Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Teknoloji
İsrail Savunma Bakanlığı Yeni Apache Helikopterleri İçin Fon Onayladı
•1 dk okuma
Paylaş
HTeknoloji
Fotoğraf: Haber Aero
Özet
İsrail, ABD'den 12 adet AH-64E Apache taarruz helikopteri tedarik edebilmek amacıyla yaklaşık 1 milyar dolarlık finansman paketine onay verdi. Maliye ve savunma bakanlıkları arasındaki bütçe anlaşmazlığı, Arap toplumunun kalkınma fonundan aktarılan kaynakla çözüldü.
Öne çıkanlar
İsrail ordusu için 12 adet AH-64E Echo model Apache helikopteri alınacak.
Toplam maliyet yaklaşık 1 milyar dolar olarak hesaplanıyor.
Bütçe açığını kapatmak için kalkınma fonundan 1 milyar şekel aktarıldı.
Haberin Detayı
İsrail Savunma Bakanlığı, hava gücünü tahkim etmek üzere Washington yönetimiyle yeni bir askeri tedarik sözleşmesi imzaladı. Yapılan anlaşma çerçevesinde en modern Apache versiyonu olan AH-64E Echo modelinden 12 adet taarruz helikopteri envatrare dahil edilecek.
Sipariş sürecinde bakanlıklar arasında yaklaşık 288 milyon dolarlık finansal uyuşmazlık yaşandı ve süreç bir süre askıda kaldı. Hükümet kanadı, yaşanan tıkanıklığı aşmak amacıyla farklı bir bütçe kalemi üzerinde düzenleme yapma kararı aldı.
Arap toplumunun kalkınması amacıyla ayrılan beş yıllık programın 2027 ile 2029 yılları arasındaki diliminden yaklaşık 1 milyar şekel savunma fonuna yönlendirildi. Ek olarak 2026 yılı devlet bütçesinden 68 milyon şekel daha ayrılarak toplam finansman sağlandı.
Yeni nesil hava araçlarının ilk teslimatlarının önümüzdeki on yılın başlarında başlaması planlanıyor. Ülkenin halihazırda 48 adetlik bir Apache filosuna sahip olduğu biliniyor.
Savunma Bakanı Israel Katz, gerçekleştirilen hamlenin silahlı kuvvetlerin gelecekteki operasyonel kabiliyetlerini artıracağını dile getirdi. ABD tarafı ise daha önce geniş kapsamlı bir potansiyel satışa yeşil ışık yakmıştı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Askeri alımlarda yaşanan bütçe krizlerinin iç kaynakların yer değiştirmesiyle çözülmesi, ülkenin güvenlik önceliklerinin mali politikaları nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Yaklaşık 1 milyar dolarlık bu devasa siparişin, kalkınma fonlarından kesinti yapılarak finanse edilmesi toplumsal kesimler arasında dengelerin nasıl kurulduğuna dair somut bir örnek sunuyor. Önümüzdeki süreçte savunma harcamalarının sivil bütçe kalemleri üzerindeki baskısının nasıl yönetileceği merak konusu.
Kaynak:
Haber Aero
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Suudi Arabistan Ulusal Muhafızlar Bakanlığına bağlı bir keşif helikopteri teknik arıza nedeniyle Necran bölgesinde düştü. Kaza sonucunda hava mürettebatında yer alan iki subay hayatını kaybetti.
AH-6i tipi keşif helikopteri Necran bölgesinde düştü.
Kazada helikopter mürettebatı olan iki subay yaşamını yitirdi.
Olayın teknik arıza kaynaklı olduğu açıklandı.
Suudi Arabistan'ın güney kesimlerinde yer alan Necran bölgesinde askeri bir hava aracı kırıma uğradı. Ulusal Muhafızlar Bakanlığı envanterinde bulunan AH-6i model keşif helikopterinin uçuş esnasında arızalandığı bildirildi.
Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki tarafından yapılan resmi açıklamada, felaketin detaylarına yer verildi. Maliki, hava aracındaki teknik aksaklık neticesinde meydana gelen kazada iki askeri personelin kurtarılamadığını duyurdu.
Yaşanan bu havacılık kazası, bölgedeki uzun soluklu çatışma ortamının ve zorlu güvenlik koşullarının gölgesinde gerçekleşti. Yemen sınırına yakın konumdaki Necran hattı, son yıllarda taarruz ve savunma faaliyetlerinin yoğun olarak yaşandığı bir bölge olma özelliğini taşıyor.
Diğer taraftan, Yemen cephesindeki gelişmeler de askeri hareketliliğin boyutunu gözler önüne seriyor. İran destekli Husiler, daha yakın bir zamanda aynı hat üzerinde farklı tipte bir hava aracını hedef aldıklarını iddia etmişlerdi.
Bölgedeki koalisyon güçleri uzun süredir uluslararası meşruiyete sahip Yemen yönetimine havadan ve karadan destek sağlamayı sürdürüyor. Karşılıklı çatışma ve atışmaların hız kesmeden devam ettiği hat üzerinde askeri kayıpların yaşanması taraflar arasındaki tansiyonu daima yüksek tutuyor.
AI YORUMU
Necran bölgesinde meydana gelen bu kaza, askeri havacılıkta teknik arızaların ne denli ölümcül sonuçlar doğurabileceğini ve çatışma bölgelerindeki operasyonel risklerin boyutunu net biçimde gösteriyor. AH-6i gibi hafif keşif platformlarının zorlu coğrafi koşullarda icra ettiği görevler, en küçük bir mekanik aksaklıkta bile trajik kayıplarla sonuçlanabiliyor. Husilerin yakın zamanda bölgede iddia ettiği eylemler de göz önüne alındığında, Suudi Arabistan tarafındaki bu kaza operasyon güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkesinin Tel Aviv yönetiminin yanında yer aldığını ve antisemitizme geçit vermeyeceklerini açıkladı. Bonn kentindeki bir toplantıda konuşan Merz, Ukrayna ve Polonya sınırındaki gelişmelere de değinerek güvenlik politikalarındaki duruşlarını paylaştı.
Friedrich Merz, İsrail'in var olma hakkını savunmaya devam edeceklerini belirtti.
Bonn kentindeki Junge Union toplantısında dış politika ve güvenlik mesajları verildi.
Almanya'da antisemitizmin hiçbir alanda kabul görmeyeceği vurgulandı.
Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi Genel Başkanı Friedrich Merz, dış politika gündemine dair yaptığı son açıklamalarda Tel Aviv yönetimine yönelik net bir duruş sergiledi. Bonn kentinde düzenlenen gençlik kolları buluşmasında konuşan lider, ülkesinin Tel Aviv'in varlık hakkını sorgulayan her türlü yaklaşıma karşı kararlılıkla duracağını ifade etti.
Konuşmasında antisemitizmle mücadele konusuna geniş yer ayıran Merz, toplumsal yaşamın hiçbir alanında nefret söylemlerine ve ayrımcılığa tolerans göstermeyeceklerini dile getirdi. Aşırı akımların yayılmasına karşı her türlü hukuki ve toplumsal önlemi alacaklarını vurgulayan parti başkanı, Berlin yönetiminin bu konudaki tavizsiz tutumunun süreceğini kaydetti.
Avrupa'daki güvenlik tehditlerine de değinen siyasetçi, Ukrayna halkının zorlu kış koşullarında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Polonya sınırındaki gerilimlerin Brüksel'deki temaslarda ele alındığını aktaran Merz, bölgesel risklerin tüm kıta için gerçek bir tehlike oluşturduğunu ve siyasi partilerin bu durumu ciddiyetle ele alması gerektiğini savundu.
İç politikadaki koalisyon müzakerelerine ve muhalefet partilerinin tutumlarına da eleştiriler yönelten lider, aşırı sağ ve sol oluşumlarla yürütülen temasların demokratik değerlerle bağdaşmadığını ileri sürdü. Parti üyelerine yönelik uyarılarda bulunarak siyasi yapılanmalardaki sorumluluk bilincine dikkat çekti.
AI YORUMU
Bonn'daki gençlik toplantısında yapılan bu açıklamalar, Almanya'nın dış politika eksenindeki kararlılığını simgelerken, iç siyasetteki koalisyon tartışmalarının da ne denli sertleştiğini gösteriyor. Friedrich Merz'in antisemitizmle mücadele vurgusu ve aşırı uçlarla ilgili parti içi disiplin çağrıları, CDU'nun hem uluslararası arenada hem de yerel seçim süreçlerinde ideolojik sınırlarını netleştirme çabasını açıkça gözler önüne seriyor.
Gazze Şeridi'ne yönelik askeri operasyonlar sonucunda son iki günde altı Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda sivil yaralandı. Sağlık yetkilileri, bölgedeki toplam can kaybı bilançosunu ve enkaz altındaki kayıplara dair son durumu kamuoyuyla paylaştı.
Son kırk sekiz saatte altı kişinin cenazesi hastanelere ulaştırıldı.
Ekim 2023'ten bu yana toplam can kaybı yetmiş dört bin 469'a ulaştı.
Adli Tıp Kurumu incelemeleriyle kimliği doğrulanan 67 kişi kayıplara eklendi.
Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre, bölgedeki insani kriz derinleşmeye devam ediyor. Son kırk sekiz saatlik zaman diliminde gerçekleştirilen bombardımanlar neticesinde altı sivilin yaşamını yitirdiği, kırk üç kişinin ise yaralanarak tedavi altına alındığı bildirildi.
Bölgede devam eden gerilimin başlangıç tarihi olan Ekim 2023'ten bu yana hayatını kaybedenlerin genel dökümü de güncellendi. Yapılan resmi açıklamalara göre, toplam can kaybı rakamı yetmiş dört bin 469 seviyesine çıkarken, yaralı miktarı da yüz yetmiş beş bin 492 olarak kayıtlara geçti.
Ateşkes sürecinin başladığı duyurulan Ekim 2025 tarihinden bu yana ise bin 511 kişinin hayatını kaybettiği ve beş bin 375 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı. Bu zaman zarfında yıkılan binaların enkazından 838 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.
Yetkililer, Adli Tıp Kurumunun yürüttüğü detaylı çalışmalar sonucunda kimlik tespiti tamamlanan 67 kişinin daha resmi kayıplar listesine dahil edildiğini belirtti. Harabeler altında halen binlerce sivilin bulunabileceği ihtimali, arama kurtarma faaliyetlerinin sürdürülmesini zorunlu kılıyor.
AI YORUMU
Paylaşılan 74 bin 469 gibi devasa rakamlar, bölgede yaşanan yıkımın boyutlarını ve insani trajedinin sivil halk üzerindeki kalıcı tahribatını net biçimde gözler önüne seriyor. Ateşkes süreçlerine rağmen devam eden kayıplar, sahadaki kırılgan dengenin ne kadar tehlikeli olduğunu ve uluslararası toplumun buradaki yardımları kesintisiz sürdürmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte enkaz altındaki binlerce kişinin akıbeti ve kimlik tespiti çalışmaları, insani krizin en hassas başlıkları arasında yer almaya devam edecektir.
ABD Başkanı Donald Trump, Georgia ziyareti öncesinde Orta Doğu'dan Ukrayna savaşına kadar pek çok sıcak başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Suudi Arabistan'ın Husilere karşı İsrail ile iş birliği yapması gerektiğini savunan Trump; Starlink iddialarını yalanladı, petrol fiyatlarının yakında düşeceğini ve Ukrayna'daki çatışmanın bir an önce durmasını istediğini vurguladı.
Suudi Arabistan'a Husilere karşı İsrail'in destek teklifini benimsemesi çağrısında bulunuldu.
Ukrayna'da Starshield ağının bilinçli şekilde yavaşlatıldığı yönündeki iddialar kesin dille reddedildi.
Ukrayna cephesinde ayda 25 ila 32 bin askerin yaşamını yitirdiği ifade edildi.
Beyaz Saray'dan ayrılıp seçim mitingi için Georgia'ya hareket etmeden önce basın mensuplarının karşısına çıkan ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası arenadaki krizlere ve iç siyasete dair geniş kapsamlı açıklamalarda bulundu. Orta Doğu'daki dengelere değinen Trump, Yemen'deki Husilerle mücadele kapsamında Suudi Arabistan'ın İsrail kaynaklı yardım girişimini geri çevirmemesi gerektiğini dile getirdi ve Tel Aviv yönetiminin Riyad'a geçmişte önemli katkılar sağladığını kaydetti.
Ukrayna ordusunun SpaceX tarafından geliştirilen askeri Starshield uydu ağına erişiminin kısıtlandığı yönündeki söylentilere de değinen Trump, hükümet olarak böyle bir adım atmadıklarını ve sistemin olağan akışında hizmet verdiğini aktardı. Ukrayna-Rusya savaşının insani boyutuna dikkat çeken ABD Başkanı, çatışmalarda her ay ortalama 25 bin, geride kalan ayda ise 32 bin askerin hayatını kaybettiğini belirterek en büyük gayesinin akan kanı derhal durdurmak olduğunu söyledi.
Küresel enerji piyasalarına ilişkin öngörülerini paylaşan Trump, İran geriliminin son bulmasıyla ham petrol fiyatlarında sert bir gerileme yaşanacağını savundu. Piyasada ve tankerlerde arz fazlası bulunduğunu savunan lider; Teksas, Alaska ve Venezuela gibi kaynakların bolluğuna işaret ederek Washington'ın bölgedeki ticari kazanımlarının altını çizdi. Ayrıca Elon Musk'ın teknolojik hamlelerini ve yeni Roadster modelini takdir ettiğini belirterek başarılı girişimcilere verilen ödülleri hatırlattı.
İç siyasetteki iddiaları da yanıtsız bırakmayan Trump, Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ile yollarını ayıracağı yönündeki medya haberlerini bütünüyle yalanladı ve Wiles'ın gösterdiği performanstan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Son olarak Oregon'da meydana gelen okul saldırısına müdahale ederek faili etkisiz hale getiren silahlı vatandaşı cesaretinden ötürü öven Trump, olası bir facianın bu sayede önlendiğini sözlerine ekledi.
AI YORUMU
Trump'ın Suudi Arabistan ile İsrail arasında askeri ve istihbari yakınlaşmayı açıkça teşvik etmesi, Orta Doğu'daki geleneksel ittifak dengelerini pekiştirme arzusunu gösteriyor. Enerji piyasaları ve Ukrayna konusunda hızlı çözümler vadeden bu söylemler, piyasalarda kısa vadeli bir iyimserlik yaratsa da sahadaki karmaşık jeopolitik gerçekliklerin bu kadar pürüzsüz ilerlemeyebileceğini unutmamak gerekiyor.