Türkiye ile Güney Kore, ticaret hacmini 15 milyar dolara taşımak amacıyla enerji, savunma sanayisi ve turizm gibi alanlarda yeni işbirliklerine hazırlanıyor. İki ülke arasında bu yılın ilk 9 ayında 8,7 milyar dolara ulaşan ekonomik etkileşim, üst düzey temaslarla güçlendirilecek.
Öne çıkanlar
İki ülke arasındaki ticaret hacminin orta vadede 15 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ay içerisinde Güney Kore'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi planlanıyor.
2025 yılında Türkiye'ye gelen Güney Koreli turist sayısı 226 bin 434 kişiye ulaştı.
Haberin Detayı
Türkiye ve Güney Kore, ekonomik ilişkilerini derinleştirmek adına stratejik adımlar atıyor. Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında yer alan Güney Kore ile olan mevcut ticaretin hacmi, 2025 itibarıyla 11,4 milyar dolar seviyesini yakaladı. İki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin sürekli bir ivme kazanması, savunma sanayisinden turizme kadar geniş bir yelpazede yeni işbirliği fırsatlarını beraberinde getiriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ay gerçekleştirmesi öngörülen Güney Kore ziyareti, ikili ilişkilerin geleceği açısından kritik bir dönemeç oluşturuyor. Söz konusu ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, enerji ve yüksek teknoloji alanlarındaki ortak yatırımlar masaya yatırılacak. Tarafların, ulaştırma ve altyapı projelerinde de somut işbirliği modelleri geliştirmesi planlanıyor.
İki ülke arasındaki ticari çerçeveyi belirleyen serbest ticaret anlaşması (STA), mal ticaretinin serbestleştirilmesini 2013 yılından bu yana düzenliyor. Bu anlaşmanın kapsamı 2018 yılında hizmet ticareti ve yatırım alanlarını da içerecek şekilde genişletildi. Geçmiş yıllardaki veriler incelendiğinde, 2020 yılındaki 6,8 milyar dolarlık hacmin 2023 sonunda 10,5 milyar dolara kadar istikrarlı bir şekilde yükseldiği görülüyor.
Türkiye’nin Güney Kore’ye gerçekleştirdiği ihracatta özellikle eczacılık ürünleri öne çıkan bir kalem konumunda bulunuyor. Yılın ilk 9 aylık döneminde bu alandaki ihracat rakamı 321,8 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Genel toplamda ise Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı ihracat aynı dönemde 920,3 milyon doları buldu.
Turizm sektörü de iki ülke arasındaki etkileşimin en canlı olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Güney Koreli turist sayısı, önceki yıla göre yüzde 9,4 oranında artış göstererek 226 bin 434 kişiye çıktı. Bu yılın ocak-eylül döneminde kaydedilen 133 bin 604 kişilik ziyaretçi sayısı da turizmdeki hareketliliğin sürdüğünü kanıtlıyor.
Gelecek dönemde savunma sanayisi ve kültür alanındaki işbirliklerinin artırılması, tarafların 15 milyar dolarlık ticaret hedefi için temel dayanak noktası olacak. Görüşmelerin ardından tarafların imzalayacağı yeni protokollerin, teknoloji transferi ve doğrudan yatırımların önünü açması bekleniyor. İki ülkenin ekonomik potansiyellerini birleştirmesi, her iki ekonominin de küresel piyasalardaki rekabet gücüne doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ticaret hacminin 15 milyar dolar seviyesine çekilmesi, Türkiye’nin Uzak Doğu pazarlarındaki varlığını kalıcı hale getirmesi açısından belirleyici olacak. Özellikle savunma sanayisi ve eczacılık gibi katma değerli sektörlerde sağlanacak ortaklıklar, sadece mal alışverişini değil teknoloji transferini de tetikleyecektir. Güney Koreli turist sayısındaki yüzde 9,4'lük artış, ekonomik bağların kültürel etkileşimle desteklendiğini gösteriyor; bu durum sürdürülebilir bir iş birliği için gerekli zemini hazırlıyor.
İki ülke, 15 milyar dolara ulaşmayı hedefliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretinde enerji, savunma ve yüksek teknoloji alanında işbirliği artırılacak.
Türkiye-Güney Kore ticaret hacmi 2024’te 10,2 milyar dolar, 2025’te 11,4 milyar dolara yükseldi
Türkiye’nin Güney Kore’ye ihracatı 920,3 milyon dolar, eczacılık ürünleri %35,7 paya sahip
Güney Kore’den gelen turist sayısı 2025’te 226 bin 434, %9,4 artış gösterdi
Türkiye ve Güney Kore arasındaki ticaret hacmi, 2013’te 6,9 milyar dolardan 2025’te 11,4 milyar dolara yükselerek önemli bir artış gösterdi. 2024’te 10,2 milyar dolara ulaşan hacim, 2025’te 11,4 milyar dolara çıkacak. Bu yükseliş, iki ülkenin serbest ticaret anlaşması (STA) kapsamında 2013’te mal ticaretini, 2018’te ise hizmet ticaretini ve yatırımları serbestleştirmelerinin ardından gerçekleşti.
Türkiye’nin Güney Kore’ye ihracatı 920,3 milyon dolara ulaştı. Bu ihracatın %35,7’si eczacılık ürünlerini kapsıyor; toplamda 321,8 milyon dolar değerinde eczacılık ihracatı yapılmış. Diğer sektörlerde ise tekstil, otomotiv yan sanayi ve gıda ürünleri önemli rol oynuyor.
Güney Kore’nin Türkiye’yi ziyaret eden turist sayısı 2025’te 226 bin 434’e yükseldi; bu, bir önceki yıla kıyasla %9,4’lik artış. Ocak‑eylül döneminde ise 133 bin 604 turisti ağırlayan ülke, turizm sektöründe büyüme trendini sürdürüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore’ye yapacağı ziyaret, iki ülkenin ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarmayı hedefleyen stratejinin bir parçası olarak planlanıyor.
Güney Kore ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşması, 1 Mayıs 2013’te mal ticaretini, 1 Ağustos 2018’te ise hizmet ticaretini ve yatırımları serbestleştirerek iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimi güçlendirdi. Bu anlaşma, ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde artmasına zemin hazırladı.
Güney Kore’nin Türkiye’deki savunma sanayii projelerinde yer alması, yüksek teknoloji transferini hızlandıracak. Aynı zamanda enerji sektöründe ortak projeler, iki ülke arasındaki ekonomik bağları derinleştirecek.
Türkiye’nin Güney Kore ile ticaretini 15 milyar dolara çıkarmak, hem ihracatçı hem de ithalatçı firmalar için yeni pazar fırsatları sunacak. Turizmdeki artış, kültürel değişim ve yatırım projeleriyle desteklenecek bu hedef, iki ülkenin ekonomik ilişkilerini bir adım öteye taşıyacak.
AI YORUMU
Bu hedef, Türkiye’nin ihracat çeşitliliğini artırarak, özellikle eczacılık ürünlerinde güçlü bir konuma sahip olmasını sağlıyor. 15 milyar dolarlık hedef, 2025’te 11,4 milyar dolara ulaşan hacimin üstüne çıkma çabası olarak görülmeli. İthalatçılar ve yatırımcılar için yeni pazar kapıları aralarken, savunma sanayii ve yüksek teknoloji projeleri, rekabet avantajı sunacak. Ancak, büyüme oranının sürdürülebilir olması için ihracat kalitesinin ve ihracatçıların rekabet gücünün artırılması gerek.
Türkiye ile Kazakistan arasındaki dış ticaret hacmi, 2025 yılı sonunda 7,9 milyar dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı. İki ülke, ekonomik iş birliğini derinleştirerek mevcut ticaret hacmini 15 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyor. Taraflar, ticaret, enerji ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerdeki ortaklıklarını güçlendirmek için yeni adımlar atıyor.
İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2025 yılında 7,9 milyar dolara ulaşarak rekor kırdı.
Türkiye'nin Kazakistan'a ihracatı 2021-2025 döneminde yaklaşık 2,5 kat artış gösterdi.
Türk müteahhitler Kazakistan'da 30,3 milyar dolar değerinde 550 farklı projeye imza attı.
Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri arasında en büyük ihracat pazarını Kazakistan ile oluşturuyor. İki ülke arasındaki ticari ilişkiler, son yıllarda gerçekleştirilen üst düzey temaslar ve yoğun diplomatik görüşmeler sayesinde ciddi bir ivme kazandı. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev arasında yapılan görüşmeler, ekonomik ortaklıkların kapsamını genişleten bir zemin hazırladı.
Ticaret hacmindeki büyüme verileri incelendiğinde, 2021 yılında 2,9 milyar dolar olan toplam hacmin kısa sürede iki kattan fazla arttığı görülüyor. 2022'de 5,1 milyar dolara yükselen dış ticaret, 2023'te 6,5 milyar dolara, 2024'te ise 6,7 milyar dolara çıktı. Geçtiğimiz yıl kaydedilen 7,9 milyar dolarlık tutar, yıllık bazda yüzde 17,2 oranında bir artışa işaret ederek yeni bir zirveyi temsil etti.
İhracat rakamlarında da benzer bir yükseliş grafiği izleniyor. 2021 yılında 1,3 milyar dolar olan Türkiye'nin Kazakistan'a ihracatı, 2022'de 1,6 milyar dolara, 2023'te ise 3 milyar dolara ulaştı. 2024 yılında 3,3 milyar dolar ve 2025 yılında 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşen bu veriler, ihracatın beş yıllık süreçte yaklaşık 2,5 katına çıktığını somut bir şekilde gösteriyor.
Kazakistan'da faaliyet gösteren Türk yatırımcıların ve müteahhitlik sektörünün katkıları, ekonomik bağların en önemli unsurlarından birini oluşturuyor. 1972 yılından Eylül 2026'ya kadar olan dönemde, Türk müteahhitler ülkede 30 milyar 312,4 milyon dolarlık 550 projeyi üstlenerek Kazakistan'ı en çok iş yapılan 6'ncı ülke konumuna getirdi. Sadece 2026 yılının ilk dokuz ayında bile Türk inşaat sektörü bölgede 227,3 milyon dolarlık yeni iş hacmi yarattı.
İkili yatırımlar açısından da karşılıklı bir büyüme söz konusu. Türk iş insanlarının Kazakistan'da yaklaşık 6 milyar dolarlık yatırımı bulunurken, Kazakistan merkezli şirketlerin Türkiye'ye yönlendirdiği sermaye 2,5 milyar dolara ulaştı. Mayıs ayında imzalanan 13 farklı anlaşma ise ticaretin yanı sıra ulaştırma, enerji ve savunma sanayisi gibi stratejik alanlarda yeni fırsatlar sunmayı amaçlıyor.
Gelecek dönemdeki hedefler, ticaret hacmini 15 milyar dolar seviyesine çekmek üzerine kurgulanıyor. Bu yılın ilk dokuz ayında elde edilen 6,8 milyar dolarlık hacim, belirlenen yüksek hedeflere ulaşma yolunda dengeli bir ilerleme kaydedildiğini ortaya koyuyor. Kazakistan yönetimi, Türk yatırımcılar için elverişli iş ortamı oluşturma konusundaki kararlılığını vurgularken, ekonomik ilişkilerin derinleşmesi her iki taraf için de geniş bir hareket alanı sağlıyor.
AI YORUMU
İki ülkenin ticaret hedefindeki iddialı artış, bölgesel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Mevcut 7,9 milyar dolarlık hacmin 15 milyar dolara çıkması için sadece ham madde ticaretinden ziyade, ortak teknoloji ve savunma sanayisi üretimlerine odaklanılması şart. Türk müteahhitlerin 30 milyar doları aşan proje geçmişi, taraflar arasındaki güvenin en somut göstergesi olarak finansal iş birliklerinin önünü açıyor. 2021-2025 yılları arasındaki ihracat artış hızı, iki ekonominin birbirini tamamlayıcı bir yapıya evrildiğini kanıtlıyor.
Kahramanmaraş'ın dış ticaret verilerinde yaşanan hareketlilik kentte memnuniyet yarattı. Deprem felaketinin izlerini silmeye çalışan şehrin ihracat hacmi yüzde 1,8 oranında yükseliş kaydetti.
Kahramanmaraş'ın ihracat oranında yüzde 1,8'lik bir artış gerçekleşti.
Kent ekonomisi deprem sonrasında toparlanma süreçlerini hızlandırıyor.
Üretim tesislerindeki kapasite artışları dış ticaret verilerine doğrudan yansıdı.
Kahramanmaraş ekonomisi, yaşanan büyük felaketin ardından üretim ve ticaret alanında toparlanma sinyalleri vermeye devam ediyor. Kentte faaliyet gösteren sanayi kuruluşları ve işletmeler, kapasite artırımı hamleleriyle dış pazarlardaki konumlarını korumaya çalışıyor. Son açıklanan dış ticaret verileri, bu çabaların somut sonuçlar vermeye başladığını açıkça gösteriyor.
Geride kalan zorlu döneme rağmen üretim zincirini yeniden kurmayı başaran üreticiler, dış satım rakamlarında yukarı yönlü bir ivme yakaladı. Şehrin genel ihracat hacmi yüzde 1,8 oranında artış göstererek ekonomistler ve iş dünyası temsilcileri arasında olumlu bir hava yarattı. Bu oran, bölgedeki ticari faaliyetlerin kademeli olarak eski gücüne kavuştuğunun somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.
Yerel üreticilerin uluslararası pazarlardaki varlıklarını sürdürmesi, istihdamın korunması ve şehrin yeniden imarı açısından büyük bir etkiye sahip bulunuyor. Sanayi odalarının ve meslek örgütlerinin destekleriyle hayata geçirilen projeler, işletmelerin mali direncini artırıyor. Elde edilen bu oran, ticaret erbabının tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadığını gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, yakalanan bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için lojistik desteklerin ve finansal teşviklerin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğine işaret ediyor. Bölgedeki ticari hareketliliğin önümüzdeki aylarda daha da genişlemesi ve diğer sektörlere de sıçraması bekleniyor. Kahramanmaraş'ın dış ticaretteki bu küçük ama değerli sıçraması, ülkenin genel ekonomik dengeleri açısından da takip ediliyor.
AI YORUMU
Kahramanmaraş'ın yakaladığı yüzde 1,8'lik ihracat artışı, yerel ekonominin direnç gösterme kapasitesini kanıtlıyor. Bu oran, bölgedeki sanayi tesislerinin henüz tam kapasiteye ulaşamamış olmasına rağmen üretim çabasından vazgeçmediğini gösteriyor. Özellikle imalat sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, bu süreçten en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Eğer lojistik maliyetler kontrol altında tutulabilirse, önümüzdeki çeyrekte daha yüksek artış oranları görmek mümkün olabilir.
Türkiye'nin Nürnberg Başkonsolosluğu, Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda iki ülke arasındaki ticaret hacmini 60 milyar dolara çıkarma hedefini yineledi. Başkonsolos Gürol Baş, geçtiğimiz yıl 52 milyar dolara ulaşan ticaretin daha da ileriye taşınması için ortak sorumluluk vurgusu yaptı.
Türkiye ve Almanya arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 52 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Başkonsolos Gürol Baş, 60 milyar dolarlık yeni ticaret hedefine odaklandıklarını açıkladı.
1961 Türk-Alman İşgücü Anlaşması'nın 65. yılı kapsamında iş birliği mesajları verildi.
Türkiye'nin Nürnberg Başkonsolosluğu, Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümünü kutlamak üzere Meistersingerhalle'de geniş katılımlı bir resepsiyon düzenledi. Etkinliğin ev sahipliğini yapan Başkonsolos Gürol Baş, Türkiye ve Almanya milli marşlarının okunmasının ardından davetlilere hitap etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram mesajının da paylaşıldığı programda, iki ülke arasındaki köklü bağlar ön plana çıkarıldı.
Gürol Baş, Türkiye ile Almanya arasındaki mevcut ekonomik verileri paylaşarak gelecekteki hedeflere dair önemli bilgiler aktardı. Geçtiğimiz yıl 52 milyar ABD doları olarak gerçekleşen ticaret hacminin, yeni hedeflerle birlikte 60 milyar dolara yükseltilmesinin planlandığını belirtti. Baş, Cumhuriyet değerlerini korumanın yanı sıra ekonomik kalkınmanın devamlılığının iki ülke arasındaki iş birliği ile mümkün olduğunu ifade etti.
Tarihsel sürece de değinen Başkonsolos, 1961 yılında imzalanan Türk-Alman İşgücü Anlaşması'nın 65. yıl dönümünü anımsattı. Almanya'ya göç eden Türk işçilerin, ülkenin ekonomik kalkınmasına büyük katkılar sağladığını ve toplumsal başarı hikayeleri yazdığını dile getirdi. Bu iş gücünün, iki ülke arasındaki diplomatik ve ticari köprülerin temelini oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Güvenlik, göç ve ekonomi başlıklarının iki ülke arasındaki temel iş birliği alanları olduğunu belirten Köller, tarafların birbirine ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu iş birliğinin, bölgedeki ekonomik dengeler açısından da belirleyici bir rol oynadığına işaret edildi.
Kültürel etkinliklerle zenginleşen resepsiyonda Nürnberg Türk Folklör grubu sahne alarak izleyicilere gösteriler sundu. Müzisyenler Uğurcan Demir ve Emre Akman ise hazırladıkları özel dinletiyle davetlilere keyifli anlar yaşattı. Toplantı, iki ülke ilişkilerinin sadece ekonomik değil, sosyal ve kültürel düzeyde de güçlü bir şekilde devam ettiğini göstermiş oldu.
AI YORUMU
Ticaret hacminin 52 milyar dolardan 60 milyar dolara çıkarılması hedefi, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun derinleşmesi adına somut bir gösterge sunuyor. Yatırımcılar ve dış ticaret şirketleri için Almanya pazarındaki bu büyüme eğilimi, yeni iş birlikleri için fırsatlar barındırıyor. Söz konusu 8 milyar dolarlık artış hedefi, mevcut sanayi ve teknoloji iş birliklerinin verimliliğini artırması durumunda gerçekçi bir seviyede bulunuyor. İstikrarlı ticaret hacmi, bölgesel ekonomik dengelerin korunmasında kilit rol oynayacaktır.