Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Ekonomi
Macaristan gecis belgesi krizi Avrupa ihracatini tehdit ediyor
•1 dk okuma
Paylaş
HEkonomi
iFotoğraf: Peter Barr · CC BY-SA 2.0 · Wikimedia Commons
Özet
Avrupa ulkelerine yapilan tasimalarda kritik gecis noktasi olan Macaristan hatasinda belge sikintisi buyuyor. Artan ihracat seferlerine karsilik kotalarin yetersiz kalmasi lojistik sektorunde ve dis ticaret zincirinde aksamalara yol aciyor.
Öne çıkanlar
2025'in ilk 11 ayinda Avrupa'ya 875 bin ihracat seferi yapildi.
Turk plakali araclare ile 560 bin sefer gerceklestirildi ve oran yuzde 4 artti.
Gundemdeki 10 bin adetlik ek belge yalnizca yaklasik 20 gunluk ihtiyaci karsiliyor.
Haberin Detayı
Bursa ESA Lojistik Yonetim Kurulu Baskani Erdi Altintas, yillar boyunca yinelenen gecis belgesi sorununa gecici cozumler yerine kalici sistemler getirilmesi gerektigini ifade etti. Turkiye'den Bati ve Orta Avrupa ulkelerine uzanan tasima hatlarinda Macaristan'in kilit bir gecis noktasi oldugunu belirten Altintas, mevcut kotalarin yetersizliginin tum ihracat zincirini dogrudan sarstigini dile getirdi.
Uluslararasi Nakliyeciler Dernegi verilerine atifta bulunan Altintas, gecen sure zarfinda Avrupa seferlerinin sayisal olarak arttigini ancak bu buyumeye paralel bir kota genislemesi yasanmadigini vurguladi. Gunluk ortalama 500 Turk tirinin sinirdan cikis yaptigi goz onunde bulunduruldugunda, gundemde yer alan 10 binlik ilave belgenin ancak kisa soluklu bir rahatlama saglayabilecegi ifade edildi.
Yuklerin anlik olarak dijital sistemlerle takip edilebildigi bir donemde ihracat sureclerinin kagida dayali kotalarla sinirlanmamasi gerektigi belirtildi. Ulastirma ve Altyapi Bakanligi tarafindan yurutulen ek belge girisimlerinin degeri teslim edilirken, gorusmelerin kriz anlarinda degil yil basinda gerceklestirilmesinin onemine isaret edildi.
Yil sonuna dogru yogunlasan sevkiyatlar nedeniyle olasi gecikmelerin ve maliyet artislarinin onune gecilmesi adina ihracatci firmalara erkenden planlama yapma cagrisi yapildi. Ro-Ro ve intermodal tasimacilik alternatiflerinin degerlendirilmesi ile rezervasyonlarin zamaninda tamamlanmasi onerildi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Dis ticaret hacminin buyumesine ragmen gecis belgelerindeki bu daralma, lojistik maliyetlerini dogrudan yukselterek dis pazar rekabetini zayiflatma riski tasiyor. Yil basinda yapilmasi gereken uzun vadeli diplomasi trafiksizligi, sektorun her yil ayni donemde benzer bir krizle yuzyuze gelmesine neden oluyor. Mevcut 10 binlik ek belge adimi sadece 20 gunluk ihtiyaci karsilayabildigi icin kalici cozumler uretilmedigi takdirde ihracatcilar yeni maliyetlerle karsilasacak.
Kaynak:
Ekonomi Gazetesi
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Altın Ateş Group, üretim ve lojistik alanındaki yatırımlarıyla 2026 sonunda 1 milyar dolar ciroya ulaşmayı planlıyor. Yıllık yüzde 50 büyüme kaydeden grup, toplam 50 milyon dolarlık yeni tesis yatırımları gerçekleştirdi.
Altın Ateş Group, 2026 yılı sonunda yaklaşık 1 milyar dolar ciro hedefliyor.
Kahramanmaraş, İskenderun ve İstanbul'daki yatırımların toplamı 50 milyon doları buldu.
Şirketin yıllık toplam satış hacmi polimer ve gübre ağırlıklı olmak üzere 2 milyon tona ulaşıyor.
Altın Ateş Group CEO’su Burak Ateş, şirketin önümüzdeki döneme yönelik büyüme stratejilerini ve yatırım hamlelerini paylaştı. Grubun yıllık ortalama yüzde 50 oranında bir büyüme ivmesi yakaladığını belirten Ateş, bu başarının depolama altyapısı ve üretim kapasitesini artıran hamlelerle desteklendiğini ifade etti. Yapılan açıklamaya göre, ciro hedefinin yanı sıra küresel ticaret ağının genişletilmesi de öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Şirket son dönemde toplam 50 milyon dolarlık üç büyük yatırımı hayata geçirdi. Kahramanmaraş'ta yaklaşık 10 milyon dolarlık bütçeyle kurulan hazır beton tesisi, deprem sonrasında bölgenin yeniden yapılanma sürecine katkı sunuyor. Ayrıca İskenderun’da 20 milyon dolarlık antrepo yatırımı yapılırken, İstanbul’da da yine 20 milyon dolar bedelle yeni bir plaza binası gruba kazandırıldı.
Grubun operasyonel hacmi incelendiğinde, yıllık 1 milyon 250 bin ton gübre ve 350 bin ton plastik satışı dikkat çekiyor. Polimer bölümündeki 350 bin tonluk yıllık satış rakamının 500 bin tona çıkarılması hedeflenirken, portföye geri dönüştürülmüş polimerler ile düşük karbon ayak izli ürünler dahil edilecek. İskenderun'daki 150 bin metrekarelik alana yayılan yedi tesis ise toplam 750 bin tonluk depolama kapasitesi sunuyor.
Lojistik ve enerji alanındaki yatırımlarını da sürdüren grup, İskenderun'daki operasyonlarında tek gemiyle 103 bin 566 ton gübre taşıyarak günlük 20 bin ton tahliye kapasitesine ulaştı. Depo çatılarında kurulan güneş enerjisi sistemlerinin gücü ise 9 megawata yükseldi. Ayrıca 2025 yılında kurulan girişim yatırım holdingi aracılığıyla teknoloji ve gayrimenkul projelerine de kaynak aktarılıyor.
AI YORUMU
Yıllık yüzde 50 büyüme hızı ve 50 milyon dolarlık altyapı hamlesi, şirketin sadece ticaretle kalmayıp lojistik kapasitesini de kalıcı olarak tahkim ettiğini gösteriyor. Özellikle İskenderun'daki 750 bin tonluk depolama gücü ve gübre taşımasındaki günlük 20 bin tonluk tahliye kapasitesi, küresel tedarik zincirindeki dalgalanmalara karşı esneklik sağlayan somut birer eşik konumunda. Küresel emtia piyasasındaki navlun maliyetlerine rağmen alternatif taşıma modellerinin devreye alınması, 1 milyar dolarlık ciro hedefine giden yolda en büyük operasyonel güvenlik duvarını oluşturuyor.
Türkiye'nin ocak-eylül dönemi ihracatı yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara ulaştı. Yılın dokuz aylık sürecinde 26 sektörden 18'i dış satımını artırırken, en yüksek yükseliş yaş meyve ve sebze alanında kaydedildi.
Ocak-eylül döneminde ihracat yüzde 5,2 artarak 211 milyar dolara yükseldi.
Zeytin ve zeytinyağı ihracatı düşük rekolte nedeniyle yüzde 28 geriledi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, yılın ilk dokuz ayında dış ticaret hacmi rekor seviyeye ulaştı. Belirtilen dönemde toplam ihracat geçen yılın aynı zaman dilimine kıyasla yüzde 5,2 oranında artış göstererek 211 milyar dolar sınırını aştı. Son 12 aylık periyotta ise toplam dış satım 283,7 milyar dolara yükseldi ve bu süreçte incelenen 26 ana sektörün 18'i büyüme kaydetti.
Yılın dokuz aylık bilançosuna göre ihracatını en çok artıran alan yüzde 42'lik tırmanışla yaş meyve ve sebze oldu ve 3,2 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi. Savunma ve havacılık sanayisi ise yüzde 16 yükselişle 6,9 milyar dolarlık ihracata imza attı.
Otomotiv endüstrisi 31,1 milyar dolarlık dış satımla hacim liderliğini korurken, kimyevi maddeler ve mamulleri 25,8 milyar dolarla bu sektörü takip etti. Çelik ihracatı 12,7 milyar dolar, elektrik ve elektronik sektörü ise 14,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Belirtilen dönemde bazı kalemlerde ise daralma yaşandı.
Toplam 8 sektörün ihracatında düşüş kaydedilirken, en sert gerileme yüzde 28 ile zeytin ve zeytinyağı sektöründe görüldü. Sektör temsilcileri bu düşüşün temel sebebinin geçen sezonki düşük rekolte olduğunu bildirdi. Ayrıca ABD'nin temmuz ayında yürürlüğe koyduğu yüzde 12,5'lik ek verginin üreticilerin rekabet gücünü zayıflattığı ifade edildi.
AI YORUMU
Dış ticaret verilerindeki artış eğilimi genel toplamda olumlu bir tablo çizebilse de, tarım ve gıda kollarındaki dalgalanmalar yerel üreticilerin karşılaştığı yapısal riskleri açıkça işaret ediyor. Zeytin ve zeytinyağı ihracatındaki yüzde 28'lik sert düşüş, iklim koşullarına bağlı rekolte kayıplarının dış pazardaki payı ne denli hızlı eritebileceğini gösteriyor. Üreticilerin önümüzdeki dönemde uluslararası pazarlardaki korumacı vergi duvarlarıyla baş edebilmesi için maliyet yönetimi ve katma değerli ürün stratejilerine ağırlık vermesi şart.
Türkiye'nin yumurta dış satımı yılın ilk dokuz ayında önemli bir ivme yakalayarak milyonlarca dolarlık hacme ulaştı. Küresel piyasalardaki hastalıklar ve iç piyasadaki kota esnetilmeleri bu artışta başrol oynadı.
Yumurta ihracatı yüzde 54 artarak 418 milyon 676 bin dolara yükseldi.
Sofralık tavuk yumurtası ihracatı değer bazında yüzde 132,4 oranında arttı.
Sektörün yıl sonu ihracat hedefi 550 milyon dolar olarak güncellendi.
Tarım ve hayvancılık alanındaki dış ticaret verilerine göre, Türkiye'nin yumurta satışı yılın ocak-eylül döneminde büyük bir sıçrama kaydetti. Su ürünleri dışındaki hayvansal mamul ihracatı toplamda 1 milyar 275 milyon doları bulurken, bu tablonun en büyük payı yumurta sektörüne ait oldu.
Geçen yılın aynı döneminde daha düşük seviyede kalan dış satım rakamları, bu yıl kuluçkalık ve sofralık ürünlerin katkısıyla 418 milyon dolar sınırını aştı. Özellikle sofralık tavuk yumurtası ihracatındaki yüzde 132,4'lük artış dikkat çeken detaylar arasında yer aldı.
Sektör temsilcileri, dış pazarlardaki bu hareketliliğin arkasında uluslararası alanda yaşanan sağlık sorunlarının ve küresel üretim kayıplarının yattığını belirtiyor. Kuş gribi gibi hastalıkların Avrupa ve ABD ekseninde üretimi aksatması, Türkiye'ye yönelik talebi artırdı.
Özellikle Hollanda, Polonya ve Yunanistan gibi ülkelere yapılan sevkiyatlarda yüze yakın artışlar görüldü. Tarım ve Orman Bakanlığının iç piyasa yeterliliğini onaylamasının ardından küçük boy yumurta kotalarının beş katına çıkarılması da üreticinin elini rahatlattı.
Yakın coğrafyadaki Arap ülkeleri ana pazar olmayı sürdürürken, Afrika ve Macaristan gibi yeni rotalar da portföye eklendi. Üreticiden çıkış fiyatlarının sınırlandırılmış olması iç dengeleri korurken, yıl sonu hedefi yükseltildi.
AI YORUMU
Küresel ölçekteki sağlık krizlerinin tarım ticaretinde yarattığı boşluğu doğru okuyan üreticiler, ihracatta somut bir sıçrama yakalamayı başardı. Rakamların 418 milyon doları bulması, uluslararası pazarlardaki tedarik zinciri açıklarının Türk sektörü tarafından hızlıca kapatıldığını gösteriyor. İç piyasadaki fiyat dengesini koruma refleksi sürerken, yeni pazarların çeşitlenmesi dış ticaretteki riskleri minimize ediyor. Kotaların esnetilmesi hamlesi devam etmezse, artan talebi karşılamakta lojistik kapasitenin zorlanma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.
Uzun süredir yüksek seyreden ticari kredi faizleri ve enflasyon baskısı, sanayi sektöründe üretimi durma noktasına getirdi. Fabrikalar vardiya azaltırken, finansmana erişim sorunları nedeniyle istihdam kaybı da kronikleşti.
Ticari kredilerde yüksek faizler ve erişim sorunları sanayiciyi zorluyor.
TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, faizlerin yüzde 30'un altına inmesini talep etti.
İSO Üyesi Hüseyin Çetin, ihracatçıya verilen yüzde 3'lük döviz desteğinin alınamadığını belirtti.
Enflasyonla mücadele sürecinde hedeflerin tutmaması, yurt dışı pazarlardaki rekabet gücünün azalması ve uzun süredir yüksek kalan faizler üreticileri çıkmaza soktu. Birçok tesiste vardiya sayıları düşürülürken satılık ve kiralık fabrika ilanlarında artış görüldü. Sektör temsilcileri mevcut maliyetlerle ayakta kalmanın zorlaştığını vurguluyor.
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Ahmet Güleç, ağır finansman yükü sebebiyle yatırımların askıya alındığını ifade etti. Güleç, uzun vadeli hedeflerden vazgeçmenin gelecekte büyük sorunlar doğuracağını belirterek, kredi kanallarının açılması ve oranların yüzde 30 seviyesinin altına çekilmesi gerektiğini dile getirdi.
Paslanmaz Sanayici ve İş İnsanları Derneği Başkanı Arslan Küçükemre ise ticari kredilerdeki oranların yüksekliğine dikkat çekerek bazı firmaların faaliyetlerini durdurup tesislerini kiraya verdiğini aktardı. Küçükemre, üretim tıkanıklığının aşılmaması durumunda erken sanayisizleşme tehlikesinin baş gösterebileceği konusunda uyardı.
Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Alican Duran, kur ve enflasyon makası nedeniyle sene başından bu yana ciddi oranda erime yaşadıklarını kaydetti. Duran, mevcut faiz yüküyle alınan kredilerin kâr marjıyla ödenmesinin imkansız olduğunu savunarak banka kazançlarına işaret etti.
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Çetin, Merkez Bankası'nın ihracatçılara sağladığı yüzde 3 döviz desteğinde limit aşımı gerekçesiyle sorun yaşandığını bildirdi. Çetin, yüksek oranlar sebebiyle ticaretin ve yatırımların durma noktasına geldiğini, yıl sonunda kapanma kararı alan firmaların bulunduğunu söyledi.
Fotoğraf: Sözcü Ekonomi
AI YORUMU
Ekonomideki dezenflasyon sürecinin faturası, finansman maliyetleriyle boğuşan üreticilere kesiliyor. Yüzde 30 seviyesindeki faiz eşiği aşılamazsa, ihracat odaklı büyüme hedeflerinden uzaklaşma riski artıyor. Finansal giderleri gelirlerini aşan küçük ve orta ölçekli işletmeler için bankalar birer ortak haline gelirken, bu durum istihdamı doğrudan tehdit ediyor. Eğer kredi kanalları esnetilmezse sanayi tesislerindeki kapanmalar dalga boyunu büyütecektir.