kadar toplam sözleşme tutarının 20 milyar dolara ulaşmasını öngörüyor. Sektör temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen çalıştayda, yerli firmalara verilen sipariş hacmi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi masaya yatırıldı.

  • Savunma firmaları yıl içinde 15 milyar dolarlık yeni sözleşme imzaladı.
  • Son üç yılda 16 binden fazla yerli firmaya 20 milyar doları aşkın sipariş verildi.
  • Bursa'daki çalıştaya 209 firma katılarak yaklaşık 1000 B2B görüşme gerçekleştirdi.

Türkiye'nin savunma ekosistemindeki tedarik zincirini güçlendirmek amacıyla düzenlenen ikinci buluşma Bursa'da kapılarını açtı. Savunma Sanayii Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen üç günlük etkinlikte, ana yükleniciler ile alt yükleniciler arasındaki bağların sağlamlaştırılması hedefleniyor.

Etkinlikte konuşan Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sektörün yılın ilk döneminde 15 milyar dolarlık yeni sözleşmeye imza attığını duyurdu. Görgün, bu ivmenin sürmesiyle birlikte yıl sonu toplam sözleşme bedelinin 20 milyar dolar seviyesine yükselmesini beklediklerini ifade etti.

Sektörün ihracat performansına da değinen yetkililer, dış satımdaki artış hızının Türkiye genel ortalamasının çok üzerinde seyrettiğini belirtti. Savunma alanındaki kilogram başına ihracat değerinin ülke ortalamasının 40 katına ulaşması, katma değerli üretimin önemini somut biçimde ortaya koydu.

Öte yandan ASELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, HAVELSAN ve STM gibi ana yüklenici kurumların son üç yıllık süreçte 16 bini aşkın yerli işletmeyle çalıştığı açıklandı. Bu süreçte yerli firmalara aktarılan toplam sipariş tutarı 20 milyar doları geride bırakırken, açık sipariş miktarının ise 13,4 milyar doları aştığı kaydedildi.

Geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getiren buluşmada, insan kaynağının yetkinliği, finansman yüklerinin paylaşımı ve ödeme süreçlerinin dijitalleşmesi gibi başlıklar ele alınıyor. Etkinlik sonunda hazırlanacak sonuç bildirgesinin, sektörün önümüzdeki dönemdeki stratejik yol haritasını şekillendirmesi öngörülüyor.

AI YORUMU

On altı binin üzerindeki yerli firmaya aktarılan 20 milyar doları aşan sipariş hacmi, savunma sanayiinin artık sadece büyük oyuncularla değil, tabana yayılmış KOBİ ağıyla büyüdüğünü net biçimde gösteriyor. Sektörün kilogram başına ihracat değerinde Türkiye ortalamasının 40 katına çıkması, yüksek katma değerli üretimin ekonomiye sağladığı döviz girdisinin ne denli hayati olduğunu kanıtlıyor. Önümüzdeki dönemde finansman yüklerinin yönetilmesi ve ödeme süreçlerinin dijitalleşmesi, bu ekosistemin hız kesmeden büyümesi adına en kritik eşiklerden biri olacaktır.

Kaynak: Dünya Gazetesi Haberin tam sayfası →

Ekonomi
• Cumhuriyet
Brent petrol 110 dolar sınırına dayanarak akaryakıta zam sinyali verdi
Fotoğraf: Cumhuriyet

Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler ve arz endişeleri nedeniyle brent petrolün varil fiyatı 110 dolar sınırına ulaştı. Yaşanan bu ani tırmanış, benzin ve motorin fiyatlarında yeni zamların gündeme gelmesine neden oldu.

  • Brent petrolün varil fiyatı 109,69 dolara yükselerek 110 doları zorladı.
  • Batı Teksas tipi ham petrol (WTI) ise 100 dolar barajını aştı.
  • Büyükşehirlerde benzin ortalama 85 TL, motorin ise 96 TL seviyesinde satılıyor.

Küresel enerji piyasalarında bölge kaynaklı askeri ve siyasi risklerin derinleşmesi, hammadde fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. Günün erken saatlerinde nispeten yatay bir seyir izleyen enerji piyasaları, ilerleyen saatlerde tedarik zincirinin zarar görebileceği yönündeki kaygılarla birlikte yönünü yukarı çevirdi.

Sabah seansında 105 dolar civarında işlem gören brent petrol, artan talep ve arz sıkışıklığı beklentileriyle yüzde 4'e yakın bir değer artışı kaydetti. Benzer bir yukarı yönlü hareket Batı Teksas ham petrolünde de gözlendi ve WTI varil fiyatı 100 dolar eşiğini geride bıraktı.

Piyasa analistleri, fiyatlardaki bu tırmanışın arkasında yalnızca bölgesel çatışma risklerinin bulunmadığına dikkat çekiyor. Meksika Körfezi'nde etkili olan fırtına ve kasırga faaliyetlerinin günlük üretim kapasitesini düşürmesi ile ABD genelindeki enflasyonist baskılar, maliyetleri yukarı çeken temel unsurlar arasında yer alıyor.

Uluslararası piyasalardaki bu artış dalgası, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerin akaryakıt tabelalarına doğrudan yansıma riski taşıyor. Döviz kurlarının mevcut seviyeleri göz önüne alındığında, ham petroldeki bu sıçramanın benzin ve motorin pompalarına yansıması kaçınılmaz görünüyor.

Ekim ayının ilk yarısında büyükşehirlerde benzinin litresinin 85 lira, motorinin ise 96 lira bandında alıcı bulduğu biliniyor. Fiyatlardaki artışın kalıcı olması durumunda lojistik ve nakliye giderleri artacak, bu durum gıda başta olmak üzere tüm temel tüketim ürünlerinde zincirleme zamları tetikleyebilecektir.

AI YORUMU

Varil başına 110 dolara dayanan ham petrol fiyatları, enerji faturasının doğrudan tüketiciye yazılacağı bir döneme işaret ediyor. 105 dolardan kısa sürede bu seviyeye gelen brent petrol, döviz kuru baskısıyla birleştiğinde enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratabilir. Özellikle 85 liralık benzin ve 96 liralık motorin seviyelerinin aşılması, lojistik maliyetleri üzerinden tüm temel harcama kalemlerini tetikleyecektir.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler