PİYASA
Gündem

Yarısı Bizden kampanyası 2027ye uzatıldı ve destek 1,8 milyon TL oldu

Yarısı Bizden kampanyası 2027ye uzatıldı ve destek 1,8 milyon TL oldu Fotoğraf: Sakaerka · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

İstanbul'daki riskli yapıların dönüştürülmesi için yürütülen Yarısı Bizden kampanyasının süresi 31 Aralık 2027 tarihine uzatıldı. Hak sahiplerine konut başına toplamda 1 milyon 875 bin TL finansman desteği sağlanıyor.

Öne çıkanlar

  • Kampanya süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıldı.
  • Kredi geri ödemeleri yapı ruhsatı alındıktan iki yıl sonra başlıyor.

Haberin Detayı

İstanbul sınırları içinde yer alan riskli yapıların güvenli konutlara dönüştürülmesini teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen Yarısı Bizden kampanyasının uygulama takvimi uzatıldı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlüğe giren ve kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmayı hedefleyen program, hak sahiplerine önemli kolaylıklar sunmaya devam ediyor.

Fotoğraf: Mostafameraji · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Bina bazlı dönüşüm projelerinde her bir konut için devlet tarafından 875 bin TL hibe ve aynı tutarda kredi imkânı tanınıyor. Bunun yanı sıra süreç içerisindeki masraflar için 125 bin TL taşınma desteği ödenerek toplam finansman desteği 1 milyon 875 bin TL seviyesine ulaşıyor.

Başvuru sürecinde hak sahiplerinin teknik ve mali yeterliliği bulunan bir müteahhitle anlaşması ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı lisanslı kuruluşlara risk tespiti yaptırması gerekiyor. Yeni projelerde otopark ve sığınak alanları hariç inşaat sahasının eski yapının bir buçuk katını aşmaması şartı aranıyor.

Sağlanan hibe ödemeleri geri ödemesiz olarak aktarılırken kredilerin geri ödeme dönemi yapı ruhsatının alınmasından iki yıl sonra başlıyor. On yıla yayılan bu süreçte ilk yıl faiz uygulanmazken sonraki yıllarda TÜFE oranının yarısı baz alınarak güncelleme yapılıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

İstanbul genelindeki milyonlarca riskli yapının yenilenmesi için sağlanan finansal paket, sürecin mali yükünü hafifletmede doğrudan etkili oluyor. Konut başına sunulan 1,8 milyon TL'yi aşan destek tutarı, artan inşaat maliyetleri karşısında hak sahiplerinin projeye başlama cesaretini artırıyor. Gelir ve kredi puanı aranmaksızın sunulan bu imkân, dar ve orta gelirli vatandaşların güvenli konutlara kavuşabilmesi açısından kritik bir kaldıraç görevi üstleniyor. Kredi geri ödemelerinin iki yıl sonra başlaması ise bina sakinlerine inşaat süreci boyunca nefes aldırıyor.

Kaynak: CNN Türk Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • Milliyet
    78 yaşındaki Gülsüm Özdemir'in binası kentsel dönüşüm yıkımında hasar gördü
    Fotoğraf: Milliyet

    Güngören'de süren kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında bitişik binanın yıkılması 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir'in evinde büyük hasar yarattı. Yaşlı kadın, duvarları çatlayan ve balkonu yıkılan binada olası bir deprem korkusuyla yaşam mücadelesi veriyor.

    • Kentsel dönüşümdeki bitişik binanın yıkımı sırasında 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir'in evi hasar aldı.
    • Oturma odasının duvarları çatlarken balkonunun bir bölümü tamamen yıkıldı.
    • Maddi imkânsızlıklar nedeniyle başka bir eve taşınamayacağını belirten Özdemir yetkililerden yardım istiyor.

    İstanbul'un Güngören ilçesi Akıncılar Mahallesi Salcı Sokak üzerinde bulunan bir binada yaşayan 78 yaşındaki Gülsüm Özdemir, çevredeki kentsel dönüşüm faaliyetleri yüzünden mağduriyet yaşıyor. Bitişikte yer alan yapının yıkım çalışmaları esnasında, Özdemir'in ikamet ettiği apartman ciddi oranda zarar gördü. Olayın ardından evinin duvarlarında derin çatlaklar oluşurken, balkonunun bir kısmı da yıkıldı.

    Yalnız başına hayatını sürdüren ilerlemiş yaştaki kadın, maddi yetersizliklerden dolayı başka bir adrese kiraya çıkma imkânının bulunmadığını ifade etti. Çocuklarının da kendisini farklı bir eve çıkaracak ekonomik güce sahip olmadığını belirten Özdemir, onlarla aynı çatı altında yaşamasının da mümkün olmadığını dile getirdi. Yaşadığı güvensiz ortam nedeniyle huzurunun tamamen kaybolduğunu aktardı.

    Meydana gelen hasarın ardından günlük rutin işlerini yapmakta dahi zorlandığını belirten Özdemir, balkonunu kullanamadığını söyledi. Yaşlılığa bağlı denge sorunları nedeniyle balkona çıkmaya korktuğunu, çamaşır asarken aşağı düşme endişesi taşıdığını vurguladı. Evinin güvenli olup olmadığının uzman ekiplerce bir an önce denetlenmesini talep etti.

    Yaşadığı tedirginliği yetkililere duyurmak isteyen Özdemir, binanın olası bir sarsıntıda yıkılması durumunda kimsenin sorumluluktan kaçınmamasını istedi. Uzmanların gelip gerekli tespitleri yapmasını ve vakit kaybetmeden önlem alınmasını bekliyor. Yıkım sürecinden bu yana psikolojik olarak da etkilendiğini belirten mahalle sakini, evinde güven içinde oturacağı günlerin gelmesini umut ediyor.

    AI YORUMU

    Kentsel dönüşüm süreçlerindeki denetimsizlikler, tek başına yaşayan yaşlı bireylerin can güvenliğini doğrudan tehdit eden boyutlara ulaşıyor. 78 yaşındaki bir vatandaşın kendi evinde çamaşır asamayacak kadar büyük bir korkuyla baş başa kalması, yerel yönetimlerin yıkım ruhsatı verilen sahalardaki denetim mekanizmalarını acilen gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Benzer projelerde komşu binaların statik durumlarının güvence altına alınmaması, ileride telafisi imkânsız trajedilere zemin hazırlayabilir. Yetkililerin bu tür mağduriyetlerde tespit prosedürlerini geciktirmeden uygulaması hayati önem taşıyor.

    Kaynak: Milliyet Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Cumhuriyet
    İstanbul'un Gizli Dere Yatakları Günlük Yaşamın Altında Saklanıyor
    Fotoğraf: Cumhuriyet

    İstanbul'un pek çok merkezi caddesi ve bulvarı, geçmişte kentin su sistemini oluşturan dere yataklarının üzerine kuruldu. Hızlı kentleşme sürecinde üzeri kapatılan bu su yolları, günümüzde yoğun trafik ve yapılaşma altında kalmış durumda.

    • Aksaray ile Edirnekapı arasındaki Vatan Caddesi, Likos Deresi'nin eski vadisinde yer alıyor.
    • Beşiktaş'taki Ihlamur Deresi ve Ortaköy Deresi kapalı kanallara alınarak sokak dokusuna dönüştürüldü.
    • Ayamama Deresi yaklaşık 21 kilometrelik ana yatağıyla Marmara Denizi'ne dökülüyor.

    Megakentin yoğun araç trafiğine ev sahipliği yapan pek çok güzergâhı, aslında eski dönemlerin doğal su havzaları üzerinde şekilleniyor. Zaman içinde artan nüfus ve genişleyen yerleşim alanları nedeniyle akarsuların üzerleri kapatıldı, beton kanallara hapsedildi ya da güzergâhları tamamen değiştirildi. Özellikle 1950'li yıllardan sonra ivme kazanan imar hamleleri, coğrafi yapının betonlaşmasına zemin hazırladı.

    Tarihsel kayıtlarda Likos olarak bilinen Bayrampaşa Deresi, Tarihi Yarımada'nın batısından gelerek Haliç'e dökülen önemli bir su yoluydu. Fatih sınırları içinde bulunan Adnan Menderes Bulvarı, geçmişteki bu dere vadisinin coğrafi izlerini taşıyor. Dönemin geniş çaplı ulaşım hamleleri sırasında yatağın üzeri kapatılarak yeni bir aks oluşturuldu ve doğal su akışı kent manzarasından soyutlandı.

    Beşiktaş coğrafyasında da benzer bir dönüşüm yaşandı; Fulya ve Ihlamur çevresinden Boğaziçi'ne uzanan Ihlamur Deresi bunlardan biri konumunda. Ihlamurdere ve Ortabahçe gibi sokak adları, geçmişteki su yollarının izlerini bugüne taşıyan ender ipuçları arasında bulunuyor. Yapılaşmanın artmasıyla birlikte yeşil alanların yerini ticari binalar ve konutlar aldı, Ortaköy Deresi de benzer bir kaderi paylaşarak kapalı sistemlere taşındı.

    Avrupa Yakası'nın en uzun ve belirgin su sistemlerinden biri olan Ayamama Deresi ise Esenler'den başlayıp İkitelli, Mahmutbey, Güneşli ve Yenibosna üzerinden Ataköy'de denize ulaşıyor. Sadece ana kolu 21 kilometre uzunluğa sahip olan bu havza; TEM Otoyolu, Basın Ekspres Yolu ve büyük sanayi bölgelerinin inşasıyla tamamen kabuk değiştirdi. Altyapı ve ulaşım yatırımları eski su yollarını görünmez kılarken, coğrafi hafıza sokak isimlerinde yaşamaya devam ediyor.

    AI YORUMU

    Yirmi bir kilometre uzunluğundaki Ayamama Deresi havzasından TEM Otoyolu ve Basın Ekspres gibi devasa ulaşım akslarının geçmesi, kentsel planlamanın doğayla mücadelesini açıkça ortaya koyuyor. Tarihi dere yataklarının üzerine inşa edilen bulvarlar ve sanayi bölgeleri, özellikle aşırı yağış dönemlerinde altyapı direncinin ne denli zorlandığını gösteren somut riskler barındırıyor. Şehrin gelecekteki afet direnci için bu gizli su yollarının coğrafi sınırları dikkate alınarak yeni bir kentsel risk yönetimi planlanması şart.

    Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    İstanbul'da Sel Felaketinin Ardından Şoke Eden Manzara
    Fotoğraf: CNN Türk

    İstanbul'da etkili olan şiddetli sel felaketinin ardından Ayazağa Mahallesi'nde bir iş yerinin altından dere geçtiği ortaya çıktı. Uzmanlar, dere yataklarının daraltılarak kapatılmasının büyük tehlike yarattığını vurguladı.

    • İstanbul Sarıyer, sel felaketinden en çok zarar gören ilçeler arasında yer aldı.
    • Ayazağa Mahallesi'nde araçlar, konutlar ve ticari alanlar sular altında kaldı.
    • Bir iş yerinin zemininden dere aktığı görüntülendi.

    İstanbul'da son yaşanan kuvvetli yağışlar, kentin altyapı sorunlarını bir kez daha gözler önüne sererken Sarıyer ilçesinde meydana gelen sel felaketi kameralara yansıdı. Ayazağa Mahallesi'nde suların yükselmesiyle birlikte pek çok konut, taşıt ve ticari işletme su altında kalarak büyük zarar gördü. Bölgede yürütülen incelemeler sırasında kaydedilen görüntüler ise sorunun boyutunu gözler önüne seren cinsten detaylar barındırıyordu.

    Görüntülerdeki en dikkat çekici detay, mahalledeki bir iş yerinin altından aktif bir derenin geçiyor olmasıydı. Kentsel Dönüşüm Uzmanı Cevdet Şentürk, yaşanan felaketin ardından yaptığı değerlendirmede tarihi süreçteki yapılaşma hatalarına işaret etti. Şentürk, kentin su yollarının zaman içinde beton yapılaşma baskısıyla daraltıldığını ve üzerlerinin kapatıldığını belirtti.

    Kapalı menfez sistemlerinin günümüz koşullarında artık önerilmediğini belirten uzman isim, bu yapıların zamanla tortuyla dolduğunu ifade etti. Şentürk, tarihsel süreçte koruma altında olması gereken doğal su yollarının sıkıştırılarak bugünkü riskli durumuna getirildiğini aktardı. Doğanın kendi yatağını her koşulda geri alacağını savunan uzman, şehirleşme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Yaşanan bu olay, plansız kentleşme ve altyapı yetersizliklerinin metropollerde yarattığı riskleri net bir şekilde ortaya koydu. Uzmanların uyarıları, dere yatakları üzerine inşa edilen yapıların gelecekte benzer felaketlere davetiye çıkardığını açıkça gösteriyor.

    AI YORUMU

    Ayazağa Mahallesi'ndeki iş yerinin altından dere akması, İstanbul'un altyapı planlamasındaki çarpık tablonun somut bir örneğidir. 1453 yılından bu yana süregelen yerleşim baskısının doğanın akışını engellemesi, en küçük aşırı yağışta bile felaket riskini tırmandırıyor. Menfezlerin zamanla dolması ve su yollarının daraltılması meselesi acilen ele alınmazsa, benzer görüntülerle karşılaşmaya devam edeceğiz.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • NTV Gündem
    Küçükçekmece'de Çatlama Sesleri Gelen Yedi Katlı Bina Tahliye Edildi
    Fotoğraf: NTV Gündem

    İstanbul Küçükçekmece'de bir dairenin banyosunda başlayan fayans çatlamaları ve yapının kendisinden gelen sesler üzerine ekipler harekete geçti. On dört daire barındıran yedi katlı yapı, olası bir facianın önüne geçilmek amacıyla mühürlenerek boşaltıldı.

    • Küçükçekmece İnönü Mahallesi'ndeki 7 katlı bina tedbiren boşaltıldı.
    • Banyodaki fayanslarda oluşan çatlaklar ve bina hareketleri ihbar edildi.
    • Belediye ekipleri yapıyı mühürleyerek kentsel dönüşüm süreci başlatacak.

    İstanbul'un Küçükçekmece ilçesine bağlı İnönü Mahallesi 3. Güneş Sokak'ta yer alan bir meskene ait banyoda, fayansların aniden çatlaması bölge sakinlerini alarma geçirdi. Evin içinden ve yapının genelinden gelen alışılagelmemiş sesler üzerine bina sakinleri durumu hızla yetkili mercilere bildirdi.

    İhbarın ardından olay yerine sevk edilen itfaiye ve belediye görevlileri, çevrede güvenlik önlemleri alarak inceleme başlattı. Yapılan ilk teknik değerlendirmelerin ardından, olası bir çökmeye veya can kaybına meydan vermemek adına ondört dairenin bulunduğu yapıdaki tüm hanelerin tahliye edilmesine karar verildi.

    Ev sahipleri ve kiracılar, kısıtlı sürede yanlarına alabildikleri birkaç parça eşyayla birlikte binadan ayrıldı. Tahliye işleminin tamamlanmasının ardından Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından yapı tamamen mühürlenerek girişler kapatıldı.

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Küçükçekmece Belediyesi Afet İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Gökhan Aydın, vatandaş bildiriminin ardından hızlıca aksiyon aldıklarını belirtti. Aydın, uzman mühendislerin teknik kontrolleri gerçekleştireceğini ve yapının ivedilikle kentsel dönüşüm kapsamına alınması için gerekli yasal adımların atılacağını vurguladı.

    AI YORUMU

    İstanbul gibi deprem kuşağında yer alan bir metropolde, binalardan gelen seslerin ve fayans çatlamalarının erken uyarı işareti olarak değerlendirilmesi hayati önem taşır. Gökhan Aydın'ın açıkladığı kentsel dönüşüm sürecinin ivedilikle işletilecek olması, benzer faciaların önlenmesi adına doğru bir adımdır. Ancak sadece tahliye etmekle yetinmeyip, bölgedeki diğer yapı stoğunun da benzer risklere karşı denetlenmesi gerekiyor.

    Kaynak: NTV Gündem Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler