Türkiye'nin uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi SİPER Ürün-2, yeni hedefe yönlendirme yeteneğini sahada kanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, testin başarıyla gerçekleştiğini ve sistemin Çelik Kubbe katmanını güçlendirdiğini duyurdu. Test, denize yakın hedeflere karşı da etkili olduğunu gösterdi.
Öne çıkanlar
SİPER Ürün-2 ilk kez havada hedef değiştirerek ateşleme yaptı
Testte denize yakın hedeflere karşı angajman ve ikinci hedefe yönlendirme başarılı
Yaklaşık 1.000 alt yüklenici firma projeye katıldı
Haberin Detayı
SİPER Ürün-2, uzun menzilli bölge hava ve füze savunma sisteminin yeni bir yeteneğini sahada denedi. Test sırasında füze, ilk hedefe yönlendikten sonra havada yeni bir hedefe güncellenerek imha edildi; bu, sistemin dinamik tehditlere karşı çevikliğini gösterdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sosyal medya üzerinden bu başarının Çelik Kubbe katmanını güçlendirdiğini belirtti.
SİPER füzesi fırlatma rampasından ateşleniyor
Fotoğraf: Bhautik Joshi from San Francisco, United States · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
Görgün, SİPER projesine dahil olan yaklaşık bin alt yüklenici firmaya teşekkür etti ve bu firmaların geliştirdiği yetkinliklerin savunma sanayii bağımsızlığını pekiştirdiğini vurguladı. ROKETSAN, testin değişen senaryolara hızlı yanıt verdiğini ve hedef değiştirme kabiliyetinin ilk kez başarılı bir şekilde sergilendiğini açıkladı. ASELSAN ise sistemin denize yakın seyreden hedeflere karşı angajman kabiliyetini ve ara safha ile terminal güdüm aşamalarını test ettiğini bildirdi.
Testin teknik detayları arasında ilk hedefe angajman ve ateşleme sonrası füzenin ikinci hedefe yönlendirilmesi, ara safha güdüm ve terminal güdümün sorunsuz çalışması yer aldı. Bu yetenekler, SİPER 2’nin çok katmanlı hava savunma mimarisinde operasyonel esnekliği artırıyor. Proje, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan’ın liderliğinde tam bağımsız savunma sanayi hedefi doğrultusunda ilerliyor.
SİPER Ürün-2’nin bu testi, Türkiye’nin savunma teknolojilerinde yerli ve milli çözümler üretme kapasitesine bir kez daha işaret ediyor. Sistem, hem kara hem deniz tehditlerine karşı etkin bir koruma sağlayarak Gök Vatan savunma konseptine entegrasyonunu pekiştiriyor. Testin başarılı sonuçları, gelecekteki seri üretim ve entegrasyon aşamalarına güven kazandırdı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
SİPER Ürün-2’nin hedef değiştirme yeteneğinin sahada başarıyla gösterilmesi, sistemin operasyonel esnekliğini somut bir şekilde kanıtladı. Testteki ikinci hedefe yönlendirme ve denize yakın hedeflere karşı angajman, yaklaşık 1.000 alt yüklenici firmanın katkısıyla gerçekleşti ve savunma sanayii ekosistemine değer kattı. Bu gelişme, uzun menzilli hava savunma birimlerini kullanan kara ve deniz kuvvetlerini doğrudan güçlendiriyor. Önceki SİPER sürümleri sadece tek hedefe odaklıyken, yeni versiyon dinamik tehditlere yanıt verebiliyor; bu da Türkiye’nin bağımsız savunma kapasitesini artırıyor.
Kaynak:
AA Güncel
Bu haber, ilgili kaynaktan derlenen veriler doğrultusunda HaberinAi Haber Merkezi tarafından hazırlanmış ve editoryal incelemeden geçirilmiştir.
Yayın ilkelerimiz ve içerik politikamız hakkında bilgi edinebilirsiniz.
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Türk savunma sanayiinin geliştirdiği elliden fazla yeni silah ve sistem, Ateş Serbest 2026 tatbikatında ilk kez kamuoyuna tanıtıldı. ROKETSAN, MKE ve ASELSAN imzalı bu modern çözümler, özellikle dron tehditlerine karşı lazer ve elektromanyetik harp kabiliyetleri sergiledi.
Ateş Serbest 2026 tatbikatında 53 yeni silah ve sistem ilk kez sergilendi.
ROKETSAN’ın ALKA sistemi dronları lazer ve elektromanyetik güçle imha etti.
MKE üretimi TOLGA yakın hava savunma sistemi hedefi 760 metreden vurdu.
Modern harp sahasının değişen dinamikleri ve artan insansız hava aracı tehditleri, yerli savunma sanayii firmalarının yenilikçi teknolojilere odaklanmasını sağladı. Gerçekleştirilen Ateş Serbest 2026 tatbikatı, bu alandaki en son kabiliyetlerin sahada test edilmesi için önemli bir zemin oluşturdu.
ROKETSAN tarafından geliştirilen ALKA Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi, atışlı faaliyetlerde ilk defa kullanılarak tam başarı gösterdi. Sabit ve döner kanatlı asimetrik hava tehditlerini etkisiz hâle getiren sistem, Çelik Kubbe projesinin yakın hava savunma halkasında görev alıyor.
MKE mühendisliğince tasarlanan TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, kara, hava ve deniz unsurlarına karşı koruma sağlamak üzere hazırlandı. Tatbikat sırasında hedefini 760 metre mesafeden başarıyla vuran TOLGA, üç farklı müdahale yöntemi barındırıyor.
ASELSAN'ın imzasını taşıyan EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik Sistemi ise dronların elektronik devre kartlarını hedef alıyor. Yaklaşık 1 kilometrelik etki alanına sahip bu yeni nesil teknoloji, sürü saldırılarına karşı caydırıcı bir güç sunuyor.
AI YORUMU
Rakamların ve teknik menzillerin açıkça ortaya konduğu bu tatbikat, Türkiye'nin katmanlı hava savunma mimarisindeki dışa bağımlılığını azaltma kararlılığını somut biçimde gösteriyor. Özellikle ALKA ve EJDERHA gibi yönlendirilmiş enerji çözümleri, asimetrik tehditlerin karşılanmasında maliyet etkin ve sürdürülebilir bir model sunuyor. Askeri operasyonların geleceğinde elektronik harp unsurlarının kazanacağı rol göz önüne alındığında, bu sistemlerin sahadaki entegrasyon hızı stratejik üstünlük sağlayacaktır.
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya Doha'da yeni bir savunma sanayii mutabakatı imzaladı. 21 Ekim'de hayata geçirilen bu dörtlü anlaşma, teknik eğitim ve ortak üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Dört ülke 21 Ekim'de Doha'da Bedir Mutabakat Zaptı'nı imzaladı.
Katar, ASELSAN, STM ve MKE gibi Türk savunma devleriyle iş birliğini güçlendiriyor.
Anlaşma, Cakarta ile yeni nesil otonom muharebe İHA'ları geliştirilmesini de kapsıyor.
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya, savunma sanayii alanındaki iş birliğini resmi bir zemine taşımak üzere Doha'da bir araya geldi. Tarafların 21 Ekim tarihinde imzaladığı Bedir Mutabakat Zaptı, ülkeler arasında teknik askeri eğitim ve teknoloji entegrasyonu için ortak bir mekanizma sunuyor. Bu hamle, geçmişte pekişen ikili askeri ilişkilerin çok taraflı bir yapıya evrilmesini sağlıyor.
Katar, Türk savunma sanayiinin gelişmiş teçhizatını kullanan stratejik bir ortak konumunda bulunuyor. Zırhlı araçlar ve Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçları gibi sistemler, ülkenin askeri kapasitesine katkı sunarken BARQ gibi ortak girişimler de yerli üretim altyapısını destekliyor. Yeni anlaşmayla birlikte bu projelerin ölçeğinin büyütülmesi ve ortak üretim olanaklarının genişletilmesi hedefleniyor.
Pakistan ve Endonezya ise savunma teknolojilerinin yerelleştirilmesi süreçlerinde aktif rol oynamaya devam ediyor. İslamabad yönetimi, KAAN savaş uçağı programı ve savaş gemisi tedariki gibi büyük projelerle iş birliğini sürdürürken Ankara ile Cakarta arasında bu yıl yeni nesil otonom muharebe İHA'ları için ortaklık kuruldu. Bu otonom sistemlerin operasyonel üretime 2028 yılında geçmesi planlanıyor.
Ankara'nın bu yıl imzaladığı 15 milyar dolarlık yeni savunma sözleşmeleri ve yüzde 200'ü aşması beklenen dış tedarik hamlesi, bu dörtlü mekanizmanın zeminini güçlendiriyor. Katar'ın sermaye yatırımları ile Türkiye'nin üretim gücünün uyum içinde çalışması, dış pazarlara açılma sürecinde yeni bir kapı aralıyor. Birbirini tamamlayan askeri kabiliyetler tek bir çatı altında toplanıyor.
AI YORUMU
Uluslararası savunma ortaklıkları, tarafların ekonomik ve teknolojik kapasiteleri doğru orantıda harmanlandığında kalıcı sonuçlar doğurur. Türkiye'nin bu yıl imzaladığı 15 milyar dolarlık yeni savunma sözleşmeleri ve 2028 yılında üretime geçmesi planlanan otonom İHA projeleri, bu paktın sadece kağıt üstünde kalmayacağını gösteriyor. Doğrudan askeri modernize süreçlerindeki ülkelere yansıyacak bu entegrasyon, katılımcı devletlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artırırken tedarik zincirlerinin çeşitlenmesini sağlayacaktır.
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya savunma sanayiinde iş birliğini artırmak üzere Bedir Mutabakat Zaptı'nı imzaladı. Doha'da gerçekleştirilen anlaşma, ortak üretim ve Ar-Ge faaliyetlerini kapsıyor.
Dört ülke arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı ortak üretimi hedefliyor.
İmza töreni Katar'ın başkenti Doha'da yüksek düzeyli katılımca yapıldı.
Türkiye son dört yılda 30 milyar doları aşan savunma ihracatı gerçekleştirdi.
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında savunma sanayisi alanındaki bağları güçlendirmek amacıyla Bedir Mutabakat Zaptı imzalandı. Katar'ın başkenti Doha'da hayata geçirilen bu stratejik anlaşma; askerî üretim alanında ortak projeler yürütülmesini, teknik eğitim kapasitesinin artırılmasını ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesini amaçlıyor. Dört ülkenin sahip olduğu endüstriyel altyapı ve teknik birikim, bu mutabakat sayesinde ortak bir havuzda buluşturulacak.
Mutabakat Zaptı'na Türkiye adına Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün imza koydu.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, anlaşmanın sadece sistem tedarikiyle sınırlı kalmadığını vurguladı. Görgün, ortak üretim ve teknoloji paylaşımı yoluyla ülkelerin kendi insan kaynağını ve sanayi altyapısını geliştirmesini önemsediklerini ifade ederek, dost ve müttefik ülkelerle birlikte güçlenme vizyonunu paylaştı.
Bu tutarın son 14 yıllık toplam ihracatın yüzde 55'inden fazlasını oluşturduğu, 2025 yılında ise ihracatın yüzde 48 artışla 10 milyar doların üzerine çıktığı açıklandı.
AI YORUMU
Bedir Mutabakat Zaptı, geleneksel hazır alım modellerinin yerini alan ortak üretim ve teknoloji paylaşımı odaklı yeni dönemin somut bir göstergesidir. Son dört yılda ulaşılan 30 milyar doları aşan savunma sanayii ihracatı, Türkiye'nin uluslararası ortaklıklardaki elini güçlendirirken Katar, Pakistan ve Endonezya gibi ülkelerle kurulan bu çok taraflı ağ, bölgesel caydırıcılık kapasitesini artıracaktır. Yalnızca ticari bir ortaklıkten öte mühendislik birikiminin harmanlandığı bu yapı, tarafların teknolojik bağımsızlık hedeflerine doğrudan katkı sunuyor.
ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemi, insansız hava araçlarına karşı dokuz ülkede aktif göreve başladı. Sistem, yüksek maliyetli füzeler yerine 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat kullanarak kamikaze İHA'ları 10 bin doların altında bir maliyetle düşürebiliyor. Ukrayna ordusunun da envanterine kattığı bu teknoloji, şirketin ihracat oranlarını hızlı biçimde yükseltiyor.
KORKUT, kamikaze İHA'ları 10 bin doların altındaki toplam maliyetle imha edebiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sistemin 9 farklı ülkede kullanıldığını açıkladı.
Şirket, 2023'te yüzde 8 olan ihracat payını yüzde 25 seviyesine çıkardı.
Savaş sahalarında ucuz kamikaze insansız hava araçlarının kullanımının yaygınlaşması, modern hava savunma stratejilerini ve bütçelerini doğrudan etkiliyor. Milyonlarca dolarlık savunma füzelerinin ucuz dronlara karşı harcanması bütçeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. ASELSAN imzalı KORKUT sistemi, sunduğu yakın hava savunma yaklaşımıyla bu bütçe dengesizliğine karşı somut bir alternatif oluşturuyor. 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat mermi başına yaklaşık 1.000 dolar maliyet sunarken, bir hedefi vurmak toplamda 10 bin doların altına tamamlanabiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, KORKUT'un faal olarak dokuz ayrı ülkede kullanıldığını resmi olarak bildirdi. Müşteri ülkeler arasında Rusya ile çatışmaların sürdüğü Ukrayna da yer alıyor. Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri bir savunma biriminin bu sistemle donatıldığını doğruladı. Operasyonel performans ve kullanılan birim sayıları detaylandırılmasa da sistem alçak irtifadaki dron tehditlerine karşı aktif koruma sağlıyor.
Uluslararası pazardaki bu yoğun ilgi, ASELSAN'ın küresel bazdaki finansal rakamlarına da doğrudan yansıyor. Şirketin toplam gelirleri içindeki yurt dışı satış payı 2023 yılında yüzde 8 iken günümüzde yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Yönetim, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedeflerken sipariş birikiminin 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin genel savunma ihracatı ise geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar barajına erişti.
KORKUT aynı zamanda Türkiye'nin yerli entegre hava savunma konsepti olan Çelik Kubbe projesinin katmanlarından birini oluşturuyor. Sistem, radar ve komuta kontrol ağlarıyla entegre çalışarak uzun menzilli pahalı füzelerin gereksiz harcanmasını önlüyor. Ancak jet motorlu veya son derece hızlı hedeflere karşı operasyonel etkinliğe dair kamuya açık verilerin henüz sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakın mesafe önlemelerinde topçu sistemleri, maliyet etkinliğini korumadaki ana unsur olarak öne çıkıyor.
AI YORUMU
Mühimmat başı 1.000 dolarlık harcamayla milyon dolarlık füzeleri korumak, modern harp doktrinlerinde asıl belirleyici faktördür. Hava savunmasında sürdürülebilirlik sağlamak isteyen ordular, yıpratma savaşlarında füze stoklarını tüketmek yerine KORKUT benzeri topçu sistemlerine yönelmek zorundadır. Bu durum özellikle kısıtlı askeri bütçeye sahip ülkeler için doğrudan stok güvenliği anlamına geliyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25'e taşıyan bu f/p odaklı yaklaşım devam ederse, geleneksel füze üreticileri pazar payı kaybetmeye başlayabilir.