Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Gündemden ilk senin haberin olsun!
Son dakika haberleri için bildirimlere izin ver. İstediğin an kapatabilirsin.
Yaşam
Gizem Karaca İzmir'e yerleşti: Aile hayatından samimi kareler
•1 dk okuma
Paylaş
HYaşam
iFotoğraf: Fons Heijnsbroek · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons
Özet
Televizyon projeleriyle tanınan oyuncu Gizem Karaca, büyük şehirden uzaklaşarak İzmir'de doğayla iç içe kurduğu yeni yaşamından kareler paylaştı. Haziran 2025'te dünyaya gelen kızı Leyla Yaz ile birlikte objektif karşısına geçen ünlü oyuncunun neşeli halleri takipçilerinden ilgi gördü.
Öne çıkanlar
Gizem Karaca Haziran 2025'te kızı Leyla Yaz'ın doğumuyla ilk kez annelik yaşadı.
2017 yılında iş insanı Kemal Ekmekçi ile evlenen oyuncu İzmir Narlıdere'de yaşıyor.
Doğa odaklı bir yaşam süren ünlü isim, aile pozlarını sosyal medya hesabından paylaştı.
Haberin Detayı
Uzun soluklu televizyon dizilerindeki performanslarıyla hafızalarda yer edinen Gizem Karaca, kariyerinde farklı bir sayfa açarak kalabalık merkezlerden uzaklaştı. Şehir hayatının temposunu geride bırakan ünlü oyuncu, evliliğinin ardından Ege bölgesinde sakin ve doğa dostu bir düzen kurdu.
Fotoğraf: Seattle City Council from Seattle · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons CC BY 2.0 · Wikimedia Commons
İş insanı Kemal Ekmekçi ile 2017 yılında hayatını birleştiren Karaca, mutlu evliliğini geçtiğimiz yıl yeni bir heyecanla taçlandırdı. Çift, Haziran 2025 tarihinde kızları Leyla Yaz'ın doğumuyla ilk kez anne ve baba olmanın sevincini tatmış oldu.
Annelik duygusunu ve günlük rutinlerini sosyal medya hesapları üzerinden takipçileriyle paylaşmayı ihmal etmeyen başarılı oyuncu, zamanının büyük bölümünü ailesine ayırıyor. Doğal güzelliklerle çevrili alanlarda çekilen samimi kareler kısa sürede geniş bir etkileşim aldı.
İzmir'in Narlıdere ilçesindeki bir mekanda ve doğanın ortasında kaydedilen aile fotoğrafları, hayranlarından binlerce beğeni topladı. Çekirdek ailenin huzurlu ve neşeli anları, sosyal platformlarda en çok konuşulan paylaşımlar arasına girdi.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Sosyal medya mecralarında paylaşılan bu tarz aile kareleri, ünlü isimlerin gözlerden uzak ve sakin yaşam tercihlerini net bir şekilde gözler önüne seriyor. Haziran 2025 tarihinde dünyaya gelen kızlarıyla birlikte yeni bir düzen kuran çift, popüler kültürün hızından uzaklaşarak farklı bir yaşam modelini benimsedi. Megakentlerin yoğun temposu yerine doğayla iç içe bir hayatı seçen bu tarz isimlerin sayısı her geçen gün artarken, taşınma kararlarının uzun vadede yaşam kalitesini doğrudan artırdığı görülüyor.
Kaynak:
Sözcü Yaşam
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
İzmir'de yaşayan on bir yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, kadavradan bulunan uygun organla 9 yıl arayla ikinci kez böbrek nakli geçirdi. Ev hemodiyalizi tedavisiyle yıllarca bekleyen çocuk, gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde sağlığına kavuştu.
Ömer Asaf, 9 yıl arayla ikinci kez böbrek nakli oldu.
Çocuk, 3 yıl boyunca ev hemodiyalizi tedavisi gördü.
Uygun organ kadavradan bulunarak Çiğli'de nakledildi.
İzmir'in Aliağa ilçesinde dünyaya gelen Ömer Asaf Öztürk, hayatının ilk yıllarından bu yana böbrek rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Henüz anne karnında gelişmeyen böbreği nedeniyle bebeklik döneminde diyaliz tedavisine başlanan çocuk, ilk cerrahi müdahalesini iki yaşında geçirdi. Babasının kuzeninden alınan böbreğin nakledilmesiyle yıllarını geçiren Ömer Asaf'ın sağlık tablosu, organın yedi yıl sonra yetmezlik göstermesiyle yeniden olumsuz yöne evrildi.
İkinci nakil için kadavra listesine yazılan çocuk, son iki yıldır evinde hemodiyaliz tedavisi görerek yaşamını sürdürüyordu. Ailenin uzun süredir beklediği sevindirici haber yaklaşık bir ay önce ulaştı ve Çiğli'deki özel hastanede operasyon gerçekleştirildi. Kadavradan sağlanan böbreğin başarılı şekilde uyum sağlamasıyla Ömer Asaf, kateter cihazlarından kurtularak normal hayatına dönmeye başladı.
Ameliyatın ardından yaşadığı ağrıların hafiflediğini belirten küçük çocuk, dışarı çıkıp arkadaşlarıyla vakit geçirme hayalini kurduğunu dile getirdi. Anne Emine Öztürk ise iki yıldır telefonunu yastığının altında tutarak organ haberini beklediğini ifade etti. Ailenin kendi geçmişinde de nakil deneyimleri bulunurken, anne organ bağışının önemine dikkat çekerek herkesi duyarlı olmaya çağırdı.
Operasyonu gerçekleştiren Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, ilk nakledilen organın kronik süreçte reddedilmesi nedeniyle yetmezlik geliştiğini kaydetti. Hastanenin nakil sorumlusu Uzm. Dr. Işık Özgü ise yeni takılan böbreğin gayet iyi çalıştığını ve hastanın kısa sürede toparlandığını aktardı. Sağlığına kavuşan Ömer Asaf, uzun süren diyaliz sürecinin ardından evine ve sosyal hayatına yeniden adım attı.
AI YORUMU
Kronik böbrek yetmezliğiyle mücadele eden çocuk hastaların organ nakline erişim süreci, uzun bekleme listeleri nedeniyle ciddi zorluklar barındırıyor. Ömer Asaf'ın dokuz yıl arayla ikinci kez ameliyat masasına yatması, ilk nakledilen organların ömrünün sınırlı olabileceği gerçeğini ortaya koyuyor. Ev hemodiyaliziyle geçen üç yıllık süreç, hastaların yaşam kalitesini doğrudan düşüren en büyük engeller arasında yer alıyor. Kadavradan bağış oranlarının artırılması, benzer durumda bekleyen binlerce çocuk için tek kalıcı çözüm olmayı sürdürüyor.
Survivor yarışmasıyla tanınan Almeda Baylan, Kanal D ekranlarında yayınlanan Gelinim Mutfakta programına katıldı. Baylan, dört yıllık evliliğini bitiren süreci ve eski kayınvalidesiyle ilgili şaşırtıcı itiraflarda bulundu.
Almeda Baylan, kayınvalidesi yüzünden boşandığını açıkladı.
Eski eşiyle yeniden barışma sürecinde olan Baylan, yarışmaya eski kayınvalidesiyle katıldı.
Programda yaptığı açıklamalar stüdyoda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
Kanal D ekranlarının ilgiyle takip edilen yemek programı Gelinim Mutfakta, yeni yarışmacısıyla izleyicilerin karşısına çıktı. Aslı Hünel'in sunuculuğunu üstlendiği yarışmada, daha önce Survivor macerasıyla tanınan Almeda Baylan stüdyodaki dengeleri değiştirecek açıklamalara imza attı. Yarışmanın ilk gününden itibaren yaptığı samimi itiraflar, hem ekran başındakileri hem de stüdyodakileri şaşırttı.
Almeda Baylan, dört yıllık evliliğini sonlandırma kararının arkasında kayınvalidesinin olduğunu belirtti. Evliliğinin bitiş sürecine dair detayları paylaşan Baylan, eski eşiyle yeniden bir araya gelme aşamasında olduklarını ifade etti. Bu barışma çabasının bir parçası olarak yarışmaya eski kayınvalidesiyle birlikte katıldığını dile getiren yarışmacı, dikkatleri üzerine çekti.
Stüdyoda lezzetlerin yarıştığı rekabet ortamında yapılan bu açıklamalar, gelinler ve kayınvalideler arasında gerilimi ve şaşkınlığı artırdı. Yaşanan tartışmalar ve yapılan itiraflar sonucunda stüdyoda duygusal anlar da yaşandı. Almeda Baylan'ın yarışmadaki ilerleyişi ve ailevi ilişkilerine dair yapacağı yeni açıklamalar şimdiden merak konusu oldu.
Almeda Baylan'ın programa katılımı ve eski kayınvalidesiyle vereceği mücadele, önümüzdeki günlerde programın en çok konuşulan başlıkları arasında yer alacak.
AI YORUMU
Günlük televizyon formatlarında yarışmacıların özel hayatlarını stüdyo rekabetine entegre etmesi, izleyici sadakatini artıran klasik bir hamle olarak öne çıkıyor. Almeda Baylan'ın dört yıllık evliliğini ve boşanma gerekçelerini kameralar önünde paylaşması, magazin gündemi ile yarışma dinamiklerini doğrudan harmanlıyor. Bu tür açıklamalar, programın reyting grafiğinde anlık yükselişler sağlarken sosyal medyada da geniş yankı buluyor. Yapımcılar açısından bakıldığında, mutfak becerisinin yanı sıra kişisel hikayelerin yarışmaya dahil edilmesi izleyici bağlılığını farklı bir boyuta taşıyor.
İzmir'in Menemen ilçesinde gerçekleştirilen güvenlik operasyonunda uyuşturucu ve silah ticareti yaptığı belirlenen beş kişi yakalandı. Yapılan aramalarda çok sayıda ruhsatsız tabanca ve yüklü miktarda yasaklı madde ele geçirildi.
Menemen'deki baskınlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.
Adreslerde 1 kilo 131 gram sentetik madde ve 3 ruhsatsız tabanca bulundu.
Zanlılardan ikisinin kesinleşmiş hapis cezası olduğu belirlendi.
İzmir Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Menemen İlçe Emniyet Müdürlüğü birimleri, yasaklı madde ve silah kaçakçılığı faaliyetlerine karşı kapsamlı bir çalışma başlattı. Yürütülen saha araştırmalarının ardından belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği bu operasyon sonucunda toplam 5 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.
Şüphelilerin ikamet adreslerinde ve şüpheli bir otomobilde detaylı aramalar yapıldı. Bu aramalarda 1 kilo 131 gram sentetik uyuşturucu, 36 adet uyuşturucu hap, hassas terazi ve kesici aletler ele geçirildi. Ayrıca suç unsuru teşkil eden 3 adet ruhsatsız tabanca, bu silahlara ait 4 şarjör, 38 fişek ve 9 kartuş muhafaza altına alındı.
Emniyette işlemleri tamamlanan zanlıların sorgu süreçleri sürerken, dosyayla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Gözaltına alınan kişilerden ikisinin daha önceden işledikleri suçlar nedeniyle kesinleşmiş hapis cezalarının bulunduğu tespit edildi. Ekiplerin bölgedeki denetimlerini ve çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü bildirildi.
AI YORUMU
Güvenlik birimlerinin gerçekleştirdiği bu nokta operasyonlar, bölgedeki kaçakçılık faaliyetlerinin boyutunu gözler önüne seriyor. Ele geçirilen 1 kilo 131 gram sentetik maddenin ve ruhsatsız silahların miktarı, suç ağlarının ne denli organize hareket ettiğini açıkça gösteriyor. Kesinleşmiş hapis cezası bulunan şüphelilerin sokaklarda serbestçe dolaşabilmesi ise adli takip süreçlerinin hızlandırılması gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu tür operasyonların sürekliliği sağlanmadığı sürece benzer suç ağlarının yeniden yapılanması kaçınılmaz bir risk oluşturmaktadır.
İzmir'in net göç artışı 2025 yılında 7 bin 355 kişiye düşerek son yılların en düşük seviyesine geriledi. Kent nüfus kazanmaya devam etse de göç alımındaki ivme belirgin şekilde zayıfladı.
İzmir'in net göç hızı binde 1,63 olarak kayıtlara geçti ve 81 il arasında 25. sırada yer aldı.
Ayrılanların yüzde 22,2'si daha iyi konut ve yaşam koşullarını gerekçe gösterdi.
İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği tarafından yapılan son çalışmalar, kentin nüfus dinamiklerindeki değişimi gözler önüne serdi. TÜİK istatistiklerinden derlenen bilgilere göre metropol, 2025 döneminde 106 bin 83 kişilik bir giriş yaşarken, aynı süreçte 98 bin 728 kişi başka şehirlere taşındı. Ortaya çıkan 7 bin 355 kişilik net artış, 2008 yılından bu yana ölçülen en düşük rakam olarak kayıtlara geçti.
Hazırlanan raporda kentin net göç hızının binde 1,63 seviyesinde kaldığı ve Türkiye genelindeki 81 il arasında 25'inci sırada konumlandığı tespit edildi. Uzmanlar yüksek nüfus hareketliliğinin tek başına yeterli olmadığını, toplamda 200 bini aşan bu sirkülasyonun niteliğinin incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Gelenler kadar gidenlerin profili ve ayrılış nedenleri de yerel stratejilerin belirlenmesinde kritik bir rol oynuyor.
Kentten ayrılan nüfusun yüzde 22,2 gibi önemli bir kesiminin daha iyi konut ve yaşam koşulları arayışıyla taşındığı görüldü. Söz konusu oran Türkiye ortalamasının 1,6 puan üzerinde yer alırken, barınma maliyetlerinin ve kira artışlarının yerel iş gücü piyasasını doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Yaşam maliyetlerinin tırmanması, özellikle genç çalışanların şehirde kalma kararını zorlaştıran unsurlar arasında bulunuyor.
Tüm bu zorluklara karşın iş ve tayin odaklı hareketlilikte İzmir'in net bin 763 kişilik pozitif bakiye üretmesi umut verici bir unsur olarak öne çıkıyor. İş dünyası temsilcileri, kentin kariyer olanakları bakımından hâlâ cazibe barındırdığını, bu avantajın yüksek katma değerli üretimle desteklenmesi gerektiğini belirtiyor. Dijital dönüşüm ve nitelikli istihdam yatırımlarının artırılması, kentin gelecekteki büyüme kapasitesini doğrudan şekillendirecek.
AI YORUMU
Yerel yönetimlerin ve iş dünyasının yalnızca nüfus çekmeye odaklanma devri kapandı; asıl mesele gelen nitelikli insan kaynağını şehirde tutabilmek. 2025 yılındaki net artışın 7 bin 355 kişiye gerilemesi, yüksek konut ve yaşam maliyetlerinin artık sürdürülemez bir ekonomik baskı yarattığını net şekilde gösteriyor. Eğer kira ve barınma giderleri kontrol altına alınmazsa, mühendisler ve teknisyenler gibi üretken kesimler alternatif şehirlere yönelmeye devam edecektir.