PİYASA
Gündem

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay'dan Marmara Depremleri Açıklaması

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay'dan Marmara Depremleri Açıklaması Fotoğraf: 61SAAT

Özet

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, Marmara bölgesinde son günlerde kaydedilen küçük sarsıntıların büyük bir depremin habercisi sayılamayacağını bildirdi. Uzman isim, tektonik gerilimin bu şekilde azaldığını düşünmenin bilimsel açıdan doğru olmadığını vurguladı.

Öne çıkanlar

  • Yalova açıklarında 10 Ekim'de 3.5 ve 11 Ekim'de 2.9 büyüklüğünde depremler kaydedildi.
  • Deprem büyüklüğü logaritmiktir; 7 büyüklüğü 3 büyüklüğünden bir milyon kat daha fazla enerji üretir.
  • Marmara'daki riskli yapı stokunun güvenli hale getirilmesi öncelikli hedef olmalıdır.

Haberin Detayı

İstanbul ve çevresinde son dönemde hissedilen sarsıntılar, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Marmara Denizi'ndeki kısımlarını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. Yalova açıklarında peş peşe yaşanan 3.5 ve 2.9 büyüklüğündeki depremlerin yanı sıra ağustos ayında Adalar civarında görülen hareketlilik, halk arasında tedirginliğe yol açtı. Yaşanan bu sismik gelişmelerin ardından uzman isimler konuyu bilimsel veriler çerçevesinde ele almaya başladı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, Marmara'nın tek bir fay çizgisinden ibaret olmadığını hatırlattı. Bölgede ana hat üzerinde ve ikincil kollarda çok sayıda farklı segmentin bulunduğunu belirten Gürçay, her küçük sarsıntının aynı mekanik özelliklerle açıklanamayacağını ve bunların birbirine doğrudan bağlanamayacağını ifade etti.

Deprem enerjisinin logaritmik bir ölçekle arttığına dikkat çeken Gürçay, birkaç küçük sarsıntının bölgedeki büyük stresi önemli ölçüde hafiflettiği yönündeki yaygın kanının yanıltıcı olduğunu kaydetti. Yedinci büyüklükteki bir depremde açığa çıkan enerjinin, üçüncü büyüklüktekinden yaklaşık bir milyon kat fazla olduğunu hatırlatan uzman, küçük sarsıntılar sırasında komşu alanlarda gerilme değişimleri olabileceğini dile getirdi.

Yer kabuğundaki her hareketliliğin yaklaşan yıkıcı bir afetin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Gürçay, öncü sarsıntıların çoğunlukla ancak büyük felaket sonrasından anlaşılabildiğini söyledi. Tarihsel kayıtlar ve güncel jeodezik ölçümler ışığında İstanbul için tehlikenin yeni olmadığını vurgulayan Gürçay, asıl odaklanılması gereken hususun fayların uzun dönemli davranış biçimi olduğunu aktardı.

Depremlerin vaktini önceden bilmenin mümkün olmadığını ancak riskli yapıların tespit edilebileceğini belirten Gürçay, milyonlarca insanın yaşadığı kentte yapı stokunun dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Aynı büyüklükteki bir sarsıntının farklı zemin kalitelerinde ve yapı kalitelerinde çok farklı sonuçlar doğurabileceğini belirten uzman, hazırlıkların bu doğrultuda yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Marmara Denizi'ndeki 3.5 ve 2.9 büyüklüğündeki sarsıntılar sonrasında yapılan bu uyarılar, toplumdaki yanlış inanışların önüne geçilmesi açısından oldukça kıymetli. Enerji birikiminin logaritmik doğası göz önüne alındığında, küçük depremlerin stresi azalttığı düşüncesinin ne kadar tehlikeli bir yanılgı olduğu net biçimde görülüyor. Yetkililerin ve vatandaşların tartışmalı tahminler yerine yapı stokunu güçlendirmeye odaklanması hayati önem taşıyor.

Kaynak: 61SAAT Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Okumaya Devam Et
Bilim

Cem Gürçay Uyardı: Küçük Sarsıntılar Büyük Deprem Riskini Sıfırlamıyor

• Rize Takip
Cem Gürçay Uyardı: Küçük Sarsıntılar Büyük Deprem Riskini Sıfırlamıyor
Fotoğraf: Rize Takip

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, Marmara Denizi'nde son dönemde yaşanan küçük depremlerin beklenen büyük sarsıntının habercisi sayılamayacağını ve faydaki gerilimi güvenli düzeye indirmediğini açıkladı. Gürçay, bölgedeki tehlikenin günlük titreşimler yerine fay sisteminin uzun vadeli davranışıyla incelenmesi gerektiğini belirtti.

  • Cem Gürçay, küçük depremlerin Marmara'daki gerilimi güvenli seviyeye indirmediğini belirtti.
  • 7 büyüklüğündeki deprem, 3 büyüklüğündeki sarsıntıdan yaklaşık 1 milyon kat fazla enerji yayıyor.
  • Yalova açıklarında 10 ve 11 Ekim tarihlerinde 3.5 ve 2.9 büyüklüğünde depremler kaydedilmişti.

Marmara Denizi ve çevresinde zaman zaman hissedilen sismik hareketlilik kamuoyunda tedirginliğe yol açarken, yer bilimciler kaydedilen verileri analiz etmeyi sürdürüyor. Yalova açıklarında 10 Ekim günü ölçülen 3.5 büyüklüğündeki ilk kırılmanın ardından 11 Ekim'de kaydedilen 2.9 büyüklüğündeki sarsıntı ve Ağustos ayında Adalar civarında yaşanan deprem dizisi, bölgedeki fayların durumuyla ilgili soru işaretlerini çoğalttı.

Bölgedeki hareketleri değerlendiren Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, yer kabuğundaki mikro kırılmaların büyük bir afetin yaklaştığı biçiminde yorumlanamayacağını aktardı. Marmara Denizi altındaki yapının tek bir kırık hattından ibaret olmadığını hatırlatan Gürçay, Kuzey Anadolu Fay Zonu çatısı altında çok sayıda ikincil parçanın yer aldığını ve her segmentin mekanik özelliklerinin birbirinden farklı çalıştığını dile getirdi.

Küçük depremlerin biriken enerjiyi boşaltarak büyük sarsıntı tehlikesini ortadan kaldırdığı algısının yanıltıcı olduğunu vurgulayan uzman, büyüklük ölçümlerinin logaritmik formüle dayandığına işaret etti. Paylaşılan teknik bilgiye göre 7 büyüklüğündeki bir depremin açığa çıkardığı kinetik enerji, 5 büyüklüğündeki olaydan yaklaşık bin kat, 3 büyüklüğündeki küçük bir titreşimden ise ortalama bir milyon kat daha fazla bir boyuta ulaşıyor. Bu devasa uçurum, birkaç küçük hareketin faydaki ana yükü tüketmeye yetmeyeceğini somutluyor.

Bir sarsıntının daha büyük bir depremin öncüsü olup olmadığının ancak ana şok geliştikten sonra geriye dönük tespit edilebildiğini hatırlatan Gürçay, birkaç günlük tablodan felaket ya da rahatlama kehaneti üretilemeyeceğini söyledi. Anadolu levhasının batıya doğru kesintisiz ilerlediğini belirten mühendis, fayın kilitli kalan parçalarında biriken gerilim miktarının esas bilimsel takip noktası olması gerektiğini vurguladı.

AI YORUMU

Toplum genelinde her küçük sarsıntının ardından oluşan rahatlama hissi ne yazık ki jeofizik kurallarıyla bağdaşmıyor. Cem Gürçay'ın 7 ile 3 büyüklüğü arasındaki bir milyon katlık enerji farkına işaret etmesi, küçük depremlerle güvende olunduğu yanılgısını tümüyle geçersiz kılıyor. Bireysel ve kentsel hazırlıkların anlık sarsıntıların yarattığı psikolojik dalgalanmalara göre değil, Marmara'nın yüzyıllara yayılan tektonik yük gerçeğine göre sürdürülmesi şart.

Kaynak: Rize Takip Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Manisa'nın yüksek kesimlerinde mevsimin ilk kar yağışı başladı

• CNN Türk
Manisa'nın yüksek kesimlerinde mevsimin ilk kar yağışı başladı
Fotoğraf: CNN Türk

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde yer alan yüksek yaylalar, ani hava değişimiyle birlikte beyaza büründü. Kısa süren yağışın ardından bölgede hava sıcaklıkları düşerken, belediye ekipleri olası olumsuzluklara karşı teyakkuz haline geçti.

  • Alaşehir ilçesinin yüksek kesimlerinde kar yağışı etkili oldu.
  • Horzumalayaka Mahallesi yaylalar mevkisi kısa sürede beyaz örtüyle kaplandı.
  • Belediye ekipleri olası buzlanma ve ulaşım sorunlarına karşı hazır bekliyor.

Ege Bölgesi'nin sıcak iklimiyle bilinen kenti Manisa'da, meteorolojik koşulların ani değişimiyle birlikte yüksek rakımlı bölgelerde kış manzaraları görülmeye başlandı. Kentin Alaşehir ilçesine bağlı kırsal alanlarda hava sıcaklığının düşmesiyle beraber yağmurun yerini kar yağışı aldı. Bölge halkı ani gelişen bu hava muhalefetiyle kısa süreli bir kış sürprizi yaşadı.

Yağışın en net hissedildiği yer ise Horzumalayaka Mahallesi'nin yaylalar mevkisi oldu. Yüksek kesimlerdeki bitki örtüsü ve toprak yüzeyi kısa süre içerisinde ince bir beyaz tabakayla kaplandı. Sabah saatlerinde başlayan ve çevreyi farklı bir görünüme kavuşturan yağış, bölgedeki doğal yaşamı da etkiledi.

Zirve noktalarında kısa süre süren kar yağışı yerini hızla soğuk havaya bıraktı. Yağışın kesilmesine rağmen bölgedeki termometreler düşük değerleri göstermeye devam ederken, yetkililer don olaylarına karşı vatandaşları uyardı. Yerel idareler, tarım faaliyetlerinin sürdüğü ve geçiş yollarının bulunduğu bu hatlarda tedbiri elden bırakmıyor.

Olası ulaşım aksamaları ve buzlanma riskine karşı Alaşehir Belediyesi harekete geçti. İlgili birimlerin oluşturduğu acil müdahale ekipleri, yüksek rakımlı güzergahlarda herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına bölgede görevlendirildi. Ekipler, hava durumunun seyrine göre gerekli tuzlama ve yol açma çalışmalarını yapmak üzere hazır bekletiliyor.

AI YORUMU

Alaşehir gibi Ege kuşağında yer alan ilçelerde bu tür erken dönem kar geçişleri, tarım ürünleri ve ulaşım hatları açısından anlık tedbirler gerektirir. Belediyenin Horzumalayaka Mahallesi çevresinde ekiplerini hazır tutması, ilerleyen saatlerde oluşabilecek don riskine karşı yerinde bir tedbirdir. Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının düşmeye devam etmesi halinde, yüksek kesimlerdeki üreticilerin don olaylarına karşı dikkatli olması şarttır.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Kayınbabanın Kira Talebine Yargıtay'dan Ret Kararı

• Yeni Şafak
Kayınbabanın Kira Talebine Yargıtay'dan Ret Kararı
Fotoğraf: Yeni Şafak

Yargıtay, evlilik birliği döneminde yaşanılan mülk için eski damadından kira isteyen kayınbabanın talebini reddeden yerel mahkeme kararını onadı. Yüksek mahkeme, taraflar arasında resmi bir kira sözleşmesi bulunmadığına hükmetti.

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kira istemini hukuka uygun buldu.
  • İstanbul'daki dava 2020 yılında açılmıştı.
  • Mahkeme döviz ve altın alacakları yönünden ise bozma kararı verdi.

İstanbul'da yaşayan bir vatandaşın, kızının eski eşine karşı başlattığı hukuki süreç Yargıtay aşamasından geçti. Davacı taraf, evlilikleri süresince kendisine ait olan konutta ikamet eden damadından geriye dönük beş yıllık kira bedeli talep etmişti.

Aynı dava dilekçesinde, evlilik birliği devam ederken eski damadına elden altın ve döviz cinsinden borç para verdiğini öne süren kayınpeder, bu tutarların da faiziyle birlikte tahsil edilmesini istemişti. Davalı ise iddiaları reddederek aralarında herhangi bir kira akdinin bulunmadığını savundu.

Yerel mahkeme sıfatıyla dosyayı inceleyen Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem barınma bedeli hem de borç iddiaları yönünden davanın reddine hükmetti. İstinaf aşamasından da olumlu sonuç alamayan davacı, kararı temyiz ederek Yargıtay'a taşıdı.

Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira talebiyle ilgili verilen ret kararını yerinde bularak onadı. Kararın gerekçesinde mülkün aile konutu olarak kullanıldığı ve taraflar arasında imzalanmış yazılı bir kira sözleşmesinin mevcut olmadığı vurgulandı.

Öte yandan yüksek mahkeme, altın ve döviz alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkta ise yerel mahkeme kararını bozdu. Dosyada damadın el yazısıyla borç miktarını ve alındı ibaresini içeren bir kağıt bulunduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği bu belgenin adi senet niteliği taşıyıp taşımadığının incelenmesi gerektiği belirtildi.

AI YORUMU

Evlilik birliklerinin sona ermesinin ardından aile içi finansal ilişkilerin yargıya taşınması son derece karmaşık hukuki uyuşmazlıklar doğurabiliyor. Beş yıllık sürede taraflar arasında resmi bir kira kontratı yapılmamış olması, mülk sahibinin sonradan talepte bulunmasını hukuken geçersiz kılıyor. Ancak dosyada yer alan el yazılı belgenin adi senet niteliğiyle yeniden ele alınacak olması, borç alacak ilişkilerinin ispat yükü açısından mahkemelerin titizlikle inceleme yapmasını zorunlu kılıyor.

Kaynak: Yeni Şafak Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Bakan Çiftçi: Terörsüz Türkiye Süreci Sivil Anayasanın Yolunu Açabilir

• NTV Gündem
Bakan Çiftçi: Terörsüz Türkiye Süreci Sivil Anayasanın Yolunu Açabilir
Fotoğraf: NTV Gündem

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Batman'daki temasları sırasında Terörsüz Türkiye sürecinin iki yılda devlet politikası haline geldiğini belirtti. Meclis'te 467 milletvekilinin evet oyu verdiğini hatırlatan Bakan Çiftçi, bu siyasi mutabakatın sivil anayasa çalışmalarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

  • Terörsüz Türkiye süreci iki senede devlet politikasına dönüştü.
  • Meclis oylamasında 467 milletvekili sürece evet oyu verdi.
  • Bakan Çiftçi Batman'da sivil anayasa vurgusu yaptı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Batman kentinde güncel siyasi konulara dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında uzun süredir tartışılan ve kamuoyunun yakından takip ettiği Terörsüz Türkiye başlığına ayrı bir parantez açtı.

Söz konusu çalışmanın son iki yıllık zaman dilimi içerisinde tamamen bir devlet politikası niteliği kazandığını dile getiren Çiftçi, atılan adımların kurumsal bir yapıya büründüğünü kaydetti. Meclis'teki oylama sürecine de değinen Bakan, toplam 467 milletvekilinin bu iradeye olumlu oy verdiğini hatırlattı.

Milletvekillerinin sağladığı bu yüksek katılımın ve tabandaki siyasi uyumun çok kıymetli olduğunu savunan Çiftçi, mevcut tablonun ülkenin önünü açtığını belirtti. İç ve dış siyasi konjonktürün şu an için atılacak adımlar açısından son derece elverişli bir zemin sunduğunu aktardı.

Devletin kurumsal yapısının ve etki alanının geçmişe kıyasla çok daha sağlam bir noktada bulunduğunu vurgulayan Çiftçi, Türkiye'nin küresel ölçekte söz sahibi bir bölgesel aktör konumuna yükseldiğini ifade etti. Bu güçlü siyasi atmosferin devam etmesi halinde yeni ve sivil bir anayasanın da hayata geçirilebileceğini sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Meclis'te yakalanan 467 oyluk geniş mutabakat, sadece güvenlik politikalarının ötesinde yeni bir toplumsal sözleşmenin işaretini veriyor. Bakan Çiftçi'nin işaret ettiği iç ve dış konjonktür analizi, hükümetin dış politika ve iç güvenlikteki elini güçlendiren unsurların aynı zamanda iç siyasette anayasa değişikliği için bir kaldıraç olarak kullanılmak istendiğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde partiler arası diyalog trafiğinin bu hedefe odaklanıp odaklanmayacağı, sivil anayasa tartışmalarının seyrini belirleyecektir.

Kaynak: NTV Gündem Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler