Dünya

ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'daki personeline tahliye emri verdi

ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'daki personeline tahliye emri verdi Fotoğraf: KARAR

Özet

ABD yönetimi, Yemen'deki Husilerin saldırılarının bölgeye yayılabileceği endişesiyle Suudi Arabistan'daki zorunlu olmayan diplomatik personelinin tahliyesini istedi. Son haftalarda sivil havalimanları ve petrol sahaları hedef alınırken uluslararası hava yolu şirketleri de bazı uçuşlarını askıya aldı.

Öne çıkanlar

  • ABD, Riyad'daki zorunlu olmayan diplomatik personeli ile ailelerine tahliye talimatı verdi.
  • Aramco petrol sahasındaki İHA düşmesi sonucu iki kişi hayatını kaybetti.
  • Lufthansa ve Air France gibi hava yolu şirketleri kasım ortasına kadar Riyad uçuşlarını durdurdu.

Haberin Detayı

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı, Yemen merkezli Husilerin gerçekleştirdiği son saldırı dalgasının ardından Suudi Arabistan'daki diplomatik misyonu için acil bir tedbir aldı. Bölgedeki çatışmaların yayılma riski barındırması nedeniyle zorunlu görevde bulunmayan diplomatik personel ve hükümet çalışanlarının yakınlarına ülkeden ayrılma talimatı iletildi.

Yapılan açıklamada, Husilerin sivil havalimanlarını ve kritik altyapı tesislerini hedef almasının sivillerin ölümüne ve ulaşımda büyük aksamalara yol açtığı vurgulandı. Washington yönetimi, Amerikan hükümeti personelinin ülkedeki herhangi bir havalimanını kullanabilmesi adına özel izin alma zorunluluğu getirdiğini duyurdu.

Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, ekim ayındaki saldırının ardından geçici olarak uçuşlara kapatılmıştı. Havacılık otoritelerinin sınırlı operasyon izni vermesiyle bazı yerel hava yolu şirketleri seferlerine dönerken, yabancı taşımacılardan Lufthansa ve Air France kasım ayının ortasına kadar bu kente olan seferlerini iptal etme kararı aldı.

Öte yandan ülkenin güneydoğusundaki Aramco petrol tesisine yönelik insansız hava aracı saldırısında iki kişi yaşamını yitirdi, iki kişi yaralandı. Koalisyon güçleri ise Medine ve doğu bölgeleri üzerinde etkisiz hale getirilen çok sayıda İHA tespit edildiğini açıkladı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Bölgesel güvenlik dengelerindeki bu ani daralma, diplomatik misyonların operasyonel kapasitesini doğrudan sınırlayan somut bir kırılmayı işaret ediyor. Diplomatik personelin geri çekilmesi kararı, yalnızca Riyad'daki büyükelçilik faaliyetlerini aksatmakla kalmayıp diğer Körfez ülkelerindeki Amerikan temsilciliklerini de güvenlik protokollerini gözden geçirmeye zorlayacaktır. Sivil havacılık ve enerji altyapısına yönelik bu tür saldırıların sürmesi halinde, uluslararası şirketlerin bölgeye yönelik sefer iptallerini daha da uzatması kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.

Kaynak: KARAR Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Yeni Şafak
    Tom Barrack: Yemen'e ABD kara birlikleriyle girmek anlamsız
    Fotoğraf: Yeni Şafak

    ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Washington yönetiminin Yemen'deki Husilere yönelik kara müdahalesini doğru bulmadığını açıkladı. Doha'daki Küresel Güvenlik Forumu'nda konuşan Barrack, bölge ülkelerinin kendi güvenlik çözümlerini üretmesi gerektiğini vurguladı.

    • Tom Barrack, ABD'nin Yemen'e kara müdahalesinin anlamsız göründüğünü belirtti.
    • Büyükelçi, Washington'un geçmişte 23 farklı rejim değişikliği girişiminde bulunduğunu açıkladı.
    • İran ile müzakerelerde İslamabad mutabakatının yeni bir temel oluşturabileceği ifade edildi.

