PİYASA
Otomobil

Chery, tamamen yenilenen Tiggo 7 modelini Çin'de görücüye çıkardı

Chery, tamamen yenilenen Tiggo 7 modelini Çin'de görücüye çıkardı Fotoğraf: Matti Blume · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Özet

Chery, dünya genelinde ilgi gören SUV serisi Tiggo 7'nin baştan aşağı yenilenen neslini resmi bir lansmanla tanıttı. Çin'in Wuhu kentinde düzenlenen etkinlikte aile odaklı tasarlanan aracın benzinli ve hibrit motor seçenekleri duyuruldu.

Öne çıkanlar

  • Yeni Chery Tiggo 7, yüzde 45,79 termal verimlilik sunan motorla geliyor.
  • Araç 4.600 mm uzunluğa ve 2.700 mm aks mesafesine sahip.
  • Ön koltuklarda sekiz noktalı masaj ve bacak desteği yer alıyor.

Haberin Detayı

Küresel pazarda geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşan Çinli otomobil üreticisi Chery, popüler SUV serisi Tiggo 7 için hazırladığı yeni nesli resmi olarak tanıttı. Şirket, dünya çapında yetmişten fazla pazarda varlık gösteren bu modeli için Çin'in Wuhu şehrinde kapsamlı bir etkinlik düzenledi. Yapılan lansmanda araç, modern çizgileri ve güncellenen teknik altyapısıyla otomotiv dünyasının karşısına çıktı.

Yeni nesil Tiggo 7 modelinin elmas desenli geniş ön panjuru Fotoğraf: Jeremy Kupfuwa (Remy Shoots) · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Yeni seri, temel olarak Tiggo 7 ve Tiggo 7X adını taşıyan iki farklı varyasyonla şekilleniyor. Aile odaklı kullanım anlayışıyla sıfırdan ele alınan bu araçlar, hem geleneksel içten yanmalı benzinli motorlarla hem de yeni nesil hibrit güç üniteleriyle donatıldı. Mühendislik tarafında öne çıkan en dikkat çekici veri ise içten yanmalı motor mimarisinde ulaşılan yüzde 45,79 oranındaki yüksek termal verimlilik oldu.

Teknik verilere göre yeni nesil SUV modeli 115 kW maksimum güç ve 220 Nm tork üretme kapasitesi sunuyor. Tasarım çizgilerinde kaplandan ilham alan keskin hatlar tercih edilirken, ön yüzde elmas desenli geniş bir panjur yapısı bulunuyor. Bu aerodinamik tasarım sayesinde araç 0,315 sürtünme katsayısına ulaşıyor; bu düşük değer yüksek hızlardaki rüzgâr direncini azaltarak kabin sessizliğini ve yakıt tasarrufunu destekliyor.

Lüks deniz taşıtlarından ilham alan yat mimarisi tarzı kokpit Fotoğraf: 4300streetcar · CC BY 4.0 · Wikimedia Commons

Boyut tarafında da büyüyen otomobil; 4.600 milimetre uzunluğa, 1.870 milimetre genişliğe, 1.710 milimetre yüksekliğe ve 2.700 milimetre aks mesafesine ev sahipliği yapıyor. Genişletilen bu dingil mesafesi, özellikle arka koltuklarda seyahat eden yolcular için daha ferah bir diz mesafesi ve dengeli bir yaşam alanı vadediyor. İç mekânda ise deniz taşıtlarından esinlenen yat mimarisi tarzı çevreleyici bir kokpit yerleşimi tercih edilmiş.

Konfor donanımlarında ön koltuklara mühendislik seviyesinde ağırlık verilmiş durumda. Sürücü ve ön yolcu koltuğunda sekiz noktalı masaj fonksiyonu, elektrikli bacak desteği, ısıtma ile havalandırma özellikleri bir arada sunulurken minder uzunluğu 536 milimetreye çıkarıldı. Küresel tanıtımı yapılan modelin Türkiye pazarına ne zaman geleceği, hangi donanım paketleri ve motor kombinasyonlarıyla satışa çıkacağı ise henüz resmi olarak paylaşılmadı.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Yüzde 45,79 termal verimlilik oranı, içten yanmalı motorlarda yakıt ekonomisi açısından segment ortalamasını zorlayan teknik bir eşik oluşturuyor. 4.600 milimetre uzunluğundaki bu gövde yapısı, özellikle kalabalık ailelerin uzun yolculuklardaki konfor beklentisini doğrudan karşılıyor. Rakiplerle kıyaslandığında koltuklardaki masaj ve elektrikli bacak desteği gibi lüks donanımların standart modellere nasıl yansıyacağı merak ediliyor. Türkiye pazarındaki fiyatlandırma politikası netleşmeden aracın rekabet gücü hakkında kesin bir hüküm vermek doğru olmayacaktır.

Kaynak: Webtekno
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Otomobil
    • Webtekno
    Togg, T10F 4More modeli için Kehribar Serisi tasarım paketini çıkardı
    Fotoğraf: Emir GEÇİR

    Togg, performans odaklı T10F 4More elektrikli otomobili için özel Kehribar Serisi donanım paketini tanıttı. Gövde ve kabindeki premium dokunuşları içeren bu özel tasarım seçeneği için belirlenen resmi fiyat etiketi 100 bin lira oldu.

    • Togg T10F 4More Kehribar Serisi tasarım paketinin fiyatı 100 bin TL olarak duyuruldu.
    • Paket, çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli 320 kW güç üreten araçta teknik değişiklik içermiyor.
    • Müşteriler paketi Ayder, Seyhan, Urla, Kula, Oltu, Gemlik ve Mardin olmak üzere yedi farklı renkle alabiliyor.

    Yerli mobilite girişimi Togg, fastback tasarım çizgisine sahip tamamen elektrikli modeli T10F'in en yüksek performans sunan versiyonu için hazırladığı yeni tasarım paketini resmen duyurdu. Daha önce volkanik obsidiyen taşından ilham alan bir seri çıkaran marka, bu kez milyonlarca yıllık doğal reçineden esinlenerek geliştirilen Kehribar Serisi'ni görücüye çıkardı. Araç sahiplerine fabrikasyon çıkışlı kişiselleştirilmiş bir görünüm vadettiği belirtilen bu özel paket, otomobilin sportif hatlarını öne çıkaran renk ve kaplama unsurlarını barındırıyor.

    Resmi açıklamalara göre Kehribar tasarım paketinin fiyatı 100 bin TL seviyesinde belirlendi. Söz konusu donanım paketi motor gücü veya batarya kapasitesi gibi teknik altyapılarda herhangi bir değişiklik yaratmıyor ve tamamen iç ile dış mekandaki estetik dokunuşlara odaklanıyor. Otomobilin dış yüzeyinde ön difüzör, yan ayna kapakları, üst tasarım çizgisi ve logolarda özel kehribar tonlarına yer veriliyor. Ayrıca parlak siyah jantlar, yan alt cam çerçeveleri ve siyah model yazıları bu görselliği destekliyor.

    Şirketin renk paletinde yer alan Ayder, Seyhan, Urla, Kula, Oltu, Gemlik ve Mardin renkleriyle uyumlu çalışabilen paket, ışığın açısına göre ton değiştiren detaylar barındırıyor. Otomobilin fiziksel anahtarı dahi bu özel serinin tasarım çizgisine uygun şekilde yeniden ele alınarak özelleştirildi.

    İç mekanda ise malzeme kalitesini ve konsepti artıran belirgin dokunuşlar kullanıcıları karşılıyor. Kabin içerisinde süet kumaş ve vegan derinin bir arada kullanıldığı, seriye özel silüet imzalı koltuk tasarımları dikkat çekiyor. Kapı panellerinde de süet kumaş detaylarına ve özel dekor parçalarına yer verilerek dış gövdedeki kontrast bütünlük yaşam alanının içine doğrudan taşınmış oluyor.

    Bütün bu görsel özelleştirmeler, T10F 4More modelinin iddialı teknik kaslarıyla kusursuz bir uyum sergiliyor. Çift motorlu ve dört tekerlekten çekiş sistemine sahip olan araç, toplamda 320 kW yani 435 PS güç ile 700 Nm tork üretiyor. Yüksek performans sunan bu yapı sayesinde otomobil sıfırdan yüz kilometre hıza sadece 4,3 saniyede tırmanabiliyor. Paketin temelini oluşturan model, 89,6 kWh kapasiteli bataryasıyla 500 kilometreye varan menzil sunmaya devam ediyor.

    AI YORUMU

    Yüz bin liralık ek bedel, standart donanımla yetinmeyip aracına kişisel bir kimlik kazandırmak isteyen premium segment alıcılarını hedefliyor. Özelleştirme seçeneklerinin sadece renk ve döşemeyle sınırlı kalması, performanstan ödün vermeden estetik farklılık arayan sürücüler için mantıklı bir denge oluşturuyor. Opsiyon listesindeki bu tarz dokunuşlar, markanın kullanıcı sadakatini artırma stratejisinde kritik bir kaldıraç işlevi görüyor.

    Kaynak: Webtekno Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    • Teknoblog
    Tesla'nın FSD sistemi devredeyken Kaliforniya'da yayanın ölümüne yol açtı
    Fotoğraf: Norsk Elbilforening (Norwegian Electric Vehicle Association)

    Tesla otomobilin Full Self-Driving teknolojisi devredeyken Vallejo kentinde yolun karşısına geçmeye çalışan 71 yaşındaki yayaya çarparak ölümüne sebep olduğu açıklandı. Yetkililer, aracın manevra yapmasına rağmen çarpışmanın önüne geçilemediğini duyurdu.

    • Kaliforniya'da Tesla FSD açıkken yaşanan kazada 71 yaşındaki yaya hayatını kaybetti.
    • Araç içi kamera kayıtlarında otomobilin çarpmadan önce fren ve kaçınma manevrası yaptığı görüldü.
    • Olayı inceleyen yetkililer, sürücülerin teknolojinin sınırlarını aşmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

    Elektrikli otomobil üreticisi Tesla'nın gelişmiş sürüş destek altyapısı FSD etkin durumdayken yaşanan kaza, ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Vallejo şehrinde kayıtlara geçti. Gece saat 02.30 sıralarında Interstate 80 otoyolu üzerinde ilerleyen araç, otoyoldan karşı istikamete geçmeye çalışan 71 yaşındaki bir kişiye çarptı. San Francisco Chronicle tarafından aktarılan detaylara göre çarpışmanın etkisiyle yaya olay yerinde yaşamını yitirdi.

    Kaliforniya Otoyol Devriyesi birimi, araç içi kameralardan elde edilen video kayıtlarını incelemeye aldı. Görüntülerde otomobilin yayayı fark ettiği anda fren pedalına bastığı ve sola doğru manevra yaptığı tespit edildi. Ancak bu ani refleksler kazayı engellemeye yetmedi ve taşıtın sağ ön kısmı yayaya çarptı. Soruşturmayı yürüten yetkililer, FSD yazılımının engeli ne zaman algıladığı veya sürücünün direksiyona ne ölçüde müdahale ettiği konusunda henüz net bir bulguya ulaşamadı.

    Soruşturma dosyasına yansıyan diğer iddialara göre, Tesla'nın çarptığı yayaya arkadan gelen başka araçların da çarpmış olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Kazaya karıştığı şüphe edilen diğer sürücülerin olay yerinde durmadığı ifade edilirken, Tesla'yı kullanan şoförün durarak ekipler gelene kadar beklediği bilgisi paylaşıldı. Bölge yetkilileri, görgü tanıklarının ve olay saatinde yoldan geçen diğer sürücülerin bilgi vermek üzere kendileriyle iletişime geçmesini talep etti.

    Yaşanan bu trajik olay, sürücü destek sistemlerinin sunduğu özelliklerin yanlış yorumlanmaması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Yapılan resmi açıklamalarda, otonom sürüş niteliği taşımayan bu teknolojilerin sorumluluğu tamamen sürücüden almadığı vurgulandı. Seviye 2 otomasyon sınıfındaki FSD altyapısı, hız ve yönlendirme işlemlerini yerine getirse de insan denetimini şart koşan bir yapı barındırıyor.

    Yazılım altyapısı kameralar aracılığıyla çevreyi tararken, özellikle gece koşulları ve beklenmedik yaya hareketleri gibi senaryolar yapay zekâ sistemleri için zorluk yaratabiliyor. Vallejo'daki kazanın ardından elde edilecek yeni veriler, teknolojinin sınırları ve olası sorumluluk paylaşımlarının netleşmesi açısından soruşturma sürecinde yol gösterici olacak.

    AI YORUMU

    Sürücü destek teknolojilerinin pazar payı arttıkça, reklam söylemleri ile yoldaki fiziksel gerçeklik arasındaki uçurum daha net görülüyor. Tesla'nın Seviye 2 otomasyon seviyesindeki sistemine tam otonom muamelesi yapılması, gece sürüşlerinde veya beklenmedik yaya geçişlerinde kaza riskini artırıyor. Sürücülerin kameralara ve yapay zekâ kararlarına aşırı güvenmesi, ani tehlike anında milisaniyelik gecikmelere yol açarak felaketle sonuçlanabiliyor.

    Kaynak: Teknoblog Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    • DonanımHaber
    Huawei ve CATL otonom batarya değişimi için 2027'yi işaret etti
    Fotoğraf: General Electric Company

    Huawei ve CATL ortaklığı, elektrikli araçların otonom olarak batarya değişim istasyonlarına yanaşmasını ve işlemin 99 saniyede tamamlanmasını hedefliyor. Geliştirilen bu yeni sistemle birlikte ilk modellerin 2027 yılında yollara çıkması planlanıyor.

    • Elektrikli araçlar istasyonlara otonom şekilde girip 99 saniyede batarya değiştirecek.
    • Ortaklık kapsamında geliştirilen ilk beş model 2027 yılında satışa sunulacak.
    • Sistem; araç, istasyon ve bulut altyapısı arasındaki veri bağlantısıyla çalışacak.

    Otomotiv ve teknoloji dünyasında yankı uyandıran yeni bir iş birliğiyle elektrikli araç kullanıcılarının en büyük zaman kayıplarından biri ortadan kalkıyor. Huawei ile CATL güçlerini birleştirerek batarya değişim süreçlerini tamamen otonom hale getirecek yeni bir altyapı üzerinde çalışmaya başladı. İki dev şirket, araçların istasyonlara sürücü müdahalesine gerek kalmadan yanaşmasını ve değişim sürecinin yalnızca 99 saniye sürmesini amaçlıyor.

    Geçtiğimiz günlerde imzalanan ortaklık anlaşması, Huawei'nin gelişmiş akıllı sürüş sistemlerini CATL'nin geniş batarya değişim ağıyla buluşturuyor. Araç, istasyon ve bulut bilişim altyapısının karşılıklı veri alışverişi sayesinde otomobiller, tesisi kendi başına bulabilecek ve değişim mekanizmasına hassas bir şekilde konumlanabilecek. Bu sayede sürücülerin istasyon içinde hassas manzaralar yapma zorunluluğu ortadan kalkacak.

    Geliştirilen bu yenilikçi teknolojinin ilk meyvelerini 2027 yılında vermesi bekleniyor. Bu tarihe kadar beş yeni modelin piyasaya sürülmesi planlanırken, ilk aracın Dongfeng ve Huawei ortaklığından doğan Epicland markasını taşıması öngörülüyor. Ayrıca GAC ile Huawei ortaklığındaki Aistaland markası da batarya değişimini destekleyen ürünleri gelecekteki planlarına dahil etti.

    Piyasaya sürülecek yeni modellerin fiyat etiketleri, teknik detayları ve kesin tanıtım takvimi henüz netlik kazanmadı. Bireysel binek otomobillerde bu tarz değişim ağlarının yaygınlığı şimdilik sınırlı kalsa da, atılan bu adım CATL'nin hizmet alanını genişletecek. CATL sadece batarya satışı yapmakla kalmayıp, araçların kullanım ömrü boyunca enerji hizmeti sunarak üreticilerle daha kalıcı bağlar kurmayı hedefliyor.

    Huawei cephesinde ise bu hamle, akıllı sürüş yazılımlarının kullanım alanlarına yepyeni bir halka ekliyor. Sürücünün istasyonda hiçbir fiziksel çaba harcamadan kısa sürede yola devam etmesini sağlayan bu altyapı, elektrikli araç pazarındaki rekabetin yönünü değiştirebilir. İki markanın ortak vizyonu, geleceğin taşımacılık ekosisteminde enerji ikmalini pratik ve hızlı bir standart haline getirmeyi amaçlıyor.

    AI YORUMU

    Batarya değişim istasyonlarının otonom hale gelmesi, elektrikli araç pazarındaki en büyük menzil ve dolum süresi kaygısını doğrudan hedef alıyor. Sürücü müdahalesini sıfırlayan bu 99 saniyelik süreç, şarj istasyonlarındaki kuyruk çilesini bitirerek geleneksel yakıt ikmalinden bile daha hızlı bir deneyim vadediyor. Ancak bu sistemin binek otomobil segmentinde kat edeceği çok yol var; çünkü otomobil üreticilerinin bu standart ekosisteme ne kadar hızlı entegre olacağı başarının asıl belirleyicisi olacak.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Otomobil
    • DonanımHaber
    Subaru, kendi elektrikli motor altyapısıyla 510 beygirlik prototip geliştirdi
    Fotoğraf: Mike Babcock from Peterborough, Ontario, Canada

    Subaru, Toyota ortaklığından bağımsız olarak tasarladığı çift motorlu ve dört tekerlekten çekişli yeni elektrikli altyapısını Outback gövdeli prototiple sergiledi. Yaklaşık 510 beygir güç üreten sistem, markanın 2029 yılından sonra üreteceği modellerin altyapısını oluşturacak.

    • Prototip, çift motorlu sistemiyle 510 beygir güç üretiyor ve 0-100 hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamlıyor.
    • Yeni batarya paketi yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşuyor ve önceki nesle göre yüzde 25 daha hafif tasarlandı.
    • Toyota ile ortaklık bitmiyor; Solterra ve Getaway gibi ortak projeler planlandığı gibi devam edecek.

    Otomotiv dünyasında elektrikli araç yatırımları hız kesmeden sürerken Subaru cephesinden dikkat çekici bir hamle geldi. Marka, Toyota ile yürüttüğü ortak projelerden ayrı olarak kendi mühendislik ekibinin geliştirdiği tamamen elektrikli yeni altyapısını gün yüzüne çıkardı. Test amacıyla Outback gövdesinin kullanıldığı bu prototip, markanın önümüzdeki yıllarda yollara çıkaracağı bataryalı araçların teknolojik altyapısını gözler önüne seriyor.

    Yeni geliştirilen çift motorlu sistem, dört tekerlekten çekiş kabiliyetiyle birlikte yaklaşık 510 beygir güç üretiyor. Aracın ön aksında Aisin imzalı 150 kW gücünde bir ünite yer alırken, arka aks ise 230 kW güç üreten daha güçlü bir elektrik motoruna ev sahipliği yapıyor. Toplamda 380 kW seviyesine ulaşan bu güç aktarımı sayesinde prototip, 0-100 km/s hızlanmasını 4 saniyenin altında tamamlama başarısı gösteriyor.

    Subaru mühendisleri, bu yeni mimariyi Solterra modelinde kullanılan e-TNGA platformundan tamamen bağımsız olarak kurguladı. Amaç, içten yanmalı simetrik dört tekerlekten çekiş geleneğini elektrikli çağa uyarlamak ve tork dağılımını markanın sürüş karakterine göre optimize etmek. Batarya tarafında ise yaklaşık 4.000 silindirik hücreden oluşan, öncekilere kıyasla yüzde 25 daha hafif bir paket tercih edildi.

    Yeni şasi mimarisinde motor, batarya ve yazılım işlevlerini tek merkezden yöneten entegre bir kontrol ünitesi bulunuyor. Bu yapı, uzaktan yazılım güncellemelerini destekleyerek araç teslim edildikten sonra bile performans özelliklerinin yenilenmesine imkan tanıyor. Şirket yöneticileri, bu prototipte test edilen teknolojilerin 2029 yılından itibaren seri üretim araçlarda boy göstereceğini belirtiyor.

    Öte yandan bu bağımsız ar-ge hamlesi, Toyota iş birliğinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Subaru, mevcut ortak platformlar üzerinden yükselen Solterra, Trailseeker, Uncharted ve üç sıra koltuklu Getaway gibi modellerini planlanan takvime uygun şekilde satışa sunmaya devam edecek.

    AI YORUMU

    Subaru, elektrikli dönüşümde tamamen başkasına bağımlı kalmamak adına kritik bir denge arayışına giriyor. 510 beygirlik bu prototip, markanın sürüş dinamiklerinden ödün vermeden kendi gücünü kanıtlama çabasını net biçimde gösteriyor. Solterra gibi ortak modeller pazar payını korurken, bu yeni mimari uzun vadede Subaru'nun sportif kimliğini elektrikli sınıfa taşıyacak. 2029 hedefi, markaya batarya ağırlığı ve enerji yoğunluğu konularında yeterli ar-ge zamanı kazandıracaktır.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler