Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Yemen, Suudi Hükümetine 48 Saat İçinde Dört Saldırıyla Karşılık Verdi
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Yakın Doğu Haber
Özet
Yemen Silahlı Kuvvetleri, son 48 saat içinde Suudi Arabistan’ın başkentinde, havalimanlarında ve petrol tesislerinde dört balistik füzeli ve insansız hava aracı operasyonu düzenledi. Saldırılar, hedefleri doğrudan vurdu ve Dammam havalimanında trafik aksamasına, Yanbu’da ise yangına yol açtı.
Öne çıkanlar
Riyad’da Savunma Bakanlığı binasına balistik füze atışı doğrudan isabet sağladı
Dammam havalimanında hava trafiği akışının aksamasıyla operasyon gerçekleşti
Yanbu’daki Aramco tesisinde yangın çıktığı bildirildi
Haberin Detayı
İlk saldırı, Riyad’daki Savunma Bakanlığı binasına balistik füzelerle doğrudan isabet sağlarken, ikinci operasyon Dammam’daki Kral Fahd Uluslararası Havalimanı’nda hava trafiğini aksattı.
Üçüncü operasyon, Yanbu’daki önemli petrol şirketi Aramco’nun tesisini hedef aldı. Ateşli bir darbe sonrası bölgede yangın çıktı. Dördüncü saldırı ise Abha Uluslararası Havalimanı’na yöneldi ve aynı şekilde doğrudan isabet rapor edildi.
Seri, Suudi Arabistan’ın son 100 gündeki 2.900’den fazla hava ve füze saldırısında 562’den fazla sivilin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını belirtti. Yemen, Suudi rejiminin kabileleri hedef alma tehdidinin karşılıkla karşılanacağını vurguladı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, Suudi tehdidinin öngörülemez ve felaket boyutunda sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü. Bu bağlamda, gerektiğinde önceki tercih edilmemiş kapsamlı seçenekleri devreye sokacaklarını açıkladı. Operasyonların, Suudi kuvvetleri saldırıları durdurulana ve abluka sona erene kadar sürmesi planlanıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yemen’in son 48 saat içinde Suudi Arabistan’a yönelik dört yönlü operasyonu, bölgesel gerilimin bir adım daha yükseldiğine işaret ediyor. ABD‑İsrail destekli kuvvetlerin devam eden saldırıları karşısında, Yemen’in savunma stratejisinin daha kararlı bir yön alması bekleniyor. Bu gelişme, hem bölgesel hem de küresel bakış açılarından gözetim gerektiren bir gerilime işaret ediyor.
Kaynak:
Yakın Doğu Haber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Yemen'in kuzeyinde Husi kontrolündeki bölgeler, Suudi Arabistan’ın yoğun hava saldırılarına maruz kaldı. 62 birim havadan düşman üslerine vuruş yapıldı ve bölgedeki çatışma yoğunluğu artış gösterdi.
Suudi Arabistan 62 hava saldırısı düzenledi
Husi kontrolündeki hedefler hedef alındı
Saldırıların ardından bölgede çatışma şiddeti yükseldi
Suudi Arabistan, Yemen'in kuzeyinde Husi kontrolündeki bölgelere yönelik 62 hava saldırısı gerçekleştirdi. Hükümet yetkilileri, rakip kuvvetlere yönelik belirlenmiş hedeflere vurulduğunu belirtti. Saldırıların ardından bölgedeki çatışma şiddeti artış gösterdi. Ateşin yoğunluğu ve hedeflerin kritik yapılar olduğunu açıklayan yetkililer, bölgedeki güvenlik koşullarının zorluğunu vurguladı.
Husi kontrolündeki bölgeler, yıllardır süregelen çatışmaların merkezinde yer alıyor. Suudi Arabistan’ın saldırıları, çatışmanın seyrini yeniden şekillendirebilir. Yerel haber kaynakları, bölgede silah dağılımının arttığını ve sivillerin tehlikede olduğunu bildirdi. Saldırılar, hem stratejik hem de taktiksel hedeflere yöneldi ve hedef alınan üslerin hasar gördüğü bildirildi.
Suudi Arabistan’ın hava güçleri, Husi kontrolündeki bölgelerde 62 hedefe ateş açtı. Hükümet yetkilileri, bu hamlelerin Husi’lerin askeri kapasitesini zayıflatmak amacıyla yapıldığını savundu. Husi tarafı ise saldırıları “kısa süreli ama etkili” olarak nitelendirdi. Çatışma bölgelerinde yaşayan sivillerin güvenliği konusunda endişeler artıyor. Uluslararası toplum, şiddetin azaltılması çağrısında bulundu.
Güneydoğu Asya'da bu tür askeri hamlelerin bölgesel dengeyi etkileyebileceği ve Husi'nin mevcut stratejik hedeflerine zarar verebileceği söyleniyor. Suudi Arabistan’ın hava saldırıları, Husi'nin lojistik hatlarını kesmeyi hedefliyor. Bu gelişme, uzun vadede Yemen'deki çatışmaların seyrini değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Uluslararası kamuoyunun tepkileri ve diplomatik çabalar, gelecekteki olay örgüsü için kritik rol oynayacak.
AI YORUMU
Bu haberde, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Husi kontrolündeki hedeflere yönelik yoğun hava saldırısı vurgulanarak bölgesel gerilimin arttığı mesajı veriliyor. Operasyonun sayısal detayı, çatışmanın şiddetini ve stratejik etkisini okuyucuya net bir biçimde aktararak, haberin çarpıcı yönünü güçlendiriyor.
Ensarullah yetkilisi Muhammed el-Buhayti, Batı Kıyısı’nda Suudi ordusundan ele geçirilen silahların Yemen ordusuna on yıl boyunca savaş kapasitesi kazandırdığını belirtti. Bu açıklama, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenmesi ihtimalini gündeme taşıyor.
Suudi ordusundan elde edilen silahlar Yemen’e 10 yıl süresince savaş gücü sağlıyor
Buhayti, İran ve Arap rejimlerinin ABD’nin birer kuklası olduğunu savunuyor
Yemen’in silah kaynakları artık Suudi ve paralı asker cephaneliklerine dayalı
Ensarullah yetkilisi Muhammed el‑Buhayti, suçu işlemiş olduğu Batı Kıyısı’nda Suudi ordusunun ve bağlı güçlerinin cephaneliklerinden ele geçirilen silahların Yemen ordusuna on yıl boyunca savaşma kapasitesi kazandırdığını ifade etti. Bu açıklama, Yemen’in silah ihtiyacının dış kaynaklara dayandığını ve bölgesel güç dengelerinin değişebileceğini gösteriyor.
Buhayti, Arap rejimlerinin İran’a karşı tutumlarını, Amerika’nın bir kukla sistemi olarak gördüğünü vurguladı. İddia, İran’ın yeniden İslam dünyasında lider konumuna yükselmesiyle ilgili Arapların ve İslam ümmetinin oluşan geriliminin yeniden şekillenebileceğini öne sürdü.
Ayrıca Buhayti, Yemen’in silahlarını Suudi ordusunun cephaneliklerinden temin ettiğini belirterek, bu silahların saldırganlıkla karşı karşıya kalan ülkeye 10 yıl boyunca savaş gücü sağlayacağını söz etti. Bu durum, Yemen’in mevcut rakiplerine karşı daha uzun süreli bir savunma kapasitesi elde etmesini mümkün kılıyor.
Yemen’in, ABD’nin büyükelçisinin 2011‑2014 döneminde ülkeyi yönettiğini iddia eden Buhayti, ayrıca dışarıdan atan yöneticilere karşı halkın tutumunu da dile getirerek, kara imajını güçlendirmeye çalışıyor. Bu açıklama, bölgenin çatışma dinamiklerine yeni bir soluk getirebilir.
AI YORUMU
Buhayti’nin açıklamaları, Yemen’in silah ihtiyacının dış aktörlere bağlılığını açıkça ortaya koyuyor. Suudi kaynaklı silahların 10 yıllık bir etki yaratacağı iddiası, bölgesel istikrar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu durum, stratejik güç dengelerini yeniden şekillendirebilir ve İran‑Arap ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir.
Suudi rejimi destekli savaş uçakları Yemen'in Taiz kentinde sivillerin barındığı okulları ve yerleşim bölgelerini hedef aldı. Saldırılarda kadın ve çocuklar yaşamını yitirirken, insan hakları kurumları yaşananları savaş suçu olarak nitelendirdi.
Ceyl el-Cedid Okulu son 24 saat içinde iki kez hava saldırısına uğradı.
El-Maafir ilçesindeki saldırılarda dört kişi ağır yaralandı, bir sivil hayatını kaybetti.
Taiz'deki insan hakları ofisi saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti.
Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde askeri hareketlilik sürerken, Suudi rejimi destekli güçlerle Sanaa hükümetine bağlı birlikler arasında çatışmalar yaşanıyor. Bölgedeki cephe hatlarında altı saatten uzun süren çatışmaların yanı sıra sivil yerleşimler de ağır bombardıman altında kalıyor. Suudi savaş uçakları ve topçu birlikleri, sivillerin sığındığı noktaları ve stratejik geçiş yollarını doğrudan hedef alıyor.
Saldırıların ana hedefi olan Ceyl el-Cedid Okulu, Ensarullah kontrolündeki bölgelerden kaçarak Taiz'e sığınan sivillere barınak sağlıyordu. Okul binası iki ayrı hava saldırısıyla vurulurken, eğitim faaliyetleri tamamen durdu ve binanın bir kısmı yıkıldı. Ulusal İnsan Hakları Komisyonu, okulda öğrencilerin bulunduğu sırada yapılan bombardımanın kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini bildirdi.
Bölgedeki insan hakları otoriteleri tarafından paylaşılan son verilere göre, El-Maafir ve Taizziye ilçelerinde sivil kayıplar artıyor. Neşme bölgesinde düzenlenen dört hava saldırısında bir sivil hayatını kaybederken, üçü çocuk ve biri kadın olmak üzere dört kişi ağır yaralandı. Hudran bölgesine yönelen topçu ateşi ise iki kadının ölümüne ve dört kişinin yaralanmasına yol açtı.
Şemayiteyn ve Misrah ilçeleri de hava operasyonlarından nasibini alırken, Câre bölgesindeki çiftliklerde bulunan çok sayıda hayvan telef oldu. Saada kentinin doğu kesimine de füze saldırısı düzenlendiği bildirildi. Taiz'deki Ulusal İnsan Hakları Otoritesi, sivil kurumların ve çocukların hedef alınmasının Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu vurgulayarak Birleşmiş Milletler'i ve uluslararası örgütleri göreve çağırdı.
AI YORUMU
Sivil altyapının ve okulların doğrudan hedef alınması, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ve çatışma hukukunun tamamen devre dışı bırakıldığını gösteriyor. Son 24 saat içinde aynı okulun iki kez vurulması, can kayıplarının artmasına ve temel insan haklarının ihlal edilmesine zemin hazırlıyor. Uluslararası kurumların sessiz kalması durumunda, sivil halk üzerindeki baskı daha da katlanacak ve bölgedeki yerinden edilme dalgası büyüyecektir.
ABD yönetimi, Yemen'deki Husilerin saldırılarının bölgeye yayılabileceği endişesiyle Suudi Arabistan'daki zorunlu olmayan diplomatik personelinin tahliyesini istedi. Son haftalarda sivil havalimanları ve petrol sahaları hedef alınırken uluslararası hava yolu şirketleri de bazı uçuşlarını askıya aldı.
ABD, Riyad'daki zorunlu olmayan diplomatik personeli ile ailelerine tahliye talimatı verdi.
Aramco petrol sahasındaki İHA düşmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti.
Lufthansa ve Air France gibi hava yolu şirketleri kasım ortasına kadar Riyad uçuşlarını durdurdu.
Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Yemen merkezli Husilerin gerçekleştirdiği son saldırı dalgasının ardından Suudi Arabistan'daki diplomatik misyonu için acil bir tedbir aldı. Bölgedeki çatışmaların yayılma riski barındırması nedeniyle zorunlu görevde bulunmayan diplomatik personel ve hükümet çalışanlarının yakınlarına ülkeden ayrılma talimatı iletildi.
Yapılan açıklamada, Husilerin sivil havalimanlarını ve kritik altyapı tesislerini hedef almasının sivillerin ölümüne ve ulaşımda büyük aksamalara yol açtığı vurgulandı. Washington yönetimi, Amerikan hükümeti personelinin ülkedeki herhangi bir havalimanını kullanabilmesi adına özel izin alma zorunluluğu getirdiğini duyurdu.
Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, ekim ayındaki saldırının ardından geçici olarak uçuşlara kapatılmıştı. Havacılık otoritelerinin sınırlı operasyon izni vermesiyle bazı yerel hava yolu şirketleri seferlerine dönerken, yabancı taşımacılardan Lufthansa ve Air France kasım ayının ortasına kadar bu kente olan seferlerini iptal etme kararı aldı.
Öte yandan ülkenin güneydoğusundaki Aramco petrol tesisine yönelik insansız hava aracı saldırısında iki kişi yaşamını yitirdi, iki kişi yaralandı. Koalisyon güçleri ise Medine ve doğu bölgeleri üzerinde etkisiz hale getirilen çok sayıda İHA tespit edildiğini açıkladı.
AI YORUMU
Bölgesel güvenlik dengelerindeki bu ani daralma, diplomatik misyonların operasyonel kapasitesini doğrudan sınırlayan somut bir kırılmayı işaret ediyor. Diplomatik personelin geri çekilmesi kararı, yalnızca Riyad'daki büyükelçilik faaliyetlerini aksatmakla kalmayıp diğer Körfez ülkelerindeki Amerikan temsilciliklerini de güvenlik protokollerini gözden geçirmeye zorlayacaktır. Sivil havacılık ve enerji altyapısına yönelik bu tür saldırıların sürmesi halinde, uluslararası şirketlerin bölgeye yönelik sefer iptallerini daha da uzatması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.