Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
MEB, Okulları Ortak Yazılı Sınav Sistemine Geçirdi
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Bizim Ankara
Özet
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için tüm okullarda ortak yazılı sınav sistemine geçişini duyurdu. Sistem, 1. dönem 1. yazılı sınavlarında uygulanacak ve 16 branşta sorular içerecek. Öğretmenler soru havuzundan zorluk seviyesini belirleyebilecek.
Öne çıkanlar
MEB, 2026-2027 döneminde 16 branşta ortak yazılı sınav başlattı
Sınav soruları öğretmenlerin seçtiği zorluk seviyesine göre otomatik üretilecek
1. dönem 1. yazılı sınavı, zümre öğretmenleri tarafından oluşturulan senaryolara dayalı olacak
Haberin Detayı
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), dün İstanbul'da düzenlenen bir etkinlikte tüm okullarda ortak yazılı sınav sistemine geçiş kararını resmen duyurdu. Etkinlik, Ataşehir Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi konferans salonunda gerçekleşti. Bakan Yardımcısı Yelkenci, ölçme ve değerlendirmeyi eğitim sürecinin sonuna bırakmak yerine süreç boyunca ilerleyen bir yaklaşım olarak tanımladı. Sistem, 2026-2027 eğitim öğretim yılı 1. dönem 1. yazılı sınavlarında uygulanmaya başlanacak. Ortaokullarda 5., 6. ve 7. ve 11. Seçilen senaryoda yer alan öğrenme çıktılarına yönelik iki sınav sorusu, öğretmenlerin ortak kararıyla hazırlanacak. Soruların kolay, orta ve zor olmak üzere güçlük düzeyleri ve puan değerleri, öğretmenlerin mesleki değerlendirmeleri doğrultusunda belirlenecek. Ancak MEB yetkilileri, sistemin öğretmen iş yükünü azaltacak ve öğrenci performansını daha objektif ölçmeyi hedeflediğini vurguladı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
MEB’in ortak yazılı sınav sistemine geçişi, öğretmenlerin soruları kendi deneyimlerine göre hazırlamasını sağlayarak sınav hazırlama sürecini demokratikleştiriyor. 16 branşta uygulama yapılması, kapsamlı bir ölçme çerçevesi sunarken, otomatik soru üretimi zaman kazandıracak. Bununla birlikte, soruların otomatik seçimiyle kalite kontrolün yeterli olup olmayacağı tartışma konusu olabilir.
Kaynak:
Bizim Ankara
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Deprem güvenliği kapsamında yenileme veya güçlendirme projeleri yürütülen eğitim kurumlarında ders saatleri yeniden düzenleniyor. Fiziksel yetersizlikler nedeniyle aynı binayı paylaşmak zorunda kalan okullarda ikili öğretim modeline geçiş süreci velileri ve öğrencileri zorluyor. Eğitim camiası yaşanan aksaklıkların giderilmesi için yetkililerden kalıcı çözümler bekliyor.
Deprem güçlendirmesi yapılan okullarda ikili eğitim uygulaması başlatıldı.
Fiziksel alan yetersizliği ders programlarını olumsuz etkiliyor.
Veliler ve öğrenciler yaşanan aksaklıkların çözülmesini talep ediyor.
Ülke genelinde devam eden okul binası deprem tahkiki ve güçlendirme projeleri, eğitim öğretim süreçlerinde bazı zorunlu düzenlemeleri beraberinde getiriyor. Yapısal iyileştirme çalışmaları süresince öğrencilerin güvenli ortamlarda eğitim alabilmesi amacıyla çeşitli tedbirler alınıyor. Ancak bu durum, bazı bölgelerdeki okulların aynı binayı ortak kullanmak zorunda kalmasına ve ikili öğretim sistemine geçmesine zemin hazırlıyor.
Mevcut binaların kapasitesinin iki okulun öğrenci grubunu aynı anda ağırlamaya yetmemesi, ders saatlerinin ve teneffüs sürelerinin kısalmasına yol açıyor. Sabah erken saatlerde başlayan dersler akşam karanlığına kadar uzayabiliyor, bu da özellikle küçük yaş grubundaki öğrenciler ve aileleri açısından günlük yaşamı oldukça zorlaştırıyor. Veliler, çocuklarının hem güvenliklerinden endişe ediyor hem de kısıtlı ders sürelerinin akademik başarıyı olumsuz etkilemesinden çekiniyor.
Eğitim sendikaları ve ilgili sivil toplum kuruluşları, güçlendirme projelerinin planlanan takvimde tamamlanamaması durumunda mağduriyetlerin kalıcı hale gelebileceğine dikkat çekiyor. Öğretmenler ise daralan zaman diliminde müfredatı yetiştirmekte güçlük çektiklerini ifade ederek alternatif mekân arayışlarının hızlandırılmasını istiyor. Yetkili mercilerin bu konudaki denetimleri artırması ve süreci hızlandırmak için ek kaynak yaratması bekleniyor.
AI YORUMU
Okul binalarının depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi hayati bir zorunluluk olsa da bu süreçteki planlama eksiklikleri doğrudan çocukların eğitim hakkını zetliyor. İkili öğretim gibi geçici çözümler uzun vadede hem akademik verimi düşürüyor hem de veliler üzerinde sosyal bir baskı yaratıyor. İdarecilerin inşaat takvimlerini şeffaf bir şekilde paylaşması ve alternatif bina tahsisini önceliklendirmesi şart.
Milli Eğitim Bakanlığı, 2026‑2027 eğitim‑öğretim yılının ilk döneminde ortak yazılı sınavda soruların yüzde seksenini yapay zekâ destekli hazırlamayı planladı. Öğretmenler her sınavda iki soruyu kendileri belirlerken kalan sekiz soruyu yapay zekâ üretecek. Uygulama ortaokul ve liselerde belirli sınıfları kapsayacak, ancak 8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS adayları dışarıda bırakılacak.
Sınav sorularının %80'i yapay zekâ ile hazırlanacak
Ortaokul 5‑7, liseler 9‑11 sınıfları ortak sınavda yer alacak
8. sınıf LGS ve 12. sınıf YKS sınavları bu sistemden hariç tutuldu
Milli Eğitim Bakanlığı, yeni eğitim‑öğretim yılında ortak yazılı sınav modelini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Bu modelde, sınavların büyük bir kısmı yapay zekâ tarafından oluşturulacak ve öğretmenlerin sorumluluğu sadece iki soruyu seçmekle sınırlı kalacak. Böylece sınav hazırlık sürecinde dijital bir altyapının kullanılması hedefleniyor.
Ortaokul seviyesinde 5., 6. ve 7. sınıflar için Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler, din‑kültür‑ahlak ve İngilizce dersleri ortak sınav kapsamına alınacak. Liselerde ise 9., 10. ve 11. Bu kapsam, öğrenci performansının daha tutarlı ölçülmesini amaçlıyor.
Sınavda açık uçlu sorulara da yer verilecek ve öğretmenler, her bir sorudan elde edilen puanları dijital sisteme ayrı ayrı işletecek. Bu sayede soru hazırlanmasından öğrenci yanıtlarının analizine kadar tüm süreç tek bir platformda yürütülerek değerlendirme farklılıkları azaltılacak. Ancak 8. sınıf öğrencileri için uygulanan LGS ve 12. sınıf öğrencileri için YKS sınavları bu sistemin dışına bırakıldı, çünkü bu sınavların mevcut yapısı farklı bir hazırlık sürecine ihtiyaç duyuyor.
Bakanlık, ortak sınavların okullar arasındaki ölçme‑değerlendirme farklarını azaltarak daha standart bir ölçme sistemi oluşturacağını belirtiyor. Dijital ortamda yürütülecek bu süreç, hem öğretmenlerin iş yükünü hafifletmeyi hem de sınav güvenliğini artırmayı hedefliyor. Yeni modelin tam olarak ne zaman hayata geçirileceği ve uygulama sürecindeki olası teknik sorunlar ise ilerleyen dönemde netleşecek.
AI YORUMU
Sınav sorularının %80'inin yapay zekâ ile üretilmesi, ölçme‑değerlendirme sürecinde tutarlılık sağlamayı amaçlıyor ve öğretmenlerin soru hazırlama yükünü hafifletebilir. Ortaokul ve lise öğrencileri bu yeni modele doğrudan etkilenecek, ancak LGS ve YKS adayları dışarıda kalıyor, bu da sınav eşitliği konusunda yeni tartışmalara yol açabilir. Uygulamanın dijital altyapısının sorunsuz çalışması, veri güvenliği ve soru kalitesi açısından kritik olacak, ilerleyen yıllarda sistemin genişletilmesi ya da iyileştirilmesi beklenebilir.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen 18. Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali kapsamında eğitim projelerine destek olmak amacıyla İyilik Pazarı kuruldu. Bitez Köyiçi mevkisinde gerçekleştirilen organizasyona yerel protokol, sporcular ve dizi ekibi katılım sağladı.
Eğitim yararına kurulan İyilik Pazarı Bitez Köyiçi mevkisinde açıldı.
Etkinliğe Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı ile çok sayıda sporcu katıldı.
Festival alanında konserler, DJ performansları ve çocuk oyun alanları yer aldı.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde geleneksel hale gelen kültürel buluşmalar kapsamında yeni bir sosyal sorumluluk organizasyonu hayata geçirildi. On sekizinci kez düzenlenen Uluslararası Bodrum Sarı Yaz Festivali, bu kez eğitim projelerine maddi kaynak sağlamak amacıyla kurulan özel bir pazara ev sahipliği yaptı. Bitez Köyiçi mevkisinde gün boyu süren etkinlikler, ilçe sakinlerinden ve tatilcilerden büyük ilgi gördü.
Kurulan stantlarda elde edilen gelirlerin tamamının eğitim alanındaki ihtiyaçlar için kullanılacağı açıklandı. Organizasyonun sorumluluğunu üstlenen isimler Serdar ve Miyase Karlıova, kalabalığın gösterdiği duyarlılıktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Alanı dolduran binlerce kişi, hem alışveriş yaparak projelere katkı sundu hem de festivalin sunduğu sosyal imkanlardan faydalandı.
Yoğun katılımın yaşandığı alanda zaman zaman hareketli anlar ve kalabalık nedeniyle hareket kısıtlılığı oluştu. Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı'nın yanı sıra Bodrum FK Başkanı Taner Ankara, Teknik Direktör Burhan Eşer ve takım futbolcuları da stantları ziyaret edenler arasındaydı. Spora ve toplumsal projelere verilen desteğin simgesi olan isimler, vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti.
Spor camiasının yanı sıra sanat dünyasından isimler de festivalde yer aldı. Yerel müzisyenlerin sahne aldığı, çocukların unutulmaz vakit geçirmesi için oyun alanlarının kurulduğu ve DJ performanslarının sergilendiği program gün boyunca aralıksız devam etti.
AI YORUMU
Yerel yönetimlerin ve sivil inisiyatiflerin kültür sanat etkinliklerini sosyal sorumluluk projeleriyle birleştirmesi, toplumsal dayanışmayı güçlendiren en etkili yöntemlerin başında geliyor. Bodrum gibi turistik merkezlerde düzenlenen bu tür kalabalık festivallerin doğrudan eğitim bütçelerine katkı sağlaması, bütçe açıklarının kapanmasında sivil dinamiklerin ne kadar işlevsel olabileceğini net bir şekilde gösteriyor. Etkinlik boyunca yaşanan yoğun ilgi ve kalabalık, doğru kurgulanan projelerin halk nezdinde hızlıca karşılık bulduğunun somut bir kanıtıdır. Önümüzdeki dönemde benzer organizasyonların spor ve sanat dünyasının ortak katılımıyla genişletilmesi, bu tür fonların miktarını katlayarak artırabilir.
Azerbaycanlı doktor Reşid Mahmudov, okullardaki başörtüsü yasağını destekleyerek çocukların dinle ilgilenmesinin yasaklanmasını savundu. İlerlemenin bilimle olacağını belirten Mahmudov'un açıklamaları kamuoyunda tepki topladı.
Mahmudov, Kur'an'da başörtüsüne dair bir hüküm olmadığını iddia etti.
On dörtten on altı yaşına kadar çocukların dinle meşgul olmasının yasaklanmasını istedi.
Gelişimin dinde değil fizik ve pozitif bilimlerde bulunduğunu vurguladı.
Azerbaycan'da eğitim kurumlarında başörtüsü yasağı etrafındaki tartışmalar sürerken, ülkede tanınan isimlerden doktor Reşid Mahmudov'un çıkışı dikkat çekti. Ülke gündeminde geniş yankı uyandıran tartışmalara katılan Mahmudov, mevcut yasağı savunarak çocukların dini konulardan uzak tutulması gerektiğini ifade etti.
Kutsal metinlerde başörtüsüne dair herhangi bir ibare yer almadığını öne süren Mahmudov, genç nesillerin belli bir yaşa kadar bu tür konularla ilgilenmemesi gerektiğini savundu. Açıklamasında on dörtten on altı yaşına kadar olan dönemi işaret eden konuşmacı, bu yaş sınırına dek dini faaliyetlerin yasaklanması gerektiğini dile getirdi.
Toplumsal ilerlemenin inanç ritüelleriyle değil pozitif bilimler aracılığıyla gerçekleşeceğini belirten Mahmudov, fizik ve diğer fen bilimlerinin esas alınması gerektiğini kaydetti. Dualarla kalkınma olmayacağını savunan doktor, siyah kıyafetler giyen dindar kesimlerden korku duyduğunu da sözlerine ekledi.
Yapılan bu açıklamalar kısa süre içinde sosyal medyada ve kamuoyunda sert eleştirilere maruz kaldı. Ülkedeki muhafazakar kesimler ve sivil toplum temsilcileri, doktorun ifadelerine tepki göstererek çocukların inanç özgürlüğünün hedef alınmasını kabul edilemez buldu.
AI YORUMU
Toplumsal hassasiyetleri barındıran bu tür çıkışlar, eğitim ve inanç özgürlüğü eksenindeki dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor. Uzmanlık alanı tıp olan bir ismin gelişim kriterlerini dinî argümanlar üzerinden okuması, kamuoyunda kutuplaşmayı derinleştiren bir zemin yaratıyor. Benzer tartışmalar uzun vadede gençlerin eğitim hayatına bakışını ve toplumsal barışı doğrudan etkiliyor.