Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Dünya
Körfez ülkeleri Husilerin terör listesine alınmasını istedi
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Görsel: HaberinAi
Özet
Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, Yemen'de faaliyet yürüten Husilerin uluslararası düzeyde terör örgütü kabul edilmesi için ortak çağrı yaptı. Manama'daki zirvede füze ve İHA sevkiyatının kesilmesi talep edildi. Üyeler, herhangi bir saldırıya karşı ortak hareket edeceklerini ilan etti.
Öne çıkanlar
Husilerin uluslararası arenada resmen terör örgütü ilan edilmesi talep edildi.
Gruba giden insansız hava aracı ve füze desteğinin tamamen kesilmesi istendi.
KİK üyesi bir devlete yapılan saldırının tümüne yapılmış sayılacağı bildirildi.
Haberin Detayı
Bahreyn'in başkenti Manama'da toplanan Körfez İşbirliği Konseyi 168. Bakanlar Kurulu, bölgedeki artan askeri tehditlere karşı sert bir ortak tavır aldı. Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani yönetiminde gerçekleşen oturuma üye ülkelerin bakanları ve Genel Sekreter Casim el-Budeyvi katılım sağladı. Görüşmelerin ardından paylaşılan sonuç metninde, Yemen'deki İran destekli Husilerin derhal terör örgütü ilan edilmesi gerektiği belirtildi.
Yayımlanan bildiride Husilerin cephaneliğini büyüten lojistik ağların hedef alınması gerektiği vurgulandı. Özellikle balistik füze ve insansız hava araçlarının gruba ulaşmasını sağlayan tüm dış yardımların kesilmesinin altı çizildi. Konsey temsilcileri, küresel barış ve kalkınmayı riske atan gruplara uygulanan uluslararası yaptırımların eksiksiz bir şekilde Husilere de yöneltilmesini talep etti.
Bölgesel güvenliğin korunması adına Hürmüz Boğazı'ndaki serbest seyrüsefer hakkının yeniden güvence altına alınması istendi. Washington ile Tahran hattındaki gerilimin diplomasi yoluyla çözülmesi temennisinde bulunan Körfez ülkeleri, kendilerini ilgilendiren güvenlik müzakerelerinde doğrudan masada yer almayı şart koştu. Bildiride ayrıca hem KİK üyelerine hem de Ürdün'e yönelik İHA ve füze atakları sert biçimde kınandı.
Toplantının son bölümünde Suudi Arabistan'a yönelik tam destek kararlılıkla yinelendi. İttifak sınırları içindeki herhangi bir devlete yöneltilecek silahlı eylemin, istisnasız tüm konsey üyelerine yapılmış kabul edileceği açıkça duyuruldu. Böylece bölgedeki silahlı vekil güçlerin Körfez hava sahasına yönelik saldırılarına karşı caydırıcı bir güvenlik kalkanı taahhüt edildi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Körfez İşbirliği Konseyi, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari dengeleri korumak için askeri tedbirleri hukuki bir kuşatmayla birleştirmek zorunda. Diplomatik çağrıların sahada somut bir karşılık bulabilmesi, deniz ticaretini sürdüren küresel taşımacılık şirketleri ve enerji piyasaları açısından belirleyici olacak. Eğer Batılı güçler Husilere yönelik silah tedarik hatlarını fiilen kesmezse, Manama'da alınan ortak savunma kararları bölgedeki İHA tehdidini tek başına durdurmaya yetmez.
Kaynak:
www.ensondakika.com.tr
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Mısır parlamentosu, Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin çağrısı üzerine Suudi Arabistan'ı koruma adımlarını görüşmek üzere olağanüstü toplanma kararı aldı. Yemen'deki Husiler ise Mısır'ın bölgedeki askeri hamlelerine katılma ihtimalinden duydukları kaygıyı resmi olarak iletti.
Mısır Meclis Başkanı Hişam Bedevi liderliğinde olağanüstü oturum düzenlenecek.
Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Arabistan'ın güvenliği için parlamentodan yetki istiyor.
Yemen'deki Husiler, Mısır'ın olası askeri hamlelerinden endişe duyduklarını açıkladı.
Bölgesel güvenlik dengelerini sarsabilecek yeni bir askeri hareketlilik kapıda görünüyor. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin doğrudan çağrısıyla birlikte parlamentonun olağanüstü bir gündemle toplanacağı açıklandı. Yeni İdari Başkent'teki Askeri Akademi mezuniyet töreninde konuşan Sisi, Suudi Arabistan'ın güvenliğini sağlama amacıyla her türlü adımı atmaya hazır olduklarını vurgulamıştı. Bu doğrultuda gerekli yetkiyi almak üzere meclis mekanizmasını harekete geçirdi.
Süreçteki en dikkat çekici diplomatik tepki ise Yemen'deki Husilerden geldi. Husilere bağlı Meclis Başkanı Yahya er-Rai, Mısır Meclis Başkanı Bedevi'ye doğrudan bir mesaj göndererek kaygılarını bildirdi. Rai, Mısır gibi köklü bir ülkenin Suudi Arabistan yönetiminin Yemen sahasındaki politikalarına hizmet edebilecek askeri operasyonlara dahil olmasını reddettiklerini ifade etti. Kahire yönetiminin atacağı adımların bölgedeki mevcut gerilimi daha da tırmandırabileceği savunuldu.
Son dönemde iki ülke arasındaki diplomatik temasların hız kazandığı biliniyor. Henüz 15 Eylül tarihinde Kahire'de bir araya gelen Mısır Cumhurbaşkanı ile Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, stratejik iş birliği ve Körfez güvenliğinin Mısır'ın ulusal güvenliğiyle eşdeğer olduğu hususunda mutabakata varmıştı. Temmuz ayından bu yana Husiler ile Riyad yönetimi arasında süregelen askeri gerilim ortamı, Mısır'ın olası askeri müdahale ihtimaliyle birlikte uluslararası toplumun daha yakından izlediği bir boyuta evriliyor.
AI YORUMU
Mısır'ın Suudi Arabistan eksenli olası bir askeri hamleye hazırlanması, Kızıldeniz ve Aden Körfezi hattındaki güç dengelerini kökten değiştirebilir. Temmuz ayından beri süren düşük yoğunluklu çatışmaların geniş bir coğrafyaya yayılması, ticaret yolları ve enerji nakil hatları üzerinde doğrudan baskı yaratacaktır. Husilerin diplomatik kanallardan ilettiği uyarıların sahada nasıl bir karşılık bulacağı, Kahire meclisinden çıkacak yetki oylamasının hemen ardından netleşecek.
Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlar Bakanlığına bağlı bir keşif helikopteri teknik arıza nedeniyle Necran bölgesinde düştü. Kaza sonucunda hava mürettebatında yer alan iki subay hayatını kaybetti.
AH-6i tipi keşif helikopteri Necran bölgesinde düştü.
Kazada helikopter mürettebatı olan iki subay yaşamını yitirdi.
Olayın teknik arıza kaynaklı olduğu açıklandı.
Suudi Arabistan'ın güney kesimlerinde yer alan Necran bölgesinde askeri bir hava aracı kırıma uğradı. Ulusal Muhafızlar Bakanlığı envanterinde bulunan AH-6i model keşif helikopterinin uçuş esnasında arızalandığı bildirildi.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki tarafından yapılan resmi açıklamada, felaketin detaylarına yer verildi. Maliki, hava aracındaki teknik aksaklık neticesinde meydana gelen kazada iki askeri personelin kurtarılamadığını duyurdu.
Yaşanan bu havacılık kazası, bölgedeki uzun soluklu çatışma ortamının ve zorlu güvenlik koşullarının gölgesinde gerçekleşti. Yemen sınırına yakın konumdaki Necran hattı, son yıllarda taarruz ve savunma faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı bir bölge olma özelliğini taşıyor.
Diğer taraftan, Yemen cephesindeki gelişmeler de askeri hareketliliğin boyutunu gözler önüne seriyor. İran destekli Husiler, daha yakın bir zamanda aynı hat üzerinde farklı tipte bir hava aracını hedef aldıklarını iddia etmişlerdi.
Bölgedeki koalisyon güçleri uzun süredir uluslararası meşruiyete sahip Yemen yönetimine havadan ve karadan destek sağlamayı sürdürüyor. Karşılıklı çatışma ve atışmaların hız kesmeden devam ettiği hat üzerinde askeri kayıpların yaşanması taraflar arasındaki tansiyonu daima yüksek tutuyor.
AI YORUMU
Necran bölgesinde meydana gelen bu kaza, askeri havacılıkta teknik arızaların ne denli ölümcül sonuçlar doğurabileceğini ve çatışma bölgelerindeki operasyonel risklerin boyutunu net biçimde gösteriyor. AH-6i gibi hafif keşif platformlarının zorlu coğrafi koşullarda icra ettiği görevler, en küçük bir mekanik aksaklıkta bile trajik kayıplarla sonuçlanabiliyor. Husilerin yakın zamanda bölgede iddia ettiği eylemler de göz önüne alındığında, Suudi Arabistan tarafındaki bu kaza operasyon güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Husiler tarafından başkent Riyad ve Hamis Muşayt'a fırlatılan füzelerin havada imha edildiğini açıkladı. Savunma sistemleri hedefleri vurulmadan etkisiz kılarken, operasyon sırasında sınır hattında teknik arıza yaşayan bir askeri helikopter düştü. Kazada araçta görevli iki subay yaşamını yitirdi.
Hamis Muşayt semalarında Husilere ait 2 balistik füze düşürüldü.
Başkent Riyad'ı hedef alan 1 seyir füzesi havada etkisiz hale getirildi.
Necran'da teknik arıza yaşayan AH-6i tipi keşif helikopteri düştü, 2 subay hayatını kaybetti.
Yemen merkezli çatışmaların sınır ötesi etkileri sürerken, Suudi Arabistan hava sahasında hareketli saatler yaşandı. Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husiler tarafından fırlatılan çok sayıda füzenin hava savunma sistemleri vasıtasıyla engellendiğini duyurdu. Yetkililer, saldırıların doğrudan sivil yerleşimleri ve kritik noktaları hedef aldığını belirtti.
Koalisyonun paylaştığı bilgilere göre, ülkenin güney sınırında yer alan Hamis Muşayt vilayetine yönelen iki balistik füze zamanında fark edilerek havada imha edildi. Bu saldırının hemen ardından başkent Riyad'ı hedef alan bir seyir füzesi tespit edildi. Başkent hava sahasına giren seyir füzesi de savunma bataryaları tarafından hedefine ulaşamadan parçalandı.
Füze engellemelerinin sürdüğü saatlerde güney sınırındaki Necran bölgesinden de bir kaza haberi geldi. Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlar Bakanlığı bünyesinde görev yapan AH-6i tipi hafif keşif helikopteri, görev esnasında teknik bir aksaklık sebebiyle kırıma uğradı. Düzenlenen kurtarma çalışmalarında araç mürettebatı olan iki subayın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi.
AI YORUMU
Husilerin seyir ve balistik füzeleri eşzamanlı kullanarak doğrudan başkent Riyad'ı hedef alması, çatışmanın menzilinin ne kadar genişlediğini somut biçimde gösteriyor. AH-6i keşif helikopterinin kaybı teknik bir arızaya bağlansa da hava savunmasının sınır hattında kesintisiz bir alarm durumunda kalacağını gösteren bir tablo var. Önümüzdeki günlerde koalisyonun Yemen içindeki Husi mevzilerine yönelik hava harekatlarını sıklaştırması olası görünüyor.
Yemen'in Ankara Büyükelçisi Muhammed Salih Turayk, ülkesindeki son çatışmaları ve jeopolitik durumu değerlendirdi. Husilerin Babülmendep Boğazı'nı Tahran yönetimi adına kontrol etmeye çalıştığını belirten Turayk, bölgedeki insani krizin boyutlarına dikkat çekti.
Husiler Babülmendep Boğazı'nı İran'ın çıkarları doğrultusunda kontrol etmeye çalışıyor.
Yemen hükümetinin elinde İran'ın silâh ve mühimmat desteğini kanıtlayan belgeler bulunuyor.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan Mekke İttifakı bir savunma anlaşmasıdır.
Yemen'de meşru hükümet güçleri ile İran destekli Husiler arasındaki askerî ve siyasi mücadele bütün şiddetiyle sürüyor. Ülkenin stratejik konumu ve kritik su yollarının kontrolü, bölgesel aktörlerin yanı sıra küresel güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Sahadaki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yemen Ankara Büyükelçisi Muhammed Salih Turayk, Husilerin hareket tarzını eleştirdi.
Büyükelçi Turayk, Husilerin stratejik Babülmendep kıyılarını kendi vatandaşlarının menfaatleri yerine yabancı çıkarlar için araçsal hale getirdiğini vurguladı. Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünü Babülmendep ile genişletme niyetinde olduğunu ifade eden diplomat, bu tablonun yalnızca Yemen'i değil tüm bölgeyi tehdit ettiğini kaydetti. Ayrıca İran'ın bölgeye silah, füze ve insansız hava aracı transfer ettiğine dair ellerinde somut kanıtlar bulunduğunu dile getirdi.
Savaşın yarattığı yıkımın milyonlarca sivili doğrudan etkilediğini belirten Turayk; göç dalgaları, kapanan eğitim kurumları ve temel hak ihlallerinin günlük yaşamı çekilmez kıldığını aktardı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun uzun süredir barış için çaba harcadığını ancak bu iyi niyetin çatışma taraflarınca istismar edildiğini söyledi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında hayata geçirilen Mekke İttifakı'na da değinen Büyükelçi, bu oluşumun taarruz amaçlı olmadığını, aksine ülkeleri dış tehditlere karşı korumayı hedefleyen bir savunma paktı niteliği taşıdığını belirtti. Hükümet olarak kara askerine değil, yüksek teknoloji savunma sistemlerine ve küresel desteğe ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Orta Doğu'daki güç dengeleri ve enerji hatlarının güvenliği açısından Yemen'deki kriz, küresel ticaret yollarını doğrudan tehdit eden kilit bir mesele olmayı sürdürüyor. Babülmendep gibi kritik bir boğazın kontrolü üzerinden yürütülen vekalet savaşları, Körfez'in genel istikrarını tehlikeye atarken insani maliyeti de her geçen gün artırıyor. Taraflar arasındaki diplomatik çözümsüzlük devam ettiği sürece, bölgesel savunma ittifaklarının rolü daha da kritik bir nitelik kazanacaktır.