Ekonomi

Kahramanmaraş'ta sanayiciler deprem sonrasından beri en ağır finansman krizinde

Kahramanmaraş'ta sanayiciler deprem sonrasından beri en ağır finansman krizinde Fotoğraf: KARAR

Özet

Kahramanmaraşlı iş insanları, üretim kapasitelerini korumakta zorlandıkları bu dönemde finansman sıkıntılarının deprem günlerini aratmadığını belirtti. KASİAD Başkanı İsmail Dinçer, kent nüfusunun afetten bu yana eksik kaldığını ve iplik üretim oranlarının gerilediğini duyurdu.

Öne çıkanlar

  • Kahramanmaraş nüfusu deprem dönemi göçleri sonrasında hala 31 bin kişi eksik seviyede seyrediyor.
  • Türkiye'nin iplik ihtiyacını karşılama oranı yüzde 65 seviyesinden yüzde 55 oranına geriledi.
  • Sanayiciler, tesislerin yüzde 100 kapasiteyle çalışamadığını ve en büyük sorunun finansman olduğunu söylüyor.

Haberin Detayı

Kahramanmaraş Sanayici ve İş İnsanları Derneği tarafından düzenlenen beşinci ödül töreninde iş dünyasının karşılaştığı ekonomik zorluklar masaya yatırıldı. KASİAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Dinçer, kentin üretim ve ihracat gücünün korunması gerektiğini vurgularken sanayicilerin yaşadığı darboğaza dikkat çekti. Fabrikaların sadece üretim araçlarından ibaret olmadığını, arkasında büyük bir emek ve tecrübe barındırdığını ifade etti.

Üretimdeki başarıların sosyal yaşam kalitesine de yansıtılması gerektiğini belirten Dinçer, genç kuşakların iş hayatından beklentilerinin değiştiğini dile getirdi. Sanayi sektörünün yalnızca üretim yapılan bir alan olmaktan çıkarak gençlerin geleceklerini inşa edebileceği bir yapıya kavuşması gerektiğini kaydetti. Ayrıca deprem sonrasında yaşanan göç hareketliliğinin tersine dönmesine rağmen nüfusta hala 31 bin kişilik bir eksiklik bulunduğunu aktardı.

Geçmişte ülkenin iplik talebinin yüzde 65'lik kısmını karşılayan kentin, günümüzde bu oranın yüzde 55 seviyesine gerilediği açıklandı. Sektör temsilcileri krizlerden şikayet etmek yerine kendi çözümlerini üretmeye çalıştıklarını ancak finansman yükünün artık taşınamaz boyuta ulaştığını ifade etti. Bölgedeki tesislerin hiçbirinin tam kapasiteyle çalışamadığı ve mevcut tablonun deprem günlerini aratmayacak kadar zorlu olduğu vurgulandı.

Tekstil sektörünün sarsılması durumunda bunun istihdam üzerinde domino etkisi yaratabileceği uyarısı yapıldı. Kent ekonomisinin büyük ölçüde inşaat faaliyetleriyle ayakta durduğu ve binalar yenilenirken toplumsal travmanın uzun süre kalabileceği ifade edildi. İş dünyasının temel amacının kar etmekten ziyade şirketleri açık tutmak ve çarkları döndürmek noktasına geldiği belirtildi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Finansman maliyetlerinin bu seviyede kalması, sermaye birikimi zayıflayan KOBİ'lerin faaliyetlerini tamamen durdurma riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açar. Kahramanmaraş gibi üretim odaklı bir merkezde yüzde 55'e gerileyen tedarik payı, bölgesel istihdamın yanı sıra ülke genelindeki tekstil tedarik zincirini de doğrudan zedeler. Destek mekanizmaları devreye girmezse çarkları döndürmeye çalışan şirketlerin birkaçı kapanabilir ve bu durum işsizlik oranlarında kalıcı artışlar doğurur.

Kaynak: KARAR Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Karabük Postası
    Tekstil sektöründe kriz: 7 fabrika kapandı, 5 bin kişi işsiz kaldı
    Fotoğraf: Karabük Postası

    Küresel ve yerel ekonomik baskılar tekstil sektöründe derin yaralar açmaya devam ediyor. Alınan son kararlar doğrultusunda yedi üretim tesisi faaliyetlerini durdururken, beş bin çalışan işini kaybetti.

    • Yedi üretim tesisi tamamen kapatıldı ve beş bin çalışan işsiz kaldı.
    • Sektör temsilcileri üretim maliyetlerinin ve finansal yüklerin artışına dikkat çekiyor.
    • İstihdam kaybının bölgesel ekonomik dengeleri doğrudan sarsması bekleniyor.

    Türkiye'nin önde gelen endüstri kollarından biri olan tekstil sektörü, son dönemde artan maliyetler ve talep daralması nedeniyle zorlu bir süreçten geçiyor. Sektör genelinde hissedilen ekonomik sıkıntılar, üretim tesislerinin teker teker kepenk indirmesine yol açıyor. Alınan son kararlar neticesinde yedi farklı fabrikanın faaliyetlerine tamamen son verildiği açıklandı.

    Fabrikaların kapılarına kilit vurmasıyla birlikte binlerce emekçi aniden işsizler ordusuna katıldı. Yapılan resmi olmayan ilk hesaplamalara göre, kapanan tesislerde görev yapan toplam beş bin kişi işini kaybetti. Bu durum, çalışanların aileleriyle birlikte geniş bir kesimi doğrudan olumsuz etkileyen büyük bir sosyal ve ekonomik dalgalanma yarattı.

    Üreticiler, enerji giderlerindeki artışlar, ham madde temininde yaşanan sıkıntılar ve ihracat pazarındaki daralmaların bu radikal kararın alınmasında başrol oynadığını belirtiyor. Maliyetlerin sürdürülemez boyutlara ulaşması, şirket yönetimlerini küçülme veya tamamen tasfiye olma seçenekleriyle baş başa bıraktı. Kapanan fabrikaların yerine yenilerinin açılıp açılmayacağı ise belirsizliğini koruyor.

    İşsiz kalan binlerce kişinin kısa vadede yeni bir iş bulma ihtimalinin düşük olması, yerel ekonomilerde dikey bir daralmaya neden olabilir. Bölgedeki esnaf ve tedarik zincirleri de fabrikaların kapanışından doğrudan etki alıyor. Sektör paydaşları, acil destek paketleri devreye alınmadığı takdirde benzer kapanmaların diğer firmalar için de kaçınılmaz hale geleceği konusunda uyarıyor.

    AI YORUMU

    Üretim maliyetlerinin kontrol altına alınamaması, geleneksel ihracat kalemlerimizde kalıcı tahribat yaratma potansiyeli taşıyor. Beş bin çalışanın işini kaybetmesi, yalnızca bireysel bir gelir kaybı değil, aynı zamanda tedarik zincirindeki tüm alt sektörleri vuran domino etkisi anlamına geliyor. Destek mekanizmaları devreye girmediği takdirde, önümüzdeki çeyrekte benzer ölçekteki diğer işletmelerin de iflas bayrağı çekmesi kaçınılmaz bir senaryo olarak masada duruyor.

    Kaynak: Karabük Postası Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Gazetecin
    Deprem Bölgesinden İyi Haber: Kahramanmaraş İhracatı Artışa Geçti
    Fotoğraf: Gazetecin

    Kahramanmaraş'ın dış ticaret verilerinde yaşanan hareketlilik kentte memnuniyet yarattı. Deprem felaketinin izlerini silmeye çalışan şehrin ihracat hacmi yüzde 1,8 oranında yükseliş kaydetti.

    • Kahramanmaraş'ın ihracat oranında yüzde 1,8'lik bir artış gerçekleşti.
    • Kent ekonomisi deprem sonrasında toparlanma süreçlerini hızlandırıyor.
    • Üretim tesislerindeki kapasite artışları dış ticaret verilerine doğrudan yansıdı.

    Kahramanmaraş ekonomisi, yaşanan büyük felaketin ardından üretim ve ticaret alanında toparlanma sinyalleri vermeye devam ediyor. Kentte faaliyet gösteren sanayi kuruluşları ve işletmeler, kapasite artırımı hamleleriyle dış pazarlardaki konumlarını korumaya çalışıyor. Son açıklanan dış ticaret verileri, bu çabaların somut sonuçlar vermeye başladığını açıkça gösteriyor.

    Geride kalan zorlu döneme rağmen üretim zincirini yeniden kurmayı başaran üreticiler, dış satım rakamlarında yukarı yönlü bir ivme yakaladı. Şehrin genel ihracat hacmi yüzde 1,8 oranında artış göstererek ekonomistler ve iş dünyası temsilcileri arasında olumlu bir hava yarattı. Bu oran, bölgedeki ticari faaliyetlerin kademeli olarak eski gücüne kavuştuğunun somut bir kanıtı olarak öne çıkıyor.

    Yerel üreticilerin uluslararası pazarlardaki varlıklarını sürdürmesi, istihdamın korunması ve şehrin yeniden imarı açısından büyük bir etkiye sahip bulunuyor. Sanayi odalarının ve meslek örgütlerinin destekleriyle hayata geçirilen projeler, işletmelerin mali direncini artırıyor. Elde edilen bu oran, ticaret erbabının tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadığını gözler önüne seriyor.

    Uzmanlar, yakalanan bu ivmenin kalıcı hale gelmesi için lojistik desteklerin ve finansal teşviklerin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğine işaret ediyor. Bölgedeki ticari hareketliliğin önümüzdeki aylarda daha da genişlemesi ve diğer sektörlere de sıçraması bekleniyor. Kahramanmaraş'ın dış ticaretteki bu küçük ama değerli sıçraması, ülkenin genel ekonomik dengeleri açısından da takip ediliyor.

    AI YORUMU

    Kahramanmaraş'ın yakaladığı yüzde 1,8'lik ihracat artışı, yerel ekonominin direnç gösterme kapasitesini kanıtlıyor. Bu oran, bölgedeki sanayi tesislerinin henüz tam kapasiteye ulaşamamış olmasına rağmen üretim çabasından vazgeçmediğini gösteriyor. Özellikle imalat sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, bu süreçten en çok etkilenen kesimlerin başında geliyor. Eğer lojistik maliyetler kontrol altında tutulabilirse, önümüzdeki çeyrekte daha yüksek artış oranları görmek mümkün olabilir.

    Kaynak: Gazetecin Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • emlak 365
    Çin'de inşaat demiri üretimi yılın ilk dokuz ayında azaldı
    Fotoğraf: emlak 365

    Çin Ulusal İstatistik Bürosunun paylaştığı verilere göre, ülkede inşaat demiri ve filmaşin üretimi ocak eylül döneminde geriledi. Aynı dönemde kaynaklı boru üretiminde ise artış kaydedilmesi dikkat çekti.

    • Eylül ayında inşaat demiri üretimi yıllık yüzde 12,6 azalarak 12,99 milyon ton oldu.
    • Ocak eylül döneminde filmaşin üretimi yıllık yüzde 8,2 düşüşle 92,57 milyon tona geriledi.
    • Kaynaklı boru üretimi aynı dönemde yüzde 4,7 artış göstererek 45,52 milyon tona çıktı.

    Küresel metal piyasalarını yakından ilgilendiren Çin'e ait yeni üretim verileri kamuoyuyla paylaşıldı. Çin Ulusal İstatistik Bürosu tarafından duyurulan rakamlara göre, yılın ilk dokuz ayında demir çelik ürünlerinde farklı grafikler ortaya çıktı. Ülke genelindeki inşaat demiri ve filmaşin miktarında düşüş yaşanırken, bazı sanayi borusu çeşitlerinde yükseliş kaydedildi.

    Yılın ocak ve eylül aylarını kapsayan dönemde filmaşin üretimi geçen yılın aynı zaman dilimine kıyasla yüzde 8,2 oranında geriledi. Bu düşüşle beraber toplam miktar 92,57 milyon ton seviyesine indi. Buna karşılık kaynaklı boru üretiminde yüzde 4,7 oranında bir artış görüldü ve üretim 45,52 milyon tona ulaştı.

    Yalnızca eylül ayındaki tablo incelendiğinde, inşaat demiri üretiminin geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 azalarak 12,99 milyon ton olduğu görüldü. Aylık bazda ise üretimde sınırlı bir toparlanma yaşandı ve ağustos ayına kıyasla yüzde 3,2 artış kaydedildi. Filmaşin tarafında da eylül ayında benzer bir daralma yaşanarak üretim 10,06 milyon tona geriledi.

    Eylül ayında artış trendini sürdüren kalemlerden biri kaynaklı borular oldu. İlgili ayda kaynaklı boru üretimi yıllık bazda yüzde 1 artış gösterirken, ağustos ayına göre ise yüzde 4,2 oranında yükseldi ve toplamda 5,45 milyon tona ulaştı. Açıklanan bu resmi rakamlar, Çin sanayisindeki ürün bazlı dönemsel değişimleri gözler önüne seriyor.

    AI YORUMU

    Çin'in demir çelik üretimindeki bu dönemsel daralma, küresel hammadde fiyatlarını doğrudan etkileyen en belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. İnşaat demiri üretimindeki yüzde 12,6'lık yıllık düşüş, gayrimenkul ve altyapı sektörlerindeki yavaşlamanın imalat verilerine yansıdığını açıkça gösteriyor. Önümüzdeki aylarda bu azalış eğiliminin devam etmesi halinde, uluslararası çelik ticaretinde yeni bir maliyet dengesi kurulması kaçınılmaz hale gelecektir.

    Kaynak: emlak 365 Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • CNN Türk
    Sanayi üretici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,32 oranında arttı
    Fotoğraf: CNN Türk

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre toplam sanayi üretici fiyat endeksi eylül ayında aylık bazda yüzde 2,31 yükseldi. Sektörel bazdaki maliyet tırmanışı sürerken yıllık ortalama artış oranı yüzde 29,35 olarak kayıtlara geçti.

    • Sanayi üretici fiyatları eylülde yıllık yüzde 29,32 arttı.
    • Madencilik ve taş ocakçılığı yıllık bazda yüzde 35,92 ile en yüksek artışı gördü.
    • Ana sanayi grupları içinde yıllık en büyük artış yüzde 44,64 ile enerjide yaşandı.

    Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan eylül ayı sanayi üretici fiyat endeksi verileri, üretim maliyetlerindeki yükseliş eğiliminin devam ettiğini gösterdi. Açıklanan rakamlara göre toplam endeks eylülde bir önceki aya kıyasla yüzde 2,31 artış kaydetti. Yıllık bazdaki artış ise yüzde 29,32 seviyesine ulaştı.

    Sektörel kırılımlar incelendiğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla en yüksek fiyat artışı yüzde 35,92 ile madencilik ve taş ocakçılığı alanında görüldü. İmalat sanayindeki fiyat artışı yüzde 30,58 olurken su temini, kanalizasyon ve atık yönetimi faaliyetlerinde bu oran yüzde 29,7 olarak gerçekleşti.

    Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme sektöründe ise yıllık artış yüzde 8,67 seviyesinde kaldı. Ana sanayi gruplarının yıllık performansında enerji sektörü yüzde 44,64 ile zirvede yer aldı. Ara malları yüzde 29,42, dayanıklı tüketim malları yüzde 27,55 ve sermaye malları yüzde 21,19 oranında artış gösterdi.

    Aylık değişimler ele alındığında madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe fiyatlar yüzde 0,15 geriledi. Buna karşılık imalat sanayinde yüzde 2,49, su ve atık yönetimi faaliyetlerinde yüzde 1,83 oranında artış kaydedildi. Enerji grubu ise aylık bazda yüzde 5,97 artışla alt gruplar arasında öne çıktı.

    AI YORUMU

    Sanayi maliyetlerindeki yıllık yüzde 29,32'lik artış, önümüzdeki dönemde nihai tüketici fiyatlarına yapılacak olası yansımaların süreceğini net bir şekilde gösteriyor. Enerji sektöründeki yüzde 44,64'lük yıllık tırmanış, imalat ve üretim yapan tüm işletmelerin en büyük gider kalemi olmaya devam ediyor. Bu durum, özellikle girdi maliyetleriyle mücadele eden küçük ve orta ölçekli işletmelerin kârlılık marjlarını baskı altında tutuyor. Gelecek aylarda enerji ve ara malı kalemlerindeki dalgalanmalar durdurulamazsa, enflasyon sepetindeki diğer ürün gruplarına da benzer oranlarda fiyat baskısı yayılması kaçınılmaz hale gelecektir.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler