Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündem
İsrail, Lübnan'ın Güneyinde Çok Sayıda Saldırı Yürüttü
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Haber Global
Özet
Saldırının hedefleri ve kullanılan silah türleri hakkında henüz resmi bilgi verilmemiş durumda.
Öne çıkanlar
İsrail, Kantara beldesinde çok sayıda saldırı yaptı
Saldırıların niteliği ve kaybı henüz açıklanmadı
Ateşkes anlaşması Kasım 2024’ten beri yürürlükte
Haberin Detayı
Saldırının hedefleri ve kullanılan silah türleri hakkında henüz resmi bilgi verilmemiş durumda.
Ateşkesin söz konusu bölgedeki istikrar için önemli bir çerçeve olduğu, bu nedenle anlaşmanın ihlali uluslararası çerçevede de dikkat çekici bir durum olarak değerlendiriliyor.
Lübnan yönetimi, ülke topraklarından tamamen çekilme çağrısı yapmasına rağmen, İsrail bazı noktaları işgal altında tutmaya devam ediyor. Bu durum, iki ülke arasındaki gerginliğin devam edeceğini gösteriyor.
İsrail ve Lübnan, 26 Haziran’da ABD’nin arabuluculuğunda anlaşmazlığı sona erdirmeyi hedefleyen bir görüşme gerçekleştirdi. Ancak görüşmenin sonucunda alınan kararların uygulanabilirliği konusunda belirsizlikler mevcut.
Bu gelişme, bölgedeki askeri dengeleri yeniden şekillendirebilir ve uluslararası toplumun müdahale ihtiyacını gündeme getirebilir. Etkilenen taraflar ve bölge sakinleri için risklerin artması bekleniyor.
İlgili taraflar, gelecekte benzer saldırıların tekrarlanıp tekrarlanmayacağını netleştirmek için diplomatik kanalların daha etkin kullanılması gerektiğini belirtiyor.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
İsrail'in ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi, bölgesel istikrar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Özellikle Kantara beldesindeki saldırının tam ölçeği henüz bilinmediği için, can kaybı veya altyapı hasarı gibi sonuçlar yakında netleşebilir. Bu durum, hem Lübnan hem de uluslararası toplumu, askeri operasyonların uzun vadeli etkilerini değerlendirmek zorunda bırakıyor.
Kaynak:
Haber Global
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İsrail ordusunun ateşkes mutabakatına rağmen Gazze Şeridi'ne yönelik sürdürdüğü saldırılarda bir sivil daha hayatını kaybetti. Gece saatlerinde gerçekleştirilen bombardımanlarda çok sayıda kişi yaralanırken, sivil yerleşim yerleri ve çadır alanları hedef alındı.
Şeyh Rıdvan Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda Mahmud el-Medhun yaşamını yitirdi.
Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana 1505 kişi öldü.
Ekim 2023'ten beri süren toplam can kaybı 74 bini aştı.
Bölgeden gelen son bilgilere göre, resmi uzlaşılara ve ateşkes kararlarına rağmen İsrail birlikleri abluka altındaki bölgede operasyonlarına devam ediyor. Yerel kaynakların aktardığı detaylara göre, sivil alt yapı ve konutlar sistematik bir şekilde hedef alınarak kullanılamaz hale getiriliyor.
Son olarak gece saatlerinde kentin batısındaki Şeyh Rıdvan semti bombaların hedefi oldu. Bu saldırılarda altı kişinin yaralandığı, tedavi altına alınan yaralılardan Mahmud el-Medhun'un tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı kaydedildi.
Aynı zamanda askeri unsurların doğu bölgelerindeki binaları uzaktan kumandalı patlayıcılarla yerle bir ettiği belirtildi. Orta kesimde yer alan Bureyc Mülteci Kampı ağır silah ateşi altında kalırken, güneydeki Refah ve Han Yunus'ta da çadırkentlerin denizden ve havadan vurulduğu bildirildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı bilanço, sahadaki sivil kayıpların boyutunu gözler önüne seriyor. İlgili verilere göre, taraflar arasında varılan mutabakatın başlangıç tarihi olan 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 1505'e yükselirken, yaralı sayısı ise 5 bin 332 olarak açıklandı.
Uzun soluklu çatışmaların genel bilançosu ise insani krizin derinliğini ortaya koyuyor. Ekim 2023 döneminden bu yana devam eden askeri operasyonlar neticesinde toplam 74 binden fazla sivil yaşamını yitirirken, yaralı vatandaş sayısının 175 bini geçtiği resmi makamlarca duyuruldu.
AI YORUMU
Varılan mutabakatlara rağmen sahadaki şiddetin durmaksızın devam etmesi, diplomatik çabaların kalıcı bir huzur ortamı sağlamakta yetersiz kaldığını net bir şekilde gösteriyor. Bu durum, sadece anlık can kayıplarına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda bölge halkının temel insani yardımlara ve güvenliğe erişimini tamamen imkansız hale getiriyor. Uluslararası toplumun sessizliğini koruması, sahadaki trajedinin her geçen gün daha da derinleşmesine zemin hazırlıyor.
İsrail, ABD'den 12 adet AH-64E Apache taarruz helikopteri tedarik edebilmek amacıyla yaklaşık 1 milyar dolarlık finansman paketine onay verdi. Maliye ve savunma bakanlıkları arasındaki bütçe anlaşmazlığı, Arap toplumunun kalkınma fonundan aktarılan kaynakla çözüldü.
İsrail ordusu için 12 adet AH-64E Echo model Apache helikopteri alınacak.
Toplam maliyet yaklaşık 1 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
Bütçe açığını kapatmak için kalkınma fonundan 1 milyar şekel aktarıldı.
İsrail Savunma Bakanlığı, hava gücünü tahkim etmek üzere Washington yönetimiyle yeni bir askeri tedarik sözleşmesi imzaladı. Yapılan anlaşma çerçevesinde en modern Apache versiyonu olan AH-64E Echo modelinden 12 adet taarruz helikopteri envatrare dahil edilecek.
Sipariş sürecinde bakanlıklar arasında yaklaşık 288 milyon dolarlık finansal uyuşmazlık yaşandı ve süreç bir süre askıda kaldı. Hükümet kanadı, yaşanan tıkanıklığı aşmak amacıyla farklı bir bütçe kalemi üzerinde düzenleme yapma kararı aldı.
Arap toplumunun kalkınması amacıyla ayrılan beş yıllık programın 2027 ile 2029 yılları arasındaki diliminden yaklaşık 1 milyar şekel savunma fonuna yönlendirildi. Ek olarak 2026 yılı devlet bütçesinden 68 milyon şekel daha ayrılarak toplam finansman sağlandı.
Yeni nesil hava araçlarının ilk teslimatlarının önümüzdeki on yılın başlarında başlaması planlanıyor. Ülkenin halihazırda 48 adetlik bir Apache filosuna sahip olduğu biliniyor.
Savunma Bakanı Israel Katz, gerçekleştirilen hamlenin silahlı kuvvetlerin gelecekteki operasyonel kabiliyetlerini artıracağını dile getirdi. ABD tarafı ise daha önce geniş kapsamlı bir potansiyel satışa yeşil ışık yakmıştı.
AI YORUMU
Askeri alımlarda yaşanan bütçe krizlerinin iç kaynakların yer değiştirmesiyle çözülmesi, ülkenin güvenlik önceliklerinin mali politikaları nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Yaklaşık 1 milyar dolarlık bu devasa siparişin, kalkınma fonlarından kesinti yapılarak finanse edilmesi toplumsal kesimler arasında dengelerin nasıl kurulduğuna dair somut bir örnek sunuyor. Önümüzdeki süreçte savunma harcamalarının sivil bütçe kalemleri üzerindeki baskısının nasıl yönetileceği merak konusu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin Tel Aviv yönetiminin yanında yer aldığını ve antisemitizme geçit vermeyeceklerini açıkladı. Bonn kentindeki bir toplantıda konuşan Merz, Ukrayna ve Polonya sınırındaki gelişmelere de değinerek güvenlik politikalarındaki duruşlarını paylaştı.
Friedrich Merz, İsrail'in var olma hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Bonn kentindeki Junge Union toplantısında dış politika ve güvenlik mesajları verildi.
Almanya'da antisemitizmin hiçbir alanda kabul görmeyeceği vurgulandı.
Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi Genel Başkanı Friedrich Merz, dış politika gündemine dair yaptığı son açıklamalarda Tel Aviv yönetimine yönelik net bir duruş sergiledi. Bonn kentinde düzenlenen gençlik kolları buluşmasında konuşan lider, ülkesinin Tel Aviv'in varlık hakkını sorgulayan her türlü yaklaşıma karşı kararlılıkla duracağını ifade etti.
Konuşmasında antisemitizmle mücadele konusuna geniş yer ayıran Merz, toplumsal yaşamın hiçbir alanında nefret söylemlerine ve ayrımcılığa tolerans göstermeyeceklerini dile getirdi. Aşırı akımların yayılmasına karşı her türlü hukuki ve toplumsal önlemi alacaklarını vurgulayan parti başkanı, Berlin yönetiminin bu konudaki tavizsiz tutumunun süreceğini kaydetti.
Avrupa'daki güvenlik tehditlerine de değinen siyasetçi, Ukrayna halkının zorlu kış koşullarında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Polonya sınırındaki gerilimlerin Brüksel'deki temaslarda ele alındığını aktaran Merz, bölgesel risklerin tüm kıta için gerçek bir tehlike oluşturduğunu ve siyasi partilerin bu durumu ciddiyetle ele alması gerektiğini savundu.
İç politikadaki koalisyon müzakerelerine ve muhalefet partilerinin tutumlarına da eleştiriler yönelten lider, aşırı sağ ve sol oluşumlarla yürütülen temasların demokratik değerlerle bağdaşmadığını ileri sürdü. Parti üyelerine yönelik uyarılarda bulunarak siyasi yapılanmalardaki sorumluluk bilincine dikkat çekti.
AI YORUMU
Bonn'daki gençlik toplantısında yapılan bu açıklamalar, Almanya'nın dış politika eksenindeki kararlılığını simgelerken, iç siyasetteki koalisyon tartışmalarının da ne denli sertleştiğini gösteriyor. Friedrich Merz'in antisemitizmle mücadele vurgusu ve aşırı uçlarla ilgili parti içi disiplin çağrıları, CDU'nun hem uluslararası arenada hem de yerel seçim süreçlerinde ideolojik sınırlarını netleştirme çabasını açıkça gözler önüne seriyor.
Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlar sonucunda son iki günde altı Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı. Sağlık yetkilileri, bölgedeki toplam can kaybı bilançosunu ve enkaz altındaki kayıplara dair son durumu kamuoyuyla paylaştı.
Son kırk sekiz saatte altı kişinin cenazesi hastanelere ulaştırıldı.
Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı yetmiş dört bin 469'a ulaştı.
Adli Tıp Kurumu incelemeleriyle kimliği doğrulanan 67 kişi kayıplara eklendi.
Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, bölgedeki insani kriz derinleşmeye devam ediyor. Son kırk sekiz saatlik zaman diliminde gerçekleştirilen bombardımanlar neticesinde altı sivilin yaşamını yitirdiği, kırk üç kişinin ise yaralanarak tedavi altına alındığı bildirildi.
Bölgede devam eden gerilimin başlangıç tarihi olan Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybedenlerin genel dökümü de güncellendi. Yapılan resmi açıklamalara göre, toplam can kaybı rakamı yetmiş dört bin 469 seviyesine çıkarken, yaralı miktarı da yüz yetmiş beş bin 492 olarak kayıtlara geçti.
Ateşkes sürecinin başladığı duyurulan Ekim 2025 tarihinden bu yana ise bin 511 kişinin hayatını kaybettiği ve beş bin 375 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Bu zaman zarfında yıkılan binaların enkazından 838 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.
Yetkililer, Adli Tıp Kurumunun yürüttüğü detaylı çalışmalar sonucunda kimlik tespiti tamamlanan 67 kişinin daha resmi kayıplar listesine dahil edildiğini belirtti. Harabeler altında halen binlerce sivilin bulunabileceği ihtimali, arama kurtarma faaliyetlerinin sürdürülmesini zorunlu kılıyor.
AI YORUMU
Paylaşılan 74 bin 469 gibi devasa rakamlar, bölgede yaşanan yıkımın boyutlarını ve insani trajedinin sivil halk üzerindeki kalıcı tahribatını net biçimde gözler önüne seriyor. Ateşkes süreçlerine rağmen devam eden kayıplar, sahadaki kırılgan dengenin ne kadar tehlikeli olduğunu ve uluslararası toplumun buradaki yardımları kesintisiz sürdürmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte enkaz altındaki binlerce kişinin akıbeti ve kimlik tespiti çalışmaları, insani krizin en hassas başlıkları arasında yer almaya devam edecektir.