ASELSAN KGK‑84 Kanatlı Güdüm Kiti, F‑16 uçaklarından 100 kilometre menzile ulaşarak ilk kalifikasyon atışını tamamladı. Sistem, 2000 lb’lik MK‑84 bombalarını akıllı ve uzun menzilli silahlara çevirerek düşman savunma sistemlerine girmeden hedefleri vurabiliyor. Bu gelişme, Türk Hava Kuvvetleri’nin stratejik hedeflere yönelik stand‑off yeteneğini artırıyor.
Öne çıkanlar
KGK‑84, 100 km süzülüş menziliyle ilk F‑16 kalifikasyonu geçirdi
CRPA anti‑jam anteniyle GNSS karıştırmalarına karşı direnç sağlıyor
MK‑84, MK‑84‑T, NEB ve NEB‑T bombaları akıllı hale getiriliyor
Haberin Detayı
ASELSAN’ın Kanatlı Güdüm Kiti (KGK‑84), Sinop Atış Alanı’nda F‑16 uçaklarından yapılan ilk kalifikasyon atışında 100 kilometre menzilde başarılı oldu. 2000 lb sınıfındaki MK‑84 bombaları, açılır kanat yapısı sayesinde serbest düşüşten süzülüş uçuşuna geçerek hedeflere güvenli mesafeden imha ediliyor.
Geniş mühimta uyumluluğu sayesinde, mevcut MK‑84‑T ve NEB‑T bombaları da KGK‑84 ile entegre edilerek akıllı uzun menzilli silahlara dönüştürülüyor.
KGK‑84’ün kritik bileşeni olan açılır kanat, bombanın serbest düşüş eğrisini süzülüş uçuşuna çevirir. Bu sayede, F‑16 uçakları “At‑Unut” prensibiyle hedefe yaklaşmadan güvenli mesafeden taarruz gerçekleştirebilir.
Elektronik harp tehditlerine karşı CRPA (Anti‑Jam) anteni, GNSS karıştırmalarına karşı dayanıklı bir sistem sunuyor.
Operasyonel derinlik ve stratejik etki açısından, KGK‑84’ün envantere girmesi, Türk Hava Kuvvetleri’nin derin harekat kabiliyetini doğrudan artırıyor. 2000 lb’lik ağır sınıf başlığı, sığınaklar, komuta kontrol merkezleri ve stratejik altyapı tesislerine hava savunma sistemlerine yakalanmadan etkisiz hale getirilebiliyor.
Bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayindeki bağımsızlık hedeflerine katkı sağlarken, aynı zamanda yerli teknoloji üretiminin uluslararası standartlarda rekabet edebilirliğini gösteriyor. Üretim sürecinde kullanılan ileri malzeme ve elektronik bileşenler, gelecekteki projeler için de bir temel oluşturuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
KGK‑84’ün 100 km süzülüş menzili, mevcut sistemlere göre iki kat daha uzun bir atış aralığı sunuyor. Bu ölçü, Türk Hava Kuvvetleri’nin stand‑off yeteneğini büyük ölçüde artırıyor. Sığınak ve stratejik hedeflere yönelik bu derin atış kabiliyeti, rakip savunma sistemlerini zorlayacak bir avantaj sağlıyor. Gelecekte benzer teknolojilerin geliştirilmesinde, KGK‑84’ün CRPA anti‑jam özelliği referans alınabilir. Bu sayede, yerli üretim silah sistemleri, uluslararası rekabette daha güçlü konum elde edecek.
ASELSAN, yılın ilk dokuz ayında 151,5 milyar lira ciroya ulaştı. Yıllık bazda %28 büyüme gösteren şirket, ihracat ve AR‑GE harcamalarında da önemli artışlar kaydetti.
Ciro 151,5 milyar lira, %28 artışla aynı döneme göre
Yeni ihracat sözleşmeleri 1,9 mld dolara yükseldi, bakiye sipariş 30 mld doları aştı
Yatırımlar 228% artarak 684 milyon dolara ulaştı, FAVÖK marjı %26,8’e yükseldi
ASELSAN, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) aracılığıyla açıklanan finansal raporunda yılın 9 ayı için 151,5 milyar lira ciro elde ettiğini duyurdu. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %28 artışla dikkat çekiyor. Şirketin büyüme stratejisini ihracat odaklı sürdürürken, 14 milyar dolarlık yeni iş alımıyla 1,9 milyar dolarlık ihracat sözleşmeleri de %34 artarak 2023'te ilk kez 30 milyar doları aştı.
Yatırım tutarları, 228% artışla 684 milyon dolara yükseldi. Bu artış, üretim kapasitesini genişleten tesis yatırımları ve artan AR‑GE harcamalarını kapsıyor.
Şirket, 3. çeyrekte satışa oranı 4,4'e yükseltti, bu da ürün portföyünün verimliliğinin arttığını gösteriyor. Operasyonel mükemmellik ve kurumsal dönüşüm, FAVÖK marjını önceki döneme göre 190 baz puan artırarak %26,8’e çıkardı. 2025 yıl sonuna göre ticari alacaklar %11 azaldı ve FAVÖK tutarı 40,6 milyar lira seviyesine çıktı.
ASELSAN’ın personel başına hasılatı dolar bazında %4 artarken, Oğulbey Teknoloji Üssü ve diğer yerleşkelerdeki yatırımlar, artan bakiye siparişlerle paralel olarak üretim kabiliyetini genişletmeye devam etti. Şirket, kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere odaklanarak büyümesini sürdürürken, verimlilik artışı ve operasyonel marjları koruma stratejisiyle sektördeki konumunu güçlendirdi.
AI YORUMU
ASELSAN’ın bu güçlü performansı, Türkiye’nin savunma sanayinde küresel rekabet gücünü artırıyor. Yükselen ihracat ve AR‑GE yatırımları, ülke ekonomisine ve teknoloji ekosistemine pozitif katkı sağlayacak gibi görünüyor. Şirketin sürdürülebilir büyüme stratejisi, gelecekteki riskleri minimize ederek sektör liderliğini pekiştirebilir.
ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemi, insansız hava araçlarına karşı dokuz ülkede aktif göreve başladı. Sistem, yüksek maliyetli füzeler yerine 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat kullanarak kamikaze İHA'ları 10 bin doların altında bir maliyetle düşürebiliyor. Ukrayna ordusunun da envanterine kattığı bu teknoloji, şirketin ihracat oranlarını hızlı biçimde yükseltiyor.
KORKUT, kamikaze İHA'ları 10 bin doların altındaki toplam maliyetle imha edebiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sistemin 9 farklı ülkede kullanıldığını açıkladı.
Şirket, 2023'te yüzde 8 olan ihracat payını yüzde 25 seviyesine çıkardı.
Savaş sahalarında ucuz kamikaze insansız hava araçlarının kullanımının yaygınlaşması, modern hava savunma stratejilerini ve bütçelerini doğrudan etkiliyor. Milyonlarca dolarlık savunma füzelerinin ucuz dronlara karşı harcanması bütçeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. ASELSAN imzalı KORKUT sistemi, sunduğu yakın hava savunma yaklaşımıyla bu bütçe dengesizliğine karşı somut bir alternatif oluşturuyor. 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat mermi başına yaklaşık 1.000 dolar maliyet sunarken, bir hedefi vurmak toplamda 10 bin doların altına tamamlanabiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, KORKUT'un faal olarak dokuz ayrı ülkede kullanıldığını resmi olarak bildirdi. Müşteri ülkeler arasında Rusya ile çatışmaların sürdüğü Ukrayna da yer alıyor. Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri bir savunma biriminin bu sistemle donatıldığını doğruladı. Operasyonel performans ve kullanılan birim sayıları detaylandırılmasa da sistem alçak irtifadaki dron tehditlerine karşı aktif koruma sağlıyor.
Uluslararası pazardaki bu yoğun ilgi, ASELSAN'ın küresel bazdaki finansal rakamlarına da doğrudan yansıyor. Şirketin toplam gelirleri içindeki yurt dışı satış payı 2023 yılında yüzde 8 iken günümüzde yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Yönetim, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedeflerken sipariş birikiminin 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin genel savunma ihracatı ise geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar barajına erişti.
KORKUT aynı zamanda Türkiye'nin yerli entegre hava savunma konsepti olan Çelik Kubbe projesinin katmanlarından birini oluşturuyor. Sistem, radar ve komuta kontrol ağlarıyla entegre çalışarak uzun menzilli pahalı füzelerin gereksiz harcanmasını önlüyor. Ancak jet motorlu veya son derece hızlı hedeflere karşı operasyonel etkinliğe dair kamuya açık verilerin henüz sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakın mesafe önlemelerinde topçu sistemleri, maliyet etkinliğini korumadaki ana unsur olarak öne çıkıyor.
AI YORUMU
Mühimmat başı 1.000 dolarlık harcamayla milyon dolarlık füzeleri korumak, modern harp doktrinlerinde asıl belirleyici faktördür. Hava savunmasında sürdürülebilirlik sağlamak isteyen ordular, yıpratma savaşlarında füze stoklarını tüketmek yerine KORKUT benzeri topçu sistemlerine yönelmek zorundadır. Bu durum özellikle kısıtlı askeri bütçeye sahip ülkeler için doğrudan stok güvenliği anlamına geliyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25'e taşıyan bu f/p odaklı yaklaşım devam ederse, geleneksel füze üreticileri pazar payı kaybetmeye başlayabilir.
ASELSAN, 23 Ekim 2026’da bir uluslararası müşteriyle 442,5 milyon dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı. Anlaşma radar, İHA karşı tedbir ve komuta‑kontrol sistemlerini kapsıyor. Detaylar açıklanmasa da sözleşme şirketin uluslararası portföyünü genişletiyor.
ASELSAN 442,5 milyon dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı
Sözleşme radar, İHA karşı tedbir ve komuta‑kontrol sistemlerini içeriyor
Anlaşmanın teslimat takvimi ve sistem adetleri açıklanmadı
ASELSAN, 23 Ekim 2026’da duyurdu ki, 442,5 milyon dolarlık bir ihracat sözleşmesini imzalamış. Üç teknoloji alanı, modern savunma mimarisinin hedef tespiti, tehditlere karşı korunma ve operasyonel koordinasyon açısından kritik rol oynar.
Sözleşme, ASELSAN’ın radar sistemleriyle hava ve kara sahasındaki hedefleri tespit etme yeteneğini, İHA karşı tedbir sistemleriyle insansız hava araçlarını izleme ve karşı önlem alma kapasitesini, komuta‑kontrol sistemleriyle ise sensörlerden gelen verileri toplama ve birimlere aktarma işlevlerini içeriyor. Ancak şirket, teslimat takvimi, sistem adetleri ve hangi ülkede kullanılacağı gibi detayları açıklamadı. Bu nedenle anlaşmanın tam kapsamı ve dağılımı henüz net değil.
İhracat sözleşmeleri, savunma sanayisi firmalarının gelir akışını ve üretim planlamasını etkiler. 442,5 milyon dolarlık tutar, ASELSAN’ın ciro hedeflerine katkı sağlayabilir, ancak gelirlerin ne zaman gerçekleşeceği üretim, teslimat ve muhasebe takvimine bağlıdır. Şirket, ödeme koşulları ve kârlılık oranları hakkında bilgi vermedi.
Bu anlaşma, Türkiye’nin savunma elektroniği alanındaki üretim kabiliyetlerini uluslararası arenada göstermesi açısından önem taşıyor. Radar, İHA karşı tedbir ve komuta‑kontrol sistemleri, birçok modern ordunun hava sahası gözetimi ve tehdit yönetiminde temel altyapı bileşenleridir.
ASELSAN, uzun vadede farklı teknoloji gruplarını tek bir savunma altyapısında birleştirme çabalarını sürdürürken, bu yeni sözleşme de şirketin uluslararası pazar payını artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Müşteri ülkesi ve teslimat planı netleştiğinde, anlaşmanın şirketin ihracat performansı üzerindeki tam etkisi daha ayrıntılı analiz edilebilir.
AI YORUMU
ASELSAN’ın 442,5 milyon dolarlık anlaşma, uluslararası pazarlardaki rekabet konumunu güçlendiriyor. Bu tutar, şirketin önceki yıllarda elde ettiği ihracat gelirleriyle kıyaslandığında yüksek bir büyüme gösteriyor. Anlaşmanın detayları açıklanmadığı için kâr marjı net değil, fakat teslimat takvimi ve ödeme koşulları gelecekte finansal performansı şekillendirecek.
Visual Capitalist tarafından hazırlanan yeni bir araştırmada, Avrupa kıtasındaki kırk iki ülkenin borsa değerine göre en büyük şirketleri listelendi. Türkiye adına sıralamaya dahil olan ASELSAN, otuz bir milyar doları aşan piyasa değeriyle yirminci basamakta yer aldı. Listenin zirvesinde ise çip teknolojilerinde öncü olan Hollanda merkezli ASML bulunuyor.
ASELSAN otuz bir virgül kırk üç milyar dolar piyasa değeriyle yirminci sırada yer aldı.
Hollandalı çip makinesi üreticisi ASML, altı yüz yetmiş milyar dolarla zirveye oturdu.
Araştırma kırk iki Avrupa ülkesinden borsadaki en yüksek değere sahip şirketleri kapsıyor.
Küresel finans ve ekonomi analizleriyle bilinen Visual Capitalist platformu, Avrupa coğrafyasındaki ülkelerin borsa piyasalarında en yüksek değere sahip olan dev kuruluşlarını bir araya getiren kapsamlı bir çalışma yayımladı. Hazırlanan bu özel listede Türkiye'yi savunma sanayi alanındaki öncü çalışmalarıyla bilinen ASELSAN temsil etti.
Eylül ayının son günlerine ait piyasa verilerinin baz alındığı bu çalışmada şirketlerin genel merkezlerinin bulunduğu ülkeler esas alındı. Buna göre savunma teknolojilerindeki gücüyle öne çıkan Türk şirketi, otuz bir virgül kırk üç milyar dolarlık piyasa büyüklüğüyle kıta genelindeki sıralamada yirminci basamağa adını yazdırdı.
Kıta genelindeki liderlik yarışında ise teknoloji üreticileri ve finans devleri dikkat çekti. Çip üretim süreçlerinde hayati önem taşıyan makineler geliştiren Hollanda menşeli ASML, altı yüz yetmiş milyar doları aşan devasa piyasa değeriyle listenin ilk sırasında konumlandı.
Listenin üst sıralarında finans ve sağlık sektörlerinin ağırlığı göze çarptı. Birleşik Krallık'tan HSBC üç yüz kırk iki milyar doların üzerindeki değeriyle ikinciliği elde ederken, İsviçreli ilaç devi Roche ise hemen ardından üçüncü sırada yer aldı. Genel tablo incelendiğinde bankacılık, sigortacılık ve yatırım alanındaki kuruluşların on sekiz ülkede liderliği elinde tuttuğu görüldü.
AI YORUMU
Bu tür kıtasal araştırmalar, yerli endüstriyel devlerin uluslararası finans çevrelerindeki ağırlığını somut bir şekilde gözler önüne sermesi açısından değerlidir. Gelişmiş ekonomilerin devasa teknoloji ve finans kuruluşlarıyla aynı listede yer almak, savunma alanındaki kabiliyetlerin ekonomik karşılığını da netleştiriyor. Önümüzdeki dönemde bu tür küresel endekslerde daha fazla Türk şirketinin üst sıralara tırmanması, ülkenin sermaye piyasalarının derinliği adına kritik bir eşik olacaktır.