    Washington'un Suudi Arabistan'a lojistik destek sunduğunu belirten Barrack, Yemen sahasındaki Husilere karşı ABD'nin kara birlikleriyle operasyon düzenlemesinin mantıklı olmadığını dile getirdi.

    Bölgesel krizlerin çözümünde Washington'a odaklanmak yerine yerel iş birliklerinin kurulması gerektiğini savunan Barrack, ABD'nin ortaklarını arkasında bırakmadığını ancak her çatışmayı tek başına bitiremeyeceğini kaydetti. Suudi Arabistan, Husiler ve arabulucuların masaya oturmasının diplomatik anlamda daha güçlü bir alternatif sunduğunu aktardı.

    Tahran ile Washington arasındaki gerilim başlığında ise Beyaz Saray'ın askeri tırmanış yerine barışçıl bir anlaşma aradığını ifade etti. Başkan Donald Trump'ın müzakere masasına açık olduğunu söyleyen diplomat, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile yaşanan güven krizinin uzlaşma önündeki en büyük engel olmayı sürdürdüğünü ekledi.

    Geçmişteki askeri hamleleri eleştiren Barrack, ABD'nin daha geniş coğrafyada 23 kez rejim değişikliği denediğini ve her müdahalenin hata olarak sonuçlandığını dile getirdi. İsrail ile yürütülen operasyonların nükleer tehdidi engellemek amacıyla başladığını vurgulayan diplomat, ortaya çıkan tablonun istenmeyen sonuçlar doğurduğunu belirtti.

    AI YORUMU

    Büyükelçi Barrack'ın açıklamaları, Washington'un Ortadoğu'daki askeri angajmanlarını doğrudan sınırlandırma arayışında olduğunu net biçimde gösteriyor. 23 farklı rejim değişikliği girişiminin başarısızlıkla sonuçlandığını itiraf etmesi, ABD dış politikasında diplomatik ağırlıklı yeni bir dönemin sinyallerini veriyor. Bölgesel aktörlerin kendi güvenlik mimarilerini kurması gerektiği tezi, özellikle Körfez ülkeleri ile İran arasındaki dengeleri tamamen değiştirebilir. Diplomatik kanalların tıkanması durumunda ise Yemen ve çevresindeki lojistik krizlerin kronikleşmesi kaçınılmaz görünüyor.

    Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • www.ensondakika.com.tr
    Körfez ülkeleri Husilerin terör listesine alınmasını istedi
    Fotoğraf: www.ensondakika.com.tr

    Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Yemen'de faaliyet yürüten Husilerin uluslararası düzeyde terör örgütü kabul edilmesi için ortak çağrı yaptı. Manama'daki zirvede füze ve İHA sevkiyatının kesilmesi talep edildi. Üyeler, herhangi bir saldırıya karşı ortak hareket edeceklerini ilan etti.

    • Husilerin uluslararası arenada resmen terör örgütü ilan edilmesi talep edildi.
    • Gruba giden insansız hava aracı ve füze desteğinin tamamen kesilmesi istendi.
    • KİK üyesi bir devlete yapılan saldırının tümüne yapılmış sayılacağı bildirildi.

    Bahreyn'in başkenti Manama'da toplanan Körfez İşbirliği Konseyi 168. Bakanlar Kurulu, bölgedeki artan askeri tehditlere karşı sert bir ortak tavır aldı. Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani yönetiminde gerçekleşen oturuma üye ülkelerin bakanları ve Genel Sekreter Casim el-Budeyvi katılım sağladı. Görüşmelerin ardından paylaşılan sonuç metninde, Yemen'deki İran destekli Husilerin derhal terör örgütü ilan edilmesi gerektiği belirtildi.

    Yayımlanan bildiride Husilerin cephaneliğini büyüten lojistik ağların hedef alınması gerektiği vurgulandı. Özellikle balistik füze ve insansız hava araçlarının gruba ulaşmasını sağlayan tüm dış yardımların kesilmesinin altı çizildi. Konsey temsilcileri, küresel barış ve kalkınmayı riske atan gruplara uygulanan uluslararası yaptırımların eksiksiz bir şekilde Husilere de yöneltilmesini talep etti.

    Bölgesel güvenliğin korunması adına Hürmüz Boğazı'ndaki serbest seyrüsefer hakkının yeniden güvence altına alınması istendi. Washington ile Tahran hattındaki gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi temennisinde bulunan Körfez ülkeleri, kendilerini ilgilendiren güvenlik müzakerelerinde doğrudan masada yer almayı şart koştu. Bildiride ayrıca hem KİK üyelerine hem de Ürdün'e yönelik İHA ve füze atakları sert biçimde kınandı.

    Toplantının son bölümünde Suudi Arabistan'a yönelik tam destek kararlılıkla yinelendi. İttifak sınırları içindeki herhangi bir devlete yöneltilecek silahlı eylemin, istisnasız tüm konsey üyelerine yapılmış kabul edileceği açıkça duyuruldu. Böylece bölgedeki silahlı vekil güçlerin Körfez hava sahasına yönelik saldırılarına karşı caydırıcı bir güvenlik kalkanı taahhüt edildi.

    AI YORUMU

    Körfez İşbirliği Konseyi, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari dengeleri korumak için askeri tedbirleri hukuki bir kuşatmayla birleştirmek zorunda. Diplomatik çağrıların sahada somut bir karşılık bulabilmesi, deniz ticaretini sürdüren küresel taşımacılık şirketleri ve enerji piyasaları açısından belirleyici olacak. Eğer Batılı güçler Husilere yönelik silah tedarik hatlarını fiilen kesmezse, Manama'da alınan ortak savunma kararları bölgedeki İHA tehdidini tek başına durdurmaya yetmez.

    Kaynak: www.ensondakika.com.tr Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Yeni Şafak
    Suudi Hava Savunması Riyad ve Hamis Muşayt'a Atılan Füzeleri Düşürdü
    Fotoğraf: Yeni Şafak

    Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Husiler tarafından başkent Riyad ve Hamis Muşayt'a fırlatılan füzelerin havada imha edildiğini açıkladı. Savunma sistemleri hedefleri vurulmadan etkisiz kılarken, operasyon sırasında sınır hattında teknik arıza yaşayan bir askeri helikopter düştü. Kazada araçta görevli iki subay yaşamını yitirdi.

    • Hamis Muşayt semalarında Husilere ait 2 balistik füze düşürüldü.
    • Başkent Riyad'ı hedef alan 1 seyir füzesi havada etkisiz hale getirildi.
    • Necran'da teknik arıza yaşayan AH-6i tipi keşif helikopteri düştü, 2 subay hayatını kaybetti.

    Yemen merkezli çatışmaların sınır ötesi etkileri sürerken, Suudi Arabistan hava sahasında hareketli saatler yaşandı. Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husiler tarafından fırlatılan çok sayıda füzenin hava savunma sistemleri vasıtasıyla engellendiğini duyurdu. Yetkililer, saldırıların doğrudan sivil yerleşimleri ve kritik noktaları hedef aldığını belirtti.

    Koalisyonun paylaştığı bilgilere göre, ülkenin güney sınırında yer alan Hamis Muşayt vilayetine yönelen iki balistik füze zamanında fark edilerek havada imha edildi. Bu saldırının hemen ardından başkent Riyad'ı hedef alan bir seyir füzesi tespit edildi. Başkent hava sahasına giren seyir füzesi de savunma bataryaları tarafından hedefine ulaşamadan parçalandı.

    Füze engellemelerinin sürdüğü saatlerde güney sınırındaki Necran bölgesinden de bir kaza haberi geldi. Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlar Bakanlığı bünyesinde görev yapan AH-6i tipi hafif keşif helikopteri, görev esnasında teknik bir aksaklık sebebiyle kırıma uğradı. Düzenlenen kurtarma çalışmalarında araç mürettebatı olan iki subayın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi.

    AI YORUMU

    Husilerin seyir ve balistik füzeleri eşzamanlı kullanarak doğrudan başkent Riyad'ı hedef alması, çatışmanın menzilinin ne kadar genişlediğini somut biçimde gösteriyor. AH-6i keşif helikopterinin kaybı teknik bir arızaya bağlansa da hava savunmasının sınır hattında kesintisiz bir alarm durumunda kalacağını gösteren bir tablo var. Önümüzdeki günlerde koalisyonun Yemen içindeki Husi mevzilerine yönelik hava harekatlarını sıklaştırması olası görünüyor.

    Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Haber 7
    Mısır Parlamentosu Suudi Arabistan Kararı İçin Olağanüstü Toplanıyor
    Fotoğraf: Haber 7

    Mısır parlamentosu, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin çağrısı üzerine Suudi Arabistan'ı koruma adımlarını görüşmek üzere olağanüstü toplanma kararı aldı. Yemen'deki Husiler ise Mısır'ın bölgedeki askeri hamlelerine katılma ihtimalinden duydukları kaygıyı resmi olarak iletti.

    • Mısır Meclis Başkanı Hişam Bedevi liderliğinde olağanüstü oturum düzenlenecek.
    • Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Arabistan'ın güvenliği için parlamentodan yetki istiyor.
    • Yemen'deki Husiler, Mısır'ın olası askeri hamlelerinden endişe duyduklarını açıkladı.

    Bölgesel güvenlik dengelerini sarsabilecek yeni bir askeri hareketlilik kapıda görünüyor. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin doğrudan çağrısıyla birlikte parlamentonun olağanüstü bir gündemle toplanacağı açıklandı. Yeni İdari Başkent'teki Askeri Akademi mezuniyet töreninde konuşan Sisi, Suudi Arabistan'ın güvenliğini sağlama amacıyla her türlü adımı atmaya hazır olduklarını vurgulamıştı. Bu doğrultuda gerekli yetkiyi almak üzere meclis mekanizmasını harekete geçirdi.

    Süreçteki en dikkat çekici diplomatik tepki ise Yemen'deki Husilerden geldi. Husilere bağlı Meclis Başkanı Yahya er-Rai, Mısır Meclis Başkanı Bedevi'ye doğrudan bir mesaj göndererek kaygılarını bildirdi. Rai, Mısır gibi köklü bir ülkenin Suudi Arabistan yönetiminin Yemen sahasındaki politikalarına hizmet edebilecek askeri operasyonlara dahil olmasını reddettiklerini ifade etti. Kahire yönetiminin atacağı adımların bölgedeki mevcut gerilimi daha da tırmandırabileceği savunuldu.

    Son dönemde iki ülke arasındaki diplomatik temasların hız kazandığı biliniyor. Henüz 15 Eylül tarihinde Kahire'de bir araya gelen Mısır Cumhurbaşkanı ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, stratejik iş birliği ve Körfez güvenliğinin Mısır'ın ulusal güvenliğiyle eşdeğer olduğu hususunda mutabakata varmıştı. Temmuz ayından bu yana Husiler ile Riyad yönetimi arasında süregelen askeri gerilim ortamı, Mısır'ın olası askeri müdahale ihtimaliyle birlikte uluslararası toplumun daha yakından izlediği bir boyuta evriliyor.

    AI YORUMU

    Mısır'ın Suudi Arabistan eksenli olası bir askeri hamleye hazırlanması, Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattındaki güç dengelerini kökten değiştirebilir. Temmuz ayından beri süren düşük yoğunluklu çatışmaların geniş bir coğrafyaya yayılması, ticaret yolları ve enerji nakil hatları üzerinde doğrudan baskı yaratacaktır. Husilerin diplomatik kanallardan ilettiği uyarıların sahada nasıl bir karşılık bulacağı, Kahire meclisinden çıkacak yetki oylamasının hemen ardından netleşecek.

    Kaynak: Haber 7 Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler