Son dakika haberi çıktığı an telefonuna veya masaüstüne bildirim gelir.
İlgilendiğim konular
Dünya
Cindy Crawford'un oğlu Presley Gerber, 27 yaşında hayatını kaybetti
•2 dk okuma
Paylaş
HDünya
Fotoğraf: BBC Türkçe
Özet
Modellik yapan 27 yaşındaki Presley Gerber, California'daki bir rehabilitasyon merkezinde yaşamını yitirdi. Ailesi acı haberi duyururken, olayla ilgili adli tıp incelemesi ve polis soruşturması sürüyor.
Öne çıkanlar
Presley Gerber 27 yaşında California'daki bir rehabilitasyon merkezinde hayatını kaybetti.
Modellik kariyerine 16 yaşında Moschino defilesiyle adım atmıştı.
Santa Monica polisi, Gerber'in ölümünde cinayet şüphesi bulunmadığını bildirdi.
Haberin Detayı
Dünyaca ünlü süper model Cindy Crawford, ailesini derinden sarsan büyük bir kayıp yaşadı. Modelin 27 yaşındaki oğlu Presley Gerber, California eyaletinde yer alan bir rehabilitasyon merkezinde yaşamını yitirdi. Aile üyeleri, yaşadıkları derin acıyı kamuoyuyla paylaşarak merhum evlatlarının hatırasına sahip çıktı.
Genç isim de annesi ve kız kardeşi Kaia gibi moda dünyasında kendine yer bulmuştu. Henüz 16 yaşındayken İtalyan moda devi Moschino için podyuma çıkan Gerber, son dönemlerde yaşadığı ruh sağlığı problemleri ve madde bağımlılığı mücadelesiyle gündeme geliyordu. Sosyal medya hesabında düzenli olarak farkındalık yaratmaya yönelik videolar paylaşıyordu.
Los Angeles Bölgesi Adli Tıp Kurumu, genç modelin ölüm sebebini netleştirmek için kapsamlı bir inceleme yürütüyor. Santa Monica Polis Departmanı ise olay yerinde yapılan ilk incelemelerde herhangi bir şüpheli duruma veya cinayet izine rastlanmadığını açıkladı. Aileye yakın isimlerden ve sevenlerinden taziye mesajları iletildi.
Kardeşi Kaia Gerber de sosyal medya hesabı üzerinden ağabeyine duygusal bir veda mesajı yayımladı. Birlikte çekildikleri çocukluk anılarını ve fotoğraflarını paylaşan Kaia, duygu dolu ifadelerle kaybın kendisinde bıraktığı boşluğu dile getirdi. Baba Rande Gerber ise iş dünyasındaki projelerinin yanı sıra bu ailevi trajediyle sarsıldı.
AI YORUMUHaberinAi editör analizi
Ünlü isimlerin çocuklarının yaşadığı bu tür trajik kayıplar, bağımlılık ve ruh sağlığı mücadelesinin sosyal statü tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. 27 yaş gibi erken bir yaşta gelen bu ölüm, korunaklı hayatların bile arkasında gizlenen ağır psikolojik yükleri işaret ediyor. Benzer süreçlerden geçen aileler için profesyonel destek mekanizmalarının ve erken müdahale ağlarının ne denli hayati olduğu tartışmasız bir gerçek olarak ortada duruyor. Bu durum, ünlü ebeveynlerin gölgesinde büyüyen genç nesillerin yaşadığı baskının toplumsal boyutunu yeniden sorgulatıyor.
Kaynak:
BBC Türkçe
Bu haber, kaynaktaki bilgilerden yararlanılarak HaberinAi tarafından özgün biçimde
yazılmıştır; kaynak metin birebir kopyalanmaz, fotoğraf kaynağa bağlantıyla gösterilir.
Hata olabilir, ayrıntılar için kaynağa bakın. İçerik ve telif politikası
AI'YA SORBu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin
Suriye'de çocukların tutuklu ailelerinden alınarak yetimhanelere yerleştirilmesindeki rolünü araştıran SOS Çocuk Köyleri, hazırlanan raporu kamuoyuna açıklamama kararı aldı. Kurum içi yazışmalar, federasyon içinde derin çatışmaların ve istifaların yaşandığını ortaya koydu.
SOS Çocuk Köyleri, 140'tan fazla çocuğun güvenlik güçlerince bakımevlerine götürüldüğünü kabul etti.
Wiersholm adlı hukuk firmasına hazırlatılan soruşturma raporu kamuoyuyla paylaşılmadı.
İngiltere, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerdeki şubeler federasyondan ayrılma kararı aldı.
Uluslararası yardım kuruluşu SOS Çocuk Köyleri, Suriye iç savaşı döneminde yaşanan olaylarla ilgili hazırlanan soruşturma raporunu yayımlamama kararı alarak yeni bir tartışmanın merkezine yerleşti. Beşar Esad döneminde güvenlik güçlerinin yüzlerce çocuğu tutuklu ebeveynlerinden alarak yetimhanelere yerleştirdiği ve kimliklerini gizlediği ortaya çıkmıştı. Araştırmalar, rejimin çocukları ailelerine baskı yapmak amacıyla kullandığını gözler önüne sererken, kuruluşun bu süreçteki rolü uzun süredir merak ediliyordu.
Kuruluş, Aralık 2025'te teslim edilen ve sorumluların belirlenmesini amaçlayan Norveçli hukuk firması Wiersholm imzalı raporun kamuoyuna açıklanmayacağını duyurdu. Yönetim kurulu başkanı Domenico Parisi, personelle paylaşılan e-postalarda bazı çalışanları raporu manipüle etmeye çalışmakla suçladı. Taslak metinde, Viyana'daki uluslararası ofisin tesislerdeki nihai sorumluluğa sahip olduğu ve güvenlik güçlerinin baskısına maruz kalmadığı ifade edildi.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından 130'dan fazla ülkede faaliyette bulunan federasyona bağış sağlayan İngiltere, Norveç, İsviçre, İsveç, Fransa ve Hollanda'daki dernekler yollarını ayırma kararı aldı. En büyük bağışçılardan Alman derneğinde ise yöneticiler fon ayırma kararı alırken, denetleme kurulu tarafından ciddi görev ihlalleri gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldılar. İşten çıkarılan yöneticiler karara karşı Alman mahkemelerinde hukuk mücadelesi başlattı.
Suriyeli mağdur aileler ise hâlâ taahhüt edilen tazminatların ödenmesini bekliyor. Leyla ve Layan Ghbeis kardeşlerin yaşadığı travmalar gibi örnekler, kayıp yılların izlerinin silinmediğini gösteriyor. SOS yönetimi hukuki danışmanlık aldıklarını ve kurumsal sorumluluk üstlenmeye kararlı olduklarını belirtse de, bağışçı ülkelerin ayrılması ve raporun gizlenmesi kurumun geleceğini sarsıyor.
AI YORUMU
Sivil toplum kuruluşlarının kriz anlarında şeffaflıktan uzaklaşması, bağışçılar nezdindeki güveni onarılamaz biçimde zedeler. Kurumun bağımsız bir hukuk firmasına hazırlattığı raporu iç çatışmalar gerekçesiyle saklaması, geçmişteki hatalarla yüzleşmekten kaçındığını gösteriyor. Avrupalı şubelerin federasyondan kopması, uluslararası yardım mekanizmalarının denetim zafiyetlerini gözler önüne seriyor. Eğer mağdur ailelere taahhüt edilen fonlar acilen dağıtılmazsa, kurum önümüzdeki dönemde finansal desteğin ötesinde varoluşsal bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya kalacaktır.
Eski süper model Paulina Porizkova, 61 yaşında televizyon yazarı Jeff Greenstein ile evlenerek hayatını birleştirdi. Uzun süre flört uygulamalarında olgun kadınların görünmez kılındığından şikayet eden ünlü isim, üç yıllık birlikteliğin ardından temmuz ayında nikah masasına oturdu. Çiftin ilişkisi çevrim içi platformda tanıştıktan sonra görüntülü sohbetlerle başladı.
Paulina Porizkova, 5 yıllık uygulama sürecinde yalnızca 4 eşleşme yakalayabildiğini açıkladı.
Çift, üç yıllık ilişkinin ardından temmuz ayında evlendi.
Will & Grace dizisinin yazarı Jeff Greenstein, 61 yaşındaki modelle hayatını birleştirdi.
Bir dönemin ünlü modellerinden Paulina Porizkova, 2019 yılında eşi Ric Ocasek'in vefatının ardından flört dünyasına geri dönüş sürecini anlattı. The Cars grubunun solisti olan ilk eşinden boşanma aşamasındayken yaşanan kaybın ardından yalnız kalan model, 50'li yaşların sonundaki kadınların sosyal hayatta dışlandığını belirtti. Yıllarca dünyanın en gözde isimleri arasında yer almasına rağmen ileri yaşlarda ilgi görmemenin kendisini sarstığını ifade etti.
Ünlü model, Raya adlı flört uygulamasında geçirdiği beş yıllık zaman diliminde yalnızca dört kişiyle eşleşme sağlayabildiğini dile getirdi. Katıldığı davetlerde veya barlarda kendi yaş grubundaki erkeklerin hızla uzaklaşıp genç kadınlara yöneldiğini aktaran Porizkova, olgun kadınların hem dijital ortamlarda hem de gerçek yaşamda adeta görünmez kılındığını vurguladı.
Tüm bu zorlukların ardından Porizkova, aradığı bağı flört uygulaması üzerinden tanıştığı 62 yaşındaki televizyon senaristi Jeff Greenstein ile kurdu. Başlangıçta sadece yazışan ikili, daha sonra FaceTime üzerinden düzenli görüşmeler yaparak iletişimlerini ilerletti. Çevrim içi ortamda çay içip saatlerce konuşarak temelleri atılan bağ, zamanla güçlü bir aşka dönüştü.
Will & Grace gibi popüler yapımların senaryo ekibinde yer alan Greenstein, iki yıllık birlikteliğin ardından Çek asıllı modele evlilik teklifi götürdü. Eşinin derin zekasından, dört dil bilmesinden ve kitap tutkusundan çok etkilendiğini belirten senarist, temmuz ayında gerçekleşen nikahla hayatını Porizkova ile resmiyete döktü.
AI YORUMU
Dijital çöpçatanlık algoritmaları, Porizkova gibi küresel şöhrete sahip bir kadını bile 5 yıl boyunca yalnızca 4 eşleşmeye hapsederek yaş ayrımcılığını somut biçimde kanıtlıyor. Bu durum özellikle 50 yaş üstü kadın kullanıcıların modern sosyal mecralarda tamamen tüketim dışı bırakıldığını gösteriyor. Çevrim içi platformlar yaş filtresi dinamiklerini kökten değiştirmezse, olgun kitleler bu uygulamaları terk etmeye mecbur kalacaktır.
Hindistan'ın Mumbai kentinde ünlü oyuncu Tiger Shroff'un bindiği otomobile kimliği belirsiz kişilerce silah açıldı. En az 4 el merminin isabet ettiği olayda oyuncu yara almadan kurtulurken şoför ve bir hayranı yaralandı.
Saldırganlar ünlü oyuncunun aracına en az 4 el ateş etti.
Juhu bölgesindeki olayda şoför ve bir hayran yaralandı.
Olay yerinden kaçan 3 şüphelinin yakalanması için operasyon başlatıldı.
Hindistan sinema dünyasının tanınan isimlerinden Tiger Shroff, Mumbai şehrinin Juhu semtinde silahlı bir saldırının hedefi oldu. Doğum günü kutlamasından ayrıldığı sırada gerçekleşen olayda, oyuncunun bulunduğu araca kimliği henüz belirlenemeyen saldırganlar tarafından ateş açıldı.
Düzenlenen eylemde en az 4 el silah sesi duyulurken, şans eseri Shroff olaydan yara almadan kurtulmayı başardı. Ancak araçtaki şoför ile bölgedeki bir hayranı mermilerin hedefi olarak yaralandı ve hastaneye kaldırıldı.
İhbar üzerine bölgeye intikal eden Juhu polisi, faillerin kaçış güzergahlarını belirleyerek toplam 3 şüphelinin yakalanması için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Oyuncunun doğrudan neden hedef alındığı henüz resmiyet kazanmadı.
Hint basınında yer alan iddialara göre, olayın geçmişte yaşanan bazı husumetlerle bağlantılı olabileceği öne sürülüyor. Özellikle Salman Khan ile yürütülen ortak çalışmalar ve 1998 yılına uzanan yasal ihtilaflar nedeniyle çete tehditlerinin sürdüğü biliniyor.
AI YORUMU
Sanatçılara yönelik bu tür şiddet eylemleri, ünlü isimlerin güvenlik açıklarını ve organize suç örgütlerinin sinema sektörüne uzanan tehditlerini açıkça gözler önüne seriyor. Özellikle 2024 yılının nisan ayında Salman Khan'ın evinin kurşunlanması, bu tehditlerin münferit olmadığını ve sektörü uzun süredir baskı altında tuttuğunu gösteriyor. Soruşturma kapsamındaki şüphelilerin yakalanmaması halinde, Mumbai sinema camiasındaki güvenlik önlemlerinin ve koruma protokollerinin baştan aşağı yenilenmesi kaçınılmaz bir senaryo olarak öne çıkıyor.
Ekvador'da sürücüsünün hakimiyetini yitirdiği bir kamyon karşı şeride geçerek otobüse çarptı ve ardından bir duvara çarparak durabildi. Kazada şoför dahil dört kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Kontrolden çıkan kamyon karşı şeride geçerek yolcu otobüsüne çarptı.
Şiddetli çarpışmanın ardından araç beton duvarı yıkıp park halindeki otomobillere daldı.
Olayda kamyon şoförüyle birlikte toplam 4 kişi yaralandı.
Güney Amerika ülkesi Ekvador'da dün kayda geçen trafik kazası, çevredeki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendi. Cadde üzerinde ilerleyen ağır tonajlı bir kamyonun sürücüsü, henüz belirlenemeyen bir sebeple direksiyon kontrolünü tamamen yitirdi.
Hızla refüjü aşarak karşı şeride geçen devasa araç, o sırada güzergahta seyreden bir yolcu otobüsüne çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan kamyon duramayarak yol kenarındaki kalın beton duvarı yerle bir etti ve park halindeki diğer araçların üzerine çıktı.
Ortalığın adeta savaş alanına döndüğü kazanın ardından ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Araç kabininde sıkışan kamyon şoförünün de aralarında bulunduğu toplam dört yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelerde tedavi altına alındı.
Güvenlik güçleri kazanın meydana geldiği bölgede geniş güvenlik önlemleri alırken olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
AI YORUMU
Şehir içi trafik akışında ağır tonajlı araçların yarattığı tehlike, Ekvador'daki bu kazada bir kez daha can kaybı yaşanmadan atlatıldı. Kamyon şoförü dahil 4 kişinin yaralandığı bu olay, yük taşıyan büyük araçların kent merkezlerindeki denetimlerinin ve hız sınırlarının ne denli sıkı takip edilmesi gerektiğini acı bir şekilde hatırlatıyor. Sürücü hatalarının ve teknik arızaların saniyeler içinde felç edebildiği şehir içi ulaşımda, altyapı güvenliği kadar araç bakım standartlarının da artırılması şart.