PİYASA
Ekonomi

Prenses Günlükleri oyuncusu Erik von Detten dolandırıcılıkla suçlandı

Prenses Günlükleri oyuncusu Erik von Detten dolandırıcılıkla suçlandı Fotoğraf: Joe Gratz · CC0 · Wikimedia Commons

Özet

Prenses Günlükleri filmindeki rolüyle tanınan eski oyuncu Erik von Detten, yaşlı bir çifti altın ticareti yoluyla 2,1 milyon dolardan fazla zarara uğratmakla suçlanıyor. Kaliforniya mahkemesine taşınan olayda, 85 ve 97 yaşındaki çiftin emeklilik birikimlerinin hedef alındığı iddia ediliyor.

Öne çıkanlar

  • Yaşlı çift, değerli metaller ticareti ve altın alımı yüzünden 2,1 milyon dolardan fazla ödeme yaptı.
  • Eski Disney yıldızı Erik von Detten, kendisini metaller konusunda uzman olarak tanıttı.
  • Rosland Capital şirketi iflas başvurusunda bulunurken, alacaklılar soruşturma talep ediyor.

Haberin Detayı

Doksanlı yıllardan kalma Disney yapımlarıyla tanınan Erik von Detten, son dönemde hukuki bir skandalın merkezinde yer alıyor. Oyuncu, yaşlı bireyleri hedef alarak onları yüksek maliyetli altın alımlarına yönlendirmek ve dolandırıcılık yapmakla suçlanıyor. Kaliforniya'da açılan dava dosyasına göre, 85 yaşındaki Sheila Greenberg ve 97 yaşındaki Norman Greenberg adlı çift, toplamda 2,1 milyon dolardan fazla zarara uğradı.

Dava dilekçesinde, asıl değeri 1,3 milyon dolar civarında olan altın alımları için çiftin emeklilik hesaplarından çok daha yüksek meblağlar tahsil edildiği belirtiliyor. İşlemlerin hemen ardından hesaplarında büyük düşüşler yaşayan çift, oyuncunun kendilerini aile vakfı üzerinden ek yatırımlar yapmaya ikna etmeye devam ettiğini de öne sürüyor. Emeklilik birikimlerinden yaklaşık 786.000 dolar kaybettiklerini iddia eden mağdurlar, piyasa hakkında bilgi sahibi olmadıklarını vurguladı.

Yaşanan bu hukuki süreç, şirketin iflas başvurusunda bulunmasının ardından resmiyet kazandı. Mahkeme kayıtlarında 64 milyon dolar borcu bulunan kurumun varlıklarının oldukça düşük seviyede olduğu görülüyor. Alacaklıları temsil eden komite, bu durumun yalnızca piyasa hareketlerinden ibaret olmadığını savunarak oyuncunun süreçteki rolünü araştırıyor.

Sanat kariyerinin ardından finans ve satış alanına yönelen oyuncu, uzun süredir eğlence sektöründen uzak bir yaşam sürüyordu. 2018 yılında ilgili değerli metaller şirketine katılan ismin, müşteri fonlarının kötüye kullanımında payı olup olmadığı inceleniyor. Henüz nihai bir mahkeme kararı çıkmazken, ilgili kişi dava dilekçesine karşı henüz bir yanıt sunmuş değil.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Sanat dünyasından finans sektörüne geçen isimlerin karıştığı bu tarz olaylar, bireysel yatırımcıların ne denli büyük riskler altında kaldığını açıkça gösteriyor. Emeklilik birikimlerini değerlendirmek isteyen yaşlı bireylerin profesyonel görünümlü kişilerin yönlendirmelerine karşı korunması gerektiğini, 2 milyon doları aşan bu tür büyük kayıplar kanıtlıyor. Şirketin iflas süreci ve alacaklı komitesinin iddiaları dikkate alındığında, bireysel güven suiistimalinin finansal çöküşlerde ne kadar belirleyici bir faktör olduğu ortaya çıkıyor.

Kaynak: Vietnam.vn Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Ekonomi
    • Vietnam.vn
    Uber, Londra'daki yarım milyar dolarlık taksi davasını kazandı
    Fotoğraf: Vietnam.vn

    Londra mahkemesi, geleneksel sürücüler ile araç kiralama şirketlerinin açtığı 340 milyon sterlinlik tazminat talebini reddetti. Yargıç, altı yıllık zaman aşımı süresinin aşıldığına hükmederek Uber lehine karar verdi.

    • Londra mahkemesi 340 milyon sterlinlik tazminat talebinin tamamını reddetti.
    • Dava Uber'in 2012 ile 2018 yılları arasındaki Londra pazarındaki faaliyetlerini kapsıyordu.
    • Davacı taraf karara itiraz ederek alternatif hukuki seçenekleri değerlendireceğini açıkladı.

    Araç çağırma devi Uber, Londra pazarındaki geçmiş faaliyetleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı devasa bir hukuki engeli geride bırakmayı başardı. Geleneksel Londra taksi şoförleri ile özel araç kiralama şirketlerinin ortaklaşa başlattığı yargı sürecinde mahkeme kararını açıkladı.

    Mahkeme heyeti, davacı tarafın toplam 340 milyon sterlin yani yaklaşık 455 milyon dolar tutarındaki tazminat taleplerinin tümünü masadan kaldırdı. Söz konusu dava, platformun 2012 ile 2018 yılları arasında Londra Ulaşım İdaresi'ne sunduğu başvurulardaki iddialar üzerine kurulmuştu.

    Yüksek Mahkeme hakimi, iddiaların esasına girmeden hukuki olarak zorunlu tutulan altı yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu belirtti. Davacıların aldatma iddiasını 2018 yılından çok daha önce fark edebileceklerine dikkat çeken yargıç, bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verdi.

    Karar sonrası açıklama yapan davacıların yasal temsilcileri derin bir hayal kırıklığı yaşadıklarını ifade etti. Hukuk ekiplerinin yeni bir yol haritası çizmek için çalışmalara başladığı ve farklı yasal seçeneklerin masada olduğu bildirildi.

    AI YORUMU

    Şirketler büyük ölçekli toplu davalarda zaman aşımı engeline takıldığında, geçmişteki iddiaların ispat yükü hukuki açıdan imkansız hale geliyor. 340 milyon sterlinlik devasa tazminat talebinin zamanaşımı gerekçesiyle reddedilmesi, platformun Londra pazarındaki hukuki konumunu kısa vadede güvenceye alıyor. Geleneksel taksi esnafı ve kapanan kiralama şirketleri açısından bu sonuç, milyonlarca sterlinlik kaybın telafi edilememesi anlamına geliyor. Benzer pazar payı savaşlarında zaman sınırlarının kaçırılması, hak arama süreçlerini tamamen tıkıyor.

    Kaynak: Vietnam.vn Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Yeni Şafak
    Yetkisiz Atölyelerde Basılan İkinci Baskı Altınlar Piyasada Yayılıyor
    Fotoğraf: Yeni Şafak

    Piyasa değerinden daha uşuz satılan ve Darphane dışındaki atölyelerde üretilen ikinci baskı altınlar yatırımcıları tehdit ediyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan bu ürünlerde ayar ve gramaj düşüklüğü riski bulunduğunu belirtti.

    • Darphane dışındaki atölyelerde basılan altınlarda ayar düşüklüğü görülüyor.
    • İkinci baskı altınlar dış görünüş olarak gerçeğinden neredeyse farksız üretiliyor.
    • Uzmanlar kurumsal kuyumculardan alışveriş yapılmasını ve fatura alınmasını tavsiye ediyor.

    Altın piyasasındaki hareketli günler devam ederken tüketicileri hedef alan yeni bir dolandırıcılık yöntemi hızla yaygınlaşıyor. Resmi kurumların denetimi dışında merdiven altı atölyelerde üretilen ve orijinaline birebir benzetilen ürünler, tasarruf sahipleri açısından ciddi mali kayıplara yol açabiliyor.

    Normal satış fiyatının bir miktar altında alıcı bulan bu ürünler, ilk bakışta gerçeğinden ayırt edilemiyor. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, çeyrek, yarım ve Cumhuriyet altını gibi en çok tercih edilen türlerde sahtecilik riskinin arttığını ifade ederek sektörel uyarılarda bulundu.

    Yasal olarak altın basma yetkisinin yalnızca Darphane'ye ait olduğunu hatırlatan Sönmez, yetkisiz üretimlerde gramaj ve altın ayarının düşük tutulduğunu vurguladı. Bu durum genellikle vatandaşlar tarafından fark edilemiyor ancak kuyumcuların gelişmiş hassas ayar cihazları yardımıyla bozdurma aşamasında ortaya çıkıyor.

    Darphane standartlarına göre ikinci baskı ürünlerin üzerindeki Atatürk portresi ve yazılarda pürüzler ya da netlik eksiklikleri bulunabiliyor. Baskı kalitesi ve metalin sertlik derecesi gibi teknik detaylar ipucu verse de, bu ince farkları yalnızca meslek ehli kişiler kolaylıkla ayırt edebiliyor.

    Tüketicilerin mağduriyet yaşamaması için köklü ve güvenilir kuyumcuları tercih etmesi gerektiği belirtiliyor. Alışveriş sırasında mağazanın kendi özel kutusunun, kurdelesinin ve tanıtım etiketlerinin bulunmasına dikkat edilmesi, ayrıca ürünlere ait fiş ya da faturaların mutlaka saklanması hayati önem taşıyor.

    AI YORUMU

    Timuçin Sönmez tarafından dile getirilen ikinci baskı riski, tasarruflarını korumaya çalışan küçük yatırımcıların karşı karşıya olduğu sinsi tehlikeleri net biçimde gösteriyor. Gramaj ve ayar oynamaları bireysel tüketicinin gözüyle neredeyse hiç fark edilemediği için, pazarlık uğruna merdiven altı yerlerden alışveriş yapmak büyük bir kumar anlamına geliyor. Önümüzdeki süreçte kurumsal kuyumculuk bilincinin artması ve faturalı alışverişin zorunluluk haline gelmesi, bu tür haksız kazançların önüne geçilmesinde kilit rol oynayacaktır.

    Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Sözcü Gündem
    Ticaret Bakanlığı taşınmaz satışları için yeni dönemi duyurdu
    Fotoğraf: Sözcü Gündem

    Ticaret Bakanlığı taşınmaz satışlarında dolandırıcılık riskini azaltmayı amaçlayan yeni bir uygulamayı devreye sokuyor. Daha önce iki kez ertelenen Güvenli Ödeme Sistemi'nin zorunlu başlangıç tarihi 1 Aralık olarak netleşti.

    • Güvenli Ödeme Sistemi 1 Aralık tarihinde zorunlu olarak uygulanmaya başlanacak.
    • Yeni düzenleme ile tapu devri ve para transferi eş zamanlı olarak yapılacak.
    • Uygulama kapsamında bir entegratör kurum yetkilendirilerek süreç denetlenecek.

    Türkiye genelinde ev, arsa gibi taşınmaz mülklerin el değiştirmesi sırasında finansal güvenlik seviyesini artıracak adımlar atılıyor. Ticaret Bakanlığı yürüttüğü teknik çalışmaların ardından mülk alım satım işlemlerinde devreye girecek olan sistemin takvimini netleştirdi. Alınan yeni kararla birlikte alıcı ve satıcılar arasındaki para akışının daha güvenli kanallardan geçmesi sağlanacak.

    Daha önceden temmuz ayı için planlanan ancak hazırlık süreçlerinin uzaması sebebiyle önce ekim ayına ertelenen proje, en son yapılan değerlendirmeler sonucunda aralık ayına taşındı. Bakanlık yetkilileri bu süreçte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile finans kuruluşları arasındaki dijital altyapının kusursuz çalışması için mesai harcıyor.

    Yürürlüğe girecek yeni model sayesinde tapu müdürlüklerindeki devir işlemleri ile bankalardaki para transferleri aynı anda tamamlanacak. Nakit, havale veya EFT yoluyla yapılacak ödemelerde paranın bloke edilmesi ve tapu tescilinin ardından hesaba geçmesi sağlanacak. Böylece tarafların karşı karşıya kaldığı riskler ortadan kalkacak.

    Getirilen bu zorunluluk, özellikle son yıllarda artış gösteren sahtecilik ve dolandırıcılık vakalarının önüne geçilmesinde etkili olacak. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele kapsamında da önemli bir araç olması beklenen sistemin tüm detayları, bakanlık ile yetkilendirilecek entegratör arasında imzalanacak protokollerle netleşecek.

    AI YORUMU

    Mülkiyet transferlerinde yaşanan finansal uyuşmazlıkları kökten çözmeyi hedefleyen bu uygulama, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede somut bir karşılık buluyor. Geçmişte yaşanan mağduriyetlerin önüne geçmek adına 1 Aralık tarihi kritik bir eşik oluşturuyor. İşlemlerini dijital güvence altında yürütecek vatandaşlar için süreç artık çok daha şeffaf ilerleyecek. Zamanında tamamlanamayan teknik altyapı hazırlıklarının bu tarihe kadar aksamaması, uygulamanın başarısını doğrudan belirleyecek temel etken olacak.

    Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

    Ekonomi
    • Sözcü Ekonomi
    Coca-Cola'nın 5,1 milyar dolarlık Costa Coffee yatırımı hayal kırıklığı yarattı
    Fotoğraf: Sözcü Ekonomi

    İçecek devi Coca-Cola'nın milyarlarca dolara bünyesine kattığı Costa Coffee, küresel pazarda beklenen büyüme hedeflerine ulaşamadı. Operasyonel zorluklar ve yüksek maliyetler nedeniyle şirket zorlu bir süreçten geçiyor.

    • 2018 yılında 5,1 milyar dolara satın alınan Costa Coffee beklentilerin gerisinde kaldı.
    • Şirket, 2021 ile 2025 yılları arasında kurumsal personel sayısını yüzde 18 oranında azalttı.
    • Costa Ltd., 2025 yılında gelirini yüzde 5 artırarak 1,29 milyar sterline çıkardı.

    Coca-Cola'nın eski üst yöneticisi James Quincey döneminde atılan kahve adımı, aradan geçen yıllara rağmen planlandığı gibi ilerlemedi. Küresel çay ve kahve pazarında güçlü bir konuma gelmek amacıyla yapılan devasa yatırım, operasyonel karmaşıklıklar ve stratejik hesap hataları yüzünden sekteye uğradı. Soğuk içecek pazarındaki gücünü otomatlar aracılığıyla yaymayı hedefleyen şirket, rakiplerinin gerisinde kaldı.

    İngiltere'de geniş bir zincir ağına sahip olan marka, ABD pazarında istenen bilinirliğe erişemedi. Ayrıca kutu içinde barista olarak planlanan otomat ağının bakımı geleneksel cihazlara göre çok daha masraflı çıktı.

    Otomat sayısı 8 bin 237 seviyesinden 15 binin üzerine çıkarılmasına rağmen taze süt kullanımı ve günlük bakım gereksinimleri teknik engeller yarattı. Salgın döneminin getirdiği kapanmalar temel gelir kaynaklarını keserken, dükkan yenileme süreçleri de rakiplerin gerisinde kaldı. Maliyetleri düşürmek için başlatılan franchise odaklı Project Decaf hamlesi yüksek fiyat beklentileri yüzünden yavaş ilerledi.

    Geçtiğimiz yılın sonlarında markanın elden çıkarılması için TDR Capital dahil potansiyel alıcılarla 1 milyar sterlin seviyesinde görüşmeler yapıldığı, ancak anlaşma sağlanamadığı öne sürüldü. Tüm bu zorluklara rağmen Coca-Cola kahve kategorisinin stratejik parçası olmaya devam ettiğini belirtiyor. Şirket verilerine göre Costa, 2025 yılında gelirini artırarak 20,4 milyon sterlin faaliyet karı elde etmeyi başardı.

    AI YORUMU

    Restoran ve kafe işletmeciliği, dev içecek üreticilerinin alışkın olduğu yüksek marjlı ve standartlaştırılmış ambalajlı ürün modelinden tamamen farklı dinamikler barındırıyor. Şirketin milyarlarca dolarlık devasa bütçesine rağmen perakende sektöründeki yerel operasyonel maliyetleri yönetmekte zorlanması, bu tür çapraz yatırımların ne denli yüksek risk içerdiğini açıkça gösteriyor. Tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiği pazarlarda porsiyon bazlı otomat veya mağazacılık modelleri, dijitalleşme ve tedarik zinciri esnekliği sağlanamadığı takdirde kârlılıktan çok uzun vadeli bir mali yük haline dönüşebilir. Şirket maliyet disiplini sağlasa da pazar payı savaşında geride kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

    Kaynak: Sözcü Ekonomi Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler