ASELSAN, uluslararası bir müşteriyle imzaladığı 1,1 milyar dolarlık anlaşmayla şirket tarihindeki en büyük tek kalemli dış satımını gerçekleştirdi. Bu kontrat, firmanın 2026 yılının ilk dokuz ayında ulaştığı 4,3 milyar dolarlık toplam ihracat hacminin yarısından fazlasını tek başına oluşturuyor.
Öne çıkanlar
Tek seferlik en büyük dış satım rekoru kırıldı
Müşteri ve teslimat detayları gizli tutuldu
Yıllık ihracat hedefi 4,3 milyar dolara çıktı
Haberin Detayı
Türk savunma sanayisinin önde gelen firması ASELSAN, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı bildirimle 2026 yılının en dikkat çekici ticari hamlesini duyurdu. Şirket, kimliği açıklanmayan bir yabancı devletle hava savunma sistemlerinin tedariki konusunda 1,1 milyar dolarlık kapsamlı bir sözleşme imzaladı. Bu tutar, ASELSAN'ın kurulduğu günden bu yana tek bir sözleşmeyle elde ettiği en yüksek gelir olma özelliğini taşıyor.
Anlaşmanın tarafları, kapsamındaki sistemlerin teknik detayları ve teslimat takvimi kamuoyuyla paylaşılmadı. Ancak şirket verileri, bu büyük kontratın 2026'nın ilk dokuz aylık döneminde imzalanan 1,9 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmelerinin yarısından fazlasını temsil ettiğini gösteriyor. Ekim ayında duyurulan iki ayrı anlaşmayla da rekorlar kıran ASELSAN, böylece yıl içinde üçüncü kez ihracat büyüklüğünde zirveyi yenilemiş oldu.
Şirketin mali tablosunda ihracatın ağırlığı son dönemde belirgin şekilde arttı. 2026'nın ilk dokuz ayında yurt dışı satışları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 142,5 oranında yükselerek 26,9 milyar liraya ulaştı. Toplam hasılat içindeki payı yüzde 9,4'ten yüzde 17,7'ye çıkan dış satışlar, firmanın gelir kaynaklarını çeşitlendirme stratejisinin somut yansıması niteliğinde.
Bu başarının arkasında, küresel güvenlik dengelerindeki değişimler ve hava savunma sistemlerine yönelik artan talep yatıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı gibi çatışmalar, ülkeleri tek tip savunma sistemlerinden ziyade radar, elektronik harp ve komuta kontrol birimlerini içeren katmanlı mimarilere yöneltti. ASELSAN'ın HİSAR, GÜRZ ve KORKUT gibi platformlardaki birikimi, bu entegre çözümler arayışında firmaya rekabet avantajı sağlıyor.
ASELSAN'ın bakiye siparişleri, bu güçlü performansla birlikte tarihinde ilk kez 30 milyar dolar seviyesinin üzerine taşındı. Toplam yeni iş hacmi de 14 milyar dolara yükselerek firmanın önümüzdeki dönemlerdeki üretim planlarını ve kapasite yatırımlarını şekillendirecek temel veri haline geldi. Piyasa gözlemcileri, bu büyüklükteki kontratların ASELSAN'ın küresel tedarik zincirindeki konumunu daha da sağlamlaştırdığı görüşünde.
Firma, farklı irtifa ve hızlardaki hava tehditlerine karşı geliştirilen sensör ve silah sistemlerini tek çatı altında sunabilme yetkinliğine sahip. Bu durum, yalnızca tekil ürün ihracatını değil, komple sistem entegrasyonu yoluyla daha yüksek katma değerli satışları mümkün kılıyor. ASELSAN'ın yerli mühendislik birikimi, uluslararası pazardaki rakipleriyle kıyaslandığında fiyat-performans dengesinde önemli bir etken olarak öne çıkıyor.
Gelecek dönemde ASELSAN'ın bu yüksek hacimli siparişleri karşılama kapasitesi ve tedarik zinciri yedekliliği sektörün ortak merak konusu olacak. 30 milyar doları aşan sipariş havuzu, firmanın üretim tesislerindeki verimliliği ve insan kaynağı planlamasını doğrudan etkileyecek. Savunma sanayisi analistleri, ASELSAN'ın bu ivmesini sürdürerek 2027'de de küresel pazardaki payını artırabileceğini öngörüyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
ASELSAN'ın 1,1 milyar dolarlık tek kalemli sözleşmesi, şirketin artık sadece yerli pazarın değil, küresel tedarik zincirinin vazgeçilmez bir halkası haline geldiğini kanıtlıyor. Müşterinin gizli tutulması, güvenlik hassasiyetinin ötesinde, fiyatlama stratejisinin kamuoyu baskısından izole edilerek sürdürülme isteğini yansıtıyor. Bu büyüklükteki bir anlaşma, firmanın 30 milyar doları aşan bakiye sipariş havuzunu daha da derinleştirirken, üretim kapasitesinin sınırlarını zorlayacak bir baskı oluşturuyor. Rakip ülkelerin milli tasarımlarına kıyasla ASELSAN'ın sunduğu entegre katmanlı hava savunma çözümleri, özellikle orta ölçekli ülkeler için daha erişilebilir bir alternatif hâline geliyor.
ASELSAN, 2026 yılının ilk dokuz ayında bakiye sipariş miktarını 30,7 milyar dolara ulaştırarak şirket tarihinin en yüksek seviyesine çıkardı. Şirketin dokuz aylık hasılatı yüzde 28 artışla 151,5 milyar liraya yükselirken, AR-GE harcamaları da 1,3 milyar doları buldu. Bu finansal performansla birlikte marka, Euronaval 2026 fuarında deniz savunma sistemlerini sergilemeye hazırlanıyor.
ASELSAN bakiye sipariş tutarı tarihinde ilk kez 30,7 milyar dolara ulaştı.
Dokuz aylık dönemde şirket hasılatı yüzde 28 artarak 151,5 milyar lira oldu.
Fransa'daki Euronaval 2026 fuarı 3-6 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleşecek.
Türk savunma sanayisinin öncü şirketlerinden ASELSAN, 2026 yılının ilk dokuz aylık dönemine ait mali sonuçlarını duyurdu. Açıklanan finansal verilere göre şirketin toplam satış geliri geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 28 artış gösterdi ve 151,5 milyar liraya ulaştı. Üretim süreçlerindeki verimlilik artışı ve teslimatların hızlanmasıyla sağlanan bu büyüme, operasyonel karlılığa da doğrudan yansıdı. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kar marjı yüzde 24,9 seviyesinden yüzde 26,8 seviyesine kadar yükseliş kaydetti.
Kurumun gelecek yıllara yayılan üretim takvimini belirleyen sipariş portföyünde tarihi bir rekor kırıldı. Şirket kurulduğundan bu yana ilk kez bakiye sipariş miktarı 30 milyar dolar barajını geride bırakarak 30,7 milyar dolara ulaştı. Büyüyen iş hacmini ve teslimat takvimini desteklemek amacıyla yüksek teknoloji yatırımları yüzde 228 oranında artırılarak 684 milyon dolar seviyesine çıkarıldı. Geleceğin savunma teknolojilerini geliştirmeye yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları ise yüzde 36 yükselerek 1,3 milyar dolar olarak kaydedildi.
Küresel pazardaki etkinliğini sürekli artıran şirket, uluslararası arenadaki saygın derecelendirme listelerinde üst sıralara tırmandı. Defense News Top 100 endeksinde üç basamak birden yükselen firma 40'ıncı sıraya yerleşirken, Forbes Global 2000 listesinde yer bulabilen ilk Türk savunma sanayisi üreticisi oldu. Uluslararası alandaki bu güçlü konum, doğrudan imzalanan ihracat rakamlarıyla da desteklendi. Şirketin yeni dönem ihracat sözleşmeleri yüzde 34 oranında artış göstererek 1,9 milyar dolar seviyesini yakaladı.
Son aylarda tamamlanan uluslararası anlaşmalar, firmanın farklı donanım alanlarındaki ürün çeşitliliğini ortaya koyuyor. Ekim ayı içerisinde radar sistemleri, insansız hava araçlarına karşı savunma çözümleri ile komuta kontrol yapıları için 442,5 milyon dolarlık ihracat sözleşmesi imzalandı. Bunun yanı sıra hava savunma çözümlerine yönelik 488,5 milyon avroluk ve elektronik harp sistemleri için 125 milyon dolarlık satış anlaşmaları duyuruldu. Deniz sistemlerinde ise Asya-Pasifik ülkeleriyle insansız deniz araçları faydalı yükleri için 171 milyon dolarlık yeni sözleşmelere imza atıldı.
Geliştirilen milli teknolojilerin uluslararası pazarda sunduğu imkanlar, küresel organizasyonlarda savunma uzmanlarının değerlendirmesine sunulacak. Deniz savunması alanında dünyanın en köklü etkinliklerinden olan Euronaval fuarı, 3-6 Kasım 2026 tarihlerinde Paris Nord Villepinte fuar merkezinde 30'uncu kez kapılarını açacak. Ana teması yüksek yoğunluklu çatışma ortamı olarak belirlenen fuarda, sergileyici firma sayısının önceki etkinliğe göre yüzde 40 oranında arttığı bildirildi.
Fransa'daki dev organizasyonda otonom deniz sistemleri, yapay zeka destekli yazılımlar, siber güvenlik altyapıları ve deniz tabanı teknolojileri ağırlıklı olarak sergilenecek. Fuar yönetimi, organizasyona 80 farklı ülkeden 150 resmi heyetin ve 26 bin uzmanın katılmasının beklendiğini aktarıyor. Türk deniz savunma çözümlerinin de sergileneceği bu platform, küresel tedarikçiler ile karar vericilerin doğrudan temas kurmasına imkan sağlayacak. Bu sayede sürdürülebilir ihracat kanallarının genişletilmesi hedefleniyor.
AI YORUMU
Uluslararası savunma pazarında kalıcı olmak yalnızca ürün satmaktan değil, kesintisiz teknik destek ve üretim sürekliliğini garanti etmekten geçer. ASELSAN'ın Defense News Top 100 listesinde 40'ıncı sıraya yükselmesi, teknolojik yetkinliğin küresel ligde kabul gördüğünü kanıtlıyor. Bu durum, Türk savunma ekosistemindeki alt yüklenicileri ve yerli mühendislik firmalarını doğrudan küresel tedarik zincirine dahil etme fırsatı yaratıyor. Yurt dışı fuarlarda sağlanan temaslar uzun vadeli teslimat taahhütleriyle desteklenmezse kazanılan pazarlar kısa sürede rakiplere kaptırılabilir.
Aselsan, yerli hava savunma ağı Çelik Kubbe'ye entegre edilecek gizli özellikli yeni bir füze sistemi üzerinde çalışmalara başladı. Aynı dönemde MKE, Ürdün'de mühimmat üretim tesisi kurduğunu açıklarken, TUSAŞ ise Nijerya ile 500 milyon dolarlık ATAK helikopteri satışı için el sıkıştı.
Aselsan, Çelik Kubbe ağına dahil edilecek yeni bir füze sistemi geliştiriyor.
TUSAŞ, Nijerya'ya 6 adet ATAK helikopteri teslimatını kapsayan 500 milyon dolarlık anlaşma imzaladı.
MKE, Ürdün'de uçak bombası ve mühimmat üretimi yapacak yeni bir tesis kurulumunu tamamladı.
Savunma sanayiindeki yerli projeler hız kesmeden devam ediyor. Aselsan, geçtiğimiz 26 Ekim tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu'na yaptığı bildirimde, teknik detayları ve görev tanımı gizli tutulan yeni bir füze savunma sisteminin geliştirilme sürecini başlattığını duyurdu. Bu teknoloji, Türkiye'nin geniş kapsamlı hava savunma mimarisi olan Çelik Kubbe projesinin bir parçası olarak tasarlandı.
Bölgesel işbirlikleri ve ihracat faaliyetlerinde de somut adımlar atıldı. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in Türkiye ziyareti kapsamında iki ülke arasındaki savunma sanayii ortaklıklarının daha ileri bir düzeye taşınacağını belirtti. Aynı zamanda MKE, savunma sanayii paydaşlarına MAM-15 Anti materyal keskin nişancı tüfeği teslimatlarını gerçekleştirerek envanter desteğini sürdürdü.
Ürdün pazarındaki faaliyetlerini artıran MKE, ülkede mühimmat ve uçak bombası üretim tesisini hayata geçirdiğini ilan etti. Bu hamle, Türk savunma şirketlerinin dış pazarlarda üretim kapasitelerini artırma stratejisinin bir yansıması olarak okunuyor. Afrika pazarında ise TUSAŞ üzerinden önemli bir satış başarısı elde edildi; Nijerya'nın sipariş verdiği 6 adet ATAK helikopteri için imzalanan yarım milyar dolarlık sözleşme, askeri alandaki işbirliğini güçlendiriyor.
Küresel savunma çevrelerinde de benzer bir hareketlilik gözleniyor. ABD merkezli Raytheon şirketi, SM-6 füzelerinin yıllık üretim kapasitesini yüzlerce adede çıkarmak için Amerikan Donanması ile ortak stratejiler belirliyor. İsviçre ise kendi hava savunma sistemlerini yenilemek adına uzun menzilli tedarik sürecinde aday belirleme aşamasına geçti. Türkiye adına ise Ahmet Halit Hatip, NATO DIANA yönetim kurulu başkan yardımcılığına seçilerek uluslararası alandaki temsil gücünü bir adım öteye taşıdı.
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde savunma kurumları çeşitli etkinliklere imza attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve devlet yetkililerinin Anıtkabir ziyareti ile başlayan etkinlikler, ASELSAN'ın kutlama mesajları ve Millî Savunma Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı işbirliğinde düzenlenen resim yarışması gibi faaliyetlerle devam etti. TSK için açıklanan yeni stratejik planlama konsepti, gelecek dönemin savunma önceliklerini yansıtan bir rehber niteliği taşıyor.
Sektördeki diğer oyuncular da kapasite artırımına odaklandı. ARCA Savunma Sanayi, Kırıkkale'de yeni bir mühimmat fabrikasının temelini atarak üretim hacmini genişletmeye hazırlanıyor. Tenurmak firması ise Arı Kovanı projesiyle askeri üslerin ve stratejik tesislerin korunmasında taktiksel açıdan yeni nesil çözümler sunuyor. Ayrıca, Boran-8 Uluslararası Keskin Nişancı Yarışması'nda birinci olan Türk keskin nişancıları, yerli silah sistemlerinin başarısını uluslararası platformda kanıtladı.
AI YORUMU
Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltan yerli füze ve hava savunma projeleri, sadece teknolojik bir kapasite artışı değil, aynı zamanda diplomatik bir el güçlendiricidir. Aselsan tarafından Çelik Kubbe ağına eklenen yeni sistem, bölgesel tehditlere karşı daha esnek ve hızlı bir yanıt mekanizması sağlıyor. Nijerya'ya yapılan 500 milyon dolarlık helikopter satışı, Türk savunma ürünlerinin Afrika pazarındaki rekabet gücünün arttığını gösteriyor. Diğer ülkelerin SM-6 füzelerinde üretim kapasitesini yüzlerce adede çıkarması, küresel ölçekte mühimmat tedarik hızının ne kadar elzem olduğunu kanıtlıyor.
Aselsan, Savunma Sanayii Başkanlığı ile yeni nesil hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesi amacıyla 523 milyon euro değerinde dev bir sözleşmeye imza attı. Türkiye'nin çok katmanlı savunma vizyonunu güçlendirecek bu hamle, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
Aselsan ve SSB arasında 523 milyon euroluk hava savunma sistemi sözleşmesi imzalandı.
Proje, balistik tehditlere ve insansız hava araçlarına karşı üstün tespit yeteneği sunacak.
Geliştirilecek sistem mevcut yerli radarlar ve komuta kontrol yazılımlarıyla tam uyumlu çalışacak.
Türkiye'nin savunma sanayiinde yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik hamleleri hız kesmeden devam ediyor. Savunma elektroniği alanındaki öncü kurumlar arasında yer alan Aselsan, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile stratejik nitelikte yeni bir ortaklık kurdu. Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden paylaşılan resmi bilgilere göre, taraflar arasında yeni nesil hava ve füze savunma sistemi geliştirilmesini kapsayan devasa bir anlaşma resmiyet kazandı.
Toplam maliyeti 523 milyon euro olarak açıklanan bu proje, ülkenin çok katmanlı hava savunma mimarisini daha üst bir kademeye taşımayı amaçlıyor. Dışa bağımlılığı en aza indirme stratejisinin somut bir adımı olan bu süreçte, Ar-Ge ve üretim faaliyetleri eş zamanlı yürütülecek. Hazırlanan yeni nesil sistemin çağdaş savaş sahalarındaki balistik tehlikelere, seyir füzelerine ve insansız hava araçlarına karşı yüksek etkinlik göstermesi planlanıyor.
Projenin en dikkat çekici teknik bileşenleri arasında yapay zeka destekli hedef analiz mekanizmaları, gelişmiş radar mimarileri ve yüksek kapasiteli atış kontrol entegrasyonu bulunuyor. Çelik Kubbe vizyonu çerçevesinde kurgulanan bu yapılar, sahadaki unsurların birbirleriyle kesintisiz haberleşmesini sağlayan komuta kontrol ağlarıyla desteklenecek. Ortaya çıkan çözümlerin halihazırda envanterde bulunan yerli radarlar ve elektro-optik sistemlerle tam uyum içinde çalıştırılması öngörülüyor.
Gerçekleştirilen bu büyük bütçeli yatırım yalnızca sınır güvenliğini pekiştirmekle kalmayıp aynı zamanda Aselsan'ın küresel pazardaki rekabet gücünü de artıracak. Finansal kaynağın bir kısmı geliştirme safhasında yerli alt yüklenicilere, üniversitelere ve teknoloji merkezlerine aktarılacak. Bu dağılım, yerli ekosistemin tüm paydaşlarıyla birlikte büyümesini sağlarken dost ve müttefik ülkeler için potansiyel ihracat kalemlerinin oluşmasına zemin hazırlayacak.
Yeni savunma hattının operasyonel aşamada karar alma sürelerini saniyelere indirerek hibrit bir savunma gücü vadettiği belirtiliyor. Gelişmiş yazılım ve donanım bileşenleri sayesinde saha yöneticileri anlık verileri çok daha hızlı işleyebilecek. Tamamlanan her aşama, Türkiye'nin hava sahası güvenliğinde dış etkenlere karşı koruma kalkanını daha da sağlamlaştıracak.
AI YORUMU
Beş yüz yirmi üç milyon euroluk bütçe, Türkiye'nin savunma elektroniğinde dışa bağımlılığı tamamen kırma hedefindeki mali kararlılığını açıkça ortaya koyuyor. Yapay zeka ve gelişmiş radar entegrasyonu barındıran bu tür yüksek bütçeli projeler, yerli alt yükleniciler ile üniversite laboratuvarlarının Ar-Ge süreçlerindeki payını doğrudan artırıyor. Şirket, küresel pazardaki rakipleriyle rekabet ederken bu ölçekteki projeler sayesinde ihracat kalemlerini çeşitlendirme fırsatı yakalıyor.
ASELSAN'ın geliştirdiği KORKUT hava savunma sistemi, insansız hava araçlarına karşı dokuz ülkede aktif göreve başladı. Sistem, yüksek maliyetli füzeler yerine 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat kullanarak kamikaze İHA'ları 10 bin doların altında bir maliyetle düşürebiliyor. Ukrayna ordusunun da envanterine kattığı bu teknoloji, şirketin ihracat oranlarını hızlı biçimde yükseltiyor.
KORKUT, kamikaze İHA'ları 10 bin doların altındaki toplam maliyetle imha edebiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, sistemin 9 farklı ülkede kullanıldığını açıkladı.
Şirket, 2023'te yüzde 8 olan ihracat payını yüzde 25 seviyesine çıkardı.
Savaş sahalarında ucuz kamikaze insansız hava araçlarının kullanımının yaygınlaşması, modern hava savunma stratejilerini ve bütçelerini doğrudan etkiliyor. Milyonlarca dolarlık savunma füzelerinin ucuz dronlara karşı harcanması bütçeler üzerinde ciddi baskı yaratıyor. ASELSAN imzalı KORKUT sistemi, sunduğu yakın hava savunma yaklaşımıyla bu bütçe dengesizliğine karşı somut bir alternatif oluşturuyor. 35 milimetrelik parçacıklı mühimmat mermi başına yaklaşık 1.000 dolar maliyet sunarken, bir hedefi vurmak toplamda 10 bin doların altına tamamlanabiliyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, KORKUT'un faal olarak dokuz ayrı ülkede kullanıldığını resmi olarak bildirdi. Müşteri ülkeler arasında Rusya ile çatışmaların sürdüğü Ukrayna da yer alıyor. Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre Ukrayna Hava Kuvvetleri bir savunma biriminin bu sistemle donatıldığını doğruladı. Operasyonel performans ve kullanılan birim sayıları detaylandırılmasa da sistem alçak irtifadaki dron tehditlerine karşı aktif koruma sağlıyor.
Uluslararası pazardaki bu yoğun ilgi, ASELSAN'ın küresel bazdaki finansal rakamlarına da doğrudan yansıyor. Şirketin toplam gelirleri içindeki yurt dışı satış payı 2023 yılında yüzde 8 iken günümüzde yüzde 25 seviyesine ulaşmış durumda. Yönetim, 2030 yılına kadar bu oranı yüzde 50 seviyesine çıkarmayı hedeflerken sipariş birikiminin 30 milyar dolara yaklaştığı belirtiliyor. Türkiye'nin genel savunma ihracatı ise geçtiğimiz yıl 10 milyar dolar barajına erişti.
KORKUT aynı zamanda Türkiye'nin yerli entegre hava savunma konsepti olan Çelik Kubbe projesinin katmanlarından birini oluşturuyor. Sistem, radar ve komuta kontrol ağlarıyla entegre çalışarak uzun menzilli pahalı füzelerin gereksiz harcanmasını önlüyor. Ancak jet motorlu veya son derece hızlı hedeflere karşı operasyonel etkinliğe dair kamuya açık verilerin henüz sınırlı olduğunu unutmamak gerekiyor. Yakın mesafe önlemelerinde topçu sistemleri, maliyet etkinliğini korumadaki ana unsur olarak öne çıkıyor.
AI YORUMU
Mühimmat başı 1.000 dolarlık harcamayla milyon dolarlık füzeleri korumak, modern harp doktrinlerinde asıl belirleyici faktördür. Hava savunmasında sürdürülebilirlik sağlamak isteyen ordular, yıpratma savaşlarında füze stoklarını tüketmek yerine KORKUT benzeri topçu sistemlerine yönelmek zorundadır. Bu durum özellikle kısıtlı askeri bütçeye sahip ülkeler için doğrudan stok güvenliği anlamına geliyor. Şirketin ihracat payını yüzde 25'e taşıyan bu f/p odaklı yaklaşım devam ederse, geleneksel füze üreticileri pazar payı kaybetmeye başlayabilir.