PİYASA
Bilim

Cem Gürçay Uyardı: Küçük Sarsıntılar Büyük Deprem Riskini Sıfırlamıyor

Cem Gürçay Uyardı: Küçük Sarsıntılar Büyük Deprem Riskini Sıfırlamıyor Fotoğraf: Rize Takip

Özet

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, Marmara Denizi'nde son dönemde yaşanan küçük depremlerin beklenen büyük sarsıntının habercisi sayılamayacağını ve faydaki gerilimi güvenli düzeye indirmediğini açıkladı. Gürçay, bölgedeki tehlikenin günlük titreşimler yerine fay sisteminin uzun vadeli davranışıyla incelenmesi gerektiğini belirtti.

Öne çıkanlar

  • Cem Gürçay, küçük depremlerin Marmara'daki gerilimi güvenli seviyeye indirmediğini belirtti.
  • 7 büyüklüğündeki deprem, 3 büyüklüğündeki sarsıntıdan yaklaşık 1 milyon kat fazla enerji yayıyor.
  • Yalova açıklarında 10 ve 11 Ekim tarihlerinde 3.5 ve 2.9 büyüklüğünde depremler kaydedilmişti.

Haberin Detayı

Marmara Denizi ve çevresinde zaman zaman hissedilen sismik hareketlilik kamuoyunda tedirginliğe yol açarken, yer bilimciler kaydedilen verileri analiz etmeyi sürdürüyor. Yalova açıklarında 10 Ekim günü ölçülen 3.5 büyüklüğündeki ilk kırılmanın ardından 11 Ekim'de kaydedilen 2.9 büyüklüğündeki sarsıntı ve Ağustos ayında Adalar civarında yaşanan deprem dizisi, bölgedeki fayların durumuyla ilgili soru işaretlerini çoğalttı.

Bölgedeki hareketleri değerlendiren Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, yer kabuğundaki mikro kırılmaların büyük bir afetin yaklaştığı biçiminde yorumlanamayacağını aktardı. Marmara Denizi altındaki yapının tek bir kırık hattından ibaret olmadığını hatırlatan Gürçay, Kuzey Anadolu Fay Zonu çatısı altında çok sayıda ikincil parçanın yer aldığını ve her segmentin mekanik özelliklerinin birbirinden farklı çalıştığını dile getirdi.

Küçük depremlerin biriken enerjiyi boşaltarak büyük sarsıntı tehlikesini ortadan kaldırdığı algısının yanıltıcı olduğunu vurgulayan uzman, büyüklük ölçümlerinin logaritmik formüle dayandığına işaret etti. Paylaşılan teknik bilgiye göre 7 büyüklüğündeki bir depremin açığa çıkardığı kinetik enerji, 5 büyüklüğündeki olaydan yaklaşık bin kat, 3 büyüklüğündeki küçük bir titreşimden ise ortalama bir milyon kat daha fazla bir boyuta ulaşıyor. Bu devasa uçurum, birkaç küçük hareketin faydaki ana yükü tüketmeye yetmeyeceğini somutluyor.

Bir sarsıntının daha büyük bir depremin öncüsü olup olmadığının ancak ana şok geliştikten sonra geriye dönük tespit edilebildiğini hatırlatan Gürçay, birkaç günlük tablodan felaket ya da rahatlama kehaneti üretilemeyeceğini söyledi. Anadolu levhasının batıya doğru kesintisiz ilerlediğini belirten mühendis, fayın kilitli kalan parçalarında biriken gerilim miktarının esas bilimsel takip noktası olması gerektiğini vurguladı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Toplum genelinde her küçük sarsıntının ardından oluşan rahatlama hissi ne yazık ki jeofizik kurallarıyla bağdaşmıyor. Cem Gürçay'ın 7 ile 3 büyüklüğü arasındaki bir milyon katlık enerji farkına işaret etmesi, küçük depremlerle güvende olunduğu yanılgısını tümüyle geçersiz kılıyor. Bireysel ve kentsel hazırlıkların anlık sarsıntıların yarattığı psikolojik dalgalanmalara göre değil, Marmara'nın yüzyıllara yayılan tektonik yük gerçeğine göre sürdürülmesi şart.

Kaynak: Rize Takip Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Okumaya Devam Et
Gündem

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay'dan Marmara Depremleri Açıklaması

• 61SAAT
Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay'dan Marmara Depremleri Açıklaması
Fotoğraf: 61SAAT

Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, Marmara bölgesinde son günlerde kaydedilen küçük sarsıntıların büyük bir depremin habercisi sayılamayacağını bildirdi. Uzman isim, tektonik gerilimin bu şekilde azaldığını düşünmenin bilimsel açıdan doğru olmadığını vurguladı.

  • Yalova açıklarında 10 Ekim'de 3.5 ve 11 Ekim'de 2.9 büyüklüğünde depremler kaydedildi.
  • Deprem büyüklüğü logaritmiktir; 7 büyüklüğü 3 büyüklüğünden bir milyon kat daha fazla enerji üretir.
  • Marmara'daki riskli yapı stokunun güvenli hale getirilmesi öncelikli hedef olmalıdır.

İstanbul ve çevresinde son dönemde hissedilen sarsıntılar, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun Marmara Denizi'ndeki kısımlarını yeniden gündemin ilk sırasına taşıdı. Yalova açıklarında peş peşe yaşanan 3.5 ve 2.9 büyüklüğündeki depremlerin yanı sıra ağustos ayında Adalar civarında görülen hareketlilik, halk arasında tedirginliğe yol açtı. Yaşanan bu sismik gelişmelerin ardından uzman isimler konuyu bilimsel veriler çerçevesinde ele almaya başladı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Cem Gürçay, Marmara'nın tek bir fay çizgisinden ibaret olmadığını hatırlattı. Bölgede ana hat üzerinde ve ikincil kollarda çok sayıda farklı segmentin bulunduğunu belirten Gürçay, her küçük sarsıntının aynı mekanik özelliklerle açıklanamayacağını ve bunların birbirine doğrudan bağlanamayacağını ifade etti.

Deprem enerjisinin logaritmik bir ölçekle arttığına dikkat çeken Gürçay, birkaç küçük sarsıntının bölgedeki büyük stresi önemli ölçüde hafiflettiği yönündeki yaygın kanının yanıltıcı olduğunu kaydetti. Yedinci büyüklükteki bir depremde açığa çıkan enerjinin, üçüncü büyüklüktekinden yaklaşık bir milyon kat fazla olduğunu hatırlatan uzman, küçük sarsıntılar sırasında komşu alanlarda gerilme değişimleri olabileceğini dile getirdi.

Yer kabuğundaki her hareketliliğin yaklaşan yıkıcı bir afetin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Gürçay, öncü sarsıntıların çoğunlukla ancak büyük felaket sonrasından anlaşılabildiğini söyledi. Tarihsel kayıtlar ve güncel jeodezik ölçümler ışığında İstanbul için tehlikenin yeni olmadığını vurgulayan Gürçay, asıl odaklanılması gereken hususun fayların uzun dönemli davranış biçimi olduğunu aktardı.

Depremlerin vaktini önceden bilmenin mümkün olmadığını ancak riskli yapıların tespit edilebileceğini belirten Gürçay, milyonlarca insanın yaşadığı kentte yapı stokunun dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti. Aynı büyüklükteki bir sarsıntının farklı zemin kalitelerinde ve yapı kalitelerinde çok farklı sonuçlar doğurabileceğini belirten uzman, hazırlıkların bu doğrultuda yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

AI YORUMU

Marmara Denizi'ndeki 3.5 ve 2.9 büyüklüğündeki sarsıntılar sonrasında yapılan bu uyarılar, toplumdaki yanlış inanışların önüne geçilmesi açısından oldukça kıymetli. Enerji birikiminin logaritmik doğası göz önüne alındığında, küçük depremlerin stresi azalttığı düşüncesinin ne kadar tehlikeli bir yanılgı olduğu net biçimde görülüyor. Yetkililerin ve vatandaşların tartışmalı tahminler yerine yapı stokunu güçlendirmeye odaklanması hayati önem taşıyor.

Kaynak: 61SAAT Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Altı ilde eş zamanlı siber dolandırıcılık operasyonu: 6 tutuklama

• CNN Türk

Yalova merkezli altı ilde gerçekleştirilen bilişim yoluyla dolandırıcılık operasyonunda yakalanan sekiz zanlıdan altısı tutuklandı. Güvenlik güçlerinin adreslerde yaptığı aramalarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, şüphelilerden biri savcılık kararıyla serbest bırakıldı.

  • Operasyon Yalova, Gaziantep, Zonguldak, Bolu, Denizli ve Niğde illerini kapsadı.
  • Aramalarda 9 cep telefonu, 10 SIM kart ve 1 tablet bilgisayar ele geçirildi.
  • Adliyeye sevk edilen zanlılardan 6'sı tutuklandı, 1 kişi adli kontrolle serbest bırakıldı.

Türkiye genelinde dijital suçlarla mücadele kapsamında yürütülen soruşturmalar yenilerini eklemeye devam ederken, güvenlik birimleri siber ağlar üzerinden vatandaşları hedef alan şebekelere yönelik yeni bir darbe indirdi. Bu doğrultuda harekete geçen Yalova İl Jandarma Komutanlığı personeli, sanal ortamlar aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık faaliyetleri yürütüldüğü yönündeki ihbarları değerlendirerek kapsamlı bir takip süreci başlattı.

Elde edilen dijital izler ve istihbarat çalışmaları sonucunda, suç ağının farklı illere yayıldığı belirlendi. Bunun üzerine düğmeye basan ekipler; Yalova başta olmak üzere Gaziantep, Zonguldak, Bolu, Denizli ve Niğde illerinde tespit edilen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenledi.

Gerçekleştirilen ev ve iş yeri aramalarında, suç unsuru olduğu değerlendirilen dokuz cep telefonu, on adet SIM kart ile bir tablet bilgisayar muhafaza altına alındı. Ele geçirilen dijital materyaller inceleme altına alınırken, operasyon kapsamında toplam sekiz şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Jandarmadaki sorgu ve işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan biri savcılıktaki ifadesinin akabinde salıverildi. Hakimlik huzuruna çıkarılan diğer şüphelilerden altısı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, bir şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.

AI YORUMU

Bilişim sistemlerinin kötüye kullanımıyla gerçekleştirilen bu tür nitelikli dolandırıcılık olayları, vatandaşların maddi kayıplarının yanı sıra dijital güvenliğe olan inancını da zedeliyor. Çok merkezli operasyonların kararlılıkla sürdürülmesi suçlulara gözdağı verirken, bireylerin de çevrim içi platformlarda kişisel bilgilerini paylaşırken çok daha dikkatli olmasını zorunlu kılıyor.

Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Gündem

Bilişim Dolandırıcılığı Operasyonu: Altı İlde Altı Tutuklama

• Cumhuriyet
Bilişim Dolandırıcılığı Operasyonu: Altı İlde Altı Tutuklama
Fotoğraf: Cumhuriyet

Yalova merkezli yürütülen operasyon kapsamında altı farklı ilde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi. Bilişim sistemlerini kullanarak dolandırıcılık yaptıkları iddia edilen sekiz şüpheliden altısı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer iki şüpheli ise adli kontrol ve savcılık kararıyla serbest bırakıldı.

  • Yalova merkezli operasyon altı farklı ilde eş zamanlı olarak düzenlendi.
  • Baskınlarda dokuz cep telefonu, on sim kart ve bir tablet ele geçirildi.
  • Gözaltına alınan sekiz kişiden altısı çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Siber suçlarla mücadele birimleri, internet ve teknoloji altyapılarını kullanarak haksız kazanç elde eden suç ağlarına yönelik kapsamlı bir çalışma başlattı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde elde edilen dijital izler ve teknik takipler sonucunda, zanlıların bulundukları noktalar netlik kazandı.

Elde edilen bilgiler doğrultusunda Yalova'nın yanı sıra Gaziantep, Zonguldak, Bolu, Denizli ve Niğde illerinde güvenlik güçleri tarafından koordineli baskınlar yapıldı. Gaziantep'te dört kişi yakalanırken, diğer dört ilde ise birer şüpheli güvenlik güçlerince gözaltına alındı.

Zanlıların ikametlerinde ve çalışma alanlarında gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. İncelenen malzemeler arasında dokuz adet cep telefonu, on adet sim kart ve bir adet tablet bilgisayar yer aldı.

Emniyetteki sorgu süreçleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. ve T.B. tutuklanırken, F.K. adli kontrol tedbiriyle, E.E.T. ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

AI YORUMU

Dijital ağlar üzerinden yürütülen bu tür nitelikli dolandırıcılık vakaları, vatandaşların ekonomik güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor. Kolluk kuvvetlerinin iller arası koordinasyonla gerçekleştirdiği operasyonlar suç ağlarına darbe vururken, bireylerin de çevrim içi platformlarda daha tedbirli olmasını zorunlu kılıyor. Benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına siber güvenlik bilincinin artırılması ve şüpheli durumlarda yetkililere hızlıca başvurulması hayati önem taşıyor.

Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

Okumaya Devam Et
Bilim

Dünya saatlerinde tarihi değişim: Bir dakika her zaman 60 saniye sürmüyor

• Hürriyet
Dünya saatlerinde tarihi değişim: Bir dakika her zaman 60 saniye sürmüyor
Fotoğraf: Hürriyet

Zamanın akışına dair bilinen en temel kabullerden biri değişti ve bir dakikanın her zaman tam 60 saniye sürmediği ortaya çıktı. Yapılan incelemeler ve hesaplamalar, dünya saatlerinde geçmişten bu yana yapılan ayarlamaları ve zaman ölçümündeki hassasiyetleri gözler önüne seriyor.

  • Bir dakikanın her zaman 60 saniye sürmediği anlaşıldı.
  • Dünya saatleri üzerinde yapılan hesaplamalarda yenilikler duyuruldu.
  • Zaman ölçüm sistemlerinde geçmişe dayanan düzenlemeler bulunuyor.

İnsanlığın ortak zaman algısını şekillendiren en temel ölçütlerden biri olan dakikaların süresi konusunda şaşırtıcı gerçekler ortaya çıktı. Günlük yaşamda saniyeleri sayarken kullandığımız standart kuralların aksine, evrensel zaman akışının her zaman matematiksel olarak aynı oranda ilerlemediği tespit edildi. Uzmanlar tarafından paylaşılan son veriler, zamanın akış hızındaki minik sapmaların kronometreler üzerinde düzenleme yapılmasını zorunlu kıldığını gösteriyor.

Dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızında meydana gelen dalgalanmalar, saatlerin ve dakikaların uzunluğunu doğrudan etkiliyor. Gezegenimizin hareketlerindeki bu düzensizlikler, atom saatleri ile güneş zamanı arasında küçük farkların oluşmasına yol açıyor. Bu durum, zaman dilimlerinin senkronize tutulabilmesi için belirli aralıklarla ekleme veya çıkarma yapılması gerekliliğini beraberinde getiriyor.

Geçmişten günümüze kadar saat ayarlarının güncellenmesi amacıyla yapılan müdahaleler, zaman yönetimiyle ilgilenen bilim insanlarını uzun süredir meşgul ediyor. Gelişen teknoloji ve hassas ölçüm cihazları sayesinde bu minik sapmalar artık çok daha net bir şekilde takip edilebiliyor. Yapılan son çalışmalar, zamanın akışındaki bu hassas dengelerin gelecekteki dijital altyapılar ve küresel iletişim ağları açısından nasıl yönetileceğine dair yeni soruları da beraberinde getiriyor.

AI YORUMU

Dünya saatlerinde tespit edilen bu tür zamansal sapmalar, küresel ölçekteki dijital altyapıların ve uydu sistemlerinin senkronizasyonu açısından son derece hassas bir konudur. Bir dakikanın 60 saniyeden kısa veya uzun sürebilmesi, özellikle saniyenin bile milyonda birinin önem taşıdığı finans ve telekomünikasyon ağlarında anlık aksamalara yol açabilir. Gelecekte atom saatleri ile gerçek dünya döngüsü arasındaki bu uyumsuzlukların daha sık yaşanması beklenirken, mühendislerin yeni kalibrasyon yöntemleri geliştirilmesi kaçınılmaz görünmektedir.

Kaynak: Hürriyet Haberin tam sayfası →

Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

İlgili Haberler

Marmara Fayı'nda Sürünme Hareketleri Bilim Dünyasının Gündeminde Bilim

Marmara Fayı'nda Sürünme Hareketleri Bilim Dünyasının Gündeminde

Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Fayı'nın bazı kesimlerinin deprem üretmeden sürtünme eğilimi gösterdiğini belirten yeni bir araştırma paylaştı. 25 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanan çalışma, manto kaynaklı akışkanların fay davranışlarını nasıl değiştirdiğini ortaya koyuyor. Araştırma, bölgedeki tektonik yapıların ve derin jeodinamik süreçlerin deprem potansiyeli üzerindeki etkilerini inceliyor.

5 saat önce • 1 dk okuma
Bilim İnsanları Yeşil Renkli Beyaz Cüce Yıldızı Keşfetti Bilim

Bilim İnsanları Yeşil Renkli Beyaz Cüce Yıldızı Keşfetti

Astronomlar, insan gözüyle yeşil olarak algılanabilecek nadir bir beyaz cüce yıldız tespit etti. Bu yıldız, kalsiyum, sodyum ve lityum gibi elementlerin karışımı sayesinde yeşil bir spektrum sergiliyor. Çalışma, 151 beyaz cüce arasında 65 ışık yılı uzaklıktaki bir nesneyi inceledi ve renk skalasının beklenenden daha geniş olabileceğini gösterdi. Uzmanlar, gelişen spektral analiz tekniklerinin benzer keşifleri artıracağını belirtiyor.

7 saat önce • 1 dk okuma