PİYASA
Teknoloji

YouTube, 2027 yılı başlarında AV2 video formatına geçiş yapacak

YouTube, 2027 yılı başlarında AV2 video formatına geçiş yapacak

Özet

YouTube, izleme deneyimini hızlandırmak ve kaliteyi artırmak amacıyla AV2 codec formatını platformuna entegre etmeye hazırlanıyor. Yeni teknolojiyle birlikte web tabanlı yayınlarda kesintilerin azalması ve çoklu video özelliklerinin desteklenmesi hedefleniyor.

Öne çıkanlar

  • YouTube, 2027'nin başlarında AV2 codec formatını kullanıma sunmayı planlıyor.
  • Platformun kataloğunun yüzde 90'ından fazlası 19 Mart 2026 itibarıyla AV1 formatında sunuluyor.
  • Yeni codec, web tabanlı yayınların yanı sıra çoklu görüntüleme deneyimlerini de iyileştirecek.

Haberin Detayı

Dijital video platformu alanında öncü olan YouTube, video sıkıştırma teknolojilerinde yeni bir döneme hazırlanıyor. Şirket tarafından yapılan planlamalara göre, 2027 yılının ilk aylarında AV2 adı verilen yeni codec formatı platforma entegre edilecek. Bu yenilik sayesinde kullanıcıların video içeriklerini daha akıcı bir şekilde, minimum kesinti ve yüksek çözünürlükle takip edebilmesi amaçlanıyor.

Teknolojik altyapı çalışmalarına dair detaylar, platform yetkilileri tarafından paylaşıldı. YouTube Mühendislik Direktörü Des Keane, kullanıcıların en az kesintiyle en yüksek kalitede video izlemesini önemsediklerini belirtti. 19 Mart 2026 tarihi itibarıyla YouTube kataloğunun yüzde 90'ından fazlasının AV1 formatıyla sunulduğunu hatırlatan Keane, AV2'ye geçiş yapacak olmaktan duydukları heyecanı dile getirdi. Yeni formatın getireceği avantajlar arasında gelişmiş video kalitesi ve yenilikçi çoklu video özelliklerinin önünün açılması yer alıyor.

Tarayıcı tabanlı deneyimler ve çoklu ekran kullanımları da bu değişimden doğrudan etkilenecek alanlar arasında bulunuyor. Chrome Mühendislik Başkan Yardımcısı Jim Bankoski, AV2 formatının sunduğu potansiyele dikkat çekti. Bankoski, bu yeni codec altyapısının sadece daha hızlı ve kaliteli video akışıyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda çoklu video görünümü ile daha verimli görüntülü görüşmeler için de sağlam bir zemin hazırlayacağını vurguladı.

Öte yandan, yeni nesil teknolojinin geniş kitleler tarafından benimsenmesi donanım uyumluluğuna da bağlı olacak. Donanım hızlandırmalı AV2 çözme işleminin mobil cihazlarda verimliliği artırması bekleniyor; ancak AOMedia henüz tüketici sınıfı işlemciler ve grafik kartları için net bir takvim paylaşmış değil. YouTube'un 2027 yılındaki ilk hedefi web tabanlı yayınları kapsarken, mobil uygulamalar veya akıllı televizyonlar için henüz resmi bir tarih duyurulmadı.

Gelecek dönemde internet tarayıcıları üzerinden video tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirmesi beklenen bu geçiş, video veri akışında bant genişliği verimliliğini üst seviyeye taşıyacak. Özellikle yüksek çözünürlüklü yayınların yaygınlaşmasıyla birlikte sunucu yüklerinin optimize edilmesi ve son kullanıcı tarafında daha az veri tüketimiyle daha net görüntüler elde edilmesi hedefleniyor. Gelişmenin donanım üreticileri ve tarayıcı geliştiricileri tarafından nasıl destekleneceği önümüzdeki yıllarda netleşecek.

AI YORUMU HaberinAi editör analizi

Video akış teknolojilerindeki bu evrim, bant genişliği maliyetlerini düşürürken son kullanıcıya daha akıcı bir seyir deneyimi vadediyor. 2027 hedefi web platformunu kapsasa da, donanım desteğinin mobil ve TV segmentine ne zaman yayılacağı belirsizliğini koruyor. AV1 formatının yüzde 90 oranına ulaşması, yeni formata geçişin kademeli ve planlı ilerleyeceğini gösteriyor. Donanım üreticileri cihazlarında gerekli hızlandırma desteğini sunmadığı sürece, yüksek verimlilikten yalnızca masaüstü tarayıcı kullananlar yararlanabilecek.

Kaynak: DonanımHaber Bu içerik, kaynak metne dayalı olarak yapay zekâ destekli özetleme ve otomatik kalite denetimiyle hazırlanmıştır. Kaynağın bağlantısı açıkça verilir; vitrinde yalnızca kalite eşiğini geçen içerikler listelenir. Ayrıntı: yayın ilkelerimiz, yapay zekâ kullanımı ve içerik politikamız.
AI'YA SOR Bu haber hakkında merak ettiklerini sorabilirsin

Yorumlar

Hesap gerekmez · reklamsız

Yorumlar yükleniyor…

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    Apple, iMac ve MacBook Air için OLED Planlarını 2029’a Erteledi

    Apple, iMac ve MacBook Air modelleri için OLED ekran geliştirmeleri üzerinde çalışıyor ancak bu cihazların piyasaya çıkışı yakın vadede beklenmiyor. Şirket, önümüzdeki etkinliklerde OLED’i MacBook Pro’ya odaklayacak, iMac ve Air için ise 2029’a kadar sürecek bir test süreci öngörülüyor.

    • Apple, OLED ekranlı iMac prototipi test aşamasında
    • 2027’de OLED olmayan yeni iMac modeli tanıtılacak
    • OLED’lu MacBook Air’in çıkışı 2029’a ertelenebilir

    Apple, iMac ve MacBook Air serilerinde OLED ekran kullanımını araştırıyor ancak bu değişikliklerin tüketiciye ulaşması kısa vadeli planların dışında kalıyor. Bloomberg’den Mark Gurman’ın aktardığı bilgilere göre, şirket hâlihazırda bu iki model için yeni prototipler üzerinde testler yürütüyor ve bu prototipler LCD yerine OLED panellerle donatılmış durumda.

    Test aşamasının hâlâ devam etmesi, OLED ekranlı iMac ve MacBook Air’in önümüzdeki birkaç yıl içinde piyasaya sürülemeyeceği anlamına geliyor. Apple, mevcut ürün döngüsünü koruyarak OLED içermeyen modelleri satmaya devam edecek ve önümüzdeki günlerde OLED olmayan yeni bir iMac’in duyurulması bekleniyor. Ayrıca 2027 başında, aynı şekilde OLED içermeyen bir MacBook Air modeli tanıtılacak.

    Şirketin OLED teknolojisini önce profesyonel serilere, özellikle MacBook Pro’ya entegre etmeyi planladığı tahmin ediliyor. Bu strateji, yüksek performans gerektiren kullanıcılar için maliyet ve üretim verimliliğini dengelemeye yönelik bir adım olarak görülüyor. Giriş ve orta seviye cihazlarda ise sürecin daha yavaş ilerlemesi, Apple’ın kâr marjlarını koruma ve tedarik zinciri risklerini azaltma çabasıyla örtüşüyor.

    Geçmişteki söylentiler, 24 inçlik iMac’in 2027’de OLED ekranla gelmesi yönündeydi; ancak Ağustos 2026 raporları bu tarihleri 2029’a kaydırdı. Benzer bir belirsizlik MacBook Air’de de mevcut; analist Ming‑Chi Kuo, OLED’lu Air’in 2029’da çıkabileceğini öne sürüyor. Bu gecikmeler, OLED panel maliyetlerinin ve üretim kapasitesinin hâlâ sınırlı olmasından kaynaklanıyor olabilir.

    Apple, OLED teknolojisini tüm ürün gamına yayma konusunda temkinli bir yol izliyor. Bu yaklaşım, yüksek maliyetli OLED panellerin geniş kitlelere sunulmasını erteleyerek, şirketin fiyat/performans dengesini korumasına ve rakiplerine karşı rekabet avantajını sürdürebilmesine olanak tanıyor. Gelecek yıllarda OLED’lu MacBook Pro’nun piyasaya çıkması, daha düşük fiyatlı modellerin ise daha geç bir tarihte bu teknolojiye geçiş yapması muhtemel.

    Apple, iMac ve MacBook Air için OLED Planlarını 2029’a Erteledi — haber fotoğrafı
    AI YORUMU

    Apple’ın OLED geçişini profesyonel serilere öncelik vermesi, yüksek maliyetli panel üretiminin hâlâ kısıtlı olmasından kaynaklanıyor. Bu durum, premium kullanıcıları çekerken orta sınıf tüketicilerin mevcut LCD modellerle devam etmesini zorunlu kılıyor. OLED’lu MacBook Pro, rakip Windows laptoplarıyla karşılaştırıldığında daha yüksek bir fiyat segmentine yerleşebilir ve bu da Apple’ın kâr marjını artırabilir. Ancak OLED’lu Air’in 2029’a ertelenmesi, fiyat/performans dengesi arayan kullanıcıları alternatif markalara yönlendirebilir.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • CHIP Online
    Samsung Galaxy Watch modellerinde cilt tahrişi şikayetleri arttı

    Bazı Samsung Galaxy Watch kullanıcıları, gece boyunca bilekte kalan akıllı saatlerin ardından ciltlerinde kızarıklık ve yanık benzeri izler oluştuğunu rapor etti. Yaşanan sorunların aşırı ısınmadan mı yoksa uzun süreli temastan mı kaynaklandığı henüz netleşmedi.

    • Galaxy Watch 5 Pro, 7, 8 ve Ultra modellerinde cilt tahrişi şikayetleri bildirildi.
    • Amerikan Dermatoloji Akademisi ter, sürtünme ve sıkı kayışların tahrişe yol açabileceğini belirtiyor.
    • Geçmişte Fitbit ve Apple da benzer pil ve ısınma sorunları nedeniyle davalarla karşılaşmıştı.

    Samsung'un giyilebilir teknoloji pazarındaki popüler akıllı saat serisi Galaxy Watch, son dönemde kullanıcıların cilt sağlığıyla ilgili tartışmaların odağına yerleşti. Galaxy Watch 5 Pro, Galaxy Watch 7, Galaxy Watch 8 ve bazı Ultra modellerini kullanan pek çok kişi, gece boyunca bilekte tutulan cihazların ardından ciltlerinde kızarıklıklar ve yanık benzeri izler meydana geldiğini dile getirdi. Paylaşılan fotoğraflarda söz konusu izlerin özellikle saatin arka yüzeyinde bulunan sağlık sensörlerinin deriyle temas ettiği noktalarda yoğunlaşması dikkat çekti.

    Yaşanan bu durum cihazların aşırı derecede ısınıp ısınmadığı sorusunu beraberinde getirse de, izlerin doğrudan teknik bir arızadan mı yoksa uzun süreli cilt temasından mı ileri geldiği henüz kesinlik kazanmadı. Öne çıkan vakalardan birinde, Galaxy Watch 5 Pro modelini şarjı tam dolu şekilde gece bileğine takan bir kullanıcı, sabah saatlerinde saatin tamamen kapandığını ve cildinde yanığa benzer bir izin kaldığını rapor etti. Ancak bu ve benzeri görüntüler tek başına donanımsal bir kusuru kanıtlamıyor.

    Akıllı saatlerin günün her saati bilekte kalması, ısınma kaynaklı olmayan dermatolojik problemlere de zemin hazırlayabiliyor. Sıkı kayışlar, ciltte biriken ter ve sürekli sürtünme, cihazın temas yüzeyinde tahrişe neden olabiliyor. Nitekim Amerikan Dermatoloji Akademisi, kaşıntı, kızarıklık, batma hissi ve sıvı dolu kabarcıkların bu tür sürtünme ve terleme kaynaklı reaksiyonlar arasında yer alabildiğini vurguluyor. Samsung da destek belgelerinde ter ve kalıntılara karşı kullanıcıları uyarıyor.

    Öte yandan, cilt reaksiyonlarına ilişkin bu açıklamalar Galaxy Watch 5 Pro kullanıcısının bildirdiği ani pil tükenmesi ve cihazın tamamen işlevsiz hale gelmesi gibi teknik aksaklıkları açıklamıyor. Giyilebilir teknolojiler pazarında geçmişte de benzer batarya ve ısınma problemleri yaşanmıştı. Örneğin Fitbit, 1,69 milyon Ionic akıllı saatini aşırı ısınma ve yanık vakaları nedeniyle geri çağırmış, süreç sonunda milyonlarca dolarlık ceza ödemeyi kabul etmişti. Apple Watch modellerinde de benzer pil şişmesi şikayetleri geçmişte yasal uzlaşmalara konu olmuştu.

    AI YORUMU

    Akıllı saatlerin kesintisiz kullanımı konfor sağlasa da, cilt sağlığı ve batarya güvenliği arasındaki dengeyi korumak üreticiler için kritik bir sorumluluktur. Geçmişteki Fitbit ve Apple örneklerinde görüldüğü gibi, donanım kaynaklı ısınma problemleri milyonlarca dolarlık maliyetlere ve geri çağırmalara yol açabilmektedir. Samsung'un bu şikayetleri sadece hijyen ve terleme uyarılarıyla geçiştirmesi, ani pil tükenmesi yaşayan kullanıcıların teknik endişelerini gidermeye yetmeyebilir. Uzun vadede üreticilerin sensör materyallerini ve şarj güvenliğini daha sıkı testlerden geçirmesi kaçınılmaz görünmektedir.

    Kaynak: CHIP Online Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • ShiftDelete
    İSTKA, kamunun sorunlarına çözüm üreten startuplara 5 milyon TL verecek

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonundaki İSTKA, kamu kurumlarının teknolojik ihtiyaçlarını karşılayacak girişimler için hibe programı başlattı. Kasım 2026'da başvuruları açılacak projede, seçilen startuplara konsept aşamasında 500 bin TL, MVP aşamasında ise 5 milyon TL'ye kadar ödeme yapılacak.

    • MVP aşaması için 5 milyon TL'ye varan geri ödemesiz destek verilecek.
    • Kamu kurumlarının projeler için herhangi bir mali yükümlülüğü olmayacak.
    • Başvurular govtech.istanbul portalı üzerinden Kasım 2026'da başlayacak.

    İstanbul Kalkınma Ajansı, yerel yönetimlerin ve devlet dairelerinin günlük işleyişte karşılaştığı zorlukları teknoloji tabanlı projelerle aşmak amacıyla kapsamlı bir hibe paketi hazırladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı denetiminde yürütülecek GovTech İstanbul isimli çalışma, kamusal hizmetlerin dijitalleşmesini hızlandırmayı ve girişim ekosistemini kamu projeleriyle buluşturmayı hedefliyor. Modelin temel işleyişine göre kurumlar sıkıntılarını bildirirken, girişimciler bu alanlara özel projeler geliştiriyor ve tüm finansman süreci İSTKA tarafından üstleniliyor.

    Proje süreçleri toplamda dört aşamadan meydana geliyor ve her adım belirli takvim kurallarına göre işliyor. İlk etapta yayımlanan çağrılara başvuran adaylar arasından en fazla üç startup seçiliyor ve konsept aşaması için 500 bin lira hibe alıyor. Kurumlar bu süreç sonunda bir girişimi seçerek MVP geliştirme aşamasına geçiyor. Girişimciler dört aylık zaman zarfında, gerektiğinde üç ay daha uzatılabilen süre içinde çalışan ürünü tamamlıyor ve Demo Day etkinliğinde sergiliyor. Destek ödemeleri, kurum ürünü resmen kabul ettikten sonra hesaba aktarılıyor.

    Destek programından faydalanabilecek kurumlar arasında bakanlıklar, merkezi idare birimleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri, İSKİ, İETT, valilikler, kaymakamlıklar ve devlet üniversiteleri yer alıyor. Buna karşın belediye iştirak şirketleri ve iktisadi teşekküller başvuru yapamıyor. Yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, robotik ve siber güvenlik gibi alanlardaki yenilikçi fikirler kabul görürken, klasik lisans satın alımları veya tek bir kurumun kendi iç süreçlerine özel çözümler kapsam dışında bırakılıyor.

    Başvuru portalı govtech.istanbul üzerinden yürütülecek süreç, Kasım 2026 başı itibarıyla aylık dönemler halinde işlemeye başlayacak. Başvuruların son kabul tarihi her ayın son günü olarak belirlenirken, ilk değerlendirmeler Aralık 2026 tarihinde yapılacak. Süreç boyunca kamu başvuruları 31 Mayıs 2027 tarihine kadar kabul edilecek ve dosyalar bağımsız bir komite tarafından incelenerek nihai karar verilecek.

    AI YORUMU

    Kamu kurumlarının teknolojik dönüşüm süreçlerinde bütçe engeline takılmadan yerli girişimlerle ortaklık kurabilmesi, ekosistem için uzun vadeli bir fırsat yaratıyor. İSTKA'nın sağladığı 5 milyon TL'lik üst limit, özellikle erken aşamadaki girişimlerin ürünlerini ölçeklemesi için somut bir can suyu niteliği taşıyor. Belediyeler ve bakanlıkların bu süreçte mali yük taşımaması, katılım oranını artıran en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Şayet seçilen projeler kamu nezdinde karşılık bulursa, kamusal hizmet kalitesinde ciddi bir hızlanma görülebilir.

    Kaynak: ShiftDelete Haberin tam sayfası →

    Teknoloji
    • Teknoblog
    Samsung Galaxy S27 fiyatları artan bellek maliyetleriyle yükseliyor

    Güney Koreli teknoloji devi Samsung, beş yıllık uzun vadeli bellek tedarik anlaşmalarıyla üretim kapasitesinin önemli bir kısmını şimdiden rezerve etti. Yaşanan bu yoğun talep ve arz sıkıntısının, 2027 yılında piyasaya çıkacak Galaxy S27 serisinin etiket fiyatlarına zam olarak yansıması bekleniyor.

    • 2027 yılında HBM çip fiyatlarının yüzde 150 ile yüzde 200 arasında artabileceği öngörülüyor.
    • Genel amaçlı DRAM üretiminin yüzde 70'i şimdiden büyük müşterilere ayrılmış durumda.
    • Samsung'un yarı iletken birimi rekor kâr elde ederken mobil birim maliyet baskısıyla karşılaşıyor.

    Samsung bünyesindeki yarı iletken birimi, küresel ölçekteki teknoloji şirketleriyle beş yıllık kapsamlı tedarik anlaşmalarına imza attı. Yonhap News tarafından aktarılan bilgilere göre, gelecek yıl üretilecek genel amaçlı DRAM belleklerin yüzde 70'i ile yüksek bant genişliğine sahip HBM çip stoklarının tamamı şimdiden alıcı buldu. Sektördeki bu devasa kapasite paylaşımı, pazar dengelerini derinden sarsarken şirketin çip operasyonlarına da doğrudan gelir artışı olarak yansıyor.

    Bellek pazarındaki bu hareketliliğin merkezinde, yapay zekâ sistemleri için kurulan veri merkezlerinin doymak bilmeyen donanım ihtiyacı yer alıyor. HBM bellekler yüksek aktarım hızları sayesinde yapay zekâ hızlandırıcılarında kritik rol üstlenirken, klasik DRAM modelleri sunuculardan akıllı telefonlara kadar çok geniş bir yelpazede kullanılıyor. İki kategoride de yaşanan arz darlığı, çip üreticisi olmayan diğer elektronik üreticileri için ciddi bir tedarik riski yaratıyor.

    Önümüzdeki dönemde maliyetlerin daha da tırmanacağı yönündeki beklentiler sektör raporlarına yansımış durumda. Yapay zekâ odaklı HBM çiplerinin fiyatlarının önümüzdeki yıl yüzde 150 ila yüzde 200 oranında artabileceği tahmin ediliyor. Standart DRAM tarafında ise ilk çeyrek itibarıyla çift haneli oranlarda fiyat artışları kapıda bekliyor; ancak bu öngörülerin henüz kesinleşmiş satış etiketlerini yansıtmadığı vurgulanıyor.

    Bu tablo, Samsung içinde farklı iş kolları arasında maliyet dengesizlikleri doğuruyor. Çip geliştirme operasyonları rekor kârlılığa ulaşırken, akıllı telefonlardan sorumlu mobil birim kendi şirket içindeki yarı iletken departmanından parça tedarik ederken dahi yoğun bir rekabetle karşılaşıyor. Durum böyle olunca, şirketin kendi bünyesindeki bileşen maliyetlerini tamamen absorbe etmesi neredeyse imkânsız hale geliyor.

    Tüm bu gelişmelerin doğal bir sonucu olarak, 2027 model Galaxy S27 akıllı telefon serisinin üretim masraflarında artış yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Özellikle yüksek RAM kapasitesine sahip üst segment cihazların maliyet hesapları bu zamlardan doğrudan etkilenecek. Şirket cephesinden henüz resmî bir fiyat açıklaması yapılmamış olsa da, artan çip masraflarının nihai tüketici fiyatlarına yansıtılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

    AI YORUMU

    Bileşen maliyetlerindeki bu keskin tırmanış, üreticilerin kâr marjını korumakla pazar payını elde tutmak arasında sıkışıp kalmasına yol açıyor. Özellikle HBM çiplerinde öngörülen yüzde 150 ila yüzde 200 arasındaki devasa fiyat artışları, standart DRAM segmentindeki tedarik zincirini de doğrudan baskılıyor. Önceki nesil modellere kıyasla üretim masraflarının katlanması, akıllı telefon alıcılarını daha yüksek etiketlerle yüz yüze bırakacak. Şirketler bu maliyeti tüketiciye yansıtmak zorunda kalırsa, amiral gemisi telefonların satış adetlerinde belirgin bir yavaşlama yaşanabilir.

    Kaynak: Teknoblog Haberin tam sayfası →

    Okuma zinciri burada sona erdi Tüm haberlere göz at →

    İlgili Haberler