PİYASA
Teknoloji

Playden for PS5 uygulaması, Steam oyunlarını konsolda çalıştırıyor

Playden for PS5 uygulaması, Steam oyunlarını konsolda çalıştırıyor Fotoğraf: Shixart1985 · CC BY 2.0 · Wikimedia Commons

Özet

Playden for PS5 adını taşıyan açık kaynaklı yeni bir proje, Steam kütüphanesindeki Windows oyunlarının konsol donanımında başlatılabilmesini sağlıyor. 25 Ekim 2026 tarihinde gündeme gelen bu yöntem, PC ve konsol dünyaları arasındaki teknik sınırları esnetiyor.

Öne çıkanlar

  • Playden for PS5 uygulaması, Steam oyunlarını konsol donanımında çalıştırmayı hedefliyor.
  • Proje, Windows uygulamalarını çalıştırmak için Wine uyumluluk katmanından yararlanıyor.
  • Sistemi kullanmak için jailbreak uygulanmış bir PS5 konsolu gerekiyor.

Haberin Detayı

PlayStation 5 konsollarında Windows tabanlı oyunların çalıştırılabilmesi amacıyla geliştirilen açık kaynaklı Playden for PS5 projesi dikkat çekiyor. Bağımsız geliştiricilerin emeğiyle hazırlanan bu uygulama, kullanıcıların Steam hesaplarına konsol üzerinden erişmesini ve sahip oldukları oyun kütüphanesini yönetmesini mümkün kılıyor. MacOS için tasarlanan benzer bir projeden uyarlanan sistem, konsol ve bilgisayar oyunculuğu arasındaki çizgileri kısmen belirsizleştiriyor.

Konsol kontrolcüsü ve oyun arayüzü etkileşimi Fotoğraf: Chris Woodrich · CC BY-SA 4.0 · Wikimedia Commons

Uygulamanın ardındaki teknik altyapı, farklı işletim sistemlerinde Windows programlarının çalışmasını sağlayan Wine uyumluluk katmanına dayanıyor. Özellikle prospero-win sürümü üzerinden şekillenen bu yapı, konsol donanımının Windows oyun komutlarını işleyebilmesine zemin hazırlıyor. Grafik tarafında ise DXVK ve vkd3d-proton bileşenleri devreye girerek Direct3D grafik çağrılarını Vulkan altyapısına dönüştürüyor.

Sistemi kurmak ve çalıştırmak standart PlayStation 5 kullanıcıları için mümkün olmuyor. Yazılımın kullanılabilmesi için cihaz üzerinde jailbreak işlemi yapılmış olması ve gerekli homebrew araçlarının kurulması gerekiyor. Kullanıcılar QR kod veya hesap bilgileriyle giriş yaptıktan sonra istedikleri oyunu indiriyor ve uygulama her yapım için bağımsız bir sanal çalışma ortamı oluşturuyor.

Ancak bu oyunların listede yer alması, her yapımın sorunsuz çalışacağı anlamına gelmiyor. Bazı oyunlar yalnızca açılış ekranına ulaşabilirken, bazılarında kontrol problemleri veya beklenmeyen kapanmalar görülebiliyor.

Proje henüz Alpha geliştirme aşamasında ilerliyor ve performans sorunları ile grafik hataları barındırabiliyor. Ayrıca uygulamanın resmî bir Valve veya Sony ürünü olmaması, gerçek Steam hesaplarıyla oturum açma zorunluluğu nedeniyle bazı güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Konsolda jailbreak yapılması da çevrim içi servislerin kullanımını doğrudan etkiliyor.

PlayStation 5 donanımının AMD tabanlı x86-64 mimarisini kullanması uyumluluk çalışmalarına temel oluşturuyor. Ancak iki platformun grafik arayüzleri, işletim sistemi servisleri ve bellek yönetimi gibi temel farkları bulunuyor. Playden projesi bu engelleri aşmak için erken bir adım niteliği taşıyor ancak henüz kararlı bir PC deneyimi sunmaktan uzak görünüyor.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Konsol mimarilerinin PC ile benzer x86 temellerine dayanması, bu tarz emülasyon ve uyumluluk denemelerinin önünü açıyor. Ancak Alpha aşamasındaki bir projenin jailbreak gerektirmesi, güvenlik riski alan geniş bir kullanıcı kitlesi için caydırıcı bir faktör olmayı sürdürüyor. Standart konsol sahipleri açısından resmî olmayan bu yöntemler kararlı bir alternatif sunmazken, meraklı geliştiriciler için teknik bir sınır denemesi olarak kalıyor.

Kaynak: ShiftDelete
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Donanım
    • DonanımHaber
    Sony, güncellemeyen PS5'lere PSN erişimini kısıtlıyor
    Fotoğraf: Evan-Amos

    Japon teknoloji devi, ağ özelliklerinden faydalanmak isteyen oyuncular için yeni yazılım paketini mecburi kılıyor. Alınan bu karar, konsolun güvenlik açıklarını hedef alan korsan yazılım girişimlerini engelleme amacı taşıyor.

    • PlayStation Network bağlantısı için 14.10 sürüm numaralı yazılım mecburi hale getirildi.
    • Mevcut sürümde kalmayı seçen oyuncular internet tabanlı özelliklerden mahrum kalacak.
    • Güvenlik tedbirlerinin GTA 6 gibi yeni yapımların çıkış sürecini korumak için alındığı tahmin ediliyor.

    Konsol pazarının öncülerinden Sony, oyunseverlerin ağ altyapısına bağlanabilmesi adına yeni bir kısıtlama devreye soktu. Şirket tarafından yapılan açıklamada, platformun servislerine erişim sağlamak isteyen herkesin cihazlarını 14.10 sürümüne yükseltmesi gerektiği bildirildi. Bu yeni zorunluluk, normal şartlarda ertelenebilen güncellemelerden farklı olarak çevrim içi deneyimi doğrudan etkiliyor.

    Mevcut işletim sisteminde kalmayı tercih eden kullanıcılar, ağ bağlantısı gerektiren özelliklerden tamamen mahrum kalıyor. Cihazlarını güncellemeyen oyuncular, çok oyunculu maçlara katılamazken sistemin çevrim içi servislerinden de yararlanamıyor. Yeni yazılım paketine geçiş yapanların ise konsollarında herhangi bir güvenlik açığı istismarı yapamayacağı vurgulanıyor.

    Alınan bu kararın temelinde, cihazlarda yaygın olarak görülen korsan yazılım ve güvenlik açığı sorunlarını ortadan kaldırma çabası yer alıyor. Sürümde kalarak konsolunu bu tür modifikasyonlarla kullanmak isteyenler, ağ özelliklerini kaybetmeyi göze almak zorunda kalıyor. Öte yandan, güvenlik önlemlerini aşmak amacıyla yapay zeka araçlarının devreye sokulduğu ve bu durumun yeni yazılımın da kırılmasını hızlandırabileceği konuşuluyor.

    Tüm bu hamleler yalnızca kötü niyetli kullanımları engellemekle kalmıyor, aynı zamanda önümüzdeki dönemde raflardaki yerini alacak büyük yapımların güvenliğini de koruyor. Özellikle GTA 6 gibi yüksek bütçeli oyunların sorunsuz bir şekilde oyuncularla buluşabilmesi için güncel yazılım şartının aranacağı tahmin ediliyor. Bu durum, donanım güvenliği ile oyun endüstrisinin geleceği arasındaki sıkı bağı bir kez daha gözler önüne seriyor.

    AI YORUMU

    Şirketlerin konsol güvenliğini sağlamak adına getirdiği mecburi güncellemeler, korsan yazılımla mücadelede ne kadar agresif bir politika izlendiğini net bir şekilde gösteriyor. 14.10 sürümüyle birlikte gelen bu katı kural, çevrim içi oynamaktan vazgeçmeyen kullanıcıları güncellemeyi kabul etmeye zorlarken, güvenlik açıklarından faydalanmak isteyen kitlenin alanını daraltıyor. Ancak yapay zeka destekli bypass yöntemlerinin varlığı göz önüne alındığında, bu kısıtlamanın uzun vadede ne kadar süre direnebileceği soru işareti yaratıyor. Önceki dönemlerdeki güvenlik yamalarıyla kıyaslandığında, bu hamlenin özellikle dev bütçeli oyunların çıkış takvimini koruma odaklı olduğu açıkça görülüyor.

    Kaynak: DonanımHaber Haberin tam sayfası →

    Oyun
    • Merlin'in Kazanı
    Epic Games CEO'su Steam'in yapay zeka zorunluluğuna sert tepki gösterdi
    Fotoğraf: Official GDC

    Epic Games CEO'su Tim Sweeney, Steam platformunun oyun geliştiricilerine uyguladığı üretken yapay zeka etiketleme zorunluluğunu sert ifadelerle eleştirdi. Sweeney, mağaza sayfasında açıklama yapmanın stüdyoları haksız tepkilerin odağı haline getirdiğini savunurken Valve cephesi sessizliğini koruyor.

    • Tim Sweeney, Steam'in yapay zeka açıklama kuralını geliştiricileri hedef haline getirdiği için eleştirdi.
    • Steam Next Fest kapsamındaki 8.600 demonun yaklaşık 1.700 tanesi yapay zeka etiketi taşıyor.
    • Valve kodlama araçlarını muaf tutarken görsel, metin ve müzik gibi içeriklerde bildirimi zorunlu kılıyor.

    Epic Games yöneticisi Tim Sweeney, dijital oyun mağazası Steam'in benimsediği yapay zeka şeffaflık kurallarını hedef aldı. Sosyal medyada konuya dair açıklamalarda bulunan deneyimli yönetici, geliştiricilerin projelerinde üretken teknolojileri belirtmeye zorlanmasını doğru bulmadığını ifade etti. Sweeney, bu uygulamanın stüdyoları yapay zekaya mesafeli duran toplulukların doğrudan hedefi haline getirdiğini savundu.

    Tartışmanın temelinde Valve şirketinin mağazasında uyguladığı özel bildirim şartı yer alıyor. Mevcut yönergelere göre yazılımcılar kodlama sürecinde yararlandıkları yapay zeka desteklerini bildirmek zorunda kalmıyor. Buna karşın oyuncuların doğrudan deneyimlediği görsel kaplamalar, oyun içi metinler, sesler ve tanıtım görselleri üretken araçlarla hazırlandıysa mağaza sayfasına özel bir uyarı eklenmesi gerekiyor.

    Söz konusu uygulamanın sektör genelindeki yansıması son etkinliklerde somut verilerle kendini gösterdi. Steam Next Fest bünyesinde sergilenen 8.600'ü aşkın oyun denemesinin yaklaşık yüzde 20'sinde, yani 1.700 civarında yapımda bu zorunlu etiket yer aldı. Geniş kitlelere ulaşan ARC Raiders ile Clair Obscur: Expedition 33 gibi projelerin de bu bilgilendirmeyi paylaştığı ancak ticari başarılarının olumsuz etkilenmediği görüldü.

    Eleştirilerin diğer tarafında Epic Games platformunun teknolojiye yaklaşımı bulunuyor. Şirket, kendi mağaza altyapısının geliştirilmesinde yapay zeka temelli programlama yöntemlerinden yoğun şekilde yararlandığını daha önce kamuoyuyla paylaşmıştı. Kendi ekosisteminde yeni nesil üretim araçlarını benimseyen Sweeney, Valve yönetiminin politik tutumunun bağımsız üreticilere haksız bir sorumluluk yüklediğini iddia ediyor.

    Oyun dünyasında üretim süreçleri hızla dönüşürken iki dev mağaza arasındaki görüş ayrılığı derinleşiyor. Geliştiricilerin üretim maliyetlerini düşürmek adına algoritmik araçlara yönelmesi, mağazaların şeffaflık kriterlerini yeniden biçimlendiriyor. Valve tarafı Sweeney'nin yönelttiği son suçlamalara henüz resmi bir yanıt vermezken mağazadaki mevcut etiket kuralı yürürlükte kalmayı sürdürüyor.

    AI YORUMU

    Oyunculara sunulan son üründe yapay zeka desteğini gizlemek yerine açıkça belirtmek tüketici güveni açısından vazgeçilmez bir zorunluluktur. Sweeney her ne kadar geliştiricilerin maruz kaldığı baskıyı öne sürse de Steam Next Fest verilerinde yer alan yüzde 20'lik oran, sektörün bu araçları zaten olağan karşılamaya başladığını kanıtlıyor. Kodlama yardımcısını muaf tutup oyuncuya dokunan görsel ve müzik içeriğinde etiket aramak, yaratıcı emeğin değerini korumak adına geliştiriciyi linçten değil belirsizlikten kurtarır. Eğer platformlar şeffaflık zorunluluğunu tamamen kaldırırsa, telifli varlıkların haksız kopyalanması gibi büyük riskler stüdyoların üzerine çok daha yıkıcı hukuki sonuçlarla geri dönecektir.

    Kaynak: Merlin'in Kazanı Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    Samsung, Exynos 2700 ile Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6’yı Geride Bıraktı
    Fotoğraf: Kulawik.pl

    Samsung, yeni Exynos 2700 işlemcisini, Qualcomm’un en yeni amiral gemisi Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6’ya kıyasla Geekbench 6.5’te 13.000 puan ve 20 %’lik farkla üstün performans gösterdi. Aynı testlerde GPU skorları da %20 fazla oldu. Samsung, Galaxy S27 serisinde bölgesel yonga dağılımıyla bu farkı yaşatmayı planlıyor.

    • Exynos 2700, Geekbench 6.5’te 13.000 puanla Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6’nın 11.000 puanını %20 aşıyor
    • GPU performansı %20 yüksek, grafik işleme gücünde belirgin artış
    • Galaxy S27 modelleri bölgesel olarak Exynos ve Snapdragon yonga setleriyle piyasaya sürülüyor

    Samsung’un yeni Exynos 2700 işlemcisi, Qualcomm’un en güncel amiral gemisi Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6’ya kıyasla çoklu çekirdek performansında belirgin bir üstünlük gösterdi. Şirketin kendi gerçekleştirdiği Geekbench 6.5 testinde Exynos 2700, 13.000 puanlık bir skor elde etti. Aynı ölçekteki Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6 ise 11.000 puanla geride kaldı, bu da yaklaşık %20’lik bir fark oluşturuyor. Testler, Qualcomm amiral gemisi işlemciyi kullanan Xiaomi 18 Pro Max üzerinde yapıldı. Geekbench 7.0’da da benzer bir tablo gözlemlendi; Exynos 2700, çoklu çekirdek performansında Snapdragon 8’e %15 daha yüksek bir skor sundu. Grafik tarafında da benzer bir üstünlük raporlandı; Exynos 2700’ın GPU skoru, Snapdragon 8’e göre %20 daha yüksek. Bu sonuçlar, Samsung’un grafik işleme biriminde önemli bir iyileştirme yaptığını gösteriyor. Ancak, bu verilerin bağımsız kaynaklar tarafından henüz doğrulanmadığı ve ısınma yönetimi, enerji verimliliği gibi gerçek dünya performansının henüz bilinmediği vurgulanıyor. Günlük kullanım senaryolarına yansımaları henüz netleşmedi. Samsung, yeni işlemci stratejisi ile Galaxy S27 serisinin farklı modellerinde farklı yonga setleri kullanacağını açıkladı. Exynos 2700, Galaxy S27 ve Galaxy S27+ modellerinde dünya genelinde çoğu ülkede kullanılacak. Bu dağılım, bölgesel kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyebilir. Exynos ve Snapdragon arasındaki performans farkı, son kullanıcı için hangi yonganın tercih edileceği konusunda karar vericiliği zorlaştırıyor. Samsung’un esnek donanım yaklaşımı, farklı pazar taleplerine uyum sağlamayı hedefliyor. Samsung’un bu stratejisi, Galaxy S27 serisinin rekabet gücünü nasıl şekillendirecek, zamanla netleşecek. Sonuç olarak, Exynos 2700’ın performans rakipinden daha üstün olması, Galaxy S27 serisinin bölgesel dağılım stratejisiyle birleşerek pazar payını genişletme potansiyeli taşıyor.

    AI YORUMU

    Samsung’un Exynos 2700’ı, Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6’yı Geekbench testlerinde %20’lik farkla geride bırakarak performans dengesinde yeni bir basamak oluşturuyor. Bu fark, Galaxy S27 modellerinde bölgesel yonga dağılımıyla birleştiğinde, kullanıcılar için işlemci seçiminin daha kritik hale gelmesine yol açar. Özellikle grafik yoğun uygulamalarda Exynos’un %20’lik GPU avantajı, oyun ve medya tüketiminde belirgin bir üstünlük sağlayabilir. Ancak, gerçek dünya kullanımında ısınma ve enerji verimliliği gibi faktörlerin etkisi henüz belirsiz olduğu için, tüketicilerin beklentilerini yönetmek önemli. Bu gelişme, Samsung’un donanım stratejisinde rekabetçi bir konum almasına katkı sağlayarak, pazardaki konumunu güçlendirebilir.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • Webtekno
    Katlanabilir iPhone Duo, dayanıklılık testinden geçemedi
    Fotoğraf: Ahmad Ali Karim

    Apple'ın küresel pazarda satışa sunduğu katlanabilir modeli iPhone Duo, gerçekleştirilen zorlu dayanıklılık testinde bekleneni veremedi. Cihazın titanyum menteşe mekanizması kum ve toza karşı zayıf kalırken iç esnek ekranı da kalıcı hasar aldı.

    • Türkiye'de 230 bin TL'ye satılan iPhone Duo dayanıklılık testinde büyük oranda sınıfta kaldı.
    • Kum ve moloz parçacıkları titanyum menteşeye sızarak cihazın tam kapanmasını engelledi.
    • Ters yönde uygulanan basınç nedeniyle iç AMOLED panel tamamen kullanılamaz hale geldi.

    Apple tarafından dünya genelinde kullanıcılarla buluşturulan ilk katlanabilir telefon modeli iPhone Duo, teknoloji dünyasında büyük bir merakla karşılandı. Türkiye pazarında 230 bin TL fiyat etiketiyle raflardaki yerini alan bu iddialı cihaz, kısa süre içinde en popüler teknoloji kanallarından biri tarafından kapsamlı bir incelemeye tabi tutuldu. Ünlü içerik üreticisi Zack Nelson, cihazın mekanik sınırlarını zorlayan bir dayanıklılık testi gerçekleştirdi ve elde edilen veriler katlanabilir teknolojinin hala kat etmesi gereken yollar bulunduğunu gösterdi.

    Gerçekleştirilen zorlu denemeler sırasında telefon, normal günlük kullanım koşullarının çok ötesinde stres faktörleriyle karşı karşıya bırakıldı. Cihazın üzerinde yer alan IP68 seviyesindeki suya ve toza dayanıklılık sertifikasına rağmen, kum ve toprak gibi partiküllerin doğrudan hedef alındığı aşamada ciddi mekanik aksaklıklar baş gösterdi. Toz zerreciklerinin titanyum menteşe sistemine sızması, cihazın iki parçasını bir arada tutmakla görevli entegre mıknatısların işlevini yerine getirmesini engelledi ve telefon tam olarak kapanmaz hale geldi.

    Gövde yapısı tarafında titanyum çerçevenin bükülme kuvvetlerine karşı direnç gösterdiği ve ortadan ikiye kırılmadığı gözlemlendi. Ancak dış çerçevenin bu direnci, iç kısımda yer alan esnek ekranın hasar görmesini engellemeye yetmedi. Açık durumdaki cihaza uygulanan ters yönlü basınç, iç AMOLED panelde kalıcı yeşil çizgilerin belirmesine yol açtı ve kısa süre içinde ekran tamamen karararak işlevini yitirdi.

    Yapılan incelemeler ve servis maliyeti tahminlerine göre, tamamen kullanılamaz duruma gelen bu iç esnek ekranın değişim ücreti yaklaşık 1.000 dolar seviyesinde bulunuyor. Buna karşın cihazın dış yüzeyini koruyan Ceramic Shield 2 kaplama, standart iPhone modellerine benzer bir performans sergileyerek Mohs sertlik skalasının 7. seviyesinde çizilmeye başladı. İç taraftaki esnek ekranın ise Mohs ölçeğinde 2. seviyede çizikler alması, malzemenin ne kadar hassas bir yapıya sahip olduğunu açıkça ortaya koydu.

    Yedi yıldır katlanabilir cihazları benzer prosedürlerden geçirdiğini belirten test uzmanı, iPhone Duo modelinin bu süreçten sağ çıkamayarak sınıfta kaldığını vurguladı. Elde edilen bulgular, cihazın standart ve dikkatli kullanım senaryolarında hemen dağılmayacağını ancak özellikle tozlu ve kumlu ortamlarda kullanıcıların son derece temkinli hareket etmesi gerektiğini gösteriyor.

    AI YORUMU

    Lüks segment katlanabilir telefonların sunduğu yüksek fiyat etiketleri, beraberinde kusursuz bir mekanik dayanıklılık beklentisi de getiriyor. 230 bin TL gibi devasa bir bedelle raflara çıkan iPhone Duo modelinin toz ve bükülme testlerinde bu kadar erken havlu atması, birinci nesil tasarımların günlük hayatın sert gerçekleriyle henüz tam olarak uyum sağlayamadığını kanıtlıyor. Özellikle 1.000 doları bulan ekran değişim maliyetleri hesaba katıldığında, plaj veya şantiye gibi tozlu ortamlarda bulunacak kullanıcıların cihazlarını açık alanda kullanırken iki kez düşünmesi gerekiyor.

    Kaynak: Webtekno Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler