PİYASA
Ekonomi

Starbucks, Çin'deki mağazalarında oturmak için satın alma şartı koşuyor

Starbucks, Çin'deki mağazalarında oturmak için satın alma şartı koşuyor Fotoğraf: Fumikas Sagisavas · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Starbucks, Çin pazarındaki rekabet baskısı nedeniyle kafelerinde oturmak isteyen müşterilere satın alma zorunluluğu getiriyor. Yürürlüğe girecek yeni politika kapsamında ülke genelindeki mağazalarda bilgilendirme uyarıları asılacak.

Öne çıkanlar

  • Yeni oturma kuralı 22 Ekim itibarıyla Çin'deki tüm mağazalarda uygulanacak.
  • Şirket Çin'de 2027 mali yılında personel artırımı ve yaklaşık 1.000 mağazayı yenilemeyi hedefliyor.
  • Starbucks geçen Kasım ayında çoğunluk hissesini 4 milyar dolar değerlemeyle devretmişti.

Haberin Detayı

Dünyanın en büyük kahve zincirlerinden biri olan Starbucks, Çin pazarında rekabetin kızışmasıyla birlikte operasyonel stratejilerinde değişikliğe gidiyor. Şirketin yerel birimi, kafelerde vakit geçirmek isteyen tüketicilere ürün alma zorunluluğu getiren yeni uygulamasını duyurdu. Ülke genelindeki tüm şubeleri kapsayacak bu kural, şubeler içinde asılacak uyarı yazılarıyla müşterilere bildirilecek ve 22 Ekim tarihinden itibaren geçerli olacak.

Fotoğraf: MROMP kam olAIE · CC0 · Wikimedia Commons CC0 · Wikimedia Commons

Starbucks China, mağaza deneyimini üst seviyeye taşımak amacıyla kaynak yatırımlarına hız kesmeden devam edeceğini açıkladı. Paylaşılan ek bilgilere göre marka, 2027 mali yılında yoğun saatlerdeki personel sayısını yükseltmeyi, dijital altyapıyı güçlendirmeyi ve Çin anakarasındaki yaklaşık bin mağazayı baştan aşağı yenilemeyi planlıyor.

Son iki mali yılda mağazaların satış gelirlerinde yaşanan gerilemeler, fiyat savaşları ve yerel rakiplerin baskısının bir sonucu olarak öne çıkıyor. Yılın başından itibaren toparlanma sinyalleri alınsa da marka, yeni sahiplik modelinin geçiş sürecinde kalıcı büyüme ivmesini henüz tam anlamıyla yakalayabilmiş değil. Haziran ayında sona eren üçüncü çeyrekten bu yana Çin operasyonlarına ait finansal performansı ayrı olarak raporlamayan şirket, piyasadaki konumunu korumaya çalışıyor.

Fotoğraf: Dinkun Chen · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Benzer bir adım geçtiğimiz yıl ABD pazarındaki şubelerde de atılmış, satın alma yapmayan kişilerin tuvalet veya oturma alanlarını kullanmasına izin veren eski uygulama değiştirilmişti. CEO Brian Niccol önderliğinde hayata geçirilen bu tarz kurallar, ödeme yapan misafirlere öncelik tanımayı hedefliyor. Pekin'deki ilk şubesini 1999 yılında açan ve bugün yaklaşık 8.000 mağazaya ulaşan marka, ucuz kahve sunan Luckin Coffee gibi yerel rakiplerin hızla büyümesi karşısında zorlanıyor.

Ekonomideki yavaşlama döneminde tüketicilerin isteğe bağlı harcamalara mesafeli yaklaşması, Starbucks'ın daha büyük ve pahalı kafe konseptini de doğrudan etkiliyor. Yerli markaların çok daha uygun fiyatlı içeceklerle pazarı domine etmesi, yabancı zincirlerin primli fiyat politikalarını sorgulatıyor. Şirket, yeni düzenlemeyle birlikte mağaza içi sirkülasyonu düzenleyerek karlılığı artırmayı ve artan rekabet ortamında varlığını sağlamlaştırmayı amaçlıyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yerel oyuncuların fiyat avantajı karşısında zorlanan küresel markaların, operasyonel süreçlerinde sert dönüşler yapması kaçınılmaz hale geliyor. Yaklaşık 8.000 şubeye sahip bir devin Çin pazarında satın alma zorunluluğu getirmesi, marjları koruma ve karlılığı artırma çabasının somut bir yansımasıdır. Özellikle Luckin Coffee gibi ucuz alternatiflerin pazar payını hızla büyüttüğü göz önüne alındığında, bu tür kısıtlayıcı kuralların sadık tüketici tabanını nasıl etkileyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.

Kaynak: Borsatek Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • emlak 365
    Çin'de inşaat demiri üretimi yılın ilk dokuz ayında azaldı
    Fotoğraf: emlak 365

    Çin Ulusal İstatistik Bürosunun paylaştığı verilere göre, ülkede inşaat demiri ve filmaşin üretimi ocak eylül döneminde geriledi. Aynı dönemde kaynaklı boru üretiminde ise artış kaydedilmesi dikkat çekti.

    • Eylül ayında inşaat demiri üretimi yıllık yüzde 12,6 azalarak 12,99 milyon ton oldu.
    • Ocak eylül döneminde filmaşin üretimi yıllık yüzde 8,2 düşüşle 92,57 milyon tona geriledi.
    • Kaynaklı boru üretimi aynı dönemde yüzde 4,7 artış göstererek 45,52 milyon tona çıktı.

    Küresel metal piyasalarını yakından ilgilendiren Çin'e ait yeni üretim verileri kamuoyuyla paylaşıldı. Çin Ulusal İstatistik Bürosu tarafından duyurulan rakamlara göre, yılın ilk dokuz ayında demir çelik ürünlerinde farklı grafikler ortaya çıktı. Ülke genelindeki inşaat demiri ve filmaşin miktarında düşüş yaşanırken, bazı sanayi borusu çeşitlerinde yükseliş kaydedildi.

    Yılın ocak ve eylül aylarını kapsayan dönemde filmaşin üretimi geçen yılın aynı zaman dilimine kıyasla yüzde 8,2 oranında geriledi. Bu düşüşle beraber toplam miktar 92,57 milyon ton seviyesine indi. Buna karşılık kaynaklı boru üretiminde yüzde 4,7 oranında bir artış görüldü ve üretim 45,52 milyon tona ulaştı.

    Yalnızca eylül ayındaki tablo incelendiğinde, inşaat demiri üretiminin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 azalarak 12,99 milyon ton olduğu görüldü. Aylık bazda ise üretimde sınırlı bir toparlanma yaşandı ve ağustos ayına kıyasla yüzde 3,2 artış kaydedildi. Filmaşin tarafında da eylül ayında benzer bir daralma yaşanarak üretim 10,06 milyon tona geriledi.

    Eylül ayında artış trendini sürdüren kalemlerden biri kaynaklı borular oldu. İlgili ayda kaynaklı boru üretimi yıllık bazda yüzde 1 artış gösterirken, ağustos ayına göre ise yüzde 4,2 oranında yükseldi ve toplamda 5,45 milyon tona ulaştı. Açıklanan bu resmi rakamlar, Çin sanayisindeki ürün bazlı dönemsel değişimleri gözler önüne seriyor.

    AI YORUMU

    Çin'in demir çelik üretimindeki bu dönemsel daralma, küresel hammadde fiyatlarını doğrudan etkileyen en belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. İnşaat demiri üretimindeki yüzde 12,6'lık yıllık düşüş, gayrimenkul ve altyapı sektörlerindeki yavaşlamanın imalat verilerine yansıdığını açıkça gösteriyor. Önümüzdeki aylarda bu azalış eğiliminin devam etmesi halinde, uluslararası çelik ticaretinde yeni bir maliyet dengesi kurulması kaçınılmaz hale gelecektir.

    Kaynak: emlak 365 Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Sözcü Ekonomi
    Coca-Cola'nın 5,1 milyar dolarlık Costa Coffee yatırımı hayal kırıklığı yarattı
    Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

    İçecek devi Coca-Cola'nın milyarlarca dolara bünyesine kattığı Costa Coffee, küresel pazarda beklenen büyüme hedeflerine ulaşamadı. Operasyonel zorluklar ve yüksek maliyetler nedeniyle şirket zorlu bir süreçten geçiyor.

    • 2018 yılında 5,1 milyar dolara satın alınan Costa Coffee beklentilerin gerisinde kaldı.
    • Şirket, 2021 ile 2025 yılları arasında kurumsal personel sayısını yüzde 18 oranında azalttı.
    • Costa Ltd., 2025 yılında gelirini yüzde 5 artırarak 1,29 milyar sterline çıkardı.

    Coca-Cola'nın eski üst yöneticisi James Quincey döneminde atılan kahve adımı, aradan geçen yıllara rağmen planlandığı gibi ilerlemedi. Küresel çay ve kahve pazarında güçlü bir konuma gelmek amacıyla yapılan devasa yatırım, operasyonel karmaşıklıklar ve stratejik hesap hataları yüzünden sekteye uğradı. Soğuk içecek pazarındaki gücünü otomatlar aracılığıyla yaymayı hedefleyen şirket, rakiplerinin gerisinde kaldı.

    İngiltere'de geniş bir zincir ağına sahip olan marka, ABD pazarında istenen bilinirliğe erişemedi. Ayrıca kutu içinde barista olarak planlanan otomat ağının bakımı geleneksel cihazlara göre çok daha masraflı çıktı.

    Otomat sayısı 8 bin 237 seviyesinden 15 binin üzerine çıkarılmasına rağmen taze süt kullanımı ve günlük bakım gereksinimleri teknik engeller yarattı. Salgın döneminin getirdiği kapanmalar temel gelir kaynaklarını keserken, dükkan yenileme süreçleri de rakiplerin gerisinde kaldı. Maliyetleri düşürmek için başlatılan franchise odaklı Project Decaf hamlesi yüksek fiyat beklentileri yüzünden yavaş ilerledi.

    Geçtiğimiz yılın sonlarında markanın elden çıkarılması için TDR Capital dahil potansiyel alıcılarla 1 milyar sterlin seviyesinde görüşmeler yapıldığı, ancak anlaşma sağlanamadığı öne sürüldü. Tüm bu zorluklara rağmen Coca-Cola kahve kategorisinin stratejik parçası olmaya devam ettiğini belirtiyor. Şirket verilerine göre Costa, 2025 yılında gelirini artırarak 20,4 milyon sterlin faaliyet karı elde etmeyi başardı.

    AI YORUMU

    Restoran ve kafe işletmeciliği, dev içecek üreticilerinin alışkın olduğu yüksek marjlı ve standartlaştırılmış ambalajlı ürün modelinden tamamen farklı dinamikler barındırıyor. Şirketin milyarlarca dolarlık devasa bütçesine rağmen perakende sektöründeki yerel operasyonel maliyetleri yönetmekte zorlanması, bu tür çapraz yatırımların ne denli yüksek risk içerdiğini açıkça gösteriyor. Tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiği pazarlarda porsiyon bazlı otomat veya mağazacılık modelleri, dijitalleşme ve tedarik zinciri esnekliği sağlanamadığı takdirde kârlılıktan çok uzun vadeli bir mali yük haline dönüşebilir. Şirket maliyet disiplini sağlasa da pazar payı savaşında geride kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

    Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • CNN Türk
    Elazığ vişne mermeri ihracatını uçurdu: Çin talebi yüzde 30 arttı
    Fotoğraf: CNN Türk

    Elazığ'ın Alacakaya ilçesinde çıkarılan özel vişne mermeri, uluslararası pazarlarda rekor ilgi görüyor. Ürünün Çin'e yapılan sevkiyatı yılın ilk yarısında geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 30 oranında yükseldi.

    • Çin'e yapılan vişne mermeri sevkiyatı 2026'nın ilk yarısında yüzde 30 arttı.
    • Özel taş; Dubai, ABD, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelere de satılıyor.

    Türkiye'nin doğal taş sektöründeki en önemli varlıklarından biri olan vişne mermeri, uluslararası alanda adından söz ettirmeye devam ediyor. Elazığ'ın Alacakaya ilçesindeki ocaklardan çıkarılan bu özel taş, kendine has renk tonları ve damarlı yapısıyla mimarlık projelerinde öne çıkıyor. Küresel pazardaki alıcıların yoğun ilgi gösterdiği ürün, özellikle üst segment yapı tasarımlarında kendine yer buluyor.

    Uzak Doğu'nun en büyük ekonomisi konumundaki Çin, bu dönemde en fazla sevkiyat yapılan bölgelerin başında geldi. Çinli alıcıların tercihi genellikle blok mermerden yana olurken moloz satışları ise sınırlı tutuluyor.

    İhracat rakamlarındaki artışın yanı sıra işletmenin üretim kapasitesi de dikkat çekiyor. Tesis yıllık bazda fabrikada yaklaşık 200 bin metrekare, blok üretiminde ise 15 ile 20 bin ton arasında kapasiteye sahip. Süreçlerin daha verimli hale getirilmesiyle birlikte küresel müşterilere daha hızlı sevkiyat yapılması hedefleniyor.

    Sadece Çin pazarıyla sınırlı kalmayan vişne mermeri; Dubai, ABD, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi farklı coğrafyalara da gönderiliyor. Avrupa pazarındaki talebin de sürdüğünü belirten yetkililer, lüks mimari projeler için görüşmelerin devam ettiğini ve gelecek döneme dair beklentilerin yüksek olduğunu vurguluyor.

    AI YORUMU

    Yerel kaynakların küresel pazarda katma değer yaratması, bölge ekonomisinin dış ticaret dengesi açısından belirleyici bir rol üstleniyor. Yılın ilk altı ayında yakalanan yüzde 30'luk artış oranı, hammadde ihracatında doğru pazar stratejisinin somut bir karşılığıdır. Çin gibi devasa bir pazardan gelen büyük ölçekli siparişler karşılanmazsa, küresel rekabette başka ülkelerin öne çıkma riski doğabilir. Şirketlerin kapasiteyi 200 bin metrekare seviyesinde tutarak sevkiyat hızını artırması bu tür riskleri dengeleyen temel unsurdur.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • ekotürk
    Orta Doğu gerilimi sürerken Çin ham petrol stoklarını hızla eritiyor
    Fotoğraf: ekotürk

    Orta Doğu hattındaki gerilimler enerji fiyatlarında risk primini canlı tutmaya devam ediyor. Bu süreçte Çin rafinerilerinin günlük ham petrol stoklarını azalttığı ve ithalat ile üretim dengesinde değişime gittiği belirlendi.

    • Çin, eylül ayında günlük yaklaşık 500 bin varil ham petrol stoku kullandı.
    • Bölgedeki güvenlik kaygıları tanker navlun ücretlerini rekor seviyelere çıkardı.
    • ABD yönetimi yaptırım dışı tanker kapasitesini artırmak için yeni adımlar değerlendiriyor.

    Küresel enerji piyasalarında Basra Körfezi çıkışlı sevkiyatlar kesintisiz sürse de Orta Doğu kaynaklı gerilimler fiyatlar üzerindeki jeopolitik risk primini canlı tutuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının analizlerine göre, henüz fiili bir arz kesintisi yaşanmamış olmasına rağmen olası senaryolar anlık olarak piyasa fiyatlarına yansıtılıyor. Bölgesel risklerin zayıfladığına dair somut bir işaretin henüz görülmemesi, fiyatların yüksek bantta kalmasını tetikliyor.

    Yaşanan gerilim dalgası deniz yolu taşımacılığında rotaların uzamasına ve tankerlerin verimli kullanılamamasına yol açtı. Bu durum navlun ücretlerinde tarihi rekorların kırılmasına neden olurken, ham petrolün nihai teslimat maliyetini de doğrudan yukarı çekti. ABD makamları, yaptırım uygulanan bazı tankerlerin satışına onay vererek taşımacılık kapasitesini genişletmek ve maliyetleri hafifletmek amacıyla yeni formüller üzerinde çalışıyor.

    Uzak Doğu'da ise üretim ve tüketim cephesinde dikkat çekici hareketlilik yaşanıyor. Çin'in günlük ham petrol üretimi eylül ayında aylık yüzde 0,6 ve yıllık yüzde 2,5 oranında artarak 4,45 milyon varil seviyesine ulaştı. Ülke genelindeki rafinerilerin günlük işleme hacmi önceki aya kıyasla hafif bir artış gösterip 14 milyon varili aşsa da, geçen yılın aynı döneminin yüzde 8,4 gerisinde kaldı.

    Yapılan detaylı veri hesaplamaları, Çin'in eylül ayında günlük ortalama 500 bin varil olmak üzere toplamda yaklaşık 16 milyon varil ham petrol stokunu tükettiğini ortaya koydu. Aynı dönemde ülkenin görünür petrol talebi aylık yüzde 2,7 ve yıllık yüzde 15,2 azalışla günlük 12,75 milyon varile geriledi. Stok erimesi, talepteki daralmaya rağmen rafineri girdilerinin içerideki rezervlerden karşılandığını net biçimde gösteriyor.

    AI YORUMU

    Piyasalardaki risk priminin yüksek seyretmesi, arz güvenliğine yönelik endişelerin kalıcı olduğunu kanıtlıyor. Çin gibi dev bir tüketicinin stok eritme yoluna gitmesi, ithalat maliyetlerindeki artışa karşı yerel dengeyi koruma hamlesi olarak okunmalıdır. Tanker navlun ücretlerinin rekor kırması ise enerji ithal eden gelişmekte olan ekonomiler için maliyet baskısını artırıyor. Sevkiyat yollarındaki olası bir rahatlama, navlun fiyatlarını aşağı çekmezse küresel akaryakıt enflasyonunda gevşeme beklenmemelidir.

    Kaynak: ekotürk Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler