PİYASA
Gündem

Bakan Kacır duyurdu: SİPER-2 füzesi hedef değiştirdi

Bakan Kacır duyurdu: SİPER-2 füzesi hedef değiştirdi Fotoğraf: Sergej Majboroda · CC0 · Wikimedia Commons

Özet

Türkiye'nin katmanlı hava savunma sistemi Çelik Kubbe'nin uzun menzilli kalkanı SİPER-2, başarılı bir atış testini geride bıraktı. Ateşlendikten sonra uçuş esnasında güncellenen yeni hedefini başarıyla imha eden füze, savunma alanındaki teknolojik yetkinliği gözler önüne serdi.

Öne çıkanlar

  • SİPER-2 füzesi uçuş sırasında güncellenen yeni hedefini başarıyla vurdu.
  • TÜBİTAK SAGE, ASELSAN ve ROKETSAN projede ortaklaşa çalışıyor.
  • Çelik Kubbe projesi yerli ve milli sistemlerle güçlenmeye devam ediyor.

Haberin Detayı

Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli ve milli hamleleri aralıksız sürerken, katmanlı hava savunma mimarisi için kritik bir eşik daha aşıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Çelik Kubbe projesinin uzun menzilli kalkanı konumundaki SİPER-2 füzesinin yeni test aşamasını duyurdu. Gerçekleştirilen atış testinde füzenin kabiliyetleri bir kez daha tescillendi.

Savunma sistemlerinde kullanılan gelişmiş güdüm ve hedefleme teknolojileri Fotoğraf: spezz · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Paylaşılan test görüntülerinde, SİPER-2'nin ateşlendikten sonra havada süzülürken rota güncellediği ve rotası değiştirilen hedefi kusursuz bir şekilde imha ettiği anlar yer aldı. Bu kabiliyet, füzenقùn sadece sabit hedeflere karşı değil, aynı zamanda operasyonel esneklik gerektiren dinamik senaryolarda da yüksek başarı sağladığını kanıtladı. Test, savunma teknolojilerindeki ulaşılan hassasiyet derecesini net bir şekilde ortaya koydu.

Projenin arkasında Türkiye'nin önde gelen savunma kuruluşlarının mühendislik gücü yer alıyor. TÜBİTAK SAGE, ASELSAN ve ROKETSAN gibi kurumların ortak koordinasyonu ve güçlü iş birliğiyle geliştirilen sistem, ülkenin hava sahası güvenliğini kademeli olarak artırıyor. Tam bağımsızlık vizyonu doğrultusunda gece gündüz demeden çalışan ekipler, bu projelerle ülkenin caydırıcılık gücünü pekiştiriyor.

Mühendislerin ortak yürüttüğü yerli savunma sanayii projeleri Fotoğraf: Press Service of the President of the Republic of Azerbaijan · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Çelik Kubbe çatısı altında birleşen çok katmanlı savunma ağının en önemli halkalarından biri olan SİPER-2, uzun menzilli tehditlere karşı caydırıcı bir kalkan oluşturuyor. Alçak, orta ve yüksek irtifa savunma katmanlarının birbirleriyle entegre çalışması sayesinde Türkiye, hava sahasında çok katmanlı bir güvenlik şemsiyesine kavuşuyor. Gerçekleştirilen her başarılı test, bu şemsiyenin operasyonel hazırlık seviyesini artırıyor.

Uzmanlar, hava savunma sistemlerinin uçuş sırasında hedef güncelleme yeteneğinin modern savaş sahasında hayati bir üstünlük sağladığına dikkat çekiyor. SİPER-2'nin bu testi başarıyla geçmesi, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltma hedefinde kat ettiği mesafeyi somutlaştırıyor. Geliştirme faaliyetlerinin aralıksız devam etmesi ve envantere girecek yeni sistemlerle birlikte ülkenin savunma mimarisi daha da sağlamlaşacak.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

SİPER-2 füzesinin uçuş sırasında hedef değiştirebilme yeteneği kazanması, Türkiye'nin hava savunma mimarisindeki algoritmik ve yazılımsal olgunluk seviyesini somut bir şekilde kanıtlıyor. TÜBİTAK SAGE, ASELSAN ve ROKETSAN ortaklığının getirdiği bu sinerji, önceki nesil sistemlerle kıyaslandığında darbe kapasitesini ve esnekliği katbekat artırıyor. Bu gelişme, sınır güvenliğinden stratejik tesislerin korunmasına kadar geniş bir alanda operasyonel üstünlük sağlayacak.

Kaynak: TRT Haber Son Dakika
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • AA Güncel
    SİPER Ürün-2 Hedef Değiştirme Kabiliyetini Başarıyla Test Etti
    Fotoğraf: Bhautik Joshi from San Francisco, United States

    Türkiye'nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi SİPER Ürün-2, yeni hedefe yönlendirme yeteneğini sahada kanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, testin başarıyla gerçekleştiğini ve sistemin Çelik Kubbe katmanını güçlendirdiğini duyurdu. Test, denize yakın hedeflere karşı da etkili olduğunu gösterdi.

    • SİPER Ürün-2 ilk kez havada hedef değiştirerek ateşleme yaptı
    • Testte denize yakın hedeflere karşı angajman ve ikinci hedefe yönlendirme başarılı
    • Yaklaşık 1.000 alt yüklenici firma projeye katıldı

    SİPER Ürün-2, uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sisteminin yeni bir yeteneğini sahada denedi. Test sırasında füze, ilk hedefe yönlendikten sonra havada yeni bir hedefe güncellenerek imha edildi; bu, sistemin dinamik tehditlere karşı çevikliğini gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya üzerinden bu başarının Çelik Kubbe katmanını güçlendirdiğini belirtti.

    Görgün, SİPER projesine dahil olan yaklaşık bin alt yüklenici firmaya teşekkür etti ve bu firmaların geliştirdiği yetkinliklerin savunma sanayii bağımsızlığını pekiştirdiğini vurguladı. ROKETSAN, testin değişen senaryolara hızlı yanıt verdiğini ve hedef değiştirme kabiliyetinin ilk kez başarılı bir şekilde sergilendiğini açıkladı. ASELSAN ise sistemin denize yakın seyreden hedeflere karşı angajman kabiliyetini ve ara safha ile terminal güdüm aşamalarını test ettiğini bildirdi.

    Testin teknik detayları arasında ilk hedefe angajman ve ateşleme sonrası füzenin ikinci hedefe yönlendirilmesi, ara safha güdüm ve terminal güdümün sorunsuz çalışması yer aldı. Bu yetenekler, SİPER 2’nin çok katmanlı hava savunma mimarisinde operasyonel esnekliği artırıyor. Proje, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan’ın liderliğinde tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda ilerliyor.

    SİPER Ürün-2’nin bu testi, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde yerli ve milli çözümler üretme kapasitesine bir kez daha işaret ediyor. Sistem, hem kara hem deniz tehditlerine karşı etkin bir koruma sağlayarak Gök Vatan savunma konseptine entegrasyonunu pekiştiriyor. Testin başarılı sonuçları, gelecekteki seri üretim ve entegrasyon aşamalarına güven kazandırdı.

    AI YORUMU

    SİPER Ürün-2’nin hedef değiştirme yeteneğinin sahada başarıyla gösterilmesi, sistemin operasyonel esnekliğini somut bir şekilde kanıtladı. Testteki ikinci hedefe yönlendirme ve denize yakın hedeflere karşı angajman, yaklaşık 1.000 alt yüklenici firmanın katkısıyla gerçekleşti ve savunma sanayii ekosistemine değer kattı. Bu gelişme, uzun menzilli hava savunma birimlerini kullanan kara ve deniz kuvvetlerini doğrudan güçlendiriyor. Önceki SİPER sürümleri sadece tek hedefe odaklıyken, yeni versiyon dinamik tehditlere yanıt verebiliyor; bu da Türkiye’nin bağımsız savunma kapasitesini artırıyor.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    ASELSAN, KORKUT hava savunma sistemini 9 ülkeye ihraç etti
    Fotoğraf: VoidWanderer

    ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemi, insansız hava araçlarına karşı dokuz ülkede aktif göreve başladı. Sistem, yüksek maliyetli füzeler yerine 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat kullanarak kamikaze İHA'ları 10 bin doların altında bir maliyetle düşürebiliyor. Ukrayna ordusunun da envanterine kattığı bu teknoloji, şirketin ihracat oranlarını hızlı biçimde yükseltiyor.

    • KORKUT, kamikaze İHA'ları 10 bin doların altındaki toplam maliyetle imha edebiliyor.
    • ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sistemin 9 farklı ülkede kullanıldığını açıkladı.
    • Şirket, 2023'te yüzde 8 olan ihracat payını yüzde 25 seviyesine çıkardı.

    Savaş sahalarında ucuz kamikaze insansız hava araçlarının kullanımının yaygınlaşması, modern hava savunma stratejilerini ve bütçelerini doğrudan etkiliyor. Milyonlarca dolarlık savunma füzelerinin ucuz dronlara karşı harcanması bütçeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. ASELSAN imzalı KORKUT sistemi, sunduğu yakın hava savunma yaklaşımıyla bu bütçe dengesizliğine karşı somut bir alternatif oluşturuyor. 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat mermi başına yaklaşık 1.000 dolar maliyet sunarken, bir hedefi vurmak toplamda 10 bin doların altına tamamlanabiliyor.

    ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, KORKUT'un faal olarak dokuz ayrı ülkede kullanıldığını resmi olarak bildirdi. Müşteri ülkeler arasında Rusya ile çatışmaların sürdüğü Ukrayna da yer alıyor. Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri bir savunma biriminin bu sistemle donatıldığını doğruladı. Operasyonel performans ve kullanılan birim sayıları detaylandırılmasa da sistem alçak irtifadaki dron tehditlerine karşı aktif koruma sağlıyor.

    Uluslararası pazardaki bu yoğun ilgi, ASELSAN'ın küresel bazdaki finansal rakamlarına da doğrudan yansıyor. Şirketin toplam gelirleri içindeki yurt dışı satış payı 2023 yılında yüzde 8 iken günümüzde yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Yönetim, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedeflerken sipariş birikiminin 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin genel savunma ihracatı ise geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar barajına erişti.

    KORKUT aynı zamanda Türkiye'nin yerli entegre hava savunma konsepti olan Çelik Kubbe projesinin katmanlarından birini oluşturuyor. Sistem, radar ve komuta kontrol ağlarıyla entegre çalışarak uzun menzilli pahalı füzelerin gereksiz harcanmasını önlüyor. Ancak jet motorlu veya son derece hızlı hedeflere karşı operasyonel etkinliğe dair kamuya açık verilerin henüz sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakın mesafe önlemelerinde topçu sistemleri, maliyet etkinliğini korumadaki ana unsur olarak öne çıkıyor.

    AI YORUMU

    Mühimmat başı 1.000 dolarlık harcamayla milyon dolarlık füzeleri korumak, modern harp doktrinlerinde asıl belirleyici faktördür. Hava savunmasında sürdürülebilirlik sağlamak isteyen ordular, yıpratma savaşlarında füze stoklarını tüketmek yerine KORKUT benzeri topçu sistemlerine yönelmek zorundadır. Bu durum özellikle kısıtlı askeri bütçeye sahip ülkeler için doğrudan stok güvenliği anlamına geliyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25'e taşıyan bu f/p odaklı yaklaşım devam ederse, geleneksel füze üreticileri pazar payı kaybetmeye başlayabilir.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    Endonezya ordusu, ROKETSAN üretimi Türk füzeleriyle canlı atış yaptı
    Fotoğraf: Kingbjelica

    Endonezya Kara Kuvvetleri, Türkiye'den satın aldığı BORA ve TRG-122 sistemlerini gerçek mühimmatla test etti. Yapılan canlı atış faaliyetlerinde hedeflerin tam isabetle vurulduğu görüntülendi.

    • Endonezya, 22 Ekim 2026 tarihinde Türk yapımı füzelerle gerçek mühimmatlı canlı atış gerçekleştirdi.
    • Atışlarda menzili 80 ila 280 kilometre arasında değişen BORA balistik füze sistemi kullanıldı.
    • Faaliyette ayrıca 10 ila 28 kilometre menzile sahip TRG-122 güdümlü roketleri de yer aldı.

    Türkiye'nin savunma sanayisindeki küresel ihracat hamleleri hız kesmeden devam ederken, Türk mühendisliğinin gururu olan sistemler farklı ülkelerin envanterinde aktif olarak görev yapıyor. ROKETSAN tarafından geliştirilen roket ve füze teknolojileri, uluslararası alanda sahadaki başarılarıyla adından söz ettiriyor. Bu kapsamda en son gelişmelerden biri Güneydoğu Asya'dan geldi ve Endonezya ordusunun gerçekleştirdiği tatbikat kameralara yansıdı.

    Endonezya Kara Kuvvetleri envanterinde bulunan Türk yapımı harp sistemleri ile gerçek mühimmatlı atışlar icra etti. Yayımlanan son görüntülerde, Türkiye'den tedarik edilen taktik balistik füze ve güdümlü roketlerin sahadaki kabiliyetleri net bir şekilde görüldü. Yapılan faaliyetlerin ardından her iki sistemin de belirlenen hedefleri başarıyla imha ettiği resmi kaynaklar tarafından teyit edildi.

    Gerçekleşen tatbikatın en dikkat çekici unsurlarından biri karadan karaya atılan BORA füze sistemi oldu. Uluslararası pazarda KHAN adıyla bilinen bu stratejik sistem, yüksek hassasiyet gerektiren uzak mesafelerdeki hedefler için tasarlandı. ROKETSAN verilerine göre 80 ile 280 kilometre arasında menzil sunan füze, kısa hazırlık süresi ve gelişmiş navigasyon yetenekleriyle öne çıkıyor. Endonezya bu sistemin ilk uluslararası müşterisi konumunda bulunuyor.

    Aynı operasyonda kullanılan bir diğer ROKETSAN ürünü ise 122 milimetre çapındaki TRG-122 güdümlü roketleri oldu. Koordinata dayalı güdüm teknolojisiyle donatılan bu mühimmatlar, 10 ile 28 kilometre aralığındaki hedeflere karşı etkili ateş desteği sağlıyor. Çok namlulu platformlardan fırlatılabilen roketlerin başarılı atışları, farklı menzil ihtiyaçlarının tek bir ordunun envanterinde nasıl uyumla çalıştığını gösterdi.

    İki ülke arasındaki savunma ilişkileri yalnızca bu füze alımlarıyla sınırlı kalmayıp askeri fuarlar ve teknoloji transferleriyle de derinleşiyor. ROKETSAN'ın geçtiğimiz yıllarda Endonezya'da düzenlenen fuarlarda sergilediği çok sayıda sistem, gelecekteki olası iş birliklerinin de sinyalini veriyor. Yapılan bu canlı atışlar, Türk savunma sanayi ürünlerinin sadece kağıt üzerinde kalmadığını, kullanıcı ülkelerin sahadaki operasyonel gücüne doğrudan katkı sunduğunu kanıtlıyor.

    AI YORUMU

    Savunma sanayi ürünlerinin doğrudan saha testlerinde başarı göstermesi, ihracat yapılan ülkelere duyulan güveni artırırken pazar payını da doğrudan genişletiyor. 80 ila 280 kilometre menzil sunan BORA sisteminin ilk kullanıcısı olan Endonezya ordusunun bu mühimmatları aktif tatbikatlarda kullanması, Türk mühendisliğinin uluslararası standartlardaki yerini pekiştiriyor. Rakip savunma ürünleriyle kıyaslandığında kısa hazırlık süresi sunan bu çözümler, bütçe ve performans dengesini gözeten ülkeler için cazip bir alternatif olmayı sürdürüyor. Sahadaki bu tür başarılı testler devam ettikçe, Türkiye'nin savunma ihracatındaki toplam hacminin önümüzdeki dönemde daha da yukarı tırmanması kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • EHA Medya
    Kanada Başbakanı Carney: Türkiye'nin savunma tecrübesinden faydalanmak istiyoruz
    Fotoğraf: CarletonU, Faculty of Public and Global Affairs

    Kanada Başbakanı Mark Carney, İstanbul ziyareti sırasında Türkiye ile askeri teknoloji tedariki ve ortak üretime açık olduklarını açıkladı. İki ülke arasında savunma sanayisinden nükleer enerji iş birliğine kadar birçok konu ele alındı.

    • Kanada, Türkiye'nin savunma teknolojileri ve insansız hava araçları alanındaki deneyiminden yararlanmayı hedefliyor.
    • CANDU nükleer reaktörleri konusunda Türkiye ile yürütülen müzakereler son dönemde hız kazandı.
    • Kanada, Ukrayna'ya yönelik desteğini doğrudan temaslar ve uluslararası koordinasyonla sürdürüyor.

    Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye temasları kapsamında İstanbul'da basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak iki ülke arasındaki stratejik iş birliği alanlarına değindi. Ankara ile askeri kabiliyet tedariki ve ortak endüstriyel üretim seçeneklerini değerlendirdiklerini belirten Carney, Türkiye'nin savunma alanındaki üretim kapasitesine vurgu yaptı. Ülkesinin savunma kapasitesini güçlendirme sürecinde Türk uzmanlığından faydalanmayı önemsediklerini ifade eden konuk başbakan, özellikle insansız hava aracı teknolojilerinde kaydedilen ilerlemeye dikkat çekti.

    Türkiye'nin savunma ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80'ini kendi imkanlarıyla karşıladığını hatırlatan Carney, Kanada'da bu tablonun farklı olduğunu ve Türk savunma sanayisinden alınacak dersler bulunduğunu söyledi. Askeri teknoloji satın alımı ile endüstriyel ortaklık kurulması seçeneklerinin her ikisine de sıcak baktıklarını dile getiren Carney, birbirini tamamlayan teknolojiler sunan ortaklık modeline daha yakın durduklarını kaydetti. Görüşmelerde ayrıca Türkiye ile Ukrayna arasındaki savunma iş birliği örnek alınarak bu alandaki olası ortak adımlar masaya yatırıldı.

    Ziyaret sırasında savunma sanayisinin yanı sıra enerji alanındaki iş birliği imkanları da detaylı şekilde ele alındı. Düşük emisyonlu ve sıfır emisyonlu temiz enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi konusunun görüşmelerin odağında yer aldığı ifade edildi.

    Ukrayna'ya verilen destek ve uluslararası gelişmeler de Carney'nin değerlendirmeleri arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmelerde Ukrayna'ya sağlanacak desteğin ele alındığını belirten konuk lider, Avrupa Birliği aracı olmaksızın doğrudan Kiev yönetimiyle temas kurduklarını aktardı. SpaceX ve Starlink uydu sistemlerinin savunma kapasitesine etkilerine de değinen Carney, tek bir hizmet sağlayıcıya bağımlı kalmanın yarattığı risklere karşı uyarılarda bulundu.

    AI YORUMU

    Kanada gibi Kuzey Amerika ülkesinin Türkiye'nin yerli savunma birikimine doğrudan talip olması, Türk savunma sanayisinin küresel ölçekteki olgunlaşma sürecini net biçimde tescilliyor. İnsansız hava araçları ve askeri teknoloji pazarında Batılı müttefiklerle yürütülecek ortak üretim modelleri, ihracat pazarını çeşitlendirirken tedarik zincirindeki bağımlılıkları da dengeliyor. Sadece askeri alanda değil nükleer enerji gibi sıtma ve altyapı projelerinde de masaya oturulması, iki ülke arasındaki ticari hacmin uzun vadede farklı bir boyuta evrilebileceğini gösteriyor. Teknoloji transferi ve ortak geliştirme projelerinde atılacak adımlar, Türk savunma şirketlerinin uluslararası rekabet gücünü doğrudan yukarı çekecektir.

    Kaynak: EHA Medya Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler