Yalnızca seçtiğin başlıklardan bildirim gelir (varsayılan: günde ~10 bildirim).
Genel son dakika
Kapalıyken yalnızca seçtiğin başlıklar gelir. Tüm ayarlar için Profil sayfasına git.
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Gündem
Hamas, Barış Konseyi ve Mladenov’u Gazze Savaşı İçin Sorumlu Tutuyor
•1 dk okuma
Paylaş
HGündem
Fotoğraf: Bitlis Haber
Özet
Hamas yetkilisi Kasım, Barış Konseyi ve temsilcisi Mladenov’u Gazze Şeridi’ndeki acılardan sorumlu tutarak, 10 Ekim ateşkesini ihlal eden saldırıları kınadı. Gerekli verileriyle çatışmanın yıkıcı etkilerine dikkat çekti.
Öne çıkanlar
Kasım, Barış Konseyi ve Mladenov’u Gazze’deki kan ve yıkımın sorumlusu olarak tanımladı
İsrail’in 10 Ekim ateşkesini ihlal eden bombalama ve ev yıkım eylemlerini eleştirdi
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre 74.494 şehit ve 175.604 yaralı kaydedildi
Haberin Detayı
Hamas’ın yetkilisi Kasım, Barış Konseyi ve temsilcisi Mladenov’u, Gazze Şeridi’ndeki tasarrufların sorumlusunu olarak işaret etti. "Gazze’nin çocukları ve öğrencileri kanı Mladenov ve konseyinin ellerinde," diyerek, Siyonist güçlerin ateşkesini ihlal etmeye devam ettiğini vurguladı.
Atık eylemler, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasını çiğneyerek bölgedeki evlerin yıkılmasına, bombalamanın devamına ve sivillerin evlerinden zorla sürülmesine neden oluyor. Kasım, bu eylemlerin insan haklarına dair uluslararası sözleşmelerle çeliştiğini belirtti.
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın sunduğu en son istatistikler, 7 Ekim 2023’ten bu yana 74 bin 494 şehitin ve 175 bin 604 yaralı kaydedildiğini gösteriyor. Bakanlık, kurtarma ekiplerinin ulaşamadığı binlerce kurbanın hala enkaz altında olduğunu bildirdi.
Bu veriler, çatışmanın yıkıcı etkilerini gözler önüne sererken, uluslararası toplumun daha etkin bir müdahaleye ihtiyacı olduğunu ortaya koydu. Kasım, Barış Konseyi’nin sorumluluk almadığını ve çatışmanın sürmesini desteklediğini iddia ederek, barış sürecinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Kasım’ın açıklamaları, Barış Konseyi ve Mladenov’un çatışmada ne kadar aktif rol oynadığını öne çıkararak, uluslararası hukuk ve insan hakları açısından ciddi bir tartışma başlatabilir. Bu tür iddialar, bölgedeki diplomatik çabaların şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılabilir.
Kaynak:
Bitlis Haber
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
💬 Yorumlar
Hesap gerekmez · reklamsız
Yorumlar yükleniyor…
İlk yorumu sen yaz.
💬 Yorumlar kısa süre içinde açılacak. Bu arada görüşünü e-posta ile iletebilirsin.
Gazze’de 10 Ekim 2025 ateşkesine rağmen İsrail’in bombalı saldırıları sürüyor. Son 24 saat içinde 7 kişi hayatını kaybetti, 25 yaralı hastaneye kaldırıldı. Toplam can kaybı 74 bin 494 kişiye ulaştı.
Ateşkes sonrası 24 saat içinde 7 Filistinli ölüm ve 25 yaralı rapor edildi.
Gazze’de toplam can kaybı 74 bin 494, yaralı sayısı 175 bin 604’e yükseldi.
İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana şerit boyunca 1,534 kişi hayatını kaybetti.
Gazze Sağlık Bakanlığı’nın en son açıklamasına göre, 10 Ekim 2025 ateşkesine rağmen İsrail’in şiddetli saldırıları devam ediyor. 24 saatlik dönemde hastanelere getirilen 25 yaralı ve 7 ölüm, bölgede artan gerilimin göstergesi olarak öne çıktı.
Açıklamada, enkaz altından yeni çıkan bir cenazenin de rapor edildiği belirtildi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana yapılan saldırılarda toplam 1,534 kişi yaşamını yitirdi, 5,486 kişi yaralandı. Ayrıca 841 cenazenin enkazdan çıkarıldığı ifade edildi.
İsrail’in 2023 Ekim ayından bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ise toplam can kaybı 74 bin 494, yaralı sayısı ise 175 bin 604’e ulaştı. Belli rakamlar, şeritte hâlâ binlerce cenazenin enkaz altında kaldığını işaret ediyor.
Bu veriler, bölgedeki istikrarın zayıf olduğunu ve insan hakları açısından ciddi bir kriz yaşandığını gösteriyor. Uluslararası toplumun eleştirileri artarken, halkın dayattığı askeri operasyonların devamı hem siyasi hem de insani açıdan derin sorular yaratıyor.
AI YORUMU
Ateşkesenin resmi olarak yürürlüğe girmesine rağmen, İsrail’in Gazze’deki bombardımanlarının devam etmesi, çatışmanın çözüm sürecine büyük bir engel teşkil ediyor. İnsan hakları örgütleri, sivillerin korunması için uluslararası hukuk çerçevesinde derinlemesine müdahaleyi talep ediyor.
İsrail saldırısında sol bacağını yitiren 20 yaşındaki Enes El-Radii, Gazze'de ulaşımın en kritik aracı haline gelen bisikletleri tamir ederek ailesini geçindiriyor. Han Yunus kentindeki küçük atölyesinde çalışan genç tamirci, savaş koşullarında ayakta kalma mücadelesi veriyor.
İsrail saldırısında sol bacağını kaybeden 20 yaşındaki Enes, Han Yunus'ta atölye işletiyor.
Bölgede araç yedek parça sıkıntısı yaşandığı için bisikletler temel ulaşım aracı oldu.
Genç tamirci, kendisi binemediği bisikletleri onararak evinin geçimini sağlıyor.
Gazze şeridinde yaşanan yıkım, günlük yaşamın tüm dengelerini altüst ederken ulaşım alanında da büyük bir dönüşüm zorunluluğu doğurdu. Motorlu taşıtların yedek parçalarına erişim imkanının neredeyse tamamen ortadan kalkması, halkı alternatif araçlara yöneltti. Bu süreçte bisikletler, sadece bir gezinti aracı olmaktan çıkarak temel bir hayatta kalma gereksinimi haline geldi.
İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda sol bacağını kaybeden 20 yaşındaki Enes El-Radii, yaşadığı ağır fiziksel travmaya rağmen hayata küsmeyerek çalışmayı seçti. Han Yunus kentinde kurduğu mütevazı tamirhanesinde mesleğini sürdüren genç adam, bölge halkının su, ekmek ve hastane gibi acil ihtiyaçlarına yetişmesini sağlayan bisikletleri onarıyor.
Savaş ortamının yarattığı imkansızlıklar ve malzeme yokluğuna rağmen atölyesindeki çalışmalarına ara vermeyen Enes, kendi bacaklarıyla binemediği iki tekerlekli taşıtları onararak ailesinin geçim yükünü sırtlıyor. Bölgedeki akaryakıt ve motorlu araç kısıtlamaları, onun sunduğu bu küçük ölçekli tamir hizmetini çevredekiler için hayati bir noktaya taşıyor.
Yaşadığı onca zorluğa ve engelli kalmasına rağmen üretkenliğinden ödün vermeyen Gazzeli gencin mücadelesi, bölgedeki sivil halkın direncini gözler önüne seriyor. Enes'in atölyesi, ablukanın ve yıkımın ortasında kalan insanlara hem teknik destek sunuyor hem de umut aşılamaya devam ediyor.
AI YORUMU
Savaş koşullarının yarattığı altyapı çöküşü, bireyleri en temel becerilerini bile hayatta kalma stratejisine dönüştürmeye zorluyor. 20 yaşındaki bir gencin engeline rağmen ekonomik hayata tutunması, dış yardımlara bağımlı hale gelen toplumlarda yerel üretkenliğin ne kadar acil olduğunu gösteriyor. Motorlu taşıtların çalışmadığı bir coğrafyada bisiklet onarımı gibi basit görünen bir zanaat, tüm mahallenin lojistik yükünü sırtlayan kritik bir sektöre dönüşüyor. Eğer bu tür atölyeler de tamamen kapanırsa, bölgedeki temel ihtiyaçlara erişim süresi günlerce uzayabilir.
Gazze Şeridi'nde ateşkes dönemine rağmen devam eden saldırılarda hastanelere son bir günde yedi kişinin cenazesi ulaştı. Bölgedeki toplam can kaybı verileri sağlık kurumlarının kayıtlarıyla her geçen gün artıyor.
Ateşkesin başlamasından bu yana yaşamını yitirenlerin sayısı 1534'e ulaştı.
Son 24 saat içinde hastanelere 7 cenaze ve 25 yaralı getirildi.
Saldırıların başlangıcından bu yana toplam can kaybı 74 bin 494 oldu.
Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen sivil kayıplar durmuyor. Bölgedeki Sağlık Bakanlığının 21 Ekim 2026 tarihinde paylaştığı rakamlara göre, son bir gün içinde hastanelere 7 kişinin cenazesi ile 25 yaralı nakledildi. Hayatını kaybedenlerden birinin cansız bedeninin yıkılan binaların enkazından çıkarıldığı bildirildi.
Açıklanan resmi istatistikler, Ekim 2025 tarihinde başlayan ateşkes sürecinden bu yana bölgedeki insani tablonun ağırlaşmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu dönemde hayatını kaybedenlerin sayısı 1534 kişiye yükselirken, yaralananların toplamı 5 bin 486 olarak kayıtlara geçti. Ayrıca yıkıntıların altından şu ana kadar 841 kişinin cenazesine ulaşıldığı belirtildi.
İsrail'in 7 Ekim 2023 sonrasında başlattığı askeri operasyonların genel bilançosu da güncellenmeye devam ediyor. Yaralı vatandaşların sayısı ise 175 bin 604 kişi olarak raporda yer aldı.
Yaralıların tedavi süreçleri ve sağlık hizmetlerine erişimi krizin en önemli boyutunu oluşturmaya devam ediyor. Refah Sınır Kapısı'nın hasta ve yaralıların yurt dışına çıkışına kapalı tutulması, ağır durumdaki kişilerin tahliyesini engelliyor. Sağlık yetkilileri, kritik vakaların tedaviye ulaşabilmesi için sınır geçişlerinde acil kolaylık sağlanması çağrısında bulunuyor.
AI YORUMU
Ateşkes süreçlerinin sahadaki sivil kayıpları önlemede yetersiz kalması, bölgedeki insani krizin kalıcı çözüme kavuşmadığını net bir şekilde gösteriyor. Sağlık Bakanlığının açıkladığı 1534 kişilik ateşkes sonrasındaki ölüm bilançosu, uluslararası toplumun koruyucu adımlar atmadığını ortaya koyuyor. Sınır kapılarının kapalı tutulması nedeniyle yaralıların tedaviye erişememesi, hastaneler üzerindeki yükü katlayarak artırıyor. Bu durum devam ederse, sağlık altyapısının tamamen çökeceği ve can kayıplarının katlanarak artacağı öngörülüyor.
İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Gazze'nin yüzde 60'ından fazlasının ilhak edilmesini savunarak Lübnan ve Sina Yarımadası için de benzer tehditlerde bulundu. Smotrich, askeri operasyonların ardından toprak kazanımının caydırıcılık için şart olduğunu ileri sürdü.
Smotrich, Gazze Şeridi'nin yüzde 60'ından fazlasının İsrail toprağı yapılması gerektiğini söyledi.
Lübnan'daki operasyonların Beyrut ve ötesine genişletilebileceği tehdidinde bulundu.
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'nin açıklamalarına atıfta bulunarak Sina'nın kaybedileceğini öne sürdü.
İsrail kabinesinin aşırı sağcı isimlerinden Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, bölgesel çatışmaları ve toprak ilhakı planlarını açıkça dile getirdi. Yapılan son değerlendirmelerde, Gazze Şeridi'nin sarı hatta kadar olan bölümünün, yani toprakların yüzde 60'ından fazlasının kontrol altına alınması gerektiği savunuldu. Bu adımın atılmasıyla birlikte bölgenin yeniden imarına izin verilmeyeceği ve tamamen harabe halinde bırakılacağı ifade edildi.
Söz konusu yaklaşımın sadece Gazze ile sınırlı kalmaması gerektiği, Lübnan cephesinde de benzer bir stratejinin izlenmesi talep edildi. Hizbullah'ın olası yeni saldırıları karşısında ilhak alanının Beyrut merkezine ve ötesine taşınması gerektiği vurgulandı. Askeri operasyonların belirli bir seçim takviminin ardından yoğun ve zaman sınırlı bir şekilde devreye sokulması için hazırlıklar yapıldığı aktarıldı.
Mısır ile ilgili iddialara da değinen Smotrich, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfattah es-Sisi'nin olası bir savaş niyetlerinin bulunmadığı yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Ancak bu beyanatların kendilerini güvende hissettirmediğini belirterek, Mısır'ın İsrail'e saldırması durumunda Sina Yarımadası'nın büyük bir kısmını kaybedeceğini öne sürdü. Düşmanların niyetlerinden ziyade sahip oldukları askeri kapasitelere göre hazırlık yapılması gerektiği savunuldu.
Hamas'a karşı yürütülen mücadelenin küresel ölçekte genişletilmesi gerektiği de toplantılarda dile getirildi. Finansman kanalları, para akışı ve kişileri hedef alan dünya çapında kapsamlı bir kampanya yürütülmesi için güvenlik kurumlarına talimat verildiği belirtildi. Son esir takası sürecinde de bu yönde adımların atılması için baskı yapıldığı kaydedildi.
AI YORUMU
Sınır ötesi toprak ilhakı söylemlerinin resmi yetkililer tarafından sıkça dile getirilmesi, diplomasi kapılarını tamamen kapatarak çatışmaları kalıcı hale getirme riski barındırıyor. Kaynak metindeki yüzde 60 oranı ve Sina Yarımadası vurgusu, bölgesel savaş ihtimalinin sadece taktiksel bir hamle olmadığını, kalıcı haritalandırma değişikliklerini hedeflediğini gösteriyor. Bu durum, yalnızca doğrudan çatışma bölgelerindeki sivilleri değil, komşu ülkelerle olan diplomatik dengeleri de ekonomik ve siyasi açıdan çıkmaza sokacaktır. Eğer bu vizyon resmi devlet politikası olarak uygulanmaya devam ederse, müttefik ülkelerin ekonomik yaptırımları ve askeri maliyetler İsrail bütçesi üzerinde yeni bir baskı unsuru oluşturacaktır.