Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
TMMOB Samsun Şubesi: 2018 öncesi binalar depreme karşı riskli
•2 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Samsun Gazetesi
Özet
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Özcan Özen, kentteki yapı stokuna dair uyarılarda bulundu. Özellikle 2018 öncesi inşa edilen binalar ile İlkadım ilçesindeki yoğun yapılaşmanın olası depremlerde riski artırdığı vurgulandı.
Öne çıkanlar
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 yılında yürürlüğe girdi.
2000 öncesi binalarda nervürsüz demir ve düşük beton kalitesi görülüyor.
İlkadım ilçesindeki yoğun yapılaşma olası deprem riskini yükseltiyor.
Haberin Detayı
Samsun genelindeki yapı stokunun güncel durumu ve kentin olası bir afete hazırlık seviyesi, TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi tarafından masaya yatırıldı. Şube Başkanı Özcan Özen, risklerin azaltılması adına yapı denetim mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini belirtti. Riskli yapıların tespit edilip kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, kentin geleceği açısından elzem görünüyor.
Mevcut düzenlemelerin gelişim sürecine değinen Özen, 2018 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin önemine işaret etti. Bu metnin temel gayesinin güvenli yapılar tasarlamak olduğunu hatırlatan uzman isim, daha önce 2007 yönetmeliğinin uygulandığını aktardı. Uluslararası standartlar baz alınarak hazırlanan kuralların sahasında eksiksiz uygulanabilmesi için sıkı bir denetime ihtiyaç duyuluyor.
Geçmiş depremlerde yaşanan yıkımların nedenlerine dikkat çeken Özen, 2000 yılı öncesi yapım tekniklerindeki hatalara işaret etti. Kahramanmaraş merkezli felaketlerde de görülen nervürsüz demir kullanımı ve zayıf beton kalitesinin Samsun'daki eski yapılarda da risk yarattığı ifade edildi. Sürecin yalnızca inşaat mühendisliğiyle değil, tüm ilgili disiplinlerin ortak çalışmasıyla yürütülmesi isteniyor.
Samsun'un ilçe bazındaki risk dağılımına bakıldığında özellikle İlkadım ilçesi öne çıkıyor. Bölgedeki yapılaşma yoğunluğunun yanı sıra 2018 yönetmeliğinden önce inşa edilmiş binaların fazlalığı dikkat çekiyor. Yetkililer, afet öncesinde bu binaların envanterinin çıkarılması ve zemin özellikleriyle birlikte bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini savunuyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Yapı stoğunun dönüşümü, afet anındaki can kayıplarını önlemek için ertelenemez bir zorunluluktur. 2000 yılı öncesi standartlarda inşa edilen binaların barındırdığı nervürsüz demir ve düşük beton kalitesi, olası bir sarsıntıda yıkım ihtimalini katlıyor. İlkadım gibi yoğun nüfuslu ve eski yapılaşmanın baskın olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşlar için risk doğrudan artıyor. Yerel yönetimlerin, 2018 yönetmeliği öncesi binaların envanterini tamamlayıp denetimleri sıkılaştırmaması durumunda, yaşanabilecek felaketlerin faturası çok ağır olacaktır.
Kaynak:
Samsun Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Gültekin Güllü, deprem riskine karşı İstanbul merkezli kentsel dönüşüm modelinin diğer illere yaygınlaştırılmasını talep etti. Kent genelinde yürütülen envanter çalışmalarında 5 bin yapının acilen yenilenmesi gerektiği bildirildi.
Eskişehir'de yapılan ön incelemelerde 5 bin bina acil dönüşüm bekliyor.
İstanbul'daki Yarısı Bizden kampanyasının deprem riskli 55 ile genişletilmesi istendi.
Kent merkezinde incelenen 51 bin 801 binadan 10 bininin riskli olduğu açıklandı.
Türkiye genelinde deprem riskine karşı yürütülen yapı yenileme çalışmalarının kapsamının genişletilmesi yönündeki talepler artıyor. Tüketiciyi Destekleme Derneği Genel Başkan Yardımcısı Dr. Gültekin Güllü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada kentsel dönüşüm sürecine dair önemli önerilerde bulundu.
Güllü, İstanbul'da uygulanan ve talep gören Yarısı Bizden modelinin yalnızca tek bir şehirle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. AFAD verilerine göre birinci ve ikinci derece deprem kuşağında yer alan 55 ilde bu uygulamanın hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Bu kapsamda kent merkezinde toplam 51 bin 801 binanın ön incelemeden geçirildiği aktarıldı.
Yürütülen tarama faaliyetleri sonucunda yaklaşık 10 bin yapının riskli kategoride yer aldığı tespit edildi. Uzmanlar bunlardan 5 bin binanın çok acil bir şekilde dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Süreçte merkezi idare ile yerel yönetimlerin ortak hareket etmesinin şart olduğu vurgulanarak rezerv alanların oluşturulması, konut projelerinin geliştirilmesi, kira yardımı ve vergi indirimleri gibi teşviklerin hayata geçirilmesi gerektiği kaydedildi.
AI YORUMU
Yerel ölçekte yapılan yapı stoku taramaları, kentsel dönüşümün artık ertelenemez bir zorunluluk olduğunu somut rakamlarla ortaya koyuyor. İncelenen 51 bin üzerindeki binadan 5 bininin acilen yenilenmesi gerekliliği, olası afet senaryolarında yaşanabilecek kayıpların önüne geçilmesi açısından kritik bir eşik oluşturuyor. İstanbul'daki finansal destek modellerinin diğer illere uyarlanması, dar gelirli mülk sahiplerinin sürece katılımını doğrudan kolaylaştıracaktır. Benzer teşvik mekanizmaları ülke geneline yayılmadığı takdirde, riskli yapıların tasfiyesi yerel bütçelerin imkânlarıyla sınırlı kalacaktır.
Manisa’nın Demirci ilçesinde yıkılan Cumhuriyet İlkokulu yerine modern, 8 derslikli bir okul inşa edilecek. Projenin ihalesi 17 Kasım 2026’da gerçekleştirilecek.
Yıkılan okulun yerine 8 derslikli, çok amaçlı modern bir yapı planlanıyor.
İhale 17 Kasım 2026’da Manisa YİKOB tarafından yapılacak.
Yeni okulda öğrenci, öğretmen ve idari ihtiyaçları karşılayacak geniş alanlar bulunacak.
Manisa’nın Demirci ilçesinde, Cumhuriyet İlkokulu’nun yıkım kararı sonrası yeni bir eğitim binası inşa edilecek. Projenin amacı, öğrencilere güvenli, çağdaş bir öğrenim ortamı sunmak.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, sosyal medya üzerinden yeni okulun detaylarını duyurdu. Proje kapsamında 8 derslik, anaokulu dersliği, görsel sanatlar atölyesi, müzik dersliği, kütüphane, beden eğitimi salonu ve çok amaçlı salon bulunacak.
Okul ayrıca yemek salonu, öğrenci kantini, rehberlik servisi, idari birimler, okul aile birliği odası ve rehberlik odası gibi hizmet alanlarını da kapsayacak. Mescit, sığınak, arşiv ve depo alanları da planlanmış.
İhalenin 17 Kasım 2026’da yapılması planlanırken, proje tamamlandığında Demirci öğrencilerinin akademik ve sosyal faaliyetlerini daha donanımlı alanlarda gerçekleştirebilecekleri öngörülüyor.
AI YORUMU
Bu yatırım, deprem sonrası güvenliği yeniden kurmanın ötesinde, öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyecek zengin donatılı bir yapı sunuyor. Halk için hem güvenli hem de motivasyonu artırıcı bir ortam yaratılması bekleniyor.
Muğla'nın Fethiye ilçesinde, olası bir afet riskine karşı güvenlik önlemleri kapsamında riskli raporu bulunan yapılar ortadan kaldırılıyor. Alınan karar doğrultusunda toplam üç binanın yıkım işlemleri başlatıldı.
Fethiye genelinde depreme dayanıksız raporu bulunan 3 bina yıkılıyor
Güvenlik önlemleri çerçevesinde riskli yapıların tasfiye süreci başladı
Bölgedeki afet riskini azaltmak amacıyla kentsel önlemler hız kazandı
Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönüşüm ve riskli yapı tespit çalışmaları, yerel yönetimlerin aldığı kararlarla hız kesmeden devam ediyor. Muğla ilinin turistik ve yoğun nüfuslu ilçelerinden biri olan Fethiye'de de benzer bir güvenlik hamlesi hayata geçirildi. Uzmanlar tarafından yapılan incelemeler sonucunda can ve mal güvenliği açısından tehlike arz ettiği belirlenen binalar için harekete geçildi.
Yapılan teknik değerlendirmeler ve incelemeler neticesinde, depreme karşı dayanıksız olduğu kesinleşen üç yapının yıkılmasına karar verildi. Yerel yetkililerin denetiminde yürütülen bu süreçte, çevrede gerekli tüm emniyet tedbirleri alınarak çalışmalar başlatıldı. İş makinelerinin katılımıyla gerçekleştirilen yıkımlar sayesinde, olası bir sarsıntıda yaşanabilecek can kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bölge halkının güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu hamle, özellikle son dönemde artan deprem bilinciyle birlikte büyük önem taşıyor. Yapı stoku yaşlanan ve riskli olduğu tespit edilen binaların ortadan kaldırılması, ilçenin gelecekteki afetlere karşı direncini artıracak temel adımlar arasında yer alıyor. Yetkililer, tehlike saçan yapıların tespiti ve bertarafı konusundaki denetimlerin titizlikle süreceğini vurguluyor.
Yıkım çalışmaları tamamlandıktan sonra boşalan arazilerin nasıl değerlendirileceği ve imar süreçlerinin nasıl işleyeceği merak ediliyor. Uzmanlar, yerel yönetimlerin bu tür riskli yapıları hızla ayıklamasının şehirleşme adına önemli bir kazanım olduğunu belirtiyor. Fethiye'deki bu operasyon, diğer riskli bölgelerdeki çalışmalar için de emsal teşkil edebilecek bir nitelik taşıyor.
AI YORUMU
Yerel yönetimlerin riskli yapı stokuna karşı attığı bu tür adımlar, felaketler kapıyı çalmadan önce atılması gereken zorunlu adımlardır. Üç binanın yıkılması tek başına tüm sorunu çözmese de, zayıf halkaların sistemden çıkarılması açısından somut bir başlangıç noktası oluşturur. Özellikle deprem kuşağında yer alan yerleşim yerlerinde bu tür müdahalelerin gecikmeden yapılması, yaşanabilecek trajedilerin boyutunu küçültmek için hayati bir rol oynar. İlerleyen süreçte benzer raporlara sahip diğer binalar için de aynı kararlılığın gösterilmesi bekleniyor.
Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlattığı büyük yeniden inşa süreci, Rusya'nın köklü medya kuruluşlarından Komsomolskaya Pravda tarafından detaylı şekilde haberleştirildi. Dijital platformda geniş yer bulan çalışmalarda konutlardan altyapıya kadar pek çok alan ele alındı.
KP.ru platformu, 15. günde temeli atılan kalıcı konutları ve 45. günde teslim edilen köy evlerini manşetine taşıdı.
Çalışmalarda 200 bin civarında mimar, mühendis ve işçi görev alarak saatte 23 konut yapım hızına ulaştı.
Japonya'nın finansman desteğiyle Hatay ve Kahramanmaraş'ta enkaz dönüşüm pilot tesisleri kuruldu.
Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların ardından başlatılan kapsamlı ihya ve inşaat seferberliği, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının koordinasyonunda sürdürülen faaliyetler, Rusya medyasının da öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Yüz yılı aşkın süredir yayın yapan Komsomolskaya Pravda, internet sitesi üzerinden aktardığı dosya haberde sürecin ulaştığı boyutları okuyucularına aktardı.
Paylaşılan bilgilere göre yürütülen faaliyetler yalnızca konut üretimiyle sınırlı kalmayıp ticaret merkezleri, eğitim kurumları ve altyapı ağlarını da kapsıyor. Sürecin ilk aşamalarında hızla harekete geçilerek 15. günde ilk kalıcı konutların temelleri atılırken kırsal alandaki ilk köy evleri 45. günde hak sahiplerine verildi. Genişleyen şantiye ağı sayesinde 174 farklı bölgede toplam 3 bin 481 ayrı noktada eş zamanlı inşaat faaliyeti icra edildi.
Yaklaşık 200 bin mühendis, mimar ve şantiye emekçisinin ter döktüğü projelerde, yoğun dönemeçte saatte 23 ila günde 550 konut inşa etme kapasitesi yakalandı. Malatya İkizce, Adıyaman İndere, Hatay Dikmece ve Kahramanmaraş Altınova gibi bölgeler adeta sıfırdan kurulan uydu şehirlere dönüştü. Bununla birlikte Hatay'da Tarihi Uzun Çarşı, Kurtuluş Caddesi, Meclis binası ve Asi Nehri çevresi gibi simge noktalar tarihi dokusuna uygun biçimde yeniden ele alındı.
Bölgesel altyapı yatırımları kapsamında 11 il genelinde içme suyu, yağmur suyu ve kanalizasyon hatlarını içeren 11 bin kilometreden uzun şebeke yenilendi. İskenderun sahilinde ise 3,5 kilometrelik kıyı şeridi ile 303 bin metrekarelik alan halkın kullanımına yönelik olarak yeniden düzenlendi. Öte yandan enkaz kaldırma çalışmalarına paralel olarak kurulan geri dönüşüm tesisleri de dikkat çeken bir başka detay oldu.
Japonya hükümetinin sağladığı 4,83 milyon dolarlık finansal destekle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve bakanlık iş birliğinde Hatay ile Kahramanmaraş'ta iki pilot tesis faaliyete geçirildi. Temin edilen üç mobil kırma ünitesi sayesinde tehlikeli malzemeler ayrıştırılarak beton atıkları yol temeli ve kaldırım taşı üretiminde yeniden değerlendiriliyor. Sadece Hatay'daki tesis saatte yaklaşık 500 ton malzeme işleme kapasitesiyle sürece katkı sunuyor.
AI YORUMU
Uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye'deki yeniden inşa sürecini bu denli kapsamlı incelemesi, milyarlarca dolarlık altyapı ve konut hamlesinin sınır ötesindeki yankılarını net biçimde gösteriyor. Yaklaşık 200 bin çalışanın görev aldığı ve saatte 23 konut üretilebilen böylesine devasa bir şantiye organizasyonu, dünya genelindeki benzer afet sonrası operasyonlarla kıyaslandığında eşine az rastlanır bir lojistik kapasite ortaya koyuyor. Özellikle enkaz dönüşüm tesislerinin kurulması, sadece barınma değil aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da kritik bir eşiğin aşıldığını doğruluyor.