PİYASA
Dünya

Gazze'deki saldırılarda son 24 saatte 7 kişi yaşamını yitirdi

Gazze'deki saldırılarda son 24 saatte 7 kişi yaşamını yitirdi Fotoğraf: Hla.bashbash · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Gazze Şeridi'nde ateşkes dönemine rağmen devam eden saldırılarda hastanelere son bir günde yedi kişinin cenazesi ulaştı. Bölgedeki toplam can kaybı verileri sağlık kurumlarının kayıtlarıyla her geçen gün artıyor.

Öne çıkanlar

  • Ateşkesin başlamasından bu yana yaşamını yitirenlerin sayısı 1534'e ulaştı.
  • Son 24 saat içinde hastanelere 7 cenaze ve 25 yaralı getirildi.
  • Saldırıların başlangıcından bu yana toplam can kaybı 74 bin 494 oldu.

Haberin Detayı

Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen sivil kayıplar durmuyor. Bölgedeki Sağlık Bakanlığının 21 Ekim 2026 tarihinde paylaştığı rakamlara göre, son bir gün içinde hastanelere 7 kişinin cenazesi ile 25 yaralı nakledildi. Hayatını kaybedenlerden birinin cansız bedeninin yıkılan binaların enkazından çıkarıldığı bildirildi.

Açıklanan resmi istatistikler, Ekim 2025 tarihinde başlayan ateşkes sürecinden bu yana bölgedeki insani tablonun ağırlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu dönemde hayatını kaybedenlerin sayısı 1534 kişiye yükselirken, yaralananların toplamı 5 bin 486 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca yıkıntıların altından şu ana kadar 841 kişinin cenazesine ulaşıldığı belirtildi.

İsrail'in 7 Ekim 2023 sonrasında başlattığı askeri operasyonların genel bilançosu da güncellenmeye devam ediyor. Yaralı vatandaşların sayısı ise 175 bin 604 kişi olarak raporda yer aldı.

Yaralıların tedavi süreçleri ve sağlık hizmetlerine erişimi krizin en önemli boyutunu oluşturmaya devam ediyor. Refah Sınır Kapısı'nın hasta ve yaralıların yurt dışına çıkışına kapalı tutulması, ağır durumdaki kişilerin tahliyesini engelliyor. Sağlık yetkilileri, kritik vakaların tedaviye ulaşabilmesi için sınır geçişlerinde acil kolaylık sağlanması çağrısında bulunuyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Ateşkes süreçlerinin sahadaki sivil kayıpları önlemede yetersiz kalması, bölgedeki insani krizin kalıcı çözüme kavuşmadığını net bir şekilde gösteriyor. Sağlık Bakanlığının açıkladığı 1534 kişilik ateşkes sonrasındaki ölüm bilançosu, uluslararası toplumun koruyucu adımlar atmadığını ortaya koyuyor. Sınır kapılarının kapalı tutulması nedeniyle yaralıların tedaviye erişememesi, hastaneler üzerindeki yükü katlayarak artırıyor. Bu durum devam ederse, sağlık altyapısının tamamen çökeceği ve can kayıplarının katlanarak artacağı öngörülüyor.

Kaynak: Yeni Alanya Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir. Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Dünya
    • TRT Haber Son Dakika
    Gazze'deki saldırılarda 5 Filistinli hayatını kaybetti
    Fotoğraf: TRT Haber Son Dakika

    İsrail ordusunun ateşkese rağmen Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu 5 kişi yaşamını yitirdi. Çeşitli bölgelere isabet eden mermiler ve İHA saldırıları nedeniyle en az 8 kişi yaralandı.

    • Ateşkes ihlali sonucunda Gazze genelindeki saldırılarda 5 sivil yaşamını yitirdi.
    • Han Yunus bölgesinde gerçekleşen bombardımanda 17 yaşında bir genç hayatını kaybetti.
    • Sivil savunma ekipleri ve yerel hastaneler en az 8 yaralıyı tedavi altına aldı.

    Geçen yıl ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail ordusu Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlarını sürdürüyor. Bölgenin farklı noktalarına düzenlenen son hava saldırılarında beş sivil hayatını kaybederken çok sayıda kişi de yaralandı. Sağlık birimleri saldırıların yerleşim yerlerini ve sivillerin toplandığı alanları hedef aldığını duyurdu.

    Gazze kentinin doğusundaki Derac mahallesinde kalabalık bir noktaya yapılan saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi. Aynı mahalledeki Et-Tabiin Okulu yakınlarında gerçekleşen ikinci bir olayda ise üç kişi yaralandı. Şeyh Rıdvan Mahallesi ise insansız hava aracıyla hedef alındı ve bu saldırıda bir sivil hayatını kaybederken iki kişi yaralandı.

    Han Yunus'un Kayzan Ebu Reşvan bölgesinde iki genç saldırıların kurbanı oldu. Nasır Hastanesi yetkilileri, yaşamını yitirenler arasında on yedi yaşında Zuheyr Zarab adında bir gencin de bulunduğunu doğruladı. Öte yandan Cibaliya'daki Ebu Hüseyin okulları çevresine ve Mevasi bölgesine düzenlenen İHA saldırılarında da yaralananlar olduğu bildirildi.

    Bölgedeki insani yardım faaliyetlerini yürüten sivil savunma teşkilatı da kayıp verdi. Geçen ay Kemal Advan Hastanesi yakınlarında yaralılara ulaşmaya çalışırken ağır yaralanan bir gönüllü personel tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, görevini icra ederken yaralanan çalışanın vefatı nedeniyle taziye mesajı yayımladı.

    AI YORUMU

    Süregelen ateşkes ihlalleri, bölgedeki insani krizin derinleştiğini ve sivillerin güvenli alan bulmakta zorlandığını açıkça gösteriyor. Beş sivilin hayatını kaybettiği ve en az sekiz kişinin yaralandığı bu son olaylar, uluslararası toplumun müzakere masasındaki kararların sahada karşılık bulmadığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Çatışmaların bu tempoda devam etmesi durumunda, sağlık altyapısının tamamen çökmesi ve gönüllü insani yardım faaliyetlerinin sürdürülemez hale gelmesi kaçınılmaz bir risk oluşturuyor.

    Kaynak: TRT Haber Son Dakika Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • AA Güncel
    İsrail'in Gazze'deki Ateşkes İhlalleri Sürüyor: Can Kaybı Artıyor
    Fotoğraf: AA Güncel

    İsrail ordusunun ateşkes mutabakatına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü saldırılarda bir sivil daha hayatını kaybetti. Gece saatlerinde gerçekleştirilen bombardımanlarda çok sayıda kişi yaralanırken, sivil yerleşim yerleri ve çadır alanları hedef alındı.

    • Şeyh Rıdvan Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda Mahmud el-Medhun yaşamını yitirdi.
    • Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana 1505 kişi öldü.
    • Ekim 2023'ten beri süren toplam can kaybı 74 bini aştı.

    Bölgeden gelen son bilgilere göre, resmi uzlaşılara ve ateşkes kararlarına rağmen İsrail birlikleri abluka altındaki bölgede operasyonlarına devam ediyor. Yerel kaynakların aktardığı detaylara göre, sivil alt yapı ve konutlar sistematik bir şekilde hedef alınarak kullanılamaz hale getiriliyor.

    Son olarak gece saatlerinde kentin batısındaki Şeyh Rıdvan semti bombaların hedefi oldu. Bu saldırılarda altı kişinin yaralandığı, tedavi altına alınan yaralılardan Mahmud el-Medhun'un tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı kaydedildi.

    Aynı zamanda askeri unsurların doğu bölgelerindeki binaları uzaktan kumandalı patlayıcılarla yerle bir ettiği belirtildi. Orta kesimde yer alan Bureyc Mülteci Kampı ağır silah ateşi altında kalırken, güneydeki Refah ve Han Yunus'ta da çadırkentlerin denizden ve havadan vurulduğu bildirildi.

    Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı bilanço, sahadaki sivil kayıpların boyutunu gözler önüne seriyor. İlgili verilere göre, taraflar arasında varılan mutabakatın başlangıç tarihi olan 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 1505'e yükselirken, yaralı sayısı ise 5 bin 332 olarak açıklandı.

    Uzun soluklu çatışmaların genel bilançosu ise insani krizin derinliğini ortaya koyuyor. Ekim 2023 döneminden bu yana devam eden askeri operasyonlar neticesinde toplam 74 binden fazla sivil yaşamını yitirirken, yaralı vatandaş sayısının 175 bini geçtiği resmi makamlarca duyuruldu.

    AI YORUMU

    Varılan mutabakatlara rağmen sahadaki şiddetin durmaksızın devam etmesi, diplomatik çabaların kalıcı bir huzur ortamı sağlamakta yetersiz kaldığını net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, sadece anlık can kayıplarına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge halkının temel insani yardımlara ve güvenliğe erişimini tamamen imkansız hale getiriyor. Uluslararası toplumun sessizliğini koruması, sahadaki trajedinin her geçen gün daha da derinleşmesine zemin hazırlıyor.

    Kaynak: AA Güncel Haberin tam sayfası →

    Dünya
    • Yakın Doğu Haber
    İsrailli Bakan Smotrich'ten Gazze, Lübnan ve Sina için ilhak çağrısı
    Fotoğraf: Yakın Doğu Haber

    İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze'nin yüzde 60'ından fazlasının ilhak edilmesini savunarak Lübnan ve Sina Yarımadası için de benzer tehditlerde bulundu. Smotrich, askeri operasyonların ardından toprak kazanımının caydırıcılık için şart olduğunu ileri sürdü.

    • Smotrich, Gazze Şeridi'nin yüzde 60'ından fazlasının İsrail toprağı yapılması gerektiğini söyledi.
    • Lübnan'daki operasyonların Beyrut ve ötesine genişletilebileceği tehdidinde bulundu.
    • Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin açıklamalarına atıfta bulunarak Sina'nın kaybedileceğini öne sürdü.

    İsrail kabinesinin aşırı sağcı isimlerinden Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, bölgesel çatışmaları ve toprak ilhakı planlarını açıkça dile getirdi. Yapılan son değerlendirmelerde, Gazze Şeridi'nin sarı hatta kadar olan bölümünün, yani toprakların yüzde 60'ından fazlasının kontrol altına alınması gerektiği savunuldu. Bu adımın atılmasıyla birlikte bölgenin yeniden imarına izin verilmeyeceği ve tamamen harabe halinde bırakılacağı ifade edildi.

    Söz konusu yaklaşımın sadece Gazze ile sınırlı kalmaması gerektiği, Lübnan cephesinde de benzer bir stratejinin izlenmesi talep edildi. Hizbullah'ın olası yeni saldırıları karşısında ilhak alanının Beyrut merkezine ve ötesine taşınması gerektiği vurgulandı. Askeri operasyonların belirli bir seçim takviminin ardından yoğun ve zaman sınırlı bir şekilde devreye sokulması için hazırlıklar yapıldığı aktarıldı.

    Mısır ile ilgili iddialara da değinen Smotrich, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfattah es-Sisi'nin olası bir savaş niyetlerinin bulunmadığı yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Ancak bu beyanatların kendilerini güvende hissettirmediğini belirterek, Mısır'ın İsrail'e saldırması durumunda Sina Yarımadası'nın büyük bir kısmını kaybedeceğini öne sürdü. Düşmanların niyetlerinden ziyade sahip oldukları askeri kapasitelere göre hazırlık yapılması gerektiği savunuldu.

    Hamas'a karşı yürütülen mücadelenin küresel ölçekte genişletilmesi gerektiği de toplantılarda dile getirildi. Finansman kanalları, para akışı ve kişileri hedef alan dünya çapında kapsamlı bir kampanya yürütülmesi için güvenlik kurumlarına talimat verildiği belirtildi. Son esir takası sürecinde de bu yönde adımların atılması için baskı yapıldığı kaydedildi.

    AI YORUMU

    Sınır ötesi toprak ilhakı söylemlerinin resmi yetkililer tarafından sıkça dile getirilmesi, diplomasi kapılarını tamamen kapatarak çatışmaları kalıcı hale getirme riski barındırıyor. Kaynak metindeki yüzde 60 oranı ve Sina Yarımadası vurgusu, bölgesel savaş ihtimalinin sadece taktiksel bir hamle olmadığını, kalıcı haritalandırma değişikliklerini hedeflediğini gösteriyor. Bu durum, yalnızca doğrudan çatışma bölgelerindeki sivilleri değil, komşu ülkelerle olan diplomatik dengeleri de ekonomik ve siyasi açıdan çıkmaza sokacaktır. Eğer bu vizyon resmi devlet politikası olarak uygulanmaya devam ederse, müttefik ülkelerin ekonomik yaptırımları ve askeri maliyetler İsrail bütçesi üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturacaktır.

    Kaynak: Yakın Doğu Haber Haberin tam sayfası →

    Gündem
    • Haber Global
    İsrail, Lübnan'ın Güneyinde Çok Sayıda Saldırı Yürüttü
    Fotoğraf: Haber Global

    Saldırının hedefleri ve kullanılan silah türleri hakkında henüz resmi bilgi verilmemiş durumda.

    • İsrail, Kantara beldesinde çok sayıda saldırı yaptı
    • Saldırıların niteliği ve kaybı henüz açıklanmadı
    • Ateşkes anlaşması Kasım 2024’ten beri yürürlükte

    Saldırının hedefleri ve kullanılan silah türleri hakkında henüz resmi bilgi verilmemiş durumda.

    Ateşkesin söz konusu bölgedeki istikrar için önemli bir çerçeve olduğu, bu nedenle anlaşmanın ihlali uluslararası çerçevede de dikkat çekici bir durum olarak değerlendiriliyor.

    Lübnan yönetimi, ülke topraklarından tamamen çekilme çağrısı yapmasına rağmen, İsrail bazı noktaları işgal altında tutmaya devam ediyor. Bu durum, iki ülke arasındaki gerginliğin devam edeceğini gösteriyor.

    İsrail ve Lübnan, 26 Haziran’da ABD’nin arabuluculuğunda anlaşmazlığı sona erdirmeyi hedefleyen bir görüşme gerçekleştirdi. Ancak görüşmenin sonucunda alınan kararların uygulanabilirliği konusunda belirsizlikler mevcut.

    Bu gelişme, bölgedeki askeri dengeleri yeniden şekillendirebilir ve uluslararası toplumun müdahale ihtiyacını gündeme getirebilir. Etkilenen taraflar ve bölge sakinleri için risklerin artması bekleniyor.

    İlgili taraflar, gelecekte benzer saldırıların tekrarlanıp tekrarlanmayacağını netleştirmek için diplomatik kanalların daha etkin kullanılması gerektiğini belirtiyor.

    AI YORUMU

    İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi, bölgesel istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle Kantara beldesindeki saldırının tam ölçeği henüz bilinmediği için, can kaybı veya altyapı hasarı gibi sonuçlar yakında netleşebilir. Bu durum, hem Lübnan hem de uluslararası toplumu, askeri operasyonların uzun vadeli etkilerini değerlendirmek zorunda bırakıyor.

    Kaynak: Haber Global Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler