Gündem

Yemen’in Savaş Kapıları Açıldı: Suudi Silahları 10 Yıl Üzerine Zemin Olacak

Yemen’in Savaş Kapıları Açıldı: Suudi Silahları 10 Yıl Üzerine Zemin Olacak Fotoğraf: Yakın Doğu Haber

Özet

Ensarullah yetkilisi Muhammed el-Buhayti, Batı Kıyısı’nda Suudi ordusundan ele geçirilen silahların Yemen ordusuna on yıl boyunca savaş kapasitesi kazandırdığını belirtti. Bu açıklama, bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenmesi ihtimalini gündeme taşıyor.

Öne çıkanlar

  • Suudi ordusundan elde edilen silahlar Yemen’e 10 yıl süresince savaş gücü sağlıyor
  • Buhayti, İran ve Arap rejimlerinin ABD’nin birer kuklası olduğunu savunuyor
  • Yemen’in silah kaynakları artık Suudi ve paralı asker cephaneliklerine dayalı

Haberin Detayı

Ensarullah yetkilisi Muhammed el‑Buhayti, suçu işlemiş olduğu Batı Kıyısı’nda Suudi ordusunun ve bağlı güçlerinin cephaneliklerinden ele geçirilen silahların Yemen ordusuna on yıl boyunca savaşma kapasitesi kazandırdığını ifade etti. Bu açıklama, Yemen’in silah ihtiyacının dış kaynaklara dayandığını ve bölgesel güç dengelerinin değişebileceğini gösteriyor.

Buhayti, Arap rejimlerinin İran’a karşı tutumlarını, Amerika’nın bir kukla sistemi olarak gördüğünü vurguladı. İddia, İran’ın yeniden İslam dünyasında lider konumuna yükselmesiyle ilgili Arapların ve İslam ümmetinin oluşan geriliminin yeniden şekillenebileceğini öne sürdü.

Ayrıca Buhayti, Yemen’in silahlarını Suudi ordusunun cephaneliklerinden temin ettiğini belirterek, bu silahların saldırganlıkla karşı karşıya kalan ülkeye 10 yıl boyunca savaş gücü sağlayacağını söz etti. Bu durum, Yemen’in mevcut rakiplerine karşı daha uzun süreli bir savunma kapasitesi elde etmesini mümkün kılıyor.

Yemen’in, ABD’nin büyükelçisinin 2011‑2014 döneminde ülkeyi yönettiğini iddia eden Buhayti, ayrıca dışarıdan atan yöneticilere karşı halkın tutumunu da dile getirerek, kara imajını güçlendirmeye çalışıyor. Bu açıklama, bölgenin çatışma dinamiklerine yeni bir soluk getirebilir.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Buhayti’nin açıklamaları, Yemen’in silah ihtiyacının dış aktörlere bağlılığını açıkça ortaya koyuyor. Suudi kaynaklı silahların 10 yıllık bir etki yaratacağı iddiası, bölgesel istikrar için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu durum, stratejik güç dengelerini yeniden şekillendirebilir ve İran‑Arap ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir.

Kaynak: Yakın Doğu Haber Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • Stratejik Düşünce Enstitüsü
    İngiltere'den Suudi Arabistan'a Askeri Destek Kararı
    Fotoğraf: Stratejik Düşünce Enstitüsü

    İngiltere, Yemen'den düzenlenen saldırılara karşı Suudi Arabistan'a askeri desteğini artırma kararı aldı. İngiliz savaş uçakları ve nakliye uçakları bölgedeki altyapıyı korumak için görevlendirilecek.

    • İngiliz Typhoon savaş uçakları Suudi Arabistan'da hava savunma görevleri üstlenecek.
    • Bölgeye savunma ekipmanları taşımak için bir RAF A400M nakliye uçağı görevlendirilecek.
    • İngiliz askeri danışmanları Suudi makamlarına destek sağlamak üzere sahada bulunacak.

    İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından salı günü yapılan resmi açıklamada, Yemen kaynaklı tehditler altındaki Suudi Arabistan'a yönelik savunma yardımlarının genişletileceği duyuruldu. Alınan karar doğrultusunda, ülkedeki kritik ulusal altyapının ve şehirlerin güvenliği için ek imkanlar devreye sokulacak. Riyad yönetimi ile yürütülen güvenlik iş birliği kapsamında hava sahasının korunmasına öncelik verilecek.

    Açıklamanın detaylarına göre, İngiliz hava kuvvetlerine ait Typhoon savaş uçakları hava savunma görevlerinde yer alacak. Yetkililer, bu uçakların herhangi bir taarruz operasyonuna katılmayacağını, tamamen savunma amaçlı uçuşlar gerçekleştireceğini vurguladı. Ayrıca lojistik ihtiyaçları karşılamak amacıyla bir adet RAF A400M nakliye uçağı savunma ekipmanlarının nakliyesini sağlayacak.

    Saha operasyonlarının yanı sıra Suudi askeri personeline rehberlik etmek üzere İngiliz askeri danışmanlar da görev yapacak. Savunma Bakanı Wes Streeting, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede sivillerin ve havalimanlarının hedef alınmasını sert bir dille eleştirdi. Yüzlerce sivilin hayatını kaybetmesine yol açan saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtti.

    Bölgede yaşanan son gelişmeler, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki bölgesel güvenlik başlıklarının da ele alındığı bir dönemde öne çıktı. İngiliz hükümetinin bu adımı, Ortadoğu'daki hassas dengeler ve artan füze ile insansız hava aracı tehditleri karşısında atılan somut bir savunma hamlesi olarak kayda geçti.

    AI YORUMU

    Askeri hamleler bölgesel dengeleri koruma iddiası taşısa da, dış müdahalelerin Yemen'deki krizin çözümünü zorlaştırdığı unutulmamalıdır. İngiltere'nin sağladığı Typhoon uçakları ve danışman desteği, Suudi Arabistan'ın hava savunmasını geçici olarak güçlendirecektir. Ancak bu tarz silah yardımları, taraflar arasındaki diplomatik çözüm yollarını tıkama riski taşımaktadır. Çatışmaların sivil altyapıyı vurmaya devam etmesi durumunda, bölgedeki insani kriz daha da derinleşecektir.

    Kaynak: Stratejik Düşünce Enstitüsü Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • www.ensondakika.com.tr
    Körfez ülkeleri Husilerin terör listesine alınmasını istedi
    Fotoğraf: www.ensondakika.com.tr

    Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Yemen'de faaliyet yürüten Husilerin uluslararası düzeyde terör örgütü kabul edilmesi için ortak çağrı yaptı. Manama'daki zirvede füze ve İHA sevkiyatının kesilmesi talep edildi. Üyeler, herhangi bir saldırıya karşı ortak hareket edeceklerini ilan etti.

    • Husilerin uluslararası arenada resmen terör örgütü ilan edilmesi talep edildi.
    • Gruba giden insansız hava aracı ve füze desteğinin tamamen kesilmesi istendi.
    • KİK üyesi bir devlete yapılan saldırının tümüne yapılmış sayılacağı bildirildi.

    Bahreyn'in başkenti Manama'da toplanan Körfez İşbirliği Konseyi 168. Bakanlar Kurulu, bölgedeki artan askeri tehditlere karşı sert bir ortak tavır aldı. Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani yönetiminde gerçekleşen oturuma üye ülkelerin bakanları ve Genel Sekreter Casim el-Budeyvi katılım sağladı. Görüşmelerin ardından paylaşılan sonuç metninde, Yemen'deki İran destekli Husilerin derhal terör örgütü ilan edilmesi gerektiği belirtildi.

    Yayımlanan bildiride Husilerin cephaneliğini büyüten lojistik ağların hedef alınması gerektiği vurgulandı. Özellikle balistik füze ve insansız hava araçlarının gruba ulaşmasını sağlayan tüm dış yardımların kesilmesinin altı çizildi. Konsey temsilcileri, küresel barış ve kalkınmayı riske atan gruplara uygulanan uluslararası yaptırımların eksiksiz bir şekilde Husilere de yöneltilmesini talep etti.

    Bölgesel güvenliğin korunması adına Hürmüz Boğazı'ndaki serbest seyrüsefer hakkının yeniden güvence altına alınması istendi. Washington ile Tahran hattındaki gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi temennisinde bulunan Körfez ülkeleri, kendilerini ilgilendiren güvenlik müzakerelerinde doğrudan masada yer almayı şart koştu. Bildiride ayrıca hem KİK üyelerine hem de Ürdün'e yönelik İHA ve füze atakları sert biçimde kınandı.

    Toplantının son bölümünde Suudi Arabistan'a yönelik tam destek kararlılıkla yinelendi. İttifak sınırları içindeki herhangi bir devlete yöneltilecek silahlı eylemin, istisnasız tüm konsey üyelerine yapılmış kabul edileceği açıkça duyuruldu. Böylece bölgedeki silahlı vekil güçlerin Körfez hava sahasına yönelik saldırılarına karşı caydırıcı bir güvenlik kalkanı taahhüt edildi.

    AI YORUMU

    Körfez İşbirliği Konseyi, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari dengeleri korumak için askeri tedbirleri hukuki bir kuşatmayla birleştirmek zorunda. Diplomatik çağrıların sahada somut bir karşılık bulabilmesi, deniz ticaretini sürdüren küresel taşımacılık şirketleri ve enerji piyasaları açısından belirleyici olacak. Eğer Batılı güçler Husilere yönelik silah tedarik hatlarını fiilen kesmezse, Manama'da alınan ortak savunma kararları bölgedeki İHA tehdidini tek başına durdurmaya yetmez.

    Kaynak: www.ensondakika.com.tr Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Milliyet
    Suudi Arabistan'da Askeri Helikopter Düştü: 2 Subay Yaşamını Yitirdi
    Fotoğraf: Milliyet

    Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlar Bakanlığına bağlı bir keşif helikopteri teknik arıza nedeniyle Necran bölgesinde düştü. Kaza sonucunda hava mürettebatında yer alan iki subay hayatını kaybetti.

    • AH-6i tipi keşif helikopteri Necran bölgesinde düştü.
    • Kazada helikopter mürettebatı olan iki subay yaşamını yitirdi.
    • Olayın teknik arıza kaynaklı olduğu açıklandı.

    Suudi Arabistan'ın güney kesimlerinde yer alan Necran bölgesinde askeri bir hava aracı kırıma uğradı. Ulusal Muhafızlar Bakanlığı envanterinde bulunan AH-6i model keşif helikopterinin uçuş esnasında arızalandığı bildirildi.

    Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki tarafından yapılan resmi açıklamada, felaketin detaylarına yer verildi. Maliki, hava aracındaki teknik aksaklık neticesinde meydana gelen kazada iki askeri personelin kurtarılamadığını duyurdu.

    Yaşanan bu havacılık kazası, bölgedeki uzun soluklu çatışma ortamının ve zorlu güvenlik koşullarının gölgesinde gerçekleşti. Yemen sınırına yakın konumdaki Necran hattı, son yıllarda taarruz ve savunma faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı bir bölge olma özelliğini taşıyor.

    Diğer taraftan, Yemen cephesindeki gelişmeler de askeri hareketliliğin boyutunu gözler önüne seriyor. İran destekli Husiler, daha yakın bir zamanda aynı hat üzerinde farklı tipte bir hava aracını hedef aldıklarını iddia etmişlerdi.

    Bölgedeki koalisyon güçleri uzun süredir uluslararası meşruiyete sahip Yemen yönetimine havadan ve karadan destek sağlamayı sürdürüyor. Karşılıklı çatışma ve atışmaların hız kesmeden devam ettiği hat üzerinde askeri kayıpların yaşanması taraflar arasındaki tansiyonu daima yüksek tutuyor.

    AI YORUMU

    Necran bölgesinde meydana gelen bu kaza, askeri havacılıkta teknik arızaların ne denli ölümcül sonuçlar doğurabileceğini ve çatışma bölgelerindeki operasyonel risklerin boyutunu net biçimde gösteriyor. AH-6i gibi hafif keşif platformlarının zorlu coğrafi koşullarda icra ettiği görevler, en küçük bir mekanik aksaklıkta bile trajik kayıplarla sonuçlanabiliyor. Husilerin yakın zamanda bölgede iddia ettiği eylemler de göz önüne alındığında, Suudi Arabistan tarafındaki bu kaza operasyon güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.

    Kaynak: Milliyet Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Haber 7
    Mısır Parlamentosu Suudi Arabistan Kararı İçin Olağanüstü Toplanıyor
    Fotoğraf: Haber 7

    Mısır parlamentosu, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin çağrısı üzerine Suudi Arabistan'ı koruma adımlarını görüşmek üzere olağanüstü toplanma kararı aldı. Yemen'deki Husiler ise Mısır'ın bölgedeki askeri hamlelerine katılma ihtimalinden duydukları kaygıyı resmi olarak iletti.

    • Mısır Meclis Başkanı Hişam Bedevi liderliğinde olağanüstü oturum düzenlenecek.
    • Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Arabistan'ın güvenliği için parlamentodan yetki istiyor.
    • Yemen'deki Husiler, Mısır'ın olası askeri hamlelerinden endişe duyduklarını açıkladı.

    Bölgesel güvenlik dengelerini sarsabilecek yeni bir askeri hareketlilik kapıda görünüyor. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin doğrudan çağrısıyla birlikte parlamentonun olağanüstü bir gündemle toplanacağı açıklandı. Yeni İdari Başkent'teki Askeri Akademi mezuniyet töreninde konuşan Sisi, Suudi Arabistan'ın güvenliğini sağlama amacıyla her türlü adımı atmaya hazır olduklarını vurgulamıştı. Bu doğrultuda gerekli yetkiyi almak üzere meclis mekanizmasını harekete geçirdi.

    Süreçteki en dikkat çekici diplomatik tepki ise Yemen'deki Husilerden geldi. Husilere bağlı Meclis Başkanı Yahya er-Rai, Mısır Meclis Başkanı Bedevi'ye doğrudan bir mesaj göndererek kaygılarını bildirdi. Rai, Mısır gibi köklü bir ülkenin Suudi Arabistan yönetiminin Yemen sahasındaki politikalarına hizmet edebilecek askeri operasyonlara dahil olmasını reddettiklerini ifade etti. Kahire yönetiminin atacağı adımların bölgedeki mevcut gerilimi daha da tırmandırabileceği savunuldu.

    Son dönemde iki ülke arasındaki diplomatik temasların hız kazandığı biliniyor. Henüz 15 Eylül tarihinde Kahire'de bir araya gelen Mısır Cumhurbaşkanı ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, stratejik iş birliği ve Körfez güvenliğinin Mısır'ın ulusal güvenliğiyle eşdeğer olduğu hususunda mutabakata varmıştı. Temmuz ayından bu yana Husiler ile Riyad yönetimi arasında süregelen askeri gerilim ortamı, Mısır'ın olası askeri müdahale ihtimaliyle birlikte uluslararası toplumun daha yakından izlediği bir boyuta evriliyor.

    AI YORUMU

    Mısır'ın Suudi Arabistan eksenli olası bir askeri hamleye hazırlanması, Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattındaki güç dengelerini kökten değiştirebilir. Temmuz ayından beri süren düşük yoğunluklu çatışmaların geniş bir coğrafyaya yayılması, ticaret yolları ve enerji nakil hatları üzerinde doğrudan baskı yaratacaktır. Husilerin diplomatik kanallardan ilettiği uyarıların sahada nasıl bir karşılık bulacağı, Kahire meclisinden çıkacak yetki oylamasının hemen ardından netleşecek.

    Kaynak: Haber 7 Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler