İstanbul'da Sel Felaketinin Ardından Şoke Eden Manzara
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: CNN Türk
Özet
İstanbul'da etkili olan şiddetli sel felaketinin ardından Ayazağa Mahallesi'nde bir iş yerinin altından dere geçtiği ortaya çıktı. Uzmanlar, dere yataklarının daraltılarak kapatılmasının büyük tehlike yarattığını vurguladı.
Öne çıkanlar
İstanbul Sarıyer, sel felaketinden en çok zarar gören ilçeler arasında yer aldı.
Ayazağa Mahallesi'nde araçlar, konutlar ve ticari alanlar sular altında kaldı.
Bir iş yerinin zemininden dere aktığı görüntülendi.
Haberin Detayı
İstanbul'da son yaşanan kuvvetli yağışlar, kentin altyapı sorunlarını bir kez daha gözler önüne sererken Sarıyer ilçesinde meydana gelen sel felaketi kameralara yansıdı. Ayazağa Mahallesi'nde suların yükselmesiyle birlikte pek çok konut, taşıt ve ticari işletme su altında kalarak büyük zarar gördü. Bölgede yürütülen incelemeler sırasında kaydedilen görüntüler ise sorunun boyutunu gözler önüne seren cinsten detaylar barındırıyordu.
Görüntülerdeki en dikkat çekici detay, mahalledeki bir iş yerinin altından aktif bir derenin geçiyor olmasıydı. Kentsel Dönüşüm Uzmanı Cevdet Şentürk, yaşanan felaketin ardından yaptığı değerlendirmede tarihi süreçteki yapılaşma hatalarına işaret etti. Şentürk, kentin su yollarının zaman içinde beton yapılaşma baskısıyla daraltıldığını ve üzerlerinin kapatıldığını belirtti.
Kapalı menfez sistemlerinin günümüz koşullarında artık önerilmediğini belirten uzman isim, bu yapıların zamanla tortuyla dolduğunu ifade etti. Şentürk, tarihsel süreçte koruma altında olması gereken doğal su yollarının sıkıştırılarak bugünkü riskli durumuna getirildiğini aktardı. Doğanın kendi yatağını her koşulda geri alacağını savunan uzman, şehirleşme politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Yaşanan bu olay, plansız kentleşme ve altyapı yetersizliklerinin metropollerde yarattığı riskleri net bir şekilde ortaya koydu. Uzmanların uyarıları, dere yatakları üzerine inşa edilen yapıların gelecekte benzer felaketlere davetiye çıkardığını açıkça gösteriyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ayazağa Mahallesi'ndeki iş yerinin altından dere akması, İstanbul'un altyapı planlamasındaki çarpık tablonun somut bir örneğidir. 1453 yılından bu yana süregelen yerleşim baskısının doğanın akışını engellemesi, en küçük aşırı yağışta bile felaket riskini tırmandırıyor. Menfezlerin zamanla dolması ve su yollarının daraltılması meselesi acilen ele alınmazsa, benzer görüntülerle karşılaşmaya devam edeceğiz.
Kaynak:
CNN Türk
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ardından yürütülen saha çalışmalarına ilişkin konuşan Vali Davut Gül, risk oluşturan dere yatağı yapılarının yıkılacağını açıkladı. Hasar tespit faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından hak sahiplerine ödemelerin pazartesi günü yapılacağı bildirildi.
Dere yatağını işgal eden riskli yapılar yıkılacak.
Zarar gören vatandaşların tazminatları pazartesi günü ödenecek.
Su numunelerinde sorun çıkmazken bazı bölgelere tedbir amaçlı elektrik verilmiyor.
Mega kentte yaşanan şiddetli yağışların yol açtığı su baskınlarının ardından mülki idare amirlikleri ve belediye ekipleri sahada incelemelerini sürdürüyor. Kent genelinde hasarın boyutunu netleştirmek adına başlatılan çalışmaların aralıksız devam ettiği, yetkililerin süreci hızlandırmak için yoğun mesai harcadığı belirtiliyor.
Yapılan açıklamada, tehlike saçan dere yatağı üzerindeki yapılaşmaların kesin olarak kaldırılacağı vurgulandı. Bölgede yaşayan vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla hazırlanan tazminat ödemelerinin tamamlandığı ve pazartesi günü itibarıyla hesaplara aktarılacağı ifade edildi.
Öte yandan halk sağlığını korumak adına Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin düzenli olarak su numuneleri alarak analiz yaptığı, şu ana kadar herhangi olumsuz bir bulguya rastlanmadığı kaydedildi. Güvenlik önlemleri çerçevesinde bazı noktalara henüz elektrik enerjisi verilmediği, tedbirlerin kontrollü şekilde sürdürüldüğü bildirildi.
AI YORUMU
Vali Davut Gül'ün dere yatağındaki yapıların yıkılacağına ve ödemelerin pazartesi günü hesaplara yatırılacağına dair net takvimi vermesi, kriz yönetiminde bürokratik hantallığı azaltması açısından önem taşıyor. Özellikle su analizlerinde henüz bir olumsuzluk çıkmaması salgın riskini şimdilik uzaklaştırsa da, altyapı dönüşümü tamamlanmadıkça benzer felaketlerin tekrarlanması kaçınılmazdır. Bundan sonraki süreçte sadece zararları telafi etmek yetmez, imar affı kurbanı riskli bölgelerin kalıcı olarak tahliyesi sağlanmalıdır.
İstanbul Sarıyer'de etkili olan şiddetli sağanak yağış sırasında Ayazağa Deresi'nin taştığı anlar ve sel sularına kapılan 63 yaşındaki Ahmet Derin'e ait aracın sürüklenme anı cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Bölgede iki kayıp vatandaşı arama çalışmaları aralıksız sürdürülüyor.
Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde 14 Ekim tarihinde sağanak nedeniyle dere taştı.
Sel felaketinde 63 yaşındaki Ahmet Derin ve 55 yaşındaki Haşim Ciritoğulları kayboldu.
Ahmet Derin'e ait otomobilin sel sularında sürüklendiği anlar cep telefonuyla kaydedildi.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul genelinde etkisini artıran şiddetli sağanak yağışlar, özellikle kentin kuzey kesimlerinde hayatı olumsuz yönde etkiledi. Yağışların en sert hissedildiği noktalardan biri olan Sarıyer'in Ayazağa Mahallesi'nde debisi hızla yükselen dere taştı ve bölgedeki pek çok ev, iş yeri ile cadde su baskınlarına teslim oldu.
Yakınlarının ihbarı üzerine harekete geçen ekipler, yaşlı vatandaşların bulunması için geniş çaplı arama ve kurtarma operasyonları başlattı.
Arama faaliyetleri devam ederken, felaketin ilk saatlerinde çevrede bulunan bir vatandaş tarafından kaydedilen cep telefonu görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Ahmet Derin'e ait olduğu belirlenen otomobilin kontrolsüz bir şekilde sel sularına kapılarak akıntıyla beraber sürüklendiği net bir şekilde görüldü.
Şu an itibarıyla AFAD ve polis birimleri, Ayazağa Deresi yatağı boyunca ve çevredeki riskli alanlarda arama çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Ekipler, kayıp iki kişiye ulaşabilmek için hem karadan hem de su altından arama faaliyetlerini sürdürüyor.
AI YORUMU
Ahmet Derin'in aracının akıntıya kapıldığı anları gösteren bu yeni görüntüler, 14 Ekim'deki felaketin şiddetini gözler önüne seriyor. Şehir içi altyapı yetersizlikleri ve dere yataklarındaki yapılaşma riskleri, bu tür aşırı yağışlarda can kayıplarının yaşanmasına zemin hazırlıyor. Yetkililerin özellikle dere yatakları çevresindeki risk haritalarını acilen güncellemesi ve erken uyarı sistemlerini daha etkin çalıştırması hayati önem taşıyor.
İstanbul'un Sarıyer ilçesindeki Ayazağa mahallesinde şiddetli yağışların ardından yaşanan su baskınları evleri kullanılamaz hale getirdi. Dereboyu Caddesi üzerinde bulunan konutların giriş ve bodrum katlarında insan boyunu aşan su seviyeleri ölçüldü.
Sarıyer Ayazağa'da evleri insan boyunu aşan sel suları bastı
Giriş ve bodrum katlarındaki eşyalar çamur altında kaldı
Bölgede elektrik, su ve doğal gaz kesintileri yaşanıyor
İstanbul'da etkili olan aşırı yağışlar kentin bazı bölgelerinde hayatı olumsuz etkilerken, en büyük yıkım Sarıyer ilçesinde yaşandı. Ayazağa mahallesindeki Dereboyu Caddesi üzerinde bulunan konutlar, taşkın sularının hedefi oldu.
Aşırı yağışın ardından hızla yükselen su seviyesi bazı binaların giriş ve bodrum katlarında insan boyunu aştı. Evlerin içine dolan sular, mobilyalardan elektronik eşyalara kadar her şeyi çamura gömerek kullanılamaz hale getirdi.
Bölgede altyapının uğradığı büyük hasar nedeniyle elektrik, su ve doğal gaz hizmetlerinde kesintiler meydana geldi. Bu durum, su baskınından etkilenen vatandaşların temizlik ve kurtarma çalışmalarını daha da zorlaştırdı.
Yaşanan taşkın felaketinin ardından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile jandarma ekipleri hızla sevk edildi. Ekiplerin bölgedeki hasar tespit çalışmaları ve yaraları sarmak için başlattığı operasyonlar aralıksız sürüyor.
AI YORUMU
Dereboyu Caddesi'ndeki konutları insan boyunu aşan suların basması, altyapı yetersizliğinin mahalle sakinleri için yarattığı hayati tehlikeyi gözler önüne seriyor. Özellikle bodrum ve giriş katlarında yaşayanlar için bu tür ani taşkınlar sadece maddi kayıp değil, doğrudan can güvenliği tehdidi anlamına geliyor. Yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların bu bölgelerde su tahliye kapasitesini artıracak kalıcı çözümleri acilen hayata geçirmesi şart.
İstanbul'da 14 Ekim tarihinde etkili olan aşırı yağışlar sonrasında Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde su baskınları yaşandı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, selin vurduğu adreslerde balçık ve su tahliyesi için aralıksız çalışma yürüttü.
İstanbul'da 14 Ekim tarihinde sağanak yağış sele yol açtı.
Sarıyer Ayazağa'da ev ve iş yerleri su baskınından etkilendi.
Jandarma Komando Tugayı Dereboyu Caddesi'ndeki binalarda temizlik yaptı.
Geçtiğimiz günlerde Megakent genelinde etkisini gösteren şiddetli yağışlar, bazı bölgelerde hayatı olumsuz yönde etkiledi. Özellikle Sarıyer ilçesinin Ayazağa semtinde su seviyesinin yükselmesiyle birlikte çok sayıda mesken ve ticari alan sular altında kaldı.
Yaşanan su baskınlarının ardından bölgede yaraların sarılması amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatıldı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı ekipler, vatandaşların mağduriyetini gidermek adına felaket bölgesine yönlendirildi.
Yürütülen faaliyetler kapsamında İstanbul Jandarma Komando Tugay Komutanlığı personeli, çamur deryasına dönen sokaklarda ve binalarda tahliye işlemi gerçekleştirdi. Ekipler, hanelerdeki kullanılamaz hale gelen eşyaların dışarı çıkarılmasına ve mekanların arındırılmasına destek oldu.
Konuya ilişkin resmi bilgilendirme İstanbul Valiliği tarafından yapıldı.
AI YORUMU
14 Ekim tarihindeki aşırı yağışların ardından 19 hane ile birlikte Beykent Üniversitesi Konukevi ve iki fırında yapılan bu kapsamlı temizlik, devlet kurumlarının kriz anındaki hızlı refleksini göstermesi açısından değerlidir. Ancak, altyapı yetersizliklerinin her yağmurda benzer manzaralara yol açması, kalıcı mühendislik çözümlerinin aciliyetini ortaya koymaktadır. Yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların sadece afet sonrasında değil, öncesinde de önlem alması beklenmektedir.