Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
TÜKDES: Yarısı Bizden Kampanyası 55 İle Genişletilmeli
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Eskişehir Haber Ötesi
Özet
Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gültekin Güllü, kentsel dönüşüm hamlesinin sadece İstanbul'la sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. AFAD verilerine göre yüksek riskli 55 ilin tamamında benzer bir sürecin işletilmesi talep edildi.
Öne çıkanlar
Yüksek riskli birinci ve ikinci derece deprem bölgesinde 55 il bulunuyor.
Eskişehir'de incelenen 51 bin 801 binadan yaklaşık 10 bininin riskli olduğu tespit edildi.
Kampanyanın 2027 sonuna kadar uzatılması tüm ülkeye yayılması için fırsat sunuyor.
Haberin Detayı
Ülke genelinde kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazanması amacıyla başlatılan Yarısı Bizden kampanyası, farklı illerden gelen taleplerle gündemdeki yerini koruyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gültekin Güllü, mevcut uygulamanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul sınırları içinde yoğun ilgi gören projenin takvimi, yoğun talep sebebiyle 2027 yılı sonuna kadar uzatılmış durumda.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre Türkiye sınırları içerisinde birinci ve ikinci derece deprem riskine sahip 55 farklı il bulunuyor. Geçmiş yıllarda yeterli önlemlerin alınamaması sebebiyle yerleşim alanlarındaki binaların önemli bir kısmının sarsıntılara karşı dirençsiz olduğu biliniyor. Bu durum, merkezi yönetim desteklerinin sadece tek bir şehirde kalmayıp yüksek risk barındıran tüm coğrafi bölgelere yayılmasını zorunlu kılıyor.
Benzer bir risk haritasına sahip olan Eskişehir'de de yerel yönetimler ile meslek odaları ortaklaşa yapı stoku envanteri çıkardı. Odunpazarı ve Tepebaşı bölgelerinde yürütülen ön incelemeler neticesinde 51 bin 801 bina masaya yatırıldı. Gerçekleştirilen teknik tarama sonucunda kent merkezindeki yaklaşık 10 bin yapının riskli olduğu, acilen dönüştürülmesi gereken yüksek riskli yapı sayısının ise 5 bin seviyesinde bulunduğu açıklandı.
Türkiye'nin ekonomik ve teknik altyapısının bu ölçekteki büyük bir dönüşüm hamlesini kaldırabilecek kapasitede olduğu belirtiliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının denetiminde yürütülen rezerv alan çalışmaları, yerel yönetimlerle yapılan iş birliklerinin önemini artırıyor. Kampanyanın tüm şehirlere entegre edilmesi halinde, tabut bina olarak nitelendirilen riskli yapı stokunun hızlı bir şekilde temizlenebileceği ifade ediliyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
İstanbul dışındaki riskli bölgelerin de merkezi bütçe desteklerinden eşit oranda yararlanması, ülkenin genel yapı güvenliği açısından belirleyici bir eşiktir. AFAD verilerinde yer alan 55 ilin tamamında benzer dönüşüm adımları atılmadığı takdirde, olası afetlerin maliyeti çok daha ağır olacaktır. Eskişehir örneğindeki 5 bin acil dönüşüm gerektiren yapı, sorunun sadece büyük metropollere hapsedilemeyeceğini net bir şekilde gösteriyor. Sürecin başarıya ulaşması için yerel yönetimler ile bakanlık arasındaki finansal koordinasyonun ülke geneline dengeli şekilde dağıtılması şarttır.
Kaynak:
Eskişehir Haber Ötesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gültekin Güllü, deprem riskine karşı İstanbul merkezli kentsel dönüşüm modelinin diğer illere yaygınlaştırılmasını talep etti. Kent genelinde yürütülen envanter çalışmalarında 5 bin yapının acilen yenilenmesi gerektiği bildirildi.
Eskişehir'de yapılan ön incelemelerde 5 bin bina acil dönüşüm bekliyor.
İstanbul'daki Yarısı Bizden kampanyasının deprem riskli 55 ile genişletilmesi istendi.
Kent merkezinde incelenen 51 bin 801 binadan 10 bininin riskli olduğu açıklandı.
Türkiye genelinde deprem riskine karşı yürütülen yapı yenileme çalışmalarının kapsamının genişletilmesi yönündeki talepler artıyor. Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gültekin Güllü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada kentsel dönüşüm sürecine dair önemli önerilerde bulundu.
Güllü, İstanbul'da uygulanan ve talep gören Yarısı Bizden modelinin yalnızca tek bir şehirle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. AFAD verilerine göre birinci ve ikinci derece deprem kuşağında yer alan 55 ilde bu uygulamanın hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda kent merkezinde toplam 51 bin 801 binanın ön incelemeden geçirildiği aktarıldı.
Yürütülen tarama faaliyetleri sonucunda yaklaşık 10 bin yapının riskli kategoride yer aldığı tespit edildi. Uzmanlar bunlardan 5 bin binanın çok acil bir şekilde dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Süreçte merkezi idare ile yerel yönetimlerin ortak hareket etmesinin şart olduğu vurgulanarak rezerv alanların oluşturulması, konut projelerinin geliştirilmesi, kira yardımı ve vergi indirimleri gibi teşviklerin hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.
AI YORUMU
Yerel ölçekte yapılan yapı stoku taramaları, kentsel dönüşümün artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu somut rakamlarla ortaya koyuyor. İncelenen 51 bin üzerindeki binadan 5 bininin acilen yenilenmesi gerekliliği, olası afet senaryolarında yaşanabilecek kayıpların önüne geçilmesi açısından kritik bir eşik oluşturuyor. İstanbul'daki finansal destek modellerinin diğer illere uyarlanması, dar gelirli mülk sahiplerinin sürece katılımını doğrudan kolaylaştıracaktır. Benzer teşvik mekanizmaları ülke geneline yayılmadığı takdirde, riskli yapıların tasfiyesi yerel bütçelerin imkânlarıyla sınırlı kalacaktır.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Özcan Özen, kentteki yapı stokuna dair uyarılarda bulundu. Özellikle 2018 öncesi inşa edilen binalar ile İlkadım ilçesindeki yoğun yapılaşmanın olası depremlerde riski artırdığı vurgulandı.
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 yılında yürürlüğe girdi.
2000 öncesi binalarda nervürsüz demir ve düşük beton kalitesi görülüyor.
İlkadım ilçesindeki yoğun yapılaşma olası deprem riskini yükseltiyor.
Samsun genelindeki yapı stokunun güncel durumu ve kentin olası bir afete hazırlık seviyesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi tarafından masaya yatırıldı. Şube Başkanı Özcan Özen, risklerin azaltılması adına yapı denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirtti. Riskli yapıların tespit edilip kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, kentin geleceği açısından elzem görünüyor.
Mevcut düzenlemelerin gelişim sürecine değinen Özen, 2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin önemine işaret etti. Bu metnin temel gayesinin güvenli yapılar tasarlamak olduğunu hatırlatan uzman isim, daha önce 2007 yönetmeliğinin uygulandığını aktardı. Uluslararası standartlar baz alınarak hazırlanan kuralların sahasında eksiksiz uygulanabilmesi için sıkı bir denetime ihtiyaç duyuluyor.
Geçmiş depremlerde yaşanan yıkımların nedenlerine dikkat çeken Özen, 2000 yılı öncesi yapım tekniklerindeki hatalara işaret etti. Kahramanmaraş merkezli felaketlerde de görülen nervürsüz demir kullanımı ve zayıf beton kalitesinin Samsun'daki eski yapılarda da risk yarattığı ifade edildi. Sürecin yalnızca inşaat mühendisliğiyle değil, tüm ilgili disiplinlerin ortak çalışmasıyla yürütülmesi isteniyor.
Samsun'un ilçe bazındaki risk dağılımına bakıldığında özellikle İlkadım ilçesi öne çıkıyor. Bölgedeki yapılaşma yoğunluğunun yanı sıra 2018 yönetmeliğinden önce inşa edilmiş binaların fazlalığı dikkat çekiyor. Yetkililer, afet öncesinde bu binaların envanterinin çıkarılması ve zemin özellikleriyle birlikte bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini savunuyor.
AI YORUMU
Yapı stoğunun dönüşümü, afet anındaki can kayıplarını önlemek için ertelenemez bir zorunluluktur. 2000 yılı öncesi standartlarda inşa edilen binaların barındırdığı nervürsüz demir ve düşük beton kalitesi, olası bir sarsıntıda yıkım ihtimalini katlıyor. İlkadım gibi yoğun nüfuslu ve eski yapılaşmanın baskın olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlar için risk doğrudan artıyor. Yerel yönetimlerin, 2018 yönetmeliği öncesi binaların envanterini tamamlayıp denetimleri sıkılaştırmaması durumunda, yaşanabilecek felaketlerin faturası çok ağır olacaktır.
İstanbul'daki riskli yapıların dönüştürülmesi için yürütülen Yarısı Bizden kampanyasının süresi 31 Aralık 2027 tarihine uzatıldı. Hak sahiplerine konut başına toplamda 1 milyon 875 bin TL finansman desteği sağlanıyor.
Kampanya süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldı.
Kredi geri ödemeleri yapı ruhsatı alındıktan iki yıl sonra başlıyor.
İstanbul sınırları içinde yer alan riskli yapıların güvenli konutlara dönüştürülmesini teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen Yarısı Bizden kampanyasının uygulama takvimi uzatıldı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren ve kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen program, hak sahiplerine önemli kolaylıklar sunmaya devam ediyor.
Bina bazlı dönüşüm projelerinde her bir konut için devlet tarafından 875 bin TL hibe ve aynı tutarda kredi imkânı tanınıyor. Bunun yanı sıra süreç içerisindeki masraflar için 125 bin TL taşınma desteği ödenerek toplam finansman desteği 1 milyon 875 bin TL seviyesine ulaşıyor.
Başvuru sürecinde hak sahiplerinin teknik ve mali yeterliliği bulunan bir müteahhitle anlaşması ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı lisanslı kuruluşlara risk tespiti yaptırması gerekiyor. Yeni projelerde otopark ve sığınak alanları hariç inşaat sahasının eski yapının bir buçuk katını aşmaması şartı aranıyor.
Sağlanan hibe ödemeleri geri ödemesiz olarak aktarılırken kredilerin geri ödeme dönemi yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başlıyor. On yıla yayılan bu süreçte ilk yıl faiz uygulanmazken sonraki yıllarda TÜFE oranının yarısı baz alınarak güncelleme yapılıyor.
AI YORUMU
İstanbul genelindeki milyonlarca riskli yapının yenilenmesi için sağlanan finansal paket, sürecin mali yükünü hafifletmede doğrudan etkili oluyor. Konut başına sunulan 1,8 milyon TL'yi aşan destek tutarı, artan inşaat maliyetleri karşısında hak sahiplerinin projeye başlama cesaretini artırıyor. Gelir ve kredi puanı aranmaksızın sunulan bu imkân, dar ve orta gelirli vatandaşların güvenli konutlara kavuşabilmesi açısından kritik bir kaldıraç görevi üstleniyor. Kredi geri ödemelerinin iki yıl sonra başlaması ise bina sakinlerine inşaat süreci boyunca nefes aldırıyor.
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, olası bir afet riskine karşı güvenlik önlemleri kapsamında riskli raporu bulunan yapılar ortadan kaldırılıyor. Alınan karar doğrultusunda toplam üç binanın yıkım işlemleri başlatıldı.
Fethiye genelinde depreme dayanıksız raporu bulunan 3 bina yıkılıyor
Güvenlik önlemleri çerçevesinde riskli yapıların tasfiye süreci başladı
Bölgedeki afet riskini azaltmak amacıyla kentsel önlemler hız kazandı
Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönüşüm ve riskli yapı tespit çalışmaları, yerel yönetimlerin aldığı kararlarla hız kesmeden devam ediyor. Muğla ilinin turistik ve yoğun nüfuslu ilçelerinden biri olan Fethiye'de de benzer bir güvenlik hamlesi hayata geçirildi. Uzmanlar tarafından yapılan incelemeler sonucunda can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiği belirlenen binalar için harekete geçildi.
Yapılan teknik değerlendirmeler ve incelemeler neticesinde, depreme karşı dayanıksız olduğu kesinleşen üç yapının yıkılmasına karar verildi. Yerel yetkililerin denetiminde yürütülen bu süreçte, çevrede gerekli tüm emniyet tedbirleri alınarak çalışmalar başlatıldı. İş makinelerinin katılımıyla gerçekleştirilen yıkımlar sayesinde, olası bir sarsıntıda yaşanabilecek can kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bölge halkının güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu hamle, özellikle son dönemde artan deprem bilinciyle birlikte büyük önem taşıyor. Yapı stoku yaşlanan ve riskli olduğu tespit edilen binaların ortadan kaldırılması, ilçenin gelecekteki afetlere karşı direncini artıracak temel adımlar arasında yer alıyor. Yetkililer, tehlike saçan yapıların tespiti ve bertarafı konusundaki denetimlerin titizlikle süreceğini vurguluyor.
Yıkım çalışmaları tamamlandıktan sonra boşalan arazilerin nasıl değerlendirileceği ve imar süreçlerinin nasıl işleyeceği merak ediliyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin bu tür riskli yapıları hızla ayıklamasının şehirleşme adına önemli bir kazanım olduğunu belirtiyor. Fethiye'deki bu operasyon, diğer riskli bölgelerdeki çalışmalar için de emsal teşkil edebilecek bir nitelik taşıyor.
AI YORUMU
Yerel yönetimlerin riskli yapı stokuna karşı attığı bu tür adımlar, felaketler kapıyı çalmadan önce atılması gereken zorunlu adımlardır. Üç binanın yıkılması tek başına tüm sorunu çözmese de, zayıf halkaların sistemden çıkarılması açısından somut bir başlangıç noktası oluşturur. Özellikle deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde bu tür müdahalelerin gecikmeden yapılması, yaşanabilecek trajedilerin boyutunu küçültmek için hayati bir rol oynar. İlerleyen süreçte benzer raporlara sahip diğer binalar için de aynı kararlılığın gösterilmesi bekleniyor.