Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
İsrail Saldırıları Ateşkes Sonra da Devam Ediyor: 24 Saatte 7 Filistinli Öldü
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Mostafameraji · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Gazze’de 10 Ekim 2025 ateşkesine rağmen İsrail’in bombalı saldırıları sürüyor. Son 24 saat içinde 7 kişi hayatını kaybetti, 25 yaralı hastaneye kaldırıldı. Toplam can kaybı 74 bin 494 kişiye ulaştı.
Öne çıkanlar
Ateşkes sonrası 24 saat içinde 7 Filistinli ölüm ve 25 yaralı rapor edildi.
Gazze’de toplam can kaybı 74 bin 494, yaralı sayısı 175 bin 604’e yükseldi.
İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana şerit boyunca 1,534 kişi hayatını kaybetti.
Haberin Detayı
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın en son açıklamasına göre, 10 Ekim 2025 ateşkesine rağmen İsrail’in şiddetli saldırıları devam ediyor. 24 saatlik dönemde hastanelere getirilen 25 yaralı ve 7 ölüm, bölgede artan gerilimin göstergesi olarak öne çıktı.
Açıklamada, enkaz altından yeni çıkan bir cenazenin de rapor edildiği belirtildi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana yapılan saldırılarda toplam 1,534 kişi yaşamını yitirdi, 5,486 kişi yaralandı. Ayrıca 841 cenazenin enkazdan çıkarıldığı ifade edildi.
İsrail’in 2023 Ekim ayından bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ise toplam can kaybı 74 bin 494, yaralı sayısı ise 175 bin 604’e ulaştı. Belli rakamlar, şeritte hâlâ binlerce cenazenin enkaz altında kaldığını işaret ediyor.
Bu veriler, bölgedeki istikrarın zayıf olduğunu ve insan hakları açısından ciddi bir kriz yaşandığını gösteriyor. Uluslararası toplumun eleştirileri artarken, halkın dayattığı askeri operasyonların devamı hem siyasi hem de insani açıdan derin sorular yaratıyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ateşkesenin resmi olarak yürürlüğe girmesine rağmen, İsrail’in Gazze’deki bombardımanlarının devam etmesi, çatışmanın çözüm sürecine büyük bir engel teşkil ediyor. İnsan hakları örgütleri, sivillerin korunması için uluslararası hukuk çerçevesinde derinlemesine müdahaleyi talep ediyor.
Kaynak:
Enerji FM 100.5
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Gazze Şeridi'nde ateşkes dönemine rağmen devam eden saldırılarda hastanelere son bir günde yedi kişinin cenazesi ulaştı. Bölgedeki toplam can kaybı verileri sağlık kurumlarının kayıtlarıyla her geçen gün artıyor.
Ateşkesin başlamasından bu yana yaşamını yitirenlerin sayısı 1534'e ulaştı.
Son 24 saat içinde hastanelere 7 cenaze ve 25 yaralı getirildi.
Saldırıların başlangıcından bu yana toplam can kaybı 74 bin 494 oldu.
Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen sivil kayıplar durmuyor. Bölgedeki Sağlık Bakanlığının 21 Ekim 2026 tarihinde paylaştığı rakamlara göre, son bir gün içinde hastanelere 7 kişinin cenazesi ile 25 yaralı nakledildi. Hayatını kaybedenlerden birinin cansız bedeninin yıkılan binaların enkazından çıkarıldığı bildirildi.
Açıklanan resmi istatistikler, Ekim 2025 tarihinde başlayan ateşkes sürecinden bu yana bölgedeki insani tablonun ağırlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu dönemde hayatını kaybedenlerin sayısı 1534 kişiye yükselirken, yaralananların toplamı 5 bin 486 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca yıkıntıların altından şu ana kadar 841 kişinin cenazesine ulaşıldığı belirtildi.
İsrail'in 7 Ekim 2023 sonrasında başlattığı askeri operasyonların genel bilançosu da güncellenmeye devam ediyor. Yaralı vatandaşların sayısı ise 175 bin 604 kişi olarak raporda yer aldı.
Yaralıların tedavi süreçleri ve sağlık hizmetlerine erişimi krizin en önemli boyutunu oluşturmaya devam ediyor. Refah Sınır Kapısı'nın hasta ve yaralıların yurt dışına çıkışına kapalı tutulması, ağır durumdaki kişilerin tahliyesini engelliyor. Sağlık yetkilileri, kritik vakaların tedaviye ulaşabilmesi için sınır geçişlerinde acil kolaylık sağlanması çağrısında bulunuyor.
AI YORUMU
Ateşkes süreçlerinin sahadaki sivil kayıpları önlemede yetersiz kalması, bölgedeki insani krizin kalıcı çözüme kavuşmadığını net bir şekilde gösteriyor. Sağlık Bakanlığının açıkladığı 1534 kişilik ateşkes sonrasındaki ölüm bilançosu, uluslararası toplumun koruyucu adımlar atmadığını ortaya koyuyor. Sınır kapılarının kapalı tutulması nedeniyle yaralıların tedaviye erişememesi, hastaneler üzerindeki yükü katlayarak artırıyor. Bu durum devam ederse, sağlık altyapısının tamamen çökeceği ve can kayıplarının katlanarak artacağı öngörülüyor.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirdi. Çeşitli bölgelere isabet eden mermiler ve İHA saldırıları nedeniyle en az 8 kişi yaralandı.
Ateşkes ihlali sonucunda Gazze genelindeki saldırılarda 5 sivil yaşamını yitirdi.
Han Yunus bölgesinde gerçekleşen bombardımanda 17 yaşında bir genç hayatını kaybetti.
Sivil savunma ekipleri ve yerel hastaneler en az 8 yaralıyı tedavi altına aldı.
Geçen yıl ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail ordusu Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlarını sürdürüyor. Bölgenin farklı noktalarına düzenlenen son hava saldırılarında beş sivil hayatını kaybederken çok sayıda kişi de yaralandı. Sağlık birimleri saldırıların yerleşim yerlerini ve sivillerin toplandığı alanları hedef aldığını duyurdu.
Gazze kentinin doğusundaki Derac mahallesinde kalabalık bir noktaya yapılan saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi. Aynı mahalledeki Et-Tabiin Okulu yakınlarında gerçekleşen ikinci bir olayda ise üç kişi yaralandı. Şeyh Rıdvan Mahallesi ise insansız hava aracıyla hedef alındı ve bu saldırıda bir sivil hayatını kaybederken iki kişi yaralandı.
Han Yunus'un Kayzan Ebu Reşvan bölgesinde iki genç saldırıların kurbanı oldu. Nasır Hastanesi yetkilileri, yaşamını yitirenler arasında on yedi yaşında Zuheyr Zarab adında bir gencin de bulunduğunu doğruladı. Öte yandan Cibaliya'daki Ebu Hüseyin okulları çevresine ve Mevasi bölgesine düzenlenen İHA saldırılarında da yaralananlar olduğu bildirildi.
Bölgedeki insani yardım faaliyetlerini yürüten sivil savunma teşkilatı da kayıp verdi. Geçen ay Kemal Advan Hastanesi yakınlarında yaralılara ulaşmaya çalışırken ağır yaralanan bir gönüllü personel tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, görevini icra ederken yaralanan çalışanın vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.
AI YORUMU
Süregelen ateşkes ihlalleri, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ve sivillerin güvenli alan bulmakta zorlandığını açıkça gösteriyor. Beş sivilin hayatını kaybettiği ve en az sekiz kişinin yaralandığı bu son olaylar, uluslararası toplumun müzakere masasındaki kararların sahada karşılık bulmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Çatışmaların bu tempoda devam etmesi durumunda, sağlık altyapısının tamamen çökmesi ve gönüllü insani yardım faaliyetlerinin sürdürülemez hale gelmesi kaçınılmaz bir risk oluşturuyor.
İsrail ordusunun ateşkes mutabakatına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü saldırılarda bir sivil daha hayatını kaybetti. Gece saatlerinde gerçekleştirilen bombardımanlarda çok sayıda kişi yaralanırken, sivil yerleşim yerleri ve çadır alanları hedef alındı.
Şeyh Rıdvan Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda Mahmud el-Medhun yaşamını yitirdi.
Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana 1505 kişi öldü.
Ekim 2023'ten beri süren toplam can kaybı 74 bini aştı.
Bölgeden gelen son bilgilere göre, resmi uzlaşılara ve ateşkes kararlarına rağmen İsrail birlikleri abluka altındaki bölgede operasyonlarına devam ediyor. Yerel kaynakların aktardığı detaylara göre, sivil alt yapı ve konutlar sistematik bir şekilde hedef alınarak kullanılamaz hale getiriliyor.
Son olarak gece saatlerinde kentin batısındaki Şeyh Rıdvan semti bombaların hedefi oldu. Bu saldırılarda altı kişinin yaralandığı, tedavi altına alınan yaralılardan Mahmud el-Medhun'un tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı kaydedildi.
Aynı zamanda askeri unsurların doğu bölgelerindeki binaları uzaktan kumandalı patlayıcılarla yerle bir ettiği belirtildi. Orta kesimde yer alan Bureyc Mülteci Kampı ağır silah ateşi altında kalırken, güneydeki Refah ve Han Yunus'ta da çadırkentlerin denizden ve havadan vurulduğu bildirildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı bilanço, sahadaki sivil kayıpların boyutunu gözler önüne seriyor. İlgili verilere göre, taraflar arasında varılan mutabakatın başlangıç tarihi olan 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 1505'e yükselirken, yaralı sayısı ise 5 bin 332 olarak açıklandı.
Uzun soluklu çatışmaların genel bilançosu ise insani krizin derinliğini ortaya koyuyor. Ekim 2023 döneminden bu yana devam eden askeri operasyonlar neticesinde toplam 74 binden fazla sivil yaşamını yitirirken, yaralı vatandaş sayısının 175 bini geçtiği resmi makamlarca duyuruldu.
AI YORUMU
Varılan mutabakatlara rağmen sahadaki şiddetin durmaksızın devam etmesi, diplomatik çabaların kalıcı bir huzur ortamı sağlamakta yetersiz kaldığını net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, sadece anlık can kayıplarına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge halkının temel insani yardımlara ve güvenliğe erişimini tamamen imkansız hale getiriyor. Uluslararası toplumun sessizliğini koruması, sahadaki trajedinin her geçen gün daha da derinleşmesine zemin hazırlıyor.
İsrail'in Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Macaristan ziyaretinde konvoy araçlarında İsrail bayraklarının bulunmamasını gözlemledi. Bu durum, İsrail’in Gazze operasyonları karşısında uluslararası tepkiyle karşı karşıya kaldığı dönemde diplomatik protokolleri zora soktu.
İsrail bayrakları güvenlik gerekçesiyle kaldırıldı
Ziyaret, İsrail’in Gazze’deki eylemlerine ilişkin artan halk tepkileriyle örtüşüyor
Macaristan’da gerçekleştirilen resmi ziyaret sırasında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un konvoy aracında ve diğer eskort araçlarda İsrail bayraklarının bulunmadığı tespit edildi. Görüntüler, İsrail Kanal 12 tarafından kamuoyuna sunularak, güvenlik gerekçesiyle bayrakların kaldırıldığına işaret etti. 2024’te İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü operasyonlar uluslararası alanda yoğun kınama ve kışkırtma yaratırken, bu tür diplomatik hatalar da ülkeler arasındaki ilişkilere yansıdı.
İsrail’in uluslararası arenadaki yoğun baskı içinde olması, diplomatik ziyaretlerin protokollerinin sıkı bir şekilde uygulanmasını zorlaştırıyor. Macaristan tarafı, ziyaret sırasında “güvenlik” gerekçesiyle bayrakların kaldırılması kararını destekledi. Ancak bu adım, hem İsrail hem de Macaristan halkının gündemindeki filistinli destek hareketleriyle çelişiyor. 2023 Budapeşte ziyaretinde başbakan Binyamin Netanyahu’nun öncülüğünde binlerce kişi Filistin’e destek gösterdi.
Yol gösteren haberlerde, İsrail’in Gazze operasyonlarıyla ilgili artan uluslararası yaklaşımın bir parçası olarak, diplomatik temsilcilere verilecek protokollerin nasıl uygulanacağı konusu gündeme çıktı. Cumhurbaşkanının ve diğer üst düzey yetkililerin, konvoy araçlarında bayrak taşımama kararı, uluslararası toplumun gözünde bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Özellikle Macaristan’da artan halk tepkileri, İsrail’in dış ilişkilerinde güvenlik ve diplomasi dengesinin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.
Bu gelişme, İsrail’in dış ilişkilerinde kaybedilen güven içinde bir dönüm noktası olarak görülüyor. Bayraklar, ulusal kimliğin simgesi olarak diplomatik protokollerde önemli yer tutar. Onların kaldırılması, İsrail’in uluslararası algısını olumsuz etkileyebilir ve bölgesel gerilimleri artırabilir. Ayrıca, Macaristan’daki halkın artan tepkisi, İsrail’in bölgesel işbirliği çabalarını zora sokabilir.
AI YORUMU
İsrail’in Gazze operasyonlarına karşı artan uluslararası baskı, diplomatik protokollerin uygulanmasında beklenmedik zorluklar yaratıyor. Bayrakların kaldırılması, hem ulusal kimliğin simgesel unsurlarının önemine dikkat çekiyor hem de İsrail’in dış ilişkilerinde güven kaybına yol açıyor. Bu olay, bölgesel istikrarın ve diplomatik ilişkilerin yeniden şekillenmesi için bir uyarı niteliğinde.