Gündem

İzmir Barosu'nda yeni dönem: Serhat Sökmen görevi devraldı

Özet

Baroda düzenlenen devir teslim töreninde Sökmen, mesleki sorunlara odaklanacaklarını ve birleştirici bir yönetim anlayışı izleyeceklerini belirtti.

Öne çıkanlar

  • Serhat Sökmen, İzmir Barosu Başkanlığı görevini Sefa Yılmaz'dan devraldı.
  • Yeni başkan, tören öncesi babasından altın Atatürk rozeti hediye aldı.
  • Yönetim, meslektaşların ekonomik ve mesleki zorluklarına odaklanacak.

Haberin Detayı

İzmir Barosu’nda gerçekleştirilen devir teslim töreniyle birlikte yeni başkan Serhat Sökmen resmen göreve başladı. Mazbatasını alarak adliyede mesaiye adım atan Sökmen, baro binası önünde babası avukat Özdemir Sökmen tarafından takdim edilen altın Atatürk rozetiyle karşılandı. Törenin ardından yaptığı ilk açıklamada, meslektaşlarının özgür iradesiyle büyük bir sorumluluk üstlendiklerini dile getirdi.

Fotoğraf: Mostafameraji · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Baro yönetiminin hiçbir siyasi partinin arka bahçesi olmayacağını vurgulayan yeni başkan, kucaklayıcı bir yaklaşım benimseyeceklerini ifade etti. Dil, ırk, inanç veya siyasi düşünce fark etmeksizin tüm üyelerin kapısının açık olacağını belirten Sökmen, ortak akıl vurgusu yaptı. Dışarıdaki siyasi tartışmalardan ziyade avukatların yaşadığı derin sorunlara odaklanacaklarını kaydetti.

Genç meslektaşların karşılaştığı ekonomik zorluklar ve adliyelerdeki bürokratik engellerle mücadelenin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını aktardı. Siyasi polemiklerle vakit kaybetmeyeceklerini belirten yönetim, meslek onurunu yükseltmek için çalışacaklarını duyurdu. Cumhuriyet değerlerinden ve evrensel hukuk kurallarından ödün vermeden bağımsız savunmayı korumaya devam edeceklerini ekledi.

Görevi devreden eski başkan Sefa Yılmaz ise iki yıllık görev süresi boyunca hukukun üstünlüğünü ve Cumhuriyet değerlerini savunduklarını hatırlattı. Genel kurullarda kötücül dilden kaçınıldığını belirten Yılmaz, baro yönetiminin toplumsal olaylara karşı gösterdiği reflekslerin yeni dönemde de süreceğine olan inancını dile getirdi. İzmir Barosu'nun sadece adliyede değil, yaşamın her alanında söz söyleyen bir yapı olduğunu belirterek yeni yönetime başarılar diledi.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Meslek örgütlerinin siyasi polemiklerden ziyade avukatların ekonomik ve mesleki sorunlarına odaklanması, üyeler arasındaki mesleki dayanışmayı doğrudan artıran temel etkendir. Geçmiş dönemlerde yaşanan hukuki reflekslerin sürdürüleceği yönündeki açıklamalar, baromuzun kamusal sorumluluk bilincini koruyacağına işaret ediyor. Ancak bu taahhütlerin genç avukatların yaşadığı gelir adaletsizliği ve bürokratik engeller karşısında somut adımlara dönüşmesi, yeni yönetimin en büyük sınavı olacaktır.

Kaynak: Cumhuriyet Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Gündem
    • Cumhuriyet
    İzmir Barosu seçimlerini Serhat Sökmen kazandı
    Fotoğraf: Cumhuriyet

    İzmir Barosu Başkanlığı için yapılan olağan genel kurulda binlerce avukat sandık başına gitti. Kesin olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun adayı Serhat Sökmen yeni başkan seçildi.

    • Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adayı Serhat Sökmen 2624 oy alarak baro başkanı oldu.
    • Genel kurula iki gün boyunca toplam 14 bin 670 avukat katılım sağladı.
    • Mevcut başkan Sefa Yılmaz seçimlerde yeniden adaylık koymadı.

    İzmir Barosu Başkanlığı Olağan Genel Kurulu, Bayraklı bölgesinde bulunan Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İki gün süren genel kurul maratonunun ikinci gününde on binlerce hukukçu oyunu kullanmak için sandık başına gitti. Yapılan oy verme işlemlerinin ardından baro başkanlığıyla birlikte yeni yönetim, denetim, disiplin kurulu üyeleri ve Türkiye Barolar Birliği delege listeleri netlik kazandı.

    İki dönemdir bu görevi yürüten Sefa Yılmaz'ın yarıştan çekilmesiyle dört farklı grup ve isim başkanlık için mücadele etti. Çağdaş Avukatlar Grubundan Emre Öktem, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubundan Serhat Sökmen, İzmir Avukat Hareketinden Volkan Gültekin ve bağımsız aday Tacettin Çolak yarışın aktörleri oldu. Sandıkların açılmasıyla birlikte adaylar arasındaki oy dağılımı da ortaya çıktı.

    Kesinleşmeyen verilere göre Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adayı Serhat Sökmen 2624 oy toplayarak rakiplerini geride bıraktı ve ipi göğüsleyen isim oldu. Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Emre Öktem 2523 oy alırken, Volkan Gültekin 1453 oyda kaldı. Bağımsız aday Tacettin Çolak ise 297 oy alarak seçim sürecini tamamladı.

    Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından tebrikleri kabul eden yeni başkan Serhat Sökmen meslektaşlarına hitap etti. Sökmen, bütün hukukçuların barosu olacaklarını, hukukun üstünlüğü çizgisinden asla sapmayacaklarını ifade etti. Baroyu yeniden ülkenin parlayan noktası haline getirmek için liyakat ve vizyonla çalışacaklarını sözlerine ekledi.

    AI YORUMU

    Meslek örgütü yönetimlerinin el değiştirmesi, baroların yereldeki etki alanını doğrudan dönüştüren bir dinamiktir. 2624 oy alan yeni yönetimin, binlerce avukatın katıldığı bu yoğun katılım oranından sonra atacağı adımlar meslektaşların günlük pratiklerini yakından ilgilendiriyor. Eğer vaat edilen liyakat temelli çalışma modeli hayata geçirilirse, baro içi uzlaşı kültürü güç kazanacaktır.

    Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Cumhuriyet
    Sezgin Tanrıkulu: Son 10 yılda türkiye otokrasiye sürüklendi
    Fotoğraf: Cumhuriyet

    YENİ Parti milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son on yılda Türkiye'nin temel haklar ve hukuk endekslerinde ciddi bir gerileme yaşadığını belirtti. Parlamenter sistemden uzaklaşıldığını vurgulayan siyasetçi, uluslararası raporların verilerine dikkat çekti.

    • TÜİK verilerine göre 2016 yılında yüzde 8,81 olan enflasyon 2026'da yüzde 30,89'a çıktı.
    • Hukukun üstünlüğü endeksinde Türkiye 2016'daki 80. sıradan 2026'da 118. sıraya geriledi.
    • Basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 149'unculuktan 163'üncülüğe düşüldü.

    YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'nin son on yıllık siyasi ve idari gidişatını eleştiren kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Uzun süredir iktidarda bulunan siyasi anlayışın zamanla yönetim kalitesini dönüştürdüğünü savunan milletvekili, parlamenter sistemin geride bırakıldığını öne sürdü. Tanrıkulu, açıklamasında ülkenin temel göstergelerindeki düşüşe dikkat çekti.

    Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Uluslararası Şeffaflık Örgütü ve TÜİK gibi kurumların yayımladığı raporları merkeze alan Tanrıkulu, hukuki ve ekonomik tablonun bozulduğunu iddia etti. Hukukun üstünlüğü sıralamasında geçmiş yıllara kıyasla büyük bir gerileme kaydedildiğini belirten isim, temel haklar ve sivil özgürlükler alanındaki tablonun da benzer şekilde kötüleştiğini ifade etti. Basın özgürlüğü başlığında ise Türkiye'nin küresel listede gerilerde kaldığı vurgulandı.

    Ekonomik alandaki verilere de ayrıntılı olarak değinilen açıklamada, TÜİK rakamlarına göre enflasyon oranlarının katlanarak arttığı dile getirildi. ENAG gibi bağımsız araştırma gruplarının hesaplamalarının ise resmî rakamların çok üzerinde seyrettiği belirtildi. Yolsuzluk algısı ve siyasi haklar gibi kategorilerde de benzer bir tabloyla karşılaşıldığına işaret edildi.

    Tüm bu verilerin tek bir merkeze inhisar eden yönetim anlayışının doğal bir sonucu olduğunu savunan Tanrıkulu, denge ve denetleme mekanizmalarının işlevsizleştiğini öne sürdü. Bağımsız kurumların zayıflamasının toplumsal refahı doğrudan etkilediğini belirten milletvekili, mevcut düzenin değiştirilmesi ve ülkenin yeniden güçlü demokratik kurumlara kavuşması gerektiğini dile getirdi.

    AI YORUMU

    Muhalefet temsilcilerinin paylaştığı uluslararası endeks verileri, ülkedeki kurumsal erozyonun somut göstergelerini gözler önüne seriyor. Hukukun üstünlüğü sıralamasında 80. sıradan 118. sıraya inilmesi, denetleme mekanizmalarındaki zayıflamanın doğrudan bir yansımasıdır. Bu tür yapısal gerilemeler yalnızca siyaset kurumunu değil, doğrudan yatırım iklimini ve vatandaşın günlük yaşamını etkiler. Enflasyonun yüzde 8,81'den yüzde 30,89 düzeyine çıkması ise ekonomik alandaki tabloyu açıkça özetlemektedir.

    Kaynak: Cumhuriyet Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • CNN Türk
    Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı ikinc oturum sonuçları açıklanıyor
    Fotoğraf: CNN Türk

    İkinci oturumu eylül ayında yapılan hukuk sınavının puanları yakında erişime açılacak. ÖSYM takvimine göre binlerce aday sonuçları öğrenecek.

    • İkinci oturum 27 Eylül 2026 tarihinde yapıldı.
    • Sınav sonuçları 22 Ekim 2026 Perşembe günü erişime açılacak.
    • Adaylar sonuçları ÖSYM sistemi üzerinden öğrenebilecek.

    Hukuk alanında kariyer yapmak isteyen binlerce mezunun katıldığı Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı için geri sayım sona erdi. Yılın ikinci uygulaması 27 Eylül tarihinde gerçekleştirilirken, katılımcılar puanlarını öğrenmek üzere ÖSYM'den gelecek duyuruya kilitlendi.

    ÖSYM takviminde yer alan bilgilendirmeye göre, sınav sonuçları 22 Ekim Perşembe günü adayların erişimine sunulacak. Yılın ilk oturumu 26 Nisan tarihinde düzenlenmiş ve sonuçlar on bir gün sonra açıklanmıştı.

    Adaylar, belirlenen tarihte ÖSYM'nin sonuç sorgulama sayfası üzerinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle sisteme giriş yapabilecek. Güncel sınavlar listesinden ilgili bağlantıyı seçerek puanlarını ve başarı durumlarını detaylı bir şekilde inceleyebilecekler.

    Mesleki hedeflerine ulaşmak için bu sınavda ter döken katılımcılar, açıklanacak puanlarla birlikte kariyer planlamalarına yön verecek. Elde edilen sonuçlar, sonraki adımlar için kritik bir eşik oluşturuyor.

    AI YORUMU

    Binlerce hukuk mezununun katıldığı bu sınav, mesleğe adım atmadan önceki ilk resmi eleme basamağı olması nedeniyle kariyer planlarını doğrudan şekillendiriyor. 22 Ekim tarihinde ilan edilecek puanlar, adayların avukatlık stajı veya hakimlik savcılık mülakat süreçlerine geçiş yapıp yapamayacağını belirleyecek. Takvimin tam zamanında işletilmesi, adayların belirsizlik süresini kısaltarak sonraki adımlara odaklanmasını kolaylaştırıyor.

    Kaynak: CNN Türk Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Sözcü Gündem

    Yurt dışında boşanan çiftlerin Türkiye'deki tanıma davalarında dijital evrak dönemi yargı engeline takıldı. Yargıtay, 5718 sayılı Kanun gereğince karekodlu belgelerin tek başına yeterli olmadığını onadı.

    • Yurt dışı mahkeme kararları için karekodlu belgeler tek başına yeterli bulunmadı.
    • Eskişehir 5. Aile Mahkemesi, usulüne uygun onaylı belge şartı arayarak davayı reddetti.
    • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin bu kararını hukuka uygun bulup onadı.

    Avrupa ülkesi Belçika mahkemelerinde haklarında boşanma kararı verilen gurbetçi çiftten biri, bu kararın Türkiye sınırları içinde de geçerlilik kazanması amacıyla hukuki süreç başlattı. Eskişehir 5. Aile Mahkemesi salonlarında görülen tanıma davasında, yabancı makamların verdiği boşanma ilamı ve kesinleşme şerhi elektronik ortam üzerinden üretilen karekodlu belgelerle dosyaya sunuldu. Ancak yerel mahkeme heyeti, bu dijital evrakların 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'da aranan onaylı resmi belge kriterlerini tam olarak karşılamadığına hükmetti.

    Mevzuatta yer alan açık hükümlere göre, yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de tanınabilmesi için o ülkenin yetkili makamlarınca usulen onanmış aslının, yargı organınca tasdik edilmiş örneğinin ve onaylı tercümesinin fiziki ya da yasal usullere uygun şekilde dosyaya ibraz edilmesi gerekiyor. Yerli mahkeme, sunulan karekodlu çıktıların kanuni tasdik şartını sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Davacı tarafın bu hükme itiraz etmesiyle dosya önce istinaf aşamasından geçti, ardından Yargıtay mercii önüne taşındı.

    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından incelenen dosya sonunda yerel mahkemenin red kararı hukuka uygun bulunarak onandı. Dava sürecini takip eden avukatlar, günümüzde resmi işlemlerin büyük oranda dijitalleştiğini ve pek çok ülkenin artık fiziki evrak yerine karekodlu sistemler kullandığını vurguladı. Buna rağmen yüksek mahkeme, dijital kolaylıkların kanunen zorunlu kılınan onaylı belge kuralını ortadan kaldırmayacağını tescillemiş oldu.

    Alınan bu yargı kararı, yurt dışında yasal olarak yollarını ayıran ve Türkiye'de de bu statüyü tescil ettirmek isteyen binlerce vatandaşın işleyişini doğrudan ilgilendiriyor. Hukukçular, yabancı ülkelerden alınan boşanma ilamlarının Türkiye'deki yasalara uyarlanması aşamasında mağduriyet yaşanmaması adına evrakların eksiksiz ve usulüne uygun hazırlanması gerektiğinin altını çiziyor.

    AI YORUMU

    Yasal düzenlemelerin dijital dönüşüm hızına ayak uyduramaması, gurbetçi vatandaşların işlemlerinde ciddi bürokratik engeller yaratıyor. 5718 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki katı şekil şartları, karekodlu ve elektronik imzalı evrak devrinde bile fiziki tasdik arandığını net bir şekilde gösteriyor. Eğer gerekli diplomatik veya konsolosluk onayları tamamlanmazsa, sadece dijital doğrulama koduna güvenen vatandaşlar hak kaybı yaşama riskiyle karşı karşıya kalacak.

    Kaynak: Sözcü Gündem Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler