Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, tekstil ve hazır giyim üreticilerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla yeni bir UR-GE projesi başlattı. İlk aşamada 15 firmanın dahil olduğu çalışma, ihracat kapasitelerini geliştirmeyi ve ortak yatırımlarla sektörel iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
Öne çıkanlar
İlk aşamada 15 tekstil ve hazır giyim firması projeye dahil edildi.
Proje kapsamındaki katılımcı sayısının ilerleyen süreçte 22 firmaya çıkarılması hedefleniyor.
İhracat kapasitesini artırmak için eğitim, danışmanlık ve yurt dışı pazar araştırmaları yapılacak.
Haberin Detayı
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, yerel tekstil ve hazır giyim üreticilerinin uluslararası pazarlara daha güçlü giriş yapabilmesi için kapsamlı bir UR-GE projesini hayata geçirdi. Oda yönetimi tarafından organize edilen ilk toplantı, sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilirken, girişimin öncelikli amacı ihracat kapasitesinin sürdürülebilir bir temele oturtulması olarak belirlendi. Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Yıldızgörer liderliğinde yürütülen süreçte, işletmelerin katma değerli ürün üretme yeteneklerinin geliştirilmesi ve küresel rekabet ortamında daha sağlam bir yer edinmeleri hedefleniyor.
Projeye başlangıç aşamasında toplam 15 firma katılım sağladı ve bu sayının zamanla 22’ye yükseltilmesi planlanıyor. Katılımcı şirketler, proje süresince ihtiyaç analizi çalışmaları, profesyonel eğitimler ve özel danışmanlık hizmetlerinden yararlanma imkanı bulacak. Ayrıca yurt dışı pazar araştırmalarıyla desteklenecek olan sürecin, firmalar arasında iş birliğini teşvik ederek uzun vadede ortak yatırım hamlelerini tetiklemesi bekleniyor. Yapılan teknik sunumlar, firmaların ihracat süreçlerinde karşılaşabileceği zorlukların aşılması adına atılacak somut adımları detaylandırıyor.
Toplantı sırasında sektörün mevcut durumu ve gelecekteki potansiyeli masaya yatırıldı; katılımcı firmaların soruları uzmanlar tarafından yanıtlanarak projenin işleyişi hakkında net bilgiler verildi. MTSO yönetimi, tekstil komitesinin daha önce düzenlediği fuarların başarısını referans göstererek, bu yeni projenin de benzer bir model oluşturmasını beklediklerini vurguladı. Oda yönetimi, projeye dahil olan tüm şirketlere her aşamada tam destek sağlayacaklarını ifade etti.
Sektörel verimliliği artırmayı amaçlayan bu yapı, Türkiye genelinde diğer bölgeler için de örnek bir model olma potansiyeli taşıyor. Firmaların sadece kendi üretim süreçlerini değil, ortak hareket etme kabiliyetlerini de geliştirmesi hedefleniyor. İhracat hacmindeki artışın yanı sıra, sürdürülebilir üretim tekniklerinin benimsenmesi de projenin temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu sayede Mersin merkezli tekstil üreticilerinin dünya piyasalarındaki tanınırlığının ve pazar payının kademeli olarak yükselmesi öngörülüyor.
Proje sonunda elde edilecek kazanımların, sadece bireysel firmalara değil, tüm sektörün kurumsal hafızasına katkı sağlaması hedefleniyor. Teknik danışmanlık desteği ve pazar araştırmalarının doğru yönetilmesi durumunda, firmaların döviz girdisini artıracak stratejik kararlar almaları kolaylaşacak. Toplantının genel atmosferi, katılımcıların uluslararası standartlara uyum sağlama konusundaki kararlılığını gösteriyor. MTSO, bu tür girişimlerin devamlılığını sağlayarak tekstil sektörünü bölgesel kalkınmanın lokomotifi haline getirmeyi amaçlıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
15 firmanın ortak bir ihracat çatısı altında toplanması, ölçek ekonomisinden yararlanmak isteyen küçük ve orta ölçekli üreticiler için önemli bir fırsat sunuyor. Tekstil gibi rekabetin yüksek olduğu bir alanda, bireysel çabaların yerini iş birliği odaklı stratejilere bırakması, maliyetlerin optimize edilmesini ve pazar penetrasyonunun artmasını sağlayacaktır. Katılımcı sayısının 22'ye yükselmesi durumunda, şirketler arası sinerjinin tedarik zinciri verimliliğine doğrudan yansıması beklenir. Bu modelin başarısı, yalnızca ihracat rakamlarındaki artışla değil, ortak yatırım projelerinin hayata geçip geçmeyeceğiyle ölçülebilir.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, son yirmi üç yılda tekstil ve hazır giyim sektöründe yaklaşık 1 milyon istihdamın önünün açıldığını ve 540 bin çalışanın korunduğunu bildirdi. İstanbul'daki İhkib İnovasyon ve Tasarım Merkezi'nin açılışında konuşan bakanlık yetkilileri, sağlanan finansal ve kurumsal desteklerin üretim süreçlerini dönüştürdüğünü vurguladı.
Son yirmi üç yılda 1,7 trilyon liralık tekstil ve hazır giyim yatırımı yapıldı.
Sektördeki 11 bin 530 işletmeye toplam 10,8 milyar lira destek aktarıldı.
Avrupa Birliği fonlarıyla desteklenen 4 projenin toplam bütçesi 28,5 milyon avro oldu.
Türkiye'nin küresel ticaret ağındaki gücünü pekiştiren tekstil ve hazır giyim sektörü, kamu destekleriyle üretim kapasitesini artırmaya devam ediyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği İnovasyon ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni'nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ülkenin üretim altyapısının uluslararası alandaki konumuna dikkat çekti. Çin ile Orta Avrupa arasındaki geniş coğrafyada ürün çeşitliliği bakımından en üst sıralarda yer alan Türkiye, küresel değer zincirlerinin ayrılmaz bir halkası konumunda bulunuyor.
Son yirmi üç yıllık süreçte yatırım teşvikleri vasıtasıyla tekstil alanında 1,7 trilyon liralık sermaye akışının sağlandığı ve yaklaşık 1 milyon kişilik yeni istihdam kapasitesi yaratıldığı ifade edildi. Kalkınma ajanslarının destek programları aracılığıyla 634 projeye 3,8 milyar lira kaynak aktarılırken, 11 bin 530 işletmeye de toplam 10,8 milyar liralık finansal yardım ulaştırıldı. Bu destek mekanizmaları sayesinde 540 bin mevcut istihdam korunurken ilave 29 bin 300 kişilik ek istihdam alanı açıldı.
Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında İstanbul, Antalya, İzmir, Mardin ve Nevşehir illerinde kreatif endüstriler odaklı yeni yatırımların hazırlandığı aktarıldı. Değerlendirme safhasında bulunan 27 projenin 18,4 milyar liralık yatırım hacmi ve bin 137 kişilik ek istihdam getirmesi öngörülüyor. Ayrıca teknoparklarda faaliyet gösteren 69 firma ile 76 Ar-Ge ve 60 tasarım merkezi, özgün ürün geliştirme faaliyetlerine katkı sunmayı sürdürüyor.
Açılışı yapılan İhkib İnovasyon ve Tasarım Merkezi, Rekabetçi Sektörler Programı çerçevesinde hayata geçirilen dijital dönüşüm projelerini tek çatı altında topluyor. Dijital Dönüşüm Merkezi ve İstanbul Moda Akademisi gibi birimler, tasarımcıların ve işletmelerin çağın gereksinimlerine uyum sağlamasına rehberlik ediyor. İhkib Akademi ise sürekli mesleki eğitim programlarıyla sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılıyor.
Sürdürülebilirlik odaklı çalışmalar kapsamında kasım ayında devreye alınan 7 milyon avro bütçeli proje, karbon ayak izinin azaltılmasını ve sera gazı emisyonlarının düşürülmesini hedefliyor. Lojistik ve kimya alanlarındaki paydaşlarla ortak yürütülen bu çalışmalar, üreticilerin Avrupa Birliği pazarındaki çevresel standartlara uyum sağlamasını kolaylaştırıyor.
AI YORUMU
On milyarlarca liralık kamu ve fon desteğinin doğrudan 11 binin üzerindeki firmaya ulaşması, geleneksel imalat kollarının dijitalleşme ve yeşil mutabakat süreçlerine ayak uydurabilmesi açısından hayati bir eşiktir. Açıklanan 540 bin kişilik korunan istihdam verisi, daralma riski barındıran küresel pazarlarda yerli üreticinin rekabet gücünü muhafaza ettiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde karbon ayak izi düzenlemelerine uyum sağlayabilen işletmelerin, ihracat pazarındaki paylarını koruyarak avantaj elde etmesi bekleniyor.
Ticaret ve sanayi bakanlıklarının desteğiyle İstanbul'da kurulan İHKİB İnovasyon ve Tasarım Merkezi törenle açıldı. Açılışta konuşan yetkililer, son yirmi üç yılda sektörde milyarlarca liralık kaynağın önünün açıldığını vurguladı.
İHKİB İnovasyon ve Tasarım Merkezi Bağcılar Mahmutbey'de faaliyete geçti.
Sektörde yirmi üç yılda 1.7 trilyon liralık yatırım hayata geçirildi.
Yerel Kalkınma Hamlesi ile 2026 çağrısında 27 proje başvurusu alındı.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği bünyesinde faaliyet gösterecek olan İHKİB İnovasyon ve Tasarım Merkezi, Bağcılar Mahmutbey bölgesinde kapılarını açtı. On dördü bin metrekarelik geniş bir alanda konumlandırılan tesis; eğitim, tasarım, test ve dijital dönüşüm gibi pek çok farklı kalemde hizmet sunacak. Açılış törenine Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır katılım sağladı.
Bakan Kacır, törende yaptığı konuşmada ülkenin üretim gücünün tasarım ve teknolojiyle harmanlanmasının önemine değindi. Geçmişten devralınan dokumacılık mirasının küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirten Kacır, Avrupa Birliği'nin yeşil dönüşüm kriterlerine uyum sağlamanın şart olduğunu ifade etti. Sektörün tüm halkalarının dijital teknolojilerle yeniden şekillendiğini kaydetti.
Açıklanan verilere göre, son yirmi üç yıllık süreçte yatırım teşvikleri vasıtasıyla sektörde 1.7 trilyon liralık finansmanın ve yaklaşık 1 milyon kişilik istihdam alanının önü açıldı. Ayrıca kalkınma ajansları aracılığıyla 634 projeye 3.8 milyar liralık hibe desteği sağlandı. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı çerçevesinde yürütülen çalışmaların da hız kesmeden devam ettiği bildirildi.
2026 yılı çağrı döneminde İstanbul, Antalya, İzmir, Mardin ve Nevşehir illerinden kreatif endüstrilere yönelik toplam 27 proje başvurusu toplandı. Değerlendirme aşamasındaki bu girişimlerin yaklaşık 18.4 milyar liralık yatırım hacmi ve bin yüz otuz yedi kişilik ek istihdam potansiyeli barındırdığı aktarıldı. Bakanlık yetkilileri, üreticilerin yenilikçi altyapılara erişimini kolaylaştıracak adımları atmaya devam edeceklerini belirtti.
AI YORUMU
1.7 trilyon liralık devasa yatırım hacmi, Türkiye'nin geleneksel üretim gücünü dijital ve yeşil dönüşümle geleceğe taşıma kararlılığını net biçimde gösteriyor. Özellikle Avrupa Birliği'nin yeni çevre düzenlemelerine ayak uydurmak zorunda kalan üreticiler için bu tür tasarım ve inovasyon merkezleri hayati birer can simidi işlevi görecek. Önümüzdeki dönemde yerel kalkınma hamlelerinin meyve vermesi, ihracattaki birincil konumun korunmasında belirleyici bir rol oynamaya aday.
Son 23 yılda 1,7 trilyon liralık yatırım ve yaklaşık bir milyon istihdamın yanı sıra 11.530 işletmeye 10,8 milyar lira yardım sağlandığı bildirildi.
23 yılda tekstil sektörüne 1,7 trilyon TL yatırım
11.530 işletmeye 10,8 milyar TL destek
540 bin istihdamın korunması ve yeni istihdam potansiyeli
Bakan Mehmet Fatih Kacır, İstanbul'da İHKİB İnovasyon ve Tasarım Merkezi'nin resmi açılışını yaparken, tekstil ve hazır giyim sektöründeki büyümeyi desteklemek amacıyla verilen mali yardımları sayısal verilerle ortaya koydu. Açılış töreninde, son yirmi üç yılda sektöre yapılan toplam yatırımın 1,7 trilyon lira olduğu ve bu sürede yaklaşık bir milyon kişiye iş imkanı sağlandığı vurgulandı.
Kacır, devletin bu sektöre yönlendirdiği desteklerin somut boyutlarını da paylaştı. 11 bin 530 işletmeye dağıtılan toplam 10,8 milyar lira tutarındaki destek, hem mevcut üretim kapasitesinin artırılmasını hem de yeni teknolojik altyapıların kurulmasını hedefliyor. Bu yardımlar sayesinde 540 bin kişilik istihdam korunmuş, ayrıca yeni projelerle istihdamın daha da artması planlanıyor.
İHKİB İnovasyon ve Tasarım Merkezi, özellikle dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreçlerine odaklanarak, sektördeki KOBİ'lerin Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Bakan, merkezin sunduğu eğitim programları, prototip üretim imkanları ve teknoloji danışmanlığı hizmetlerinin, firmaların rekabet gücünü artıracağını belirtti. Merkez, aynı zamanda sürdürülebilir üretim teknikleri ve enerji verimliliği konularında da destek sağlayacak.
Bakan Kacır, bu yatırımların sadece ekonomik büyümeyi desteklemekle kalmayıp, Türkiye'nin küresel tekstil pazarındaki konumunu güçlendireceğini de sözlerine ekledi. Yeni projelerle sektördeki istihdam potansiyelinin artırılması, genç yetkinlerin istihdama kazandırılması ve ihracatın çeşitlendirilmesi hedefleniyor. İHKİB'in uzun vadeli stratejisi, Türkiye'yi yenilikçi ve çevre dostu bir tekstil üretim üssü haline getirmek üzerine kurulu.
AI YORUMU
10,8 milyar liralık devlet desteği, sektördeki KOBİ'lerin teknolojiye erişimini hızlandırarak rekabet avantajı elde etmelerini sağlayabilir. 540 bin kişilik istihdam koruması, özellikle pandemi sonrası iş güvencesi arayan çalışanlar için kritik bir destek niteliği taşıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm odaklı İHKİB Merkezi, uzun vadede ihracat kalitesini yükseltip, Türkiye'yi sürdürülebilir tekstil üretiminde öncü konuma taşıyabilir. Ancak bu yatırımların etkin kullanımı ve ölçülebilir sonuçların takibi, politikaların başarısını belirleyecek.
Türkiye ile Güney Kore, ticaret hacmini 15 milyar dolara taşımak amacıyla enerji, savunma sanayisi ve turizm gibi alanlarda yeni işbirliklerine hazırlanıyor. İki ülke arasında bu yılın ilk 9 ayında 8,7 milyar dolara ulaşan ekonomik etkileşim, üst düzey temaslarla güçlendirilecek.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin orta vadede 15 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu ay içerisinde Güney Kore'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi planlanıyor.
2025 yılında Türkiye'ye gelen Güney Koreli turist sayısı 226 bin 434 kişiye ulaştı.
Türkiye ve Güney Kore, ekonomik ilişkilerini derinleştirmek adına stratejik adımlar atıyor. Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında yer alan Güney Kore ile olan mevcut ticaretin hacmi, 2025 itibarıyla 11,4 milyar dolar seviyesini yakaladı. İki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin sürekli bir ivme kazanması, savunma sanayisinden turizme kadar geniş bir yelpazede yeni işbirliği fırsatlarını beraberinde getiriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu ay gerçekleştirmesi öngörülen Güney Kore ziyareti, ikili ilişkilerin geleceği açısından kritik bir dönemeç oluşturuyor. Söz konusu ziyaret kapsamında yapılacak görüşmelerde, enerji ve yüksek teknoloji alanlarındaki ortak yatırımlar masaya yatırılacak. Tarafların, ulaştırma ve altyapı projelerinde de somut işbirliği modelleri geliştirmesi planlanıyor.
İki ülke arasındaki ticari çerçeveyi belirleyen serbest ticaret anlaşması (STA), mal ticaretinin serbestleştirilmesini 2013 yılından bu yana düzenliyor. Bu anlaşmanın kapsamı 2018 yılında hizmet ticareti ve yatırım alanlarını da içerecek şekilde genişletildi. Geçmiş yıllardaki veriler incelendiğinde, 2020 yılındaki 6,8 milyar dolarlık hacmin 2023 sonunda 10,5 milyar dolara kadar istikrarlı bir şekilde yükseldiği görülüyor.
Türkiye’nin Güney Kore’ye gerçekleştirdiği ihracatta özellikle eczacılık ürünleri öne çıkan bir kalem konumunda bulunuyor. Yılın ilk 9 aylık döneminde bu alandaki ihracat rakamı 321,8 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Genel toplamda ise Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı ihracat aynı dönemde 920,3 milyon doları buldu.
Turizm sektörü de iki ülke arasındaki etkileşimin en canlı olduğu alanlardan biri olarak öne çıkıyor. 2025 yılında Türkiye’yi ziyaret eden Güney Koreli turist sayısı, önceki yıla göre yüzde 9,4 oranında artış göstererek 226 bin 434 kişiye çıktı. Bu yılın ocak-eylül döneminde kaydedilen 133 bin 604 kişilik ziyaretçi sayısı da turizmdeki hareketliliğin sürdüğünü kanıtlıyor.
Gelecek dönemde savunma sanayisi ve kültür alanındaki işbirliklerinin artırılması, tarafların 15 milyar dolarlık ticaret hedefi için temel dayanak noktası olacak. Görüşmelerin ardından tarafların imzalayacağı yeni protokollerin, teknoloji transferi ve doğrudan yatırımların önünü açması bekleniyor. İki ülkenin ekonomik potansiyellerini birleştirmesi, her iki ekonominin de küresel piyasalardaki rekabet gücüne doğrudan katkı sağlamayı amaçlıyor.
AI YORUMU
Ticaret hacminin 15 milyar dolar seviyesine çekilmesi, Türkiye’nin Uzak Doğu pazarlarındaki varlığını kalıcı hale getirmesi açısından belirleyici olacak. Özellikle savunma sanayisi ve eczacılık gibi katma değerli sektörlerde sağlanacak ortaklıklar, sadece mal alışverişini değil teknoloji transferini de tetikleyecektir. Güney Koreli turist sayısındaki yüzde 9,4'lük artış, ekonomik bağların kültürel etkileşimle desteklendiğini gösteriyor; bu durum sürdürülebilir bir iş birliği için gerekli zemini hazırlıyor.