Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
İzmir Barosu seçimlerini Serhat Sökmen kazandı
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Cumhuriyet
Özet
İzmir Barosu Başkanlığı için yapılan olağan genel kurulda binlerce avukat sandık başına gitti. Kesin olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun adayı Serhat Sökmen yeni başkan seçildi.
Öne çıkanlar
Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adayı Serhat Sökmen 2624 oy alarak baro başkanı oldu.
Genel kurula iki gün boyunca toplam 14 bin 670 avukat katılım sağladı.
Mevcut başkan Sefa Yılmaz seçimlerde yeniden adaylık koymadı.
Haberin Detayı
İzmir Barosu Başkanlığı Olağan Genel Kurulu, Bayraklı bölgesinde bulunan Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İki gün süren genel kurul maratonunun ikinci gününde on binlerce hukukçu oyunu kullanmak için sandık başına gitti. Yapılan oy verme işlemlerinin ardından baro başkanlığıyla birlikte yeni yönetim, denetim, disiplin kurulu üyeleri ve Türkiye Barolar Birliği delege listeleri netlik kazandı.
İki dönemdir bu görevi yürüten Sefa Yılmaz'ın yarıştan çekilmesiyle dört farklı grup ve isim başkanlık için mücadele etti. Çağdaş Avukatlar Grubundan Emre Öktem, Cumhuriyetçi Avukatlar Grubundan Serhat Sökmen, İzmir Avukat Hareketinden Volkan Gültekin ve bağımsız aday Tacettin Çolak yarışın aktörleri oldu. Sandıkların açılmasıyla birlikte adaylar arasındaki oy dağılımı da ortaya çıktı.
Kesinleşmeyen verilere göre Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu adayı Serhat Sökmen 2624 oy toplayarak rakiplerini geride bıraktı ve ipi göğüsleyen isim oldu. Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Emre Öktem 2523 oy alırken, Volkan Gültekin 1453 oyda kaldı. Bağımsız aday Tacettin Çolak ise 297 oy alarak seçim sürecini tamamladı.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından tebrikleri kabul eden yeni başkan Serhat Sökmen meslektaşlarına hitap etti. Sökmen, bütün hukukçuların barosu olacaklarını, hukukun üstünlüğü çizgisinden asla sapmayacaklarını ifade etti. Baroyu yeniden ülkenin parlayan noktası haline getirmek için liyakat ve vizyonla çalışacaklarını sözlerine ekledi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Meslek örgütü yönetimlerinin el değiştirmesi, baroların yereldeki etki alanını doğrudan dönüştüren bir dinamiktir. 2624 oy alan yeni yönetimin, binlerce avukatın katıldığı bu yoğun katılım oranından sonra atacağı adımlar meslektaşların günlük pratiklerini yakından ilgilendiriyor. Eğer vaat edilen liyakat temelli çalışma modeli hayata geçirilirse, baro içi uzlaşı kültürü güç kazanacaktır.
Kaynak:
Cumhuriyet
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, parti yönetim kadrolarının belirlenmesi amacıyla düzenlenen önseçimler kapsamında üyeleri sandık başına çağırdı. Kent genelindeki 39 ilçede saat 17.00'ye kadar oy verme işleminin süreceğini belirten Çelik, tek adaylı bir süreç olmasına rağmen katılımın yüksek tutulmasını istedi.
İstanbul'un 39 ilçesinde saat 10.00'da başlayan oy verme işlemleri 17.00'de sona erecek.
Yaklaşık 140 bin parti üyesinin il başkanlığı seçimi için oy kullanma hakkı bulunuyor.
Özgür Çelik, önseçimin tek adaylı olmasına rağmen katılımın değer taşıdığını vurguladı.
YENİ Parti teşkilatının yurt genelinde sürdürdüğü il başkanlığı seçim maratonu kapsamında İstanbul'da oy verme süreci tüm hızıyla devam ediyor. Kongre sürecinin önemli bir ayağını oluşturan bu aşamada, İstanbul Kurucu İl Başkanı Özgür Çelik sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla üyeleri sandığa davet etti.
Yaklaşık 140 bin kayıtlı üyenin oy kullanma hakkına sahip olduğu süreç, kentin 39 ilçesinde kurulan sandıklarda yürütülüyor. Sabah saat 10.00 itibarıyla kapılarını açan sandıklar, akşam saat 17.00'ye kadar partilileri kabul etmeye devam edecek.
Çelik, yayımladığı videoda sürecin Türkiye siyasi hayatı açısından yenilikçi bir nitelik taşıdığına işaret etti. İlçe başkanlarının ardından il başkanlarının ve kasım ayında da genel başkanın doğrudan üyelerin oylarıyla belirlendiğini hatırlatan Çelik, bu yapının katılımcı demokrasiyi güçlendirdiğini ifade etti.
Seçimde tek aday olmasına rağmen üyelerin sandığa gitmesinin büyük bir karşılığı olduğunu belirten Çelik, oyların partinin ortak mücadelesine güç katacağını dile getirdi. 17 Ekim'de İstanbul Kongre Merkezi'nde başlayan 1. İstanbul İl Kongresi'nin bu aşamasında, üyelerin iradesinin sandığa yansıması hedefleniyor.
AI YORUMU
YENİ Parti'nin il başkanlarını doğrudan üye oylarıyla belirleme kararı, geleneksel siyasi parti yapılanmalarından farklı bir yaklaşım sunuyor. 140 bin gibi geniş bir tabanın sürece dahil edilmesi, genel merkezin yerel teşkilatlarla kurduğu bağı güçlendirmeyi amaçlasa da tek adaylı seçimlerde katılım oranının yüksek tutulması parti içi motivasyon açısından ayrı bir sınav niteliği taşıyor. Önümüzdeki kasım ayında yapılacak genel başkanlık seçimi öncesinde bu önseçimlerin nasıl bir sinerji yaratacağı merakla gözleniyor.
Meclis gündemine gelmesi beklenen 13. Yargı Paketi, uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulamasını sonlandırarak evlilik süresine bağlı yeni bir model getiriyor. Düzenleme kapsamında boşanma davalarının hızlandırılması, mal paylaşımı kuralları ve sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulama zorunluluğu gibi radikal değişiklikler yer alıyor.
Otuz maddelik yeni düzenleme ekim ayında TBMM Başkanlığına sunulacak.
Nafaka süresi genel kural olarak evlilik süresinin yarısını aşamayacak.
Kira tespit davalarının dokuz ay, tahliye davalarının on sekiz ayda bitmesi hedefleniyor.
Aile hukukundan sosyal medya denetimine kadar pek çok farklı alanı kapsayan otuz maddelik yeni yasal düzenleme hazırlıkları tamamlanmak üzere. Hazırlanan taslağın ekim ayı içerisinde Meclis gündemine taşınması planlanırken, kamuoyunda en çok mercek altına alınan konu süresiz nafaka uygulamasında yapılacak değişiklikler oldu.
Anayasa Mahkemesinin ilgili maddeyi iptal etmesinin ardından şekillendirilen yeni sistemde, nafaka ödemelerine somut kriterlere dayalı süre sınırları getiriliyor. Üzerinde çalışılan modele göre nafaka süresinin en az üç yıl olması ve evlilik süresinin yarısını geçmemesi öngörülürken, hâkime tarafların yaşı, ekonomik durumu ve kusur oranına göre bu süreyi uzatma yetkisi tanınıyor.
Yasal düzenlemenin geçiş hükümlerine göre daha önce kesinleşmiş nafaka dosyaları da etkilenecek. Mevcut ödeme süreleri yeni hesaplanan sınırları aşanlar için bir yıllık ek geçiş süresi tanınacak ve ardından yükümlülükler sona erecek.
Pakette ayrıca ilk derece ve istinaf mahkemelerinin aynı kararı vermesi durumunda temyiz yolunun kapanması öngörülüyor. Mal paylaşımı ile boşanma davalarının birbirinden ayrı yürütülmesi ve zamanaşımı sürelerinin beş yıla indirilmesi de yargı süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor.
AI YORUMU
Otuz maddelik bu taslak, yıllardır süregelen nafaka krizine somut bir formül getirmesi açısından hukuki sistemde taşları yerinden oynatacak nitelikte. Özellikle geçiş hükümlerindeki bir yıllık kademeli bitiş süresi, mevcut davaların tarafı olan binlerce vatandaşı doğrudan etkileyecek. Uygulamanın adaleti sağlarken yeni mağduriyetler yaratmaması için hâkim takdir yetkisinin dengeli kullanılması büyük bir mecburiyet taşıyor.
İstanbul Barosu üyesi bir avukat, Samandıra'da müvekkiliyle birlikte çocuk teslimi yaptığı sırada silahlı ve fiziki saldırıya uğradı. Olayla ilgili gözaltına alınan şüpheliler hakkında adli soruşturma sürerken, baro yönetimi şiddet olayının hukuki sürecini takip edeceklerini duyurdu.
Olay 17 Ekim 2026 tarihinde Samandıra İmam Hatip Lisesi'nde gerçekleşti.
Avukat Ö.Ş. karşı taraf olan İ.O ve babası C.O tarafından hedef alındı.
Şüpheliler gözaltına alınırken baro yönetimi hukuki sürecin takipçisi olacağını açıkladı.
İstanbul'da mesleki faaliyetini yürütmekte olan bir avukat, adli bir işlem esnasında fiziksel şiddete ve ölüm tehditlerine maruz kaldı. Yaşanan olay, meslek örgütleri ve hukuk camiasında büyük bir tepkiyle karşılandı.
Edinilen bilgilere göre, ilgili avukat müvekkiliyle birlikte yasal bir prosedürü tamamlamak üzere okul binasına gitti. Karşı tarafta yer alan şahıslar, görevini yapan hukukçuyu hedef alarak hakaretler savurdu ve bıçakla gözdağı vererek fiziki saldırıda bulundu.
Saldırının ardından emniyet güçlerine başvuran mağdur avukat şikayetçi oldu. Hızlı bir şekilde harekete geçen kolluk kuvvetleri şüphelileri gözaltına alırken, olayla ilgili soruşturma dosyası titizlikle yürütülüyor.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yayan İstanbul Barosu, savunma makamına yönelen her türlü saldırının tüm toplumsal kesimlerin adalet hakkını hedef aldığını vurguladı. Sürecin cezasız kalmaması adına adli merciler nezdinde gerekli tüm girişimlerin yapılacağı ifade edildi.
AI YORUMU
17 Ekim tarihinde gerçekleşen bu saldırı, adli işlemler sırasında görev yapan hukukçuların ne denli büyük güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle çocuk teslimi gibi duygusal ve gerilimli geçen süreçlerde tarafların avukatları doğrudan hedef alması, tedbirlerin artırılması gerektiğini gösteriyor. Şüphelilerin gözaltına alınmış olması soruşturmanın selameti açısından olumlu bir adım olsa da benzer olayların tekrarlanmaması için caydırıcı cezai yaptırımların uygulanması şart.
Boşandığı eşinin babasının açtığı beş yıllık geçmiş döneme ait kira davası yüksek mahkemeden döndü. Yargıtay, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle kira istemini haksız bulurken borç senedi yönünden yerel mahkeme kararını bozdu.
Kayınpeder 2020 yılından sonra boşanan damadından 5 yıllık kira talep etti.
Yüksek mahkeme resmi bir kira sözleşmesi olmamasını esas aldı.
Eski damadın imzaladığı borç senedi adi belge sayılarak yeniden değerlendirilecek.
İstanbul sınırları içerisinde yaşanan ailevi anlaşmazlık hukuki mercilere kadar taşındı. Evlilik birliğinin son bulmasının ardından gayrimenkul sahibinin eski damadına yönelik hukuki adımları yeni bir emsal kararın doğmasına zemin hazırladı.
Mülk sahibi, kızıyla evli olduğu dönemde kendisine ait konutta ikamet eden eski damadından geçmiş yıllara ait barınma bedelini tahsil etmek istedi. Bununla birlikte evlilik sürecinde elden verildiği öne sürülen borçların da ödenmesini talep eden ev sahibi mahkemenin yolunu tuttu.
Yerel mahkeme aşamasında dava reddedilirken istinaf mercii de bu kararı yerinde buldu. Son aşamada dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi önüne geldi ve yüksek mahkeme kira talebi ile borç iddialarını birbirinden ayırarak farklı hükümler kurdu.
Mahkeme heyeti, taraflar arasında meskenin kullanımına dair yazılı bir akit bulunmadığı için barınma bedeli talebinin hukuki dayanağı olmadığına hükmetti. Evlilik birliği içinde aynı çatı altında yaşanmış olmasının otomatik olarak bir borç ilişkisi yaratmayacağı vurgulandı.
Öte yandan eski damadın imzasını taşıyan ve borç miktarını gösteren belgenin adi senet niteliği taşıyabileceği ifade edildi. Bu sebeple dosya, borç alacak ilişkisinin yeniden incelenmesi amacıyla yerel mahkemeye geri gönderildi.
AI YORUMU
Evliliklerin sonlanmasının ardından mülk sahiplerinin geçmişe dönük kira talep etmesi sıkça karşılaşılan bir durumdur. Yargıtay'ın bu kararı, yazılı sözleşme olmaksızın kurulan aile içi ilişkilerde mesken kullanımının ticari bir alacağa dönüştürülemeyeceğini net biçimde ortaya koyuyor. Ancak borç senetlerinin hukuki geçerliliği konusundaki bozma kararı, tarafların imza altına aldığı belgelere karşı daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